şükela:  tümü | bugün
  • günler geceler boyu sadece uyunan huzurlu depresyon günlerinin yerini bıraktığı, depresyona girememek sonucu başa gelen bir lanet.
    uyusan iki kabus görürsün, uyanınca geçer. sonra onun yorgunluğuyla patlat bir uyku daha.
    ama mutsuzluk öyle bir diken üstünde tutar ki bazılarımızı, uyuyup da rahat yüzü görmeye imkan tanımaz. zihin hiç kapanmadan, ağlamadan, uyuşmadan, durur durur durur durur, mutsuzluğunun koynunda dimdik durur.
    saati kuruyorsun bir yandan, işe gidilecek hiç değilse, depresyona girsen şöyle koyusundan, başlarım ulan işine der çıkmazsın belki yataktan, ya da dellendiği zaman insan, ufak tefek isyanlardan kaçınmaz en azından.
    mutsuzsun, bir tatil günü saati kurmamanın rahatlığıyla dalmaya çalışıyorsun uykuya, takatinin en son demine kadar ayık durmaya kararlı olan zihnin, mutsuzluğunu batıra batıra açık tutuyor gözlerini. neden sonra sızıyorsun.
    sabah bir sıçramayla saati alıyorsun eline, aman allahım saat kaç, geç mi kaldım işe, yoo bugün tatildi öyle ya, devam edeyim diyorsun uykuya. geçmiş olsun başıbozuk, açtın bir kere gözlerini dünyaya, kal öyle, dik o gözleri tavana, sonra sıkıl çevir başını bir o yana bir öbür yana, mutsuzluğun seni kemirsin bitirsin, ne dinlensin ne sana yol versin, götürsün seni mezara.
  • beyni pause'a alip sadece vucudun sesini dinlemek ve kendi kendine iyi telkin yaparak bir nebze atlatabilinecek durum.
  • "bana ağlamaktan utanma" diyen tek arkadaşınız yastık kalınca, yastığa ağlayıp yatakta debelenerek girilen eylemdir. 30 bin tane dizi izledikten sonra müzik açılıp uyumaya çalışmakla ve bir dersin tekrarının yapıldığı dersi bile kaçırmakla son bulur. nedeni, sevdiğin insanların hepsiyle aynı anda aynı şehirde yaşayamama düsturudur.
  • düşündükçe başka şeyler yapmaya başlarsınız. film izlersiniz. anlamsızca çekirdek çitlersiniz. buzdolabının kapısını kerelerce açıp kapatırsınız... hatta mevsim kışsa üstüne üstlük üşütmüşsünüzdür. bir damla çiş için bin kere tuvalete gider gelirsiniz. yat kalk yat kalk.. uyunamamaktadır işte... mutsuzsunuzdur en dibinize kadar. tüm hücrelerden gözyaşı akar. ya da akmaz salak salak bakınır anlam ararsınız. sigara üstüne sigara yakarsınız... sonra bakmışsınız saat sabahın altısı... asansör sesleri gelmeye başlamıştır. alarm sesleri giderek fazlalaşır yan dairelerden duyulan... olmaz. olmaz... gözler pörtler. aynalardan kaçarsınız. bir sigara daha yakar, mutsuzluğunuza 'günaydın' diyerek mecburen yatarsınız.
  • sabah erken kalkma zorundaysan fena sıkıntı yaratır.2-3 saat uyku ile bütün günü gecirip,gece yine sabaha kadar uyku girmez göze.sonra bütün gün var-yok arası bir hale gelir insan.
  • sabah kalkınca bir kamyon sopa yemiş olma hali ve seni bekleyen farklı bir mevzunun olmayışı sonucu aynaya bakıp gödüğün manzara ile tekrar karşılaşmak istememe döngüsünün bünyede meydana getirmiş olduğu haldir.sonucunda ne yattığın ne kalktığın belli olur ve uyandığında soğuk duş alıp kendini toplamadan aynaya bakamazsın...
  • yatağa girdikten iki dakika sonra ''hay amına koyim'' diye püfleyerek geri çıkmaktır.

    eğer aynı şey yıllardır başındaysa da, önce okuduğun kitabı eline alır, kapağını açtıktan takriben 15 saniye sonra bırakır, daha sonra kettle'ın tuşuna basıp, 5 saniye sonra ''sikerim içmiycem'' diye kapatır, balkona çıkıp sigaranı yakarsın.

    ezan okunur, gün ağarmaya başlar, sana hiçbir yararı olmayacak şeyleri düşünür, düşünürsün. sonra tekrar ve istemsizce, fiziksel yorgunluktan kıçını koyabileceğin bir yere yönelirsin.

    mutsuzluktan uyuyamaz, yorgunluktan sızarsın sadece.

    sonra da sabah olur.
  • uyku problemi hiç olmayanlara imrenmeyi bir o kadar da onlardan nefret etmeyi beraberinde getiren durum. ne olursa olsun uyurum, yastığa başımı koyar koymaz uyurum, aaaa ben bir uyurum üstüme bardak koysan devrilmez diyenleri o mutsuzluğun kafein işlevi gördüğü anlarda size taş olan yastıkla boğmak istersiniz. zira hiçbir koşulda, şartlar ne olursa olsun uykusu bozulmayan insanlardaki rahatlık derecesi sizi gam sahibi yapmıştır. onlar rüyalarının ikinci, horultularının beşinci evresinde mışıl mışıl uyurken siz ayaktasınızdır. dünya yansa umurlarında olmayan bu gamsızgiller yüzünden siz sabaha kadar evi metris avlusu misali habire arşınlarken onlar evet evet evet uyumaktadırlar. hepten çıldırır, hiç uyuyamazsınız.
  • kronikleşirse boku yediniz.