1. radyo d de her akşam
    23:00 02:00 arası yayınlanan
    muzo nun sundugu program

    arayanlara akıl vermekten çok
    her konuda ahkam kesmeye dönmüş bir programdır iyiden iyiye
  2. muzonun kurdugu ve sordugu her cümlenin mutlaka bel altı bir anlamı vardır. "a aaa terbiyesiz hep bel altı konuşuyoo" gibi bir sitemle karşılaştığında ise "sizin içiniz fesat" ya da "nasıl istiyorsanız, nasıl düşünüyorsanız öyle anlarsınız" tarzında bir cevap verir. her gecenin muhabbeti bu sınırlandırılmış küme içerisindedir.

    arada bi her kahve kültürünün yogurduğu genç gibi devlet meselelerine çözümler üretir, "şöyle olsun böyle olsun" veyahutta "allao belanızı versin" gibi yorumlar yapar. bazen kendini ve haddini aşar. zaten sevilmesinin ana nedenlerinden büyük çogunlugu da bunlar oluyor. etki tepkiyi doğurur, negatif pozitifi çeker...vice versa.
  3. mankenim diye ortalarda gezinen, "aman spiker olayım", "aman dizi de çekiyim", "aman herkes beni tanısın", "yeri geldi herkese vereyim, yeterki ünlü olayım" diye sayıklayan, motor olmaktan başka bir hüneri olmayan`, fakat kendini bi bok sanan kişilerin hakettikleri lafları aldıkları program.
  4. eleman muzo sayesinde kız tavladığını anlatmaya çalışmaktadır...

    - volla mufazzer ağabey, sayende oldu..."selamin aleykum" diyordum, sen "merhaba de ayı" deyince "merhaba" dedim. kızı tavladım ağabey
    - aman yapmayın...iş sadece merhaba demekte değilmiş bence...kendinize bu kadar haksızlık etmeyin...sizde de biraz albeni varmış yani...değil mi...
    - eee....ooo....ıııı
    [ kurdugu kopleks cümlenin dinleyici tarafından anlaşılmadıgını anlayan muzo]
    - albeni nedir
    [ her gece kesin bi kere bu tür terimler sorar, dinleyicinin bilgisizligini ortaya cıkarmak icin. hiç hoş değil ]
    - albeni...çukulatadır.
  5. bundan 7-8 yıl önce sabahları okula uyuyarak gitme pahasına dinlediğim ama zaman içinde popülerliği tatmanın bir götürüsü olarak çirkinleşen, bir zamanların efsane programı.
  6. muzo'nun yanlis hatirlamiyosam 3 saat süren programinin 1 saatlik müzik yayinindan sonraki geri kalan 2 saatine yayilirdi yastik sohbetleri. gece 1-2 gibi bittigi ve genelde liseli ve üniversiteli genclik tarafindan yatakta dinlendigi icin böyle bi ismi münasip görmüsler muhtemelen. yalniz programin adi muzoyla yastik sohbetidir aslen.
    bu sohbetlerden birinde söyle ilginc bi muhabbet olmustu onu naklediyim:

    gencin biri aramisti. böyle melankolik, siradisi bi tip. ne kadar yalniz oldugundan, tek bir arkadasi bile olmadigindan dem vuruyor. hayatim anlamsiz diyor, ölmekten zerre kadar korkmuyorum. garip garip seyler, cilginliklar yapiyorum diyor. muzo da soruyor:

    - ne gibi cilginliklar yapiyosun?
    -mesela arabaya biniyorum hava soguk. camlar bugulanmis, buzlanmis. hic silmeden cikiyorum park yerinden. arkami önümü görmeden cart diye ana yola cikiyorum. o sirada bi araba gelse kaza garanti

    diyor. muzo pek sasirmiyor ve

    - sen niye böyle yapiyosun peki? cikip tanissana, arkadas bulsana kendine. bi sevgili bul en azindan

    diye salik veriyor. genc "olmuyor, bulunmuyor, anlasamiyorum" gibilerinden dert yaniyor. "beni arayan,soran bi insan bile yok" diyor. bunun üzerine muzo telefon numarasini vermesini teklif ediyor canli yayinda. o anda dinleyen herkes ögrenicek numarayi. eleman da hic tereddüt etmeden veriyor numarasini ve daha son rakami söylemesiyle telefon caliyor:

    - biri ariyo muzo
    - ac bakalim kimmis
    - radyodan duymus numarami, senin dinleyicinmis
    - kiz mi erkek mi?
    - bilmem soriyim ...*... erkekmis

    seklinde bi diyalog yasaniyor ve muzo "buldun iste birini" diyerek kesiyor muhabbeti. iste böyle tuhaf adamlarin aradigi, kendisi de tuhaf muzo'yla garip muhabbetlerin döndügü bi programdi bu. duydum ki yakin zamanda bitmis. yazik.
    bu arada muzo "kiz mi erkek mi" diye sordugunda "bilmiyorum soriyim" diyen genc de hakkaten insan sesine hasret kalmis. sesinden anlamiyo musun olm kiz mi erkek mi oldugunu?

    *
    -kiz misin?
    -erkek
    -peki
  7. duzensiz araliklarla 5-6 senedir dinledigim bir programdi bu. lakin uzun suredir dinlemiyorum, dinleyemiyorum. bence bu programin son donemlerde soyle ciddi bir sorunu var.

    simdi, muzo abimiz gayet yetenkli bir kisi, isini de iyi yapiyor. bunu zaten yillardir radyo dunyasinin icinde tutunabilmesiyle, radyoyu televizyon icin bir sicrama tahtasi olarak gormemesiyle, sadik dinleyici kitlesiyle kanitladi. simdi kendisi beni her kesimden her insan dinliyor diye iddia ediyor ama o zaman neden arayanlar hep oss ye hazirlanan "ogrenciler", kocasini yatirmis ev hanimlari, guvenlik gorevlileri ve kamyoncular muzo abim? simdi e arasinlar demek ki digerleri dinlemeyi tercih ediyor diyeceksin amma bu programin kalitesi buyuk oranda dinleyiciye de bagli. dinleyici ayni alt yapiyi paylasinca diyaloglar ister istemez belli bir yerden sonra sıkıyor guzel abim.

    - ogrenciyim muzo abi.
    - ne ogrencisi?
    - oss ye hazirlaniyorum.
    - sesinden belli, sen bir yeri kazanamayacak gibisin.

    kim bilir bu ve buna benzer diyaloglari kac kez dinledik? sonra abi simdi sen karsinda boyle bir kitle bulunca genel kulturunu (ki o da aslinda cok da onemli olmayan kiyida kosede kalmis seylerden olusuyor) bu adamlar ve kadinlar uzerinde gosteriyorsun, "vah benim yurdum insani, ne kadar cahilsiniz." demeye getiriyorsun, artik itici oluyor, olmuyor yani.

    mesela programin seviyesini yukselten, programa ayak uyduran dinleyici kitleli program icin (bkz: modern sabahlar)

    yine de sezarin hakki sezara, muzonun sesinde bir cekicilik, bir aliskanlik yapicilik var. zaten onun hatrina dinledik onca sene.

muzo'yla yastık sohbetleri hakkında bilgi verin