şükela:  tümü | bugün
  • "namus" ile "namusumla" arası dil durağı. hem "benim namusum" anlamı var (baskın) hem yerine göre gücüm*, amım, sikim gibi bir yerini, bir şeyini (çekinik) işaret etme durumu var. hatta bazen namusum eşim, zevcem, karım anlamına da gelebilir. bir de mahallenin namusu var, o hepimizin namusu, "köyün ortak malı" gibi bir şey. büyüklü küçüklü herkesin bu durumda etten ve candan payı ile sorumluluğu var.

    "meğer polis dairesine kapatmışlar. şimdi kerhaneye atmışlar. rum kızı 'ben yerimi buldum. bağlarda baskın korkusuna gezmektense işte burada namusumla iş yaparım***,' diyormuş." kemal tahir - karılar koğuşu
  • tabı kı cok arabesk bı tabır.
    ozcan denız ekolunden. ıhıh.
    ama gozu senden baskasını gormeyen, asla sadakatsız bır davranısı olmayan, her durumda sana sadık olan, bın kısı arasına bıraksan gene sadık kalan, senı cok seven temız bır kadını, esını sembolıze edıyor.
    az buz bı sey degıl bu.

    herkes evlılıgınde mutlu olsun....

    evdekı her zaman sultandır, dısarıdakı tatlıdır.
    bunun evlıyken daha cok farkında olmak ısterdım.
    hep baska kadınları kıskanıyordum. cok salakmısım la.