şükela:  tümü | bugün
  • hoca emekliye ayrılırken aşağıdaki açıklamaları yapmış:

    “bu üniversite sisteminde bir şeylerin yapılabileceğini düşünmüyorum”

    “ öğrenci de bu kokuşmuş üniversite düzeni içinde daha kolay nasıl mezun olacağına bakıyor, birçoğunu neredeyse hiç çalışmadan diploma alıyor.”

    “ itü’de evrensel bilim kriterleri tehdit olarak görülüyor ve bu evrensel değerlerin içi boşaltıldı.”

    “ üniversiteler siyasallaştı. her dönemde bu oldu ama benim asistanlığımdan, yani 1971’den bu yana hiçbir dönemde bu son 10 senedeki gibi üniversiteler siyasallaşmadı”

    “türkiye’de bilim insanı profili fukaralaştı”

    “ eğer uluslararası bilimsel kriterlere uyuyorsan tehdit olarak bakıyorlar. belki kolayca bileğini büküp harcayamıyorlar ama seni yok saymaya çalışıyorlar. çünkü o tür ölçütler üniversitedeki insanları rahatsız ediyor. o ölçütlerin gelmesi demek onların değersizleşmesi demek. işlerinin zorlaşacağını, belirli akademik basamaklara tırmanamayacaklarını düşünüyorlar.”

    “ itü’de deprem araştırmaları yapılıyor, kurumsal desteği var gibi anlaşılıyor ama öyle değil. biz fazla etkin oluyoruz diye üniversitemiz rahatsız. laboratuvarımızı elimizden almaya bile çalıştılar. üretmeyeceksin, çalışmayacaksın. üretirsen fark yaratıyorsun. o farkı yarattığın zaman da rahatsız oluyorlar.”

    “artık jeotermal enerji ile ilgili araştırmalar yapacağım.”

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…njcucjtbkciamx3ekn4a0
  • gündemde kaynamaması gereken çok önemli açıklamalarla gerçekleşmiş.
  • “ öğrenci de bu kokuşmuş üniversite düzeni içinde daha kolay nasıl mezun olacağına bakıyor, birçoğunu neredeyse hiç çalışmadan diploma alıyor.”
    ne yazık ki bu konuda haklı. tıp fakültesinde bile görüyorum adamlar 4-5 yıl okula sadece sınava gelerek geçiyor.
    hele ilk 3 sene 1 kez bile gelmeyenler var okula. 4-5'te arada bir gelip görünüp giden var ....

    edit: lütfen hangi üniversite diye sormayınız. abartı olduğunu söyleyenler var. evet herkes bunu yapmıyor ama bunu yapan bir grubun olması bile içler acısı. eğer hocalar kontrolü ele almazsa ne yazık ki öğrenciler sistemi kötüye kullanır. periferdeki fakültelerin sorunu budur. 4-5.sınıflar için yazdığımın sebebi :hoca hem doktor hem akademisyen olursa hastaya mı baksın yoksa eğitim mi versin? sonuç olarak bu ikisini bir arada götürmeye çalışırken aradan böyle şeyler kayıyor ne yazık ki.

    1-2-3'ü tıp'a giden bilir. amfi ortamında işlenir. kimsenin kimseden haberi yoktur. büyük fakültelerde yoklama bile alınmaz. küçüklerde'de hoca tek tek almaz. kuru bir tehdit 'bakın birbirinizin yerine imza atmayın buluruz disipline yollarız'..... herkes imza atar... kapanış...
  • ben de "milli " eğitim için aynı şeyi söylerim. her yer çöplük oldu. beleş not bekleyen,çalışmadan kazanmak isteyen asalak öğrenciler var. bunların bu ülkeye ne katkısı olur?
    en küçük şeyde şikayet,velinin yanından arar çok kıymetli milli eğitim mensubu amirler,seni rezil eder,böylelikle malum yere oyları garanti eder...!
    allah korusun,basit bir hata yaparsan kapının önüne konulursun.
    kulağıma sen ne yapıyorsun sesleri geliyor. milli eğitimde kafana göre iş yapamazsın,bakanlığın çizdiği doğrultuda çalışırsan. kısaca emekliliğim gelmediği için hoca kadar rahat konuşamam. bu bile çok...!
    (bkz: #101455451)
    ülkede sistem buradaki şekil dostlar...
  • naci hoca kısaca
    “adamlar türkiye’nin geleceğini sikti” demiş.
  • paranoyak samimiyetsiz bir açıklama ile yapılan şov.

    üniversite siyasallaşmış da, üretmeyeceksin diyorlarmış. ucuz filmlerdeki gibi iyiler çok iyi kötüler çok kötü. ayrıca üniversitelerin siyasallaşmadığı bir dönem mi var? benim siyasi görüşüme uymuyor desene şuna sen.

    edit: adam 6 yıl önceki haberi hortlatmış. bu zihniyetten korkulur yemin ediyorum. nasıl yaparım da algı oluştururum, manipüle ederim. kafa sadece buna çalışıyor.

    edit2: bana özelden küfür edip durmayın antirikotlar. üniversiteler güllük gülistanlık diye bir şey demedim. adam kayırma konusunda haklı olabilir zaten bu inkar edilemez. ama bunu üniversite siyasallaştı diye anlatması çok komik. yok laboratuvarımızı kapatacaklardı yok ilerlememizi istemiyorlar. kim bu engellenmek istenenler bir açıklaması lazım. karşı görüşte olan siyasi bir oluşum mu? yoksa siyaset üstü bilim insanları mı?
  • sloganı asırlardır çağdaş olan ama son zamanlarda yandaş şeklinde devamı getirilen bir üniversiteden bahsedilen gerekçelerle açıklanan karar.
    --- spoiler ---

    üniversiteler siyasallaştı. her dönemde bu oldu ama benim asistanlığımdan, yani 1971’den bu yana hiçbir dönemde bu son 10 senedeki gibi üniversiteler siyasallaşmadı

    --- spoiler ---
  • (bkz: dyson lin)
    denilen vatandaş deprem hakkında bir ön sezi yaptığı için gündemi fazlasıyla meşgul etti, televizyon da izlediğimiz op.dr. deprem uzmanı olarak çıkan cengaver gencler elindeki kağıtlardan sunum yaparak haber sayfasını meşgul etti. birde mahmut tırnakları ile beline beton düşmüş kadını çıkarttı ertesi gün ceylan gibi sekerek sarılan kadın gündemi meşgul etti naci hoca unutuldu üstelik aylar öncesinden elazığ da deprem bekliyorum demesine rağmen bu dağın görünen kısmı birde göremediklerimiz var tabi.

    es gecilmemesi unutulmaması gereken bir konu.
  • buraya ne yazsam kifayetsiz kalır.
    zamanında bir asistan bana "xxx hocanın sözünü çok dikkate alıyorsun. verdiği her görevi yerine getirme." demişti. şoke oldum o anda. sonra daha nice böyle kokuşmuşlukla muhatap edilince bıraktım. mücadeleden caydım. bu da benim ayıbımdır.
    bu ülkede, var olduğu halde bir aygıtı dahi çalıştırılmayan "biz akıl edip inşa edemedik, ona yâr etmeyiz" zihniyeti ile yakılan, yıkılan laboratuvarlar, küstürülen nice akademisyen var. unutmuyoruz. hafızamızda hepsi. neye yarıyor sizce? yakan yıkan kullandırtmayan bölüm başkanı, dekan oluyor; rektörü kafesliyor, filan...
    gidenlere bir kez daha hak verdim. akademinin düşmanlarının en fazla yüceltildiği ülkede yaşamaktayız. hayırlı olsun.
    edit: tüh! sazan.avi'ymiş. galeyana gelip anlattım her şeyi ama... neyse artık.