şükela:  tümü | bugün
  • koca boşamasıyla oluşacak tazminatın peşinde olan kadınların kurduğu platformdur.

    iki bireyin karşılıklı olarak boşanmasından kaynaklanacak olan hakkın belirlenmesini bu ülkenin devleti belirler. nafaka, malk, mülk ve miras vb. değerlerin karşılıklı olarak adil bir çizgide oturtturulması beklenir. fakat bazı kadınların bu durumu gelir kapısı olarak görerek başka hiçbir şekilde nitelikli olmasına rağmen gelir elde etmek istememesi, bu durumu çıkar aşamasına getirmesi içler acınası bir durumdur.

    öznedeki platform ayağa kalkmış toplanmış 3-5 kişi diyorlar ki "nafaka engellenemez" doğrudur da tek başına bir boşanmanın mümkün olamayacağı gibi bu durumu suiistimal ederek sömürü aracı haline hatta "hayat boyu gelir kaynağı" olarak görmenin riyakarlıktan başka bir şey olmadığını göremiyor musunuz?

    bence bu suiistimal işinize geldiğinden mütevellit hak aramak adına kurduğunuz platformun ismi bile renginizi açığa net şekilde ortaya çıkarıyor. nafaka diye platform ismi olur mu yahu?

    nafaka madafaka valla iyi makara.
  • twitter'da taymlaynda birisinin rt ettiği bir tweet aracılığıyla haberim oldu bu oluşumdan.
    https://nafakahakkinadokunma.com/
    sitesine girdiğinizde oluşturdukları ve destek için imzaya açtıkları bir metin görünüyor.

    paylaşım şu şekilde,
    --- spoiler ---

    kadınların nafaka hakkına dokunmayın!

    kadına ödenen yoksulluk nafakasının süreli hale getirilmesi ve çeşitli kriterlerle sınırlanmasına yönelik taleplerin yükselişini büyük bir kaygıyla takip etmekteyiz.

    nafaka yerine kadının iş bulup çalışması ya da nafakanın devlet tarafından ödenmesi talep edilmektedir. oysa ki, tüik 2018 verilerine göre türkiye’de kadınların istihdam oranı yalnızca %29’dur ve bu rakam gerçekte çok daha düşüktür. eğitim ve istihdam konusunda erkeklerle eşitsiz durumda olan kadınlardan asıl olarak ev kadını ve anne olmaları istenmektedir. “ev kadını” olarak evlilik yaşamı boyunca eş, çocuk, hasta ve yaşlıların bakımı ile uğraşmak durumunda bırakılan bu kadınlardan, boşandıkları anda mucizevi bir şekilde geçinmelerine yetecek ücretlerde işler bulmaları beklenmektedir. devletin ücretsiz, kaliteli ve güvenilir kreş hizmetleri sağlamadığı koşullarda, çocuklara kimin bakacağından, bakıcının ya da kreşin ücretini kimin ödeyeceğinden kimse söz etmemektedir.

    hacettepe üniversitesi’nin 2014 tarihli “türkiye’de kadına yönelik aile içi şiddet araştırması”, boşanmış ya da eşinden ayrı yaşayan kadınların %75’inin fiziksel ya da cinsel şiddete, %80’inin ise duygusal şiddet/istismara maruz kaldığını göstermektedir. kadınlar açısından tablonun bu kadar vahim olduğu bu koşullarda kazanılmış yasal bir hak olan nafaka hakkı’nın geri alınması, değiştirilmesi veya sınırlandırılması kadınları güçlendirecek bir adım olamaz. aksine, evlilik sırasında ve sonrasında başta ekonomik şiddet olmak üzere, tüm şiddet ve ayrımcılık biçimlerini pekiştirip, kadınları daha da güçsüzleştirecektir.

    biz aşağıda imzası olanlar, nafaka hakkına itiraz edenlerin; ayrıca çocukların velayeti, yasal mal rejimi, kadının boşanma ve miras hakkı, kadını şiddetten koruyan 6284 sayılı yasa ve istanbul sözleşmesi’ne karşı yürüttükleri kampanyaları da kaygı ile izliyoruz.

    tüm devlet otoritelerini ve siyasetçileri, kadınların kazanılmış haklarına saygı duymaya davet ediyoruz. özellikle tek seçenek olarak evlilik sunulduğu için meslek sahibi olamamış veya meslek sahibi olsa dahi çalışmasına izin verilmediği ve/veya evin tüm yükü üzerine bırakıldığı için mesleğini icra edememiş kadınların bir nebze de olsa hayata tutunmasına olanak veren yoksulluk nafakasını şu ya da bu biçimde sınırlama girişimlerinden uzak durmaya çağırıyoruz. metni imzalamak için aşağıdaki soruları yanıtlamanız yeterlidir.

    --- spoiler ---

    temel karın ağrıları, nafakanın süreli hale getirilmesi. hiç kusura bakmasınlar paylaştıkları metnin verdiği mesajın, inandırıcılık açısından istanbul belediye seçiminde trollerin, havuz medyasının, sülüklerin kullandığı dilden farkı yok. iş bulalım, çalışsınlar önerisine bile yok biz çalışmayalım, o işler hikaye, nafakamız kesilmesin diyorlar.

    keşke nafakamız kesilmesin diye bir taraflarını yırtıp ortak bir metin haline getireceklerine, bu problemi yaşayan aileler, kadınlar, çocuklar için aklı başında öneriler ortaya koyup, onu metinleştirip imzaya açsalardı da biz de destekleseydik. kusura bakmayın bu şekilde, tek bir pencereden bakılan, taraflı bir metin olmuş.
  • her insan aynı ekonomik şartlara sahip değil, hiçbir mesleği olmayan çalışamayacak veya yılllardır çalışmamış birisi için nafaka lazım, ama malı mülkü bir şekilde kira vs bir geliri varsa nafaka verilmemeli. çocuğun giderleri eşit paylaşılmalı.
  • kadın erkek iş dünyasında farklı diyenler için şunu söyleyeyim. bulunduğumuz yıl 1970 veya 80 değil 2019 önce bunun farkına varın. ben liseden mezun olunca gittim makine mühendisliği tercih ettim ve mühendis oldum ama sınıfımda sadece 1tane kız mühendislik tercih etti hal böyle olunca tabi ki mühendislikte erkek istihdamı olacak. veya başka bir örnek vereyim çok yakın bir arkadaşım üniversiteden mezun oldu evlendi ve ilk dediği şey ben çalışmak istemiyorum evde çocuğuma bakıcam. bunu bir erkek diyemez. baktığınız zaman aynı eğitimi almış bir kız direkt ben çalışmayacağım diyebiliyor ve bu da onun hakkı oluyor ama bir erkek toplum baskısından bunu söyleyemez. o yüzden işveren de haklı olarak ben çalışmak istemiyorum diyip işi bırakacak birinin yerine bu hakkı diyemeyenden yana kullanıyor ve bu da erkek istihdamını arttırıyor.

    linç yiyebilirim umrumda değil ama kadın istihdamının az olmasının sebebi kadınlardır.
  • burada açıklamasını yapmıştık (bkz: #91210781)
  • işine gelince eşitlikten bahseden, ama ömür boyu alacağı nafakasına dokunulduğunda kezbana bağlayan çakma feministlerin ortamı.

    (bkz: feminazi)
  • evlenerek emekli olmak isteyen insanların bulunduğu platformdur.
  • konudan bağımsız olarak bu kaygıyla takip ediyoruz kalıbını çıkaranın amına koyayım yau. bu kadar samimiyetsiz bir söz öbeği olamaz.
  • nafaka yiyen erkeklerin de bir omuz vermesi gereken oluşum.