şükela:  tümü | bugün
  • hayattaki buglardan biri.
  • mutsuzluktan ölünmez ancak ölmekten beter olunur. yaşayan bir ölü. dışarda olağan hızıyla hayat devam eder ve sen de bu sistemle beraber harekete sürüklenirsin. mecburen...rüzgarda uçuşan boş bir poşet, nehrin üzerinde sürüklenen kuru bir yaprak misali. insanların saçma sapan muhabbetlerine, gülüşlerine sinir olur; şarkıda geçtiği gibi nerden buluyor insanlar, gülünecek şeyleri diye kırgın ve bitkin bir ruh haliyle kendi iç alemine dalarsın. bunca acıya rağmen dünya döner, sorumlulukların gelir aklına...mecburen dayanmak lazım. çok zor, çok. mutsuzluktan ölmesemde yarı ölüm uyku yetişir imdada...canımm. o da olmasa...
  • mutsuzluk öldürmez zaten acı çektirir.bir de mutsuz olup mutlu gibi görünmeye calışanlar varya o daha da kötü.
  • insan vücudunda (gerçek anlamda) dünya kadar damar var. hücreler bu dolaşımla besleniyor. her stres atağı her mutsuzluk hücrelere yapılan sistemli birer darbedir. mutsuzluktan ölünür. hem de epey bir ölünür.
  • (bkz: kırık kalp sendromu) lakin ölmek için kaç darbe almak lazım bilinmez. kişiden kişiye değişir.
  • ama yaşanamaması da.
    hani hasta olursun da için almaya almaya yersin ya normalde iştahla yediğin yemeği. mutsuzken yaşamak da bu minvalde bir şey. tatsız tuzsuz.
  • her ne kadar bunun farkında olsak da sürekli mutlu olmaya dair bir istek taşıyoruz zihnimizde.
  • o zaman şöyle yapalım.
  • bu acımasız gerçeğin kanıtı olan birçok insan yeryüzünde yaşayan birer ölü gibi dolaşıp durur ve hiçkimse bu mahzun kalabalığın çektiği acıların farkında değildir. içlerinden bazıları şiirlerle, şarkılarla acılarını ifade edebilecek becerilere sahip olarak dünyaya gelmişlerdir. işte en güzel şarkıları onlar yapar, en vurucu şiirleri de onlar yazarlar. dinlerseniz duyarsınız.