şükela:  tümü | bugün
  • allahını seven müvekkil olmadan önce şu başlığı bir okusun. bak 15 yıldır insanoğluyla, üstelik bir ortadoğu ülkesinde mukim insanoğluyla uğraşmaktayım; kafayı sıyırmama az kaldı!

    1. para verdiniz diye avukatı işçiniz zannetmeyin. o sizin işçiniz değil, siz de onun patronu değilsiniz; müvekkili, yani "vekil olduğu kişi"siniz. avukat uzmandır, eğitimli ve donanımlı bir meslek erbabıdır; sizin maşanız değildir. yaptığı iş, sizin uzman olmadığınız bir alanda sizi temsil etmekten ve haklarınızı korumaktan ibarettir.

    2. avukatın da dinlendiği, tatil yaptığı, mesai yerinde olmadığı zamanlar vardır. acil durumlar hariç, lütfen gece yarısı, haftasonu yahut mesai saatleri dışında aramayınız. acil durum sayılabilecek bazı haller aşağıda sayılmıştır:
    * tutuklanmanız ya da gözaltına alınmanız,
    * trafik kazası yapmanız,
    * dayak yemeniz yahut dayak atmanız,
    * herhangi bir sebeple karakolluk olmanız,
    * evinizi polisin basması ve buna benzer "bekleyemeyecek" durumlar.

    bu ve benzeri durumların dışında, örneğin kaynananızın gece gece sizi arayıp "orospuuuu!" iye bağırmış olması, dava konusu borcu ödediğinize dair makbuzu pazar gecesi saat 12'de kışlık kıyafetleri kaldırırken tesadüfen kanepenin altında bulmanız, davalı olduğunuz komşunuzun apartman girişinde size yan gözle bakıp karısına "bazı ibneler de hep mavi giyiyor" demesi (üç örnek de yaşanmıştır) inanın bekleyebilecek olaylardır. kaldı ki mesai saatleri dışında, hayatınızdaki bu çok önemli gelişmelere dair yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. davanızın gidişatını baştan aşağıya değiştirecek bu muhteşem haberleri yargı camiasına daha sonra da verebilirsiniz.

    3. her gün "bilirkişi raporum geldi mi?", "gerekçeli karar yazıldı mı?", "duruşmada ne oldu?" diye aramanıza gerek yok. davanız sonuçlanırsa, sizden bilgi almamız gerekirse, davada önemli bir gelişme olursa biz zaten sizi ararız. hem diyelim ki bilirkişi raporu yazıldı, ne yapacaksınız? ne yapacaksınız abi; allah'ın adını verdim lan, ne yapacaksınız? "duruşmada ne oldu?" müzekkere yazılacakmış emniyete... "müzekkere ne?" müzekkere, mahkemenin yazdığı yazı işte. "hımm... eee, niye yazıyormuş mahkeme?"... üç saat kilitler adam sana orada.

    4. allahını seven müvekkil uyap vatandaş portal'a üye olmasın lan, n'olur olmayın! evet, hepinizin bilgi alma hakkı ve hürriyeti var; saygı duyarım ama gecenin 12'sinde "avgatanım gider avansı yattı diyor neyin avansı bu, karşı taraf davayı satın almış olmasın?" diye aranmak da hoş değil. (yaşandı)

    5. her avukat davasını satmaz. evet, yapan birtakım şerefsizler vardır ama dediğim gibi, bu insanlar şerefsizdir ve her avukat şerefsiz değildir. şerefsiz ararsanız, her meslek grubunda bulursunuz. takip ettiğimiz dava basit de olsa, zor da olsa bizim için değerlidir, ekmek paramızdır, namusumuzdur ve ona toz kondurmayız. "bizim avukat davayı satacak" paranoyasında kurtulun ve bize, sizi dolandırmak için fırsat kollayan insan muamelesi yapmaktan lütfen vazgeçin.

    6. davanızın ne kadar süreceği hususu bizden yüzde doksan bağımsızdır. davanın süresini o mahkemenin iş yoğunluğu, hakimin hızı, bilirkişilerin hızı, temyiz-istinaf mahkemelerinin hızı belirler. dolayısıyla "bi davayı açtık ama avukat üç yıldır bitiremedi" demeyin, bizi arayıp arayıp "bu dava niye bitmiyor, niye hızlandırmıyorsunuz?" diye sormayın. hızlandırabilsek hızlandırırız zaten çünkü dava bitince tek kazanan siz değilsiniz, bizim de çoğu davada karşı vekalet ücretimiz var; o olmasa dahi bir dava bitince bir iş yükünden kurtulmuş oluyoruz.

    7. karşı yanın avukatıyla selamlaştık, iki muhabbet ettik diye hemen "bu avukat davayı sattı" demeyin. "avukat davayı sattı" hiç demeyin bak, acayip sinirim bozuluyor!

    8. bizden hukuka aykırı eylemler-işlemler istemeyin. yalancı şahit getirmeyin, sahte belge üretmeyin, kar elde etmek için adaletten sapmamızı istemeyin. avukatlara sahtekar, yalancı, dolandırıcı diyorsunuz ama unutmayın, yapılan hiçbir hukuksuzluk müvekkilin bilgisi yahut isteği dışında yapılmıyor; hukuksuzluk yapmamızı bizden talep eden sizsiniz. siz her yola gelirseniz, sizde adalet kaygısı yoksa, avukatınız da şerefsizin tekiyse tebrikler; müthiş bir ikili oldunuz, her boku yiyebilirsiniz.
    balık baştan kokuyor yani; siz dürüstseniz biz de dürüstüz.

    sevgiler, saygılar.
  • "yapılan hiçbir hukuksuzluk müvekkilin bilgisi yahut isteği dışında yapılmıyor" ne demektir? müvekkil olarak talep edersem sahte belge, yalancı şahit, hukuka aykırı eylemler-işlemler, adaletten sapma gibi her yol var mı diyorsun?