şükela:  tümü | bugün
  • şanslı bir insandır. poğaça, günümüzde hızlı erişilebilen, farklı malzemelerle yapılabilen bir yiyecek. evde yapsan da olur, fırından - pastaneden alsan da olur. sürekli dopamin salgılaman mümkün yani mutluluğun poğaçadaysa.
  • poğaça ve çay en sevdiğim ikililerdendir. son yıllarda karbonhidratın zararları hakkında çok yazılıp çiziliyor, kan şekerini yükselttiği için yenmemesi gereken şeylerin başında unlu mamuller geliyor ama burası tahıl ülkesi ve unlu yiyecekleri yemezsek hayatımızda bir şeylerin eksik kalacağını ve mutsuz olacağımızı biliyoruz.
    poğaça gibi bir lezzeti de, miktarını abartmadan elbette, tabii ki hayatımızda tutmaya devam edeceğiz.

    favorim zeytinli poğaça.
  • ben poğaçada bula bula yumurta kabuğu buldum. baştan yanlışım.
  • pilatesin en can alıcı yerinde, sırtımdan terler boşanırken bi anda burnuma kaşarlı poğaça kokusu geldi. o an sadece kaşarlı poğaça yemek için nefes alıyordum.

    pilates bitti, üzerimi değiştirip spor salonundan ayrıldım ve soluğu köşedeki pastanede aldım. yarabbim o nasıl bir mutluluktu. bildiğimiz 'kaşarlı poğaça'yla aşk yaşadım resmen.

    lanet olsun bu hayat, lanet olsun ince beller düz karınlar. yaşasın tam bağımsız göbekler!
  • sağlıksız insandır.

    onun yerine mutluluğu simit ve peynirde veya kumruda (simit, peynir, domates, biber kombinasyonu) bulsa hem sağlıklı olur hem de daha lezzetli bir kahvaltı yapar.

    pastaneden aldığınız poğaça is made of margarin. don't eat.
  • o değil de
    (bkz: mutluluğu boyozda bulan insan)
  • (bkz: chloee)
  • kış sonu sabahın serininde denize karşı dereotlu ya da hala kaldıysa tereyağlı peynirli poğaça ve ikinciyi isterken düşünmeyeceğin maliyette günün ilk demlenmiş çayı...

    en azından o gün güzel başlamış olur.

    (bkz: ben köyümü özledim)