şükela:  tümü | bugün
  • ingiltere'de 2004'ün en beğenilen bağımsız filmlerinden biri. yönetmen, önceki filmi last resort (2000) ile eleştirmen çevrelerinin dikkatini çeken pawel pawlikowski. yorkshire'da bir yazı birlikte geçirip birbirleri dahil birçok şeyi "keşfeden" iki [fıstık gibi] genç kızı nathalie press ve emily blunt canlandırmış. paddy considine'da arz-ı endam etmekte.
  • muzikleri goldfrapp * e ait olan film.
  • 2004 yapımı vizyona yeni giren ingiliz bağımsızı.
    hayatın kendilerine sunduklarının hiç bir tatmin edici yanı olmaması sebebiyle, bir şekilde tanışan ve yakınlaşan iki genç kızın hikayesi hiç de şaşırtıcı olmayan olay örgüsüyle sunulmuş izleyiciye. açıkçası filmin başından bu yana karşınıza neler çıkacağını tatmin etmeniz zor olmuyor. tek şaşırtıcı yanı sonlara saklamış pawlikovski. ancak sırf müzikleri için- başta edith piaf- izlemeye değer. ayrıca 15 yaş ibaresi çok gereksiz olmuş. filmde sakıncalı hiçbir sahne yok. çoluk çocuk neler izliyor, millet bir çift(pardon iki çift) meme için 15 yaş sınırı koyuyor...
  • filmin ortalarinda emily blunt hakkindaki yorumum bir erkegi rahatlikla deli edebilir idi, ama film ilerledikce anliyorsunuz ki bir hatunu da deli etme potansiyeline sahip.. ankara daki yas siniri ise 18 ama hani nerde demekten ote gecemiyorsunuz.
  • mekanların, görüntülerin, karelerin, ışığın ve rengin çok iyi olduğu, müziklerin hoş seçildiği onun dışında başka hiç bir sey olamayan film. ah aralardaki üç taklit sahnesi - özellikle şeytana dair olan - bi harika idi. ama replikler suni, oyunculuk suni, gerilim katılmaya çalışmış olmamış, sevimlilik katılmaya çalışılmış olmamış.

    ah bi de lost and delirious, heavenly creatures,iki genç kızın hikayesi gibi her hikayede illa bir ya da iki -genelde bir- psikopat olmalı mı sorusunu sordurmuştur. hani ergenlik döneminde herşey ciddiye alınır, herşey büyük tutkudur, tutku başınıza olmadı işler açar, büyük sözler verdirir geyiği var ya üstüne bi de kadınlar dengesizdir, uçlarda yaşamayı severler mitleri eklenince iki genkız arasında yaşanan aşkın(?), flörtun, heyecanın sonu kötü bitiyor. çok sıkıcı çok. bi dee cinselliğin önlanda olmaması çok isabetli olmuş. zira straight erkeklerin iki kızın sevişme fantezisini tatmin etmek için film çekilmesi modası da geçti artık.

    ayrıca bonus olarak :(bkz: klasik mutsuz eşcinsel filmi)
  • her sahnenin bir adım sonrası rahatlıkla tahmin edilebilen bir film.

    --- spoiler ---
    son sahnede emily blunt'u öldürür diyorduk, bir o tutmadı.
    --- spoiler ---
  • temcit pilavı. pişir pişir getir. aynı konu değişik son. iki genç kızın cinselliği keşfetmesi ne zaman sıkıcı olmaktan kurtulacak merak konusu. insana sadece sinema sektöründeki eşcinsel lobisini akla getiriyor, yoksa bu filme altı ödül veren ya film görmemiş ya da hayata kayıtsız kalmış. birkaç manzara ve plan dışında daha önce çekilmiş benzerlerinin tekrarından başka bir şey değil.
  • pawel pawlikowski imzasi tasiyan film. aynen last resorttaki gibi garip bir sihire sahip. hem akici hem durgun, hem geyik hem derin, hem saf hem kirli. nathalie press bunu yonetmenin butune bakarak degilde kucuk kucuk fikirlere tutunarak ilerlemesine bagliyor. neden olmasin?
  • bitiminde mona nın edith piaf-la foule eşliğinde yürümesini
    çok anlamlı bulduğum film..
    konu olarak çok benzeşen bir diğer film için
    (bkz: heavenly creatures)
    (bkz: emily blunt)
    (bkz: kate winslet)
  • sadece öpüşmeli kısımlarını merak edenler için aşağıdaki şekilde paketlenmiş olan film:

    http://youtube.com/…6yf2u98muu&mode=related&search=

    edit: video patlamış, bulursam yeniden koyarım.