*

şükela:  tümü | bugün
  • 1+1=1 adlı şiir kitabının şairi. nazım hikmet'in cezaevi arkadaşı. mimarlık eğitimi almamıştır. ağa han mimarlık ödülünü mimarlık eğitimi almadan kazanan tek ödül sahibi.
    en güzel şiirlerinden kadın şiiri.
    kimi der ki kadın
    soğuk kış gecelerinde serip bir döşek gibi yatmak içindir
    kimi der ki kadın
    yeşil bir harman yerinde dokuz zilli bir köçek gibi oynatmak içindir
    kimi der ki hamur yoğurur
    kimi der ki çocuk doğurur
    kimi der ki bunca yıldır yaşıyorum hayalimdir
    kimi der ki boynumda taşıyorum vebalimdir
    ne hayal ne vebal ne döşek ne köçek
    o benim
    kollarım, bacaklarım, dudaklarım ve başım
    o benim özkardeşim, eşim, kavga yoldaşımdır...
  • akyaka'nin bir beton kasaba olmasi yerine ahsap oymali sirin evleri olan huzurlu bir tatil beldesi haline gelmesini saglamis olan insan. icinden azmak gecen yucelen otelinin de mimaridir. aga han mimarlik odulunu hemen yucelen otel'in arkasinda bulunan ve halen esi halet cambel'le yasadigi eviyle almistir. 90 kusur yasinda ama bir cocugun bakislarina sahip olan kisi.
  • mimarlik terminolojisine “cakirhan mimarisi” gibi bir deyisi sokmus olan, inanilmaz azimli, caliskan, yetenekli bir turkiye asigi. geleneksel mimarinin yok olmaya, herkesin modern oldugu icin (!) beton binlarda oturmaya basladigi donemde, gokova’da, cevre ve dogayla butunlesen, eski ula evlerinden birini yaptirmis ve “cakirhan evi” olarak anilan bu konut ile aga han odulu’nu almistir. evin disi kadar ici de yoresel kaynaklardan beslenmistir. bolgede ona ozenen kisiler sayesinde bu tip evlerden insa ettirme modasi baslamis ve gokova “bodrumlasmak”tan kurtulmustur.

    hayat hikayesi ise soyle:
    yararlanilan kaynak: http://www.akyaka.org/…cakirhan_mimarisi_duruel.htm

    1910’da ula’da dogar. 1921'de mugla'daki idadiye yazilir. 1925'te yatili olarak konya lisesi'ne girer. onuncu sinifta cikardigi "kervan" adli dergideki bir siiri yuzunden 1927 yilinda mahkemeye verilir. beraat eder. lise sonda da yine arkadaslariyla cikarigi 'halka dogru' dergisinde yayimlanan bir siiri yuzunden goz altina alinir. ataturk’un “birakin cocugu, ayiptir” talimatiyla serbest kalir. devlet olgunluk sinavi’nda aldigi iyi notlar sayesinde istanbul tip fakultesi'nde parasiz yatili okuma hakkini kazanir. etik sebeplerle (doktorlarin gecim kaynaklarinin baskalarinin hastaligina bagli olmasi nedeniyle) tibbiye'yi birakip hukuk fakultesi'ne gecer. benzer dusuncelerle oradan da ayrilir. basinda calismaya baslar. cumhuriyet gazetesi’nde duzeltmenlik yapar, bir yandan da edebiyat fakultesi felsefe bolumu'ne devam eder. nazim hikmet’le yakin dostluk kurar. 1930'da birlikte "1+1=bir"i cikarirlar. 1932’de “komunist teskilari kurmak” iddiasiyla gozaltina alinir. 2,5 yil bursa cezaevi’nde yatar. 1933'te, cumhuriyet'in onuncu yili nedeniyle cikarilan genel aftan yararlanir ve serbest kalir. hapisten ciktiktan sonra bir sure duzeltmenlik yapar. 1934’te, kimseye haber vermeden, ugruna hapislerde yattigi sosyalizmin ne oldugunu ogrenmek icin sovyetler birligi'ne gider. orada sosyalizm, ekonomi, hukuk alanlarinda universite egitimi alir. bu arada evlenir. ikinci dunya savasi cikinca, karisini rusya’da birakip, turkiye’ye donmek zorunda kalir (1937). yurda donusunun ilk ayinda askere alinir. daha sonra saglik nedenleriyle curuge cikarilir. 1940 yilinda arkeolog halet cambel ile evlenir. 1946'da kuruculari arasinda yer aldigi turkiye sosyalist emekci partisi'nin kapatilmasi uzerine tutuklanir ve dort yil hapis yattiktan sonra 1950 affindan yararlanarak serbest kalir. halet cambel’in karatepe’deki kazi yerine gider ve projesini mimar turgut cansever'in yaptigi, cikarilan eserlerin onarilip, yerlestirilecegi acik hava muzesi’nin isini yurutme gorevini ustlenir. deneyimsiz oldugundan, haril haril kitap okur, ustalarla konusur, didinir ve sonunda basarili bir uygulama cikarir ortaya. turkiye'nin ilk acik hava muzesi ve ilk genis sacakli “ciplak beton” uygulamasidir bu. is bu kadarla kalmaz: kazi evi, karakol, orman bolge sefligi binalari, bolge yatili okullarinin insaati gelir ardindan. 1963-70 yillari arasinda baska yorelerde, bir cok yapinin insaatini gerceklestirir.

    1970'te, doktor tavsiyesine uyarak esiyle birlikte gokova'ya gider. dinlenebilecekleri, huzur icinde calisabilecekleri bir eve gereksinim duyduklari icin, akyaka'da iki donum toprak alir ve iki ustanin yardimiyla insaata baslar. “cakirhan evi” bu sekilde ortaya cikar ve mimar olmadan aga han mimarlik odulu’nu kazanmasi da bu donemde gerceklesir. (bu durum “alayli” – “mektepli” mimar tartismalarini baslatan bir gelismedir.) 1998 yilinda da, 88 yasindayken, annesinin elbiselerini sergiledigi “cakirhan muzesi”ni kurar.
  • ailemizin en yaşlısı...
  • ne acıdır ki vefat haberiyle adını öğrendiğim değerli kişilik.
    kim bilir daha niceleri var, memleketimize milletimize bir şeyler katabilmek için tükettikleri ömürlerinin son günlerini sessiz sedasız köşelerinde geçirmekte olan...
  • dün, doğduğu yer olan ula'da, 98 yaşında vefat etmiş, dedem kadar çok sevdiğim, yeri doldurulamayacak güzel insan.
    cenazesi pazartesi günü akyaka'dan kalkacaktır.

    (bkz: anlatacak kelime bulamamak)
  • ülkemizin onurudur.
    tam adı nail vahdeti çakırhan'dır.
  • 1+1=bir'in biri, "mektepli" sosyalist, "alaylı" mimar... yapacağını yaptı ve aramızdan ayrıldı...
  • gercek anlamiyla dolu dolu yasadigi hayatini noktalamis; cok sevdigi, yillarini verdigi akyaka'da yatmaya devam edecek bir buyuk insan. esi halet cambel'e sabirlar dilemekten baska bir sey gelmiyor elden.