şükela:  tümü | bugün soru sor
  • son derece sacma bi kitap.onu okuyarak geçirdiğim zamana acıyorum
  • paolo coelho'nun simyacıdan sonra türkçeye çevrilen kitabı...
  • hiç bir sonuç getirmeyecek çaba; piedra ırmağını geç, bütün ırmakları gezsen ağlaya ağlaya zerre yol katedemezsin, biraz aksiyona girmek, elini taşın altına sokmak gerekli.
  • altindaki entyleri okudugumda "bu kitabi tek seven benim heralde" ve "simyaci'yi bayik bulup bu kitabi sevdigime göre bende bir hata olmali" diye dü$ünmemi saglayan kitap. deliriyo muyum?
  • unlu yazarlarin her iyi kitabin ardindan bir kotu kitap cikardiklari gercegi (bkz: butun genellemeler yanlistir) bilinirse okunma ve hatta satin alinma yanlisina dusulmeyecek kitap.
  • hayatın anlamını arayan kız kitabı.
  • vakit kaybı, bir zaman okumuş olduğuma bile inanamadığım bir kitap. neyse ki 3-4 saatte bitiyordu yanılmıyorsam
  • yazarın notunda kısa bir hikaye anlatılır:

    "
    bir adayı ziyaret etmekte olan bir ispanyol misyoneri, üç aztek rahibiyle karşılaşır.
    "nasıl dua edersiniz?" diye sorar onlara.
    - "tek bir dua biçimi biliriz biz," diye cevaplar azteklerden biri, "şöyle deriz: 'tanrım, sen üçsün, biz üçüz. merhametini esirgeme bizden.'
    - "güzel bir dua," der misyoner. "ama tanrı'nın sizden tam olarak beklediği dua değil bu. ben size çok daha iyi bir dua öğreteyim."
    din adamı onlara bir katolik duası öğretir ve isa'nın öğretisini yaymak üzere yoluna devam eder. yıllar sonra, onu ispanya'ya geri götüren gemi aynı adaya bir daha uğrar. üst güverteden bakarken, o üç rahibi kıyıda yine görür ve el sallar.
    bunun üzerine, üç adam suyun üzerinde yürüyerek ona doğru ilerlemeye başlar.
    "peder! peder!" diye bağırır içlerinden biri, gemiye yaklaştıklarında. "tanrı'yı hoşnut kılan o duayı bize yeniden öğret, biz onu bir türlü anımsayamadık."
    - "hiç önemi yok," der, mucizeyi gören misyoner. ve tanrı'dan, o'nun her dili bildiğini daha önce akıl edemediği için af diler.
    "

    sonra da açıklar yazar, bu hikayenin kitapta anlatmak istediklerini nasıl da güzel özetleyiverdiğini açıklar. tanrı'ya ulaşmaktan, çevremizde bizi o'na götüren ne kadar çok işaretin olduğundan dem vurur; ama özünde aşk'ı anlatır... 'kendini vermek'ten, 'orada olmak'tan, 'acı'dan, 'kavga'dan bahseder.

    korkuları anlatır, korka korka aşık olmayı.
    tanrı'ya giden yolda, tanrı da belki sadece bir araçtır... kimbilir.
  • orcun kunek sarkilarinin isimlerine benzeyen isimli kitap. (bkz: bir seher vakti taviz verdim sevdigime)
  • türkçede piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım ismiyle yayımlanmış olan paulo coelho eseri..