şükela:  tümü | bugün
  • kimi zaman iyi niyetle, kimi zaman laf olsun diye söylenen fakat bünyede buzla dolu küvete girmiş hissi uyandıran cümlelerdir.

    1)''aman takma yaa, salla boşver..''
    bu cümle başlı başına karşımdaki insanın üzerine kusma nedenidir. benim ciğerim yanmış, hayat sevincim deniz seviyesine inmiş, kayıp balık nemo gibi korunaksız ve kırılganım; sen gelip gevşek gevşek ''salla yaa'' diyorsun. geri zekalı zaten hobi olarak girmiyorum bu ruh haline, sallayabilsem sallayacam zaten. en mantıklısı senin ağzına doğru bi tane sallayıp rahatlamak.

    2)''çok abartıyorsun!''
    ha bunun kararını sen mi vereceksin? herkes her şeyi aynı şekilde mi karşılamak zorunda? senin dert ettiklerin de benim için aptalca geliyor olabilir mesela, aynı şeyi ben söylesem nası olur?şu noktada çokta iyi olur çokta güzel olur.

    3)''şunu aş artık!''
    tamam olur, aşarım. daha önce neden vermedin bu fikri ya?

    4)''hiç iyi görünmüyorsun...''
    vur, vur.. düştüm ya bir de sen vur. lan zaten moralim bozuk, bir de neden belirtip kendi kendimi tribe sokmama yer hazırlıyon! valla iyi oldu söylediğin, hiç farkında değilim kötü göründüğümün.

    5)''sen güçlüsün, bunu da aşarsın.''
    bu cümleyi duyar duymaz istemsizce beyin daha önce çekilen tüm acıların seceresini çıkartıp ağzına bi güzel sıçıyor ve kişinin omuzlarına eski dosyalar teker teker biniveriyor. böyle bir teselli cümlesi var mı ya? resmen ''e sen alıştın artık kazık yemeye, bu sana koymaz'' demek lan bu.

    evet beyler, bayanlar;
    eşinize, dostunuza söylememeniz gereken şeyleri sebepleri ile derleyip sunuyorum. içten içe gıcık olduğunuz biriyle; hepsini birden söyleyip acısına acı katabilirsiniz.
  • (bkz: hiç sana yakışıyor mu)

    nefretle beraber şiddet uygulama hissi uyandırıyor. ulan ben kimim ki bana yakışmayacak? sanki her şey çok harika da benim o ahengi bozan. siz gidin, ben hazırım.

    (bkz: son sözler)
  • (bkz: daha çok gençsin)
    ee ne yapayım gençsem? dertlerimi mi erteliyeyim? şimdiki derdimin acısını 10 sene sonra mı çekeyim ne yapayım?
    şu büyük dertlerin büyük yaşlarda meydana geldiği algısını yıkamadılar gitti.
  • dertli olduğum zamanlarda patronumun bunu farketmesiyle maruz kaldığım öğütlerdir. sıkı durun taş devri bir öğüt geliyor;
    bu hayatta kafana sadece şapka takacaksın.
    bu da yetmedi. bir de beni teselli etmeye çalışıyor;
    +sana birşey söyleyeyim mi?
    -içimden, hayır söylemeee!
    +asıl o üzülsün senin gibi birisini kaybettiğine.
    -hıhı
  • eski sevgili muhabbeti açılması. dağa taşa molotof atasım geliyor.
  • "sen de hiçbir şeyden memnun olmuyorsun, her şeye bir kulp takıyorsun. fazla bakılmaz böyle şeylere." gibi büyük düşünürler barındıran her şeyin alimi toplumumdan çıkan aforizmalar.
  • (bkz: ağlayınca her şey düzeliyor mu)
    evet düzeliyor.
    hayır ne gibi bir cevap bekleniyor bunu sorunca anlamıyorum ki. ağlamayınca düzeliyor mu?
  • en nefret uyandırıcılarından biri de, ''beni de negatife çekiyorsun'' cümlesidir.
    bu kadar bencillik insanı dumura uğratabilir ve hatta arkadaşlığı bitirmesine sebep olabilir.
  • allah sabır versin.
  • + boşver sıkma canını.

    amk zaten boşverebilsen sıkılmaz ki o can, boşveremiyorsun diye sıkılıyor zaten.

    tavsiyenize sokayım afedersin...