şükela:  tümü | bugün
  • misal, urduca sözleri olan bir şarkı dinlediğinizde, "e ne anlıyon sen şimdi bundan abüü" diyen kendini bilmez deyyuslara yapıştıracağınız mükemmel bir laftır.
    (bkz: müziksiz bir hayat hatadir)
  • bazı sözlük yazarları tarafından oldukça sert tartışmaların döndüğü müzik platformunda, aslında tartışmaya katılan çoğu yazarın görmek istemedikleri gerçek. kalitesi belli standardın üzerindeki* * sanatsal bir değer ifade eden ve insanlara güzel gelen müziğin evrensel oluşu durumu

    (bkz: rafet el roman in pantelonuna takilan fasistler)
  • kesinlikle yanlis oldugunu düsündügüm önerme. asagidaki alinti alan p. merriam’in the antropology of music (müzik antropolojisi) adli kitabinda yer alan the study of etnomusicology baslikli ilk bölümden çevrilmistir ve özellikle metinde anlatilan deney bu önermenin yanlisligini açik olarak ortaya koymaktadir:
    "mantle hood’a göre, müzigi bir iletisim araci olarak algilamakla onu tüm etnomüzikologlarin reddettigi gibi sözde bir “evrensel dil” olarak algilamak arasinda kesin bir ayrim vardir. 1941’de seeger söyle demistir: “tabii ki müzigin ‘evrnsel bir dil’ oldugu yanilsamasina düsmemeliyiz. dünyada konusma temelli topluluklar kadar olmasa da birçok müzik temelli topluluk vardir ama birçogunu anlayabilmemiz mümkün degildir. bes herzog da benzeri görüsler ileri sürmüstür.
    dolayisiyla bir iletisim araci olarak müzik ve bir “evrensel dil” olarak müzik arasinda çok keskin bir ayrim vardir. ama “iletisim”le neyi kastettigimiz sorusunun da yanitlanmasi gerekir. basitçe bir müzik toplumunda müzigin iletisim için kullanildigi söylenebilir ama bu dogruysa bile bu iletisimin nasil oldugu konusunda çok az fikrimiz vardir. en kuvvetli olasilik müzigin içinde toplulugun üyeleri tarafindan kabul edilmis sembolik anlamlarin varligi ve iletisimin de bunlarin üzerinden yapildigidir. ayrica karmasik toplumlarda müzigin içinde sözlü bir iletisim de vardir. ama bu süreçler hakkinda çok az sey bilinmektedir ve yeterli bilgi olmadan müzikten bir iletisim araci olarak bahsetmek zordur.
    kültürler arasi bir düzeyde bakildiginda müzik üreten toplumlarin farkli müzik toplumlarina kisitli da olsa bir seyler iletebildigi söylenebilir ama bu konu hakkinda da çok az sey bilinmektedir. meyer tüm müziklerin ortak bir takim özellikleri oldugunu öne sürer. ama bunu söylerken müzigin kültürler arasi bir anlayisa yol açtigini söyleyip söylemedigi pek açik degildir.
    müzigin bu “evrensel” özelliklerinin kültürler arasi müzik iletisimini sagladigi süphelidir ve eldeki bilgiler çogunlukla aradaki engelleri ortaya koymaktadir. robert morey (1940), bu konuda “… bati afrika yerlilerinin bati duygularinin müzikal disa vurumlarina tepkilerini ögrenmek için ….“ bir deney yapmistir. sirasiyla korku (schubert), husu (davies), öfke (handel) ve sevgi (wagner) ifade eden örnekler seçmis, bunun yaninda genel olarak kabul edilmis belli bir duygu ifade etmeyen beethoven eseriyle “liberya, bolahun’daki kutsal haç misyoner okulu’nun ögrencileri ve ögretmenlerinin” duygusal tepkilerini kaydetmistir. bati müziginin liberyali loma’lar tarafindan bir duyguyu disa vurma araci olarak algilanmadigi gözlenmistir.
    batililarla iliski kurmus olan bu denekler üzerinde bu sekilde sonuçlanan deneyin bir benzeri batililarla iliski kurmamis olan lomali köylülerle yapilmis ve sadece rahatsizlik duyduklari gözlemlenmistir."
  • daha cok "muzik evrensel olmalidir" onermesini hatirlatan genelleme*
    wagner in eserlerini dinlersiniz, onun kim oldugunu ve kimleri aglattigini* dusunmeden dinlemelisiniz ama. notalar vardir iste, alip bir yerlere goturen notalar. bu irkci bir muzik diyemez kimse. bu yuzdendir ki, enstrumantal muzigi besteciden bagimsiz gorurum. uzerine soz yazildigi zaman o dizeler bana sadece bir konuyu animsatir cunku. soze bagimli kalan, soz olmasa hicbir ise yaramayan notalar makyajli birer olu gibi. notalarda ben bir can gorursem, onun baska hic bir mudahaleye gereksinimi yok(bkz:mercan dede). bir irka ait olmak gibi bir luksu de yok. birilerine aski hatirlatirken birilerine de vatan sevgisini anlatabilmeli ayni notalar.
    bir kesime, bir irka hapsolan kisirliklar yuzunden biz muzik kanallarinda kadin vucutlari izliyoruz, doksan atmis doksan sozlerine guluyoruz. bizi oyalayacak malzemeye ihtiyaclari var. muzik yok cunku.

    (bkz: muzik dinleyen tanri)
  • az önce babaanneme alttan alttan sigur ros dinleterek uyutmam ile baklavaya sarmaya rahat rahat saldırmama imkan verdiği için varlığına sonuna kadar inandığım yaklaşımdır.
  • müziğin her yerde anlaşılacağı, sözler anlaşılmasa ya da bir kesime ait olan müziğin dünyanın her yerinde dinlenebileceğin, anlatan sözdür. müzik evrenseldir. anlatılan şarkıda bir kelimesini bile anlamasan, sadece sounduyla o müziği sevebilirsin ya da sevmezsin. fakat sözler de bir o kadar önemlidir. eninde sonunda ne anlatıyor o şarkı diye merak edilir. sonuç bazen de hüsran olabilir. enstrümantal müzikler için böyle bir sorun yoktur.
  • dil çok yetersiz kaldığında metaforlar devreye girer şiir buna iyi bir örnektir ve biz bunları kavramsallaştıramıyoruz fakat hepsinin ötesinde, hiçbir kavrama ait olmayan , saf bir sanat olan 'müzik' tam da bu noktada (dil,din,ırk) ayrımı olmaksızın insanoğlunun duygularına, kalbine girmeyi başaran ve bir ucundan herkese ait olan bir sanat oluyor, durumu anlatacak en doğru, en özet laftır .
  • biz her nasıl bilmediğimiz anlamadığımız bir dilde bir şarkı dinliyip beğeniyorsak anlamasak bile şarkının ister istemez hangi konuya hitap ettiğini biliyorsak bu müziğin evrenselliğini anladığımızı açıklar.
    aynı şekilde yabancılar da türkçe şarkıları ister istemez beğenip çok güzel bir şekilde anlıyorlar sözlerini anlamasalar bile. bu demektir ki müzik gerçekten evrenseldir içeriği anlaşılmasa da her bünyeye hitap etme özelliğine sahiptir.
    ayrıca örnk: ermenilerle kanlı bıçaklı düşman olup system of a down dinlemek veya yorumcudan nefret bile etsek " ya adamı sevmiyom da şarkıları çok güzel" demek.
  • tamamen götten sallama bir önerme. git bir afrikalı köylüye barok dönem müziği dinlet bakalım, ne hissedecek. git iskoçyalı bir adama zeki müren dinlet, senin hissettiğinin yarısını hissedecek mi? klasik müziği gerçekten de çok sevsem de bu önerme batı klasik müziğinin kendini dayatması ve başka müzikleri yok saymasından başka bir şey değildir.
  • bir gülben ergen cümlesi...vallaha.