şükela:  tümü | bugün
  • her şeyden önce sabır küpü bir insandır. ulan yarım saat, az buz değil; otur koltuğa tablo incele. vallahi çok özeniyorum. inanılmaz bir hava katıyor insana.
    şimdi gaza gelen bir yapım olduğu için, "ne var lan ben de bakarım, belki kimsenin görmediği bir şey görürüm." diyerek, müzelerde bu insanlar için konulmuş koltuklara çok oturdum ama en fazla durduğum yarım dakika. bak, yarım saatin ancak 1/60'ı yapıyor. duramıyorum abi çişim geliyor hemen. bacaklarımı sallamaya başlıyorum bu sefer de entelektüel abiler/ablalar ters ters bakmaya başlıyor.
    mesela ben küçükken saklambaç da oynayamazdım. çok güzel sote bulurdum ama çişim geldiği için çıkmak zorunda kalırdım. hemen sonuca ulaşmak için de taarruza kalkar, ava gidip avlanarak sobelenirdim. sobelendikten sonra o çiş anında giderdi.(şu an da vahşi çişim geldi bak, bir an önce sonuca bağlayıp tuvalete kaçacağım.)

    ayrı bir meziyet yani bu. o tablodan zilyon tane mana çıkaracak bilgim olsa dahi duramam abi ben orada yarım saat... giriyorum müzeye elinde not defteri, fuları, kemik çerçeve gözlüğüyle oturmuş aga... bütün müzeyi gezip çıkışa geliyorum bakıyorum hala inceliyor tabloyu, not alıyor. lan fotoğrafını çek git evde incele amına koyim. hiç kafa çalışmıyor!*
  • sabahattin ali'nin kürk mantolu madonna'sındaki insandır. aşk insana neler yaptırmazı gösterir bizlere.
  • merak etmişimdir hep onların görüpte bizim göremediğimiz nedir?

    güzel sanatlar fakültesi mezunu bir insan olarak 10 dakikayı çok nadir geçmiştir incelemem sanırım ki tabloda yansıtılan anı kendi içlerinde yaşayarak hayal kuran insan topluluğu diye bir parantez açmak lazım bu şahıslar için.
  • (bkz: rembrandt) ın (bkz: gece nöbeti) bana aynı şeyi yaptırmıştır. baktıkça tablo çoğalıyor hikayesi çoğalıyor sanki.
    anlatım patlaması yaşıyor...
  • tabloyu müzeden çalabilmek için ebatlarını, ağırlığını ve neyin içinde taşıyabileceğini hesaplayan insandır.
  • (bkz: benim bu)
    dermişim.
    şaka be şaka.
    allah korusun.

    edit:

    şimdi böyle herkes ciddili yazınca benim de kendimi ifade etme duygularım depreşti.

    bir sergi ya da müzede 3-4 hatta daha kapsamlıysa 5 saat kalırsın, bu olağan. ama bir tabloyu yarım saat incelemek hem de müzede yani büyük ihtimalle ayakta: sıkıcı ve abartılı bir davranış. yoksa biz de alıp bir tabloyu saatlerce çözmeye çalıştık sanat derslerinde. çok da keyifliydi. ama biraz da geyikliydi. yoksa çekilir miydi?

    edit 2: bu entry, reina sofia'da guernica'nın karşısında kırk altı dakika kendimi kaybetmeden yaklaşık bir ay önce yazılmıştır. oluyormuş, dağılalım.
  • incelediği tablodan daha iyisini yaratamayacak insandır.
  • "bekleme yapma" esprilerine konu olan insan.