şükela:  tümü | bugün
  • 1950lerde (1954-56) yazılmış güncel konularla ilgili makalelerden oluştuğu için ve çevirisi çoğu metis çevirisi gibi pek bir başarısız olduğundan, okunması zor ve sıkıcı, ama yine de roland barthes'in farklı bakış açılarını en azından günümüze bağlanabilecek ya da güncelliğini -güncelle benzerliğini- koruyan konulardaki yorumlarını, eleştirilerini de kendi bakışımıza katmak için okunabilir olan bir kitap.
  • kaynağı ve zamanı bilinmeyen halk arasında söylenegelen söylenceler, mitoloji
  • patricia barber'ın 15 ağustos 2006 itibariyle blue note records tarafından piyasaya sürülen albümü.
  • 2003 yılında patricia barber, guggenheim vakfı'ndan ` : guggenheim fellowshipaldığı teklifleovidius'inmetamorphosesisimli eseri üzerine şarkılar yazmaya başlıyor vemythologiesalbümündekimitoloji`k temalara dayalı ancak birebir de örtüşmeyen şarkılar böylece ortaya çıkmaya başlıyor. albümün kaydında yer alan ve barber'ın piyanosuna eşlik eden müzisyenler, gitarda neal alger, basta michael arnopol ve davulda eric montzka.
    patricia barber son büyülü albümündeki şarkılar şöyle:
    1 the moon
    2 morpheus
    3 pygmalion
    4 hunger
    5 icarus
    6 orpheus/sonnet
    7 persephone
    8 narcissus
    9 whiteworld/oedipus
    10 phaeton
    11 the hours
  • "myth essentially aims at causing an immediate impression - it does not matter if one is later allowed to see through the myth, its action is assumed to be stronger than the rational explanations which may later belie it. this means that the reading of the myth is exhausted at one stroke. a more attentive reading of the myth will in no way increase its power or its ineffectiveness: a myth is at the same time both imperfectable and unquestionable; <caps> time or knowledge will not make it better or worse. </caps>

    myth hides nothing and flaunts nothing: it distorts: myth is neither a lie nor a confession: it is an inflexion. the principle function of myth is to transform history into nature... it has the task of giving an historical intention a natural justification, and making contingency appear eternal. myth does not deny things, on the contrary, its function is to talk about them; simply, it purifies them, it makes them innocent, it gives them a natural and eternal justification...

    ...if i state the fact of french imperiality without explaining it, i am very near to finding that it is natural and goes without saying: i am reassured. in passing from history to nature, myth acts economically: it abolishes the complexity of human acts, it gives them the simplicity of essences, it does away with all dialectics, with any going back beyond what is immediately visible, <caps> it organizes a world which is without contradictions because it is without depth, </caps> a world wide open and wallowing in the evident, it establishes a blissfull clarity: things appear to mean something by themselves. "

    http://carbon.cudenver.edu/…barthes/myth_today.html (linki bana biri gondermisti ama kim, ne zaman, unuttum)
  • roland barthes 'in yeme de yanında yat bir eseri. tahsin yücel 'in çevirdiği kitap metis yayınları'ndan çıkmıştır. 221 sayfadır. kitabın kapağı 1966 tarihli bir deterjan reklamından alınmıştır. çok da yerinde olmuştur bence...

    barthes'in süper keyifli yazılarından biri şu başlığı taşır: "derinlik tanıtımı". ilk cümlesi de şudur: "bugün deterjan tanıtımının her şeyden önce bir derinlik düşüncesini okşadığını belirtmiştim: kir yüzeyden koparılmıyor artık; en gizli barınaklardan çıkarılıp atılıyor."

    2008'e geldik hala deterjan reklamlarında bir "derinlik" tutkusu. "derinlemesine temizlik", "söker atar", "lekelere hızla ve derinlemesine nüfuz eder" vs vs...

    yaşadığımız zamanlar yüzeyselleştikçe derinlik tutkumuz mu artıyor?
  • ingilizce ya da kendi dilinde okunması tavsiye edilebilecek barthes kitabı. "kültür" kelimesi "ekin" diye çevrilmiş, beni benden almıştır.
  • türkçe'ye çağdaş söylenler olarak çevrilmiş roland barthes eseri.
  • tahsin yücel'in berbat çevirisi nedeniyle okumaktan keyif alamadığım kitap. kitap özgün adıyla "mitolojiler" olarak basılmıştır fakat biz nedense bu kadar basit bir isimle okuyamıyoruz. (bkz: çağdaş söylenler)

    not: tahsin yücel türkçesine çok merakli iseniz sizi yapısalcılık kitabına alalım. ama ne olur bir roland barthes çevirmeni olarak kendisini anmayalım.
  • tahsin yücel'in soytarılığına maruz kalmış bir kitap maalesef. çeviri demeye dilim varmıyor. götten uydurma her kelime geldiğinde ağzına kürekle vurma isteği geliyor. yok belirtke, yok edim yok törel yok yersel... tatsız tuzsuz, armonisiz, ahenksiz bir türkçe.