şükela:  tümü | bugün
  • ahmet muvaffak falay (maffy)
    (trompet)

    1930 yılında doğan sanatçı, ankara müzik konservatuarı'nda trompet ve piyano eğitimi gördü. 1960'da almanya'nın köln kentinde, kurt edelhagen yönetimindeki radyo orkestrası'na girdi. daha sonra kenny clarke francy boland big band'ine katılarak bütün avrupa'yı gezdi ve 1961-66 yılları arasında çıkardıkları altı albümde yer aldı.

    isveçli trompetçi ake persson'un tavsiyesi üzerine "maffy" ilk kez 1960'da isveç'e gitti ve orada harry arnold'un radyo caz orkestrası'nın bir üyesi oldu. kısa bir süre sonra ise benny bailey, ake persson, phil woods ve sixten eriksson ile quincy jones'un orkestrası'na katıldı. onlarla birlikte çeşitli kayıtlarda ve arne sucksdorff'un filmi "the boy in the tree"nin müzik kayıtlarında yer aldı.

    stockholm'deki ünlü caz restoranı "golden circle"ın müdavimlerinden olan maffy, orada george russel big band de dahil olmak üzere birçok grupla sahneye çıktı. "maffy"nin bernt rosengren ve don cherry ile tanışması ve onlarla birlikte çalışması da bu döneme rastlar (1962-67).

    1965 yılında "maffy", isveç radyo caz grubu'na katılıp isveç'e temelli olarak yerleşmeye karar verdiyse de bütün avrupa'yı kuzey ve güney amerika'yı dolaşıp konserler vermeye devam etti. 1970'de dizzy gillepie'nin reunion orkestrası'na katılarak uzun bir avrupa turnesine çıktı.

    isveçli ve türk müzisyenleri içeren grup sevda 1971 yılında kuruldu ve bütün iskandinavya'yı dolaşarak birçok konser verdi. türk folk müziğinden ve modern cazdan esinler taşıyan sevda, kısa sürede geniş dinleyici kitlelerinin ilgisini çekti. "maffy"nin öncülüğünde sevda birçok plak kaydı yaptı.

    "maffy" bariton saksofoncu lars gullin ile birlikte 1960'dan başlayarak 1976'ya gullin'in ölümüne dek çeşitli gruplarla iskandinavya'da birçok festivalde ve konserde yer aldı. "maffy" gullin'in "bluesport" (1974) ve "aeros aromatica atomica suite" (1976) isimli albümlerinde ona eşlik etti.

    "maffy" isveç'de bağımsız çalışan bir müzisyen olarak, don cherry, gunnar "silja-bloo" nilsson, the g l unit, lalle svenson, claes göran fagersedt, nannie porres, peter gullin, arne domnerus, reebop kwaku baah, nils lindberg, the radio jazz group, george russell, bengt arne wallin, monica zetterlund ve bernt rosengren gibi kendi alanlarında başarılı birçok sanatçıyla birlikte çaldı.

    1985 yılında "maffy" tenor saksofoncu bernt rosengren, tromboncu elvan aracı, piyanist ake johansson ile birlikte kendi altılısını kurdu. yıllar boyunca topluluk elemanlarında değişiklikler olduysa da grubun nüvesi aynı kaldı. 1986'da "we six" adını taşıyan bir albüm çıkardılar.

    1994 1. istanbul caz festivaline grubuyla katılan, 1990 yılının başından beri maffy falay sextet stockholm'deki lilla maria restaurant'da her cuma ve cumartesi akşamları müzik yapmaktadır.

    kaynak:

    www.acd.org.tr/ex-web/tc-m-maffy.html
  • yeni tanıştığı ecnebilere ismini söylerken muvaffak'ın fak* kısmına özel bir vurgu yaparmış..
  • bu sene 12. uluslararası caz festivali'nin açılış töreninde yaşamboyu başarı ödülü'nü alan 'maffy', milliyet'e sunu soylemis:

    "benim asıl isteğim, bu memlekete müzik bilgimi aktarabilmek. bir yer açılsın, caza gerçekten meraklı olanlar gelsin ve onlara ders vereyim istiyorum. avrupa'daki, isveç'teki insanlara cazı ve trompet çalmayı öğretiyorum ama kendi halkıma da çalmak ve öğretmek istiyorum. bakıyorum türkiye'de caz daha tam oturmamış, eksiklikler var. cazın burada iyice oturması için gençlerin iyi bir eğitim alması lazım. amerika'dan arkadaşlarımı da alıp getirsem eminim gençler deli olacaklar, bayılacaklar bu müziğe. dünyanın en güzel müziği cazdır bence. ama o kültürü tamamen edinmek çok zordur. yaşım artık 75, bıktım artık avrupa'dan ve dünyadan..."

    ilgili makamlara, mercilere, kisilere duyurulur...
  • 5 temmuz 2008 gecesi yaylaköy düşünce ve sanat derneği ve palmera otel ortak çalışması ile kuşadası palmera apart otel bahçesinde konser verecek olan caz müzisyeni.
    davetli müzisyenler:
    maffy falay trompet
    fredrik lindborg saksofon
    carl fredrik orrje piano
    kaan yıldız kontrbas
    ferit odman davul
  • dizzy'yle aralarında aşağı yukarı şöyle bir diyalog geçmiştir:

    dizzy gillespie: adın neydi?
    m. falay: muvaffak.
    dg: pardon?
    mf: adım muvaffak!
    dizzy eşine dönerek: eheheh.. lorraine bak bu adama adını sorunca küfrediyor.
  • 1930 yılında kuşadası’nda doğdu. 1942 yılında kuşadası belediye bandosu’nda ünlü şef “bandocu/ fenerci” halil bereket ile birlikte müzik yaşamına başladı. daha sonraki yıllarda çok büyük başarılara imza atan muffy falay uzun yıllar isveç’te yaşadı. geçen yıl 80’nci doğum gününü kuşadası’nda verdiği konser ile kutladı. dünyaca ünlü trompetçi falay;

    “bu yaştan sonra tek isteğim kuşadası’na yerleşip, türk ezgilerini armonize etmek ve yetenekli genç trompetçileri yetiştirmek” demişti.

    bu açıklamanın ardından yaşarken doğduğu şehre heykeli dikilen falay, açılışta yaptığı konuşmada;

    “tarifi imkansız bir mutluluk ve gurur duydum” dedi. daha sonra heykelin açılışını, kalabalık bir izleyici topluluğu önünde başkan altungün ve falay birlikte yaptı.
  • türkiye'den çıkmış en büyük üç trompetçiden biridir****. bu üçlü arasında kronolojik olarak ilk sırada gelen büyük ustanın aynı zamanda bu topraklardan çıkmış uluslararası çaptaki ilk caz solisti olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz (tespitini ödünç aldığım allmusic.com'daki francesco martinelli'yi böylece selamlayayım). bunu da büyük ölçüde, kapağı atıp soluğu aldığı amerika'da ve ardından isveç'te başarmıştır. kariyerinin erken bir noktasında da dusko goykovich gibi başka bir trompet devinin bir aralar kasıp kavurduğu kenny clarke ve francy boland'ın big bandiyle çıktığı turneler ve yaptığı kayıtlar yeteneğine ve müzisyenliğine dair gayet mühim ve ikna ediciliğin ötesinde kanıtlar teşkil eder.

    muvaffak bey, akbank caz festivali kapsamında 14 ekim 2011 cuma akşamı crr'de şahane bir konser verdi. anonsta "sikstet" olarak duyurulan sextet, engin recepoğulları (tenor saksofon), elvan aracı (tenor trombon), carl fredrik orrje (piyano), per-ola gadd (kontrbas) ve davulda ferit odman'dan meydana geliyordu. 2 saatlik performans ekseriya hard bop bestelerinden oluşuyordu (ki avant-garde ve free jazz'la birlikte cazın en sevdiğim alt türü oluşundan kelli ayrıca mest ediciydi). söz konusu standartlaşmış hard bop materyelinin ilk kayıtlarının tamamen blue note çıkışlı olduğunu da söylemeliyim. 81 yaşındaki üstadın tonu, 1950'lerin sonları ve 1960'ların başlarındaki lee morgan, donald byrd, kenny dorham kayıtlarının parlaklığına, gevrekliğine ve sıcaklığına aynen sahipti. 78'indeki wayne shorter son yıllarda canlı performanslarındaki güçten düşmüşlüğüyle büyük hayal kırıklığı yarattığından, maffy'nin doğaçlamalarındaki yaratıcılığı, canlılığı ve formunun altını özellikle çizmek istiyorum. parça seçimlerinin ballad ağırlıklı olabileceği ihtimaline kendimi hazırlamışken, programın medium swing ve up tempo'lardan geçilmeyişi harika bir sürpriz yarattı.

    tenor saksofonun orta siklet şampiyonu hank mobley'den gelen üç kompozisyon hayli kulak doldurucuydu, engin recepoğulları da bu vesileyle kendini bu efsanevi ve kıymeti yeterince bilinememiş adamın izinden ne ölçüde gittiğini göstermiş oldu. başka bir tenor saksofon devi joe henderson'ın kaleminden çıkmış "recorda me" ise kesinlikle gecenin en muhteşem ve büyüleyici yorumuydu (ki bu parça benim için kenny dorham'a da aynı derecede aittir — bu nükte için lütfen bkz. #15337691). başka üç beste ise hard bop'un zirvede olduğu dönemin birinci sınıf piyanistleri sonny clark ve freddie redd ile "piyanonun charlie parker'ı" bud powell'ın kardeşi richie powell'ındı (sonny ve richie de maalesef erken ölen efsanelerdendir).
    falay'ın sidemen'i tahmin edebileceğiniz gibi hayli sağlam, herkesten çok iyi sololar geldi, fakat ferit odman'ın philly joe jones mükemmeliyetinde çaldığını hiç abartmadan belirtmek zorundayım (bilhassa "junka"daki solosunda yaptığı max roach quote'u inanılmaz sevindiriciydi).

    muvaffak bey'in her parçanın ardından besteci ve eser isimlerini belirtişi takdire şayandı (ha, miles davis gibi işi seyircinin bilgisine/cehaletine bırakma tavrı da aynı meşruiyettedir gözümde). bu esnalarda söylediklerine göreyse en sevdiği trompetçi cilfford brown, kendisi için tüm zamanların en iyi trompetçisiyse dizzy gillespie imiş (bana göreyse freddie hubbard ve/veya woody shaw'dur, kesin yargıya varmamak sanırım daha iyi).
    son kertede, yeniden harmonize edilerek bossa nova havasında icra edilen kız sen istanbul'un neresindensin, solo içermeyen ve melodi etrafında dönen kolektif swing şeklinde çalındı. ki hatırlanacağı üzere zamanında falay, don cherry'nin tarihi 1969 ankara konserinde (bkz: live ankara) yorumladığı geleneksel parçaların aranjmanlarını ve caza uygun harmonizasyonunu üstlenmişti.

    ek:
    setlist
    ———
    hank's tune (hank mobley)
    i'm gonna be happy (freddie redd)
    recorda me (joe henderson)
    so many stars (sergio mendes)
    junka (sonny clark)
    we six (donald byrd)
    tin tin deo (dizzy gillespie)
    this i dig of you (hank mobley)
    time (richie powell)
    roll call* (hank mobley)
    kız sen istanbul'un neresindensin?
  • 1972 tarihli sevda albümü cazseverlerin kaçırmaması gereken bir albümdür. isveç'te kaydedilmiş albümün kadrosu da çok zengindir:

    double bass - ove gustavsson
    drums - okay temiz
    goblet drum - akay temiz , okay temiz
    saxophone [baritone], flute [chinese] - gunnar bergsten
    saxophone [tenor], flute [silver] - bernt rosengren
    trumpet, flugelhorn, piano, flute [ındian], arranged by - maffy falay
    violin - salih baysal

    taksim
    hicaz dolap
    tamzara
    batum
    karadeniz
    makedonya
    çifte telli
    karşılama

    http://youtu.be/h3mpm1gl0q8
    http://youtu.be/h-pa7za8vlg
    http://youtu.be/gnzwtcq1yjg
  • 80 yaşındayken şöyle bi performans göstermiş trompetçi.

    http://www.youtube.com/watch?v=7gsujjgns7s
  • türkiye'deki gençlere tavsiyesi sorulduğunda bilmeden bu tavsiyesinin de yer alacağı kitaba* ismini vermiş trompetçi
hesabın var mı? giriş yap