şükela:  tümü | bugün soru sor
  • charlie chaplin ve buster keaton gibi ilk zamanlarinda durum komedisi filmleri ile oldukca nam salmis oyuncularin, ilk zaman filmlerinde* kullandiklari komik oge.
    daha sonrasinda bir cok komedi filminin degismez ogesi olmustur ama nasil olurda muz kabuguna basip kaymak komik olabilir hala anlamlandiramamisimdir oda ayri bi konu.
  • çoğunlukla televizyondaki sinema veya çizgi filmlerde sonu kafa, göz gibi organların yarılmasıyla sonuçlanan olay.ne zaman görsem saçma gelir, akabinde çevreciliği hatırlatır*
  • sadece çizgi filmlerde ve sinemada başa gelebileceğini düşündüğüm ancak beni yanıltan, şaşırtan, bugün şahit olduğum olay.
  • hayatta kendi kabuğuna basıp kaymak ve düşmek ve kendine gülememek. kim anlar ki bunu?
  • çok zevkli olmayan olay...
    defalarca denedim sadece 10-50 cm. kayılabiliyor, sonrasında genellikle düşülüyor.
    bu açıdan kızak ve kayak takımlarıyla karda kaymayı yada paten kullanmayı öneriyorum.
  • yerde duran ezilmiş ve vıcığı çıkmış bir kayısı, muz kabuğundan daha etkili bir düşürücü etkenken* niçin hep muz kabuğu klişesi kullanılagelir, hep düşünmüşümdür. daha estetik olduğu için olsa gerek - ya da daha az iğrenç olduğu içindir belki. hmm...

    *
  • ve dusmek. turkiyede hic basima gelmedi, gavur ellerde bi yil icinde iki kez basima geldi. benim cenabetligim mi? sanmam. biz turkler yere bilimum sacma sapan cop atiyoruz ama muz kabugu atmiyoruz (diye genellerim), cok mu cizgi film izledik? e onlar da izledi? her neyse. efendime soyliym (size soyluyorum - efendim misiniz?) bi gun paris'te opera'ya dogru yuruyorum, boyle yerler ya kaldrim ya asfalt, no toprak, makul araliklarla cop kutulari falan, neyse yerde genelde kopek boku disinda hicbi si olmaz, derken bi sey oluyor hop cok kisa bi sure icinde dusuyorum, dustugumu farkediyorum ama nasil oluyor anlamiyorum, aha simdi kafayi gotu kirdik (geriye dogru dusuyorum mumkun) sen misin saglik-kaza sigortasiz dolasan derken cantamin-kalcamin uzerine dusuyorum. aferim cantanin icinde iki koca kitap beni yerin sertliginden koruyor felan hicbi yerimi kirmiyorum. sonracim hemen bi taksi duruyor, icinden fransiz bi bey cikiyor (amca diyemedim), bi seyiniz yok ya diyor (yani oyle demis olsa gerek fransizca pek yok o zaman) , iyiyim falan diyorum, sonra kalkip o muz kabugunu cope atiyorum, pitir pitir yuruyup ilk telefon kulubesinden sevdiceyimi arayip "ben dustum uhuh" deyip sevimlilik araniyorum, oh buluyorum da. konuyu da sevgilime bagladim ne guzel. simdi ikincisinden bahsetmiym konu guzel baglandi.

    duzelt: toplumdan kop gel, muz evropa'da en ucuz meyve iken turkiye'de "affordable"lar arasinda en pahali meyve, dolayisiyla biz yolda yururken baskalarinin cani istemesin diye muz yemiyoruz, evde yedigimizin copunu de cope atiyoruz. dolayisiyla kimse muz kabuguna dusup kaymiyor (farkettim ama duzeltmiycim). olrayti.