şükela:  tümü | bugün
  • biliyorsunuz efendim, son çıkan kanunlarla birlikte ülkemizde erkeklerin- affedersiniz- eşekten hallice bir mevkiye sahip oldukları tescillenmiş oldu.

    iki cinsi hukuk önünde bir türlü eşit görmek istemeyen kanun koyucular, son birkaç yıldır alenen kadınların lehine ve fakat erkeklerin, çocukların ve ailenin aleyhine yasalar hazırlayarak evliliklerle ilgili kamu vicdanını kanatan hükümler veriyorlar.

    akıllara zarar olayların ardı arkası kesilmiyor.

    boşanma davaları dizi sahnelerini aratmayacak entrikalarla çalkalanıyor.

    tuzaklar, kumpaslar, mağduriyetler gırla gidiyor.

    kimse adaletin tesis edileceğine, hukukunun korunacağına inanmıyor.

    zaten problem yaşanan evlilikler, mesele bir de mahkemeye taşındığında iyice içinden çıkılmaz hale geliyor. bakın size son bir örnek…

    eşinden boşanmış, bir başkasıyla nişanlanmış fakat nafaka almaya da devam eden bir kadın, “nafakasının artırılması” için yeniden dava açıyor eski kocasına.

    gerekçesi ilginç… hanımefendi, aldığı nafaka ile evlenmesi mümkün olmadığı için bu yola başvurmak zorunda kaldığını söylüyor.

    ve duruşma salonuna da nişanlısıyla birlikte geliyor.

    hatta kadının nişanlısı, eski kocanın önünü keserek insanların aklıyla, onuruyla dalga geçer gibi “siz çalışacaksınız, biz de yiyeceğiz…” diyor.

    çok gülünç ve çok aptalca göründüğünü biliyorum.

    ama şaka değil, gerçek ve insanlar bu aptalca durumlara maruz kalıyorlar…

    birileri kadınları koruma bahanesi ile erkeklere böyle bir “eşeklik” mertebesini layık görüyor ve kimse bu gidişata “dur” demiyor.

    abarttığımı sanmayın!

    erkeğin evlilik kurumu içindeki itibarı giderek sıfırlanıyor. erkekler hukuken hadım ediliyor.

    eşitlik ilkesiyle de çelişen bir biçimde kadın ilişkinin/evliliğin patronu haline getiriliyor. süresiz nafaka terörü ile erkek kadının kölesi ya da sponsoru haline getirilerek adeta sömürülüyor. bu sömürüden dolayı erkeğin başka bir hayat kurma şansı giderek azalıyor. çünkü nafaka belirsiz bir süreye kadar devam ediyor.

    ortada çocuk olmadığında bile tedbir nafakası, yoksulluk nafakası gibi çeşitli mali yaptırımlar en kısa süreli evliliklerde bile söz konusu oluyor. nafakanın ödenmemesi ve bunun şikayet edilmesi durumunda erkek için üç aylık hapis cezası devreye giriyor.

    hapis cezası nafakanın tekrar ödenmemesi halinde kadının şikayeti söz konusu olduğunda tekrar tekrar uygulanabiliyor. erkeğin bu süreçte başka bir evlilik yapmış olmasının, orada yaşanabilecek mağduriyetlerin hiçbir dikkate değer tarafı olmuyor.

    fakat mesele erkekler olunca ve bu yaptırımlar erkeklere uygulanınca kimsenin kılı kıpırdamıyor. birileri, şiddete maruz kalan kadınları öne sürerek hazırlanan kanunlarla erkeklerden intikam alıyor.

    çünkü erkekler ya soyulacak ya da sömürülecek varlıklar olarak görülüyor.

    aynı şeyin kadınlarla ilgili yapıldığını aklınızdan dahi geçiremezsiniz.

    kıyamet kopar…

    mevcut durum tam bir rezalet…

    sözünü ettiğimiz “nafaka artırımı” meselesi, eğer hala aile kurumunu düşünen idareciler varsa, onlar tarafından insaniyet namına, insafla düşünülmeli. bir bütün halinde nafaka meselesinin makul bir standarda kavuşturulması için acilen çalışmalar yapılmalı.

    bu tabloyla ilgili, erkeklere hakareti kadın hakları savunuculuğu sayan muhafazakarı, feministiyle kadın derneklerinden çıkıp bir şey söylemelerini beklemiyoruz.

    (erkeklere kendilerinden bir şey öğrenmek için hayvanları örnek olarak gösteren ve bunu reklamlarla ülkeye ilan eden kuruluşlardan ne beklenir ki zaten…)

    şekilsel farklılıklarına rağmen, ortak düşmanları erkekler söz konusu olunca, birbirlerinden hiçbir farkları yok bu derneklerin.

    onlar, elbette aralarındaki iyi niyetliler, tüm aileler yıkıldığında ve insanlar cüzzamdan kaçar gibi evlenmekten kaçtığında durumu kavrarlar belki…

    ama “aileden sorumlu” olduğu için kadın kadar erkeğin de hukukunu gözetmesi gereken bakanlıktan da tek bir ses yok olup bitenlerle ilgili.

    ama bilin ki bu tablonun sonuçları en çok kadınlar adına üzücü olacak….

    çünkü bu yasalardan sonra evlenecek adam bulmaları mümkün olmayacak kadınların.

    benden söylemesi…

    ali osman aydın