şükela:  tümü | bugün
  • heyhat! ekşi sözlük'e yazar olmuş. "hoşgelmiş yeni yazar" diye tanımlamak mümkün mü.
  • namutenahi çizgi, benim henüz keşfetmek zevkine nail olduğum bir yazardır. ayrıca "tanımam etmem" demeye gerek var mıdır? yoktur. ama demiş bulunduk. olsun. çünkü herkes yazdığı beş satır boyunca üç satır lüzumsuz laf kalabalığı yapmaktan kendini alamıyor. fakat mezkur yazar bunun istisnalarından biri. az zamanda çok ve büyük şeyler yazabilmesiyle tebarüz ediyor. sayesinde nice şarkı, türkü, şiir ve sair en has tanımlarına kavuşuyor. darısı henüz yazmadıklarının başına.
  • yazdıklarıyla zenginleştiren, hendese ve müzik duygusu gelişmiş biri, hem en güzel mesleklerden birinin* sahibi.
    hani hiç tanışmadığınız ama ezelden beridir tanıyormuşsunuz hissine kapıldığınız insanlar vardır ya, öyle.
  • (bkz: #24808475) nolu enrtysi ile beni benden almış, beni kahve krizlerine sokmuştur. diğer entrylerine de göz attım kullandığı dile hayran kaldım. kendilerini badi listeme eklemekten onur duyacağım.
    olur da karşılaşırsak bir vakit, bir kahveye kırk yıl hatır yüklemeyi istemekteyim. kahveyi böyle anlatan biri, hakkını vererek içer kahveyi.
  • (bkz: gözleme/@namutenahi cizgi) ve (bkz: çay/@namutenahi cizgi) entrylerinde adı geçen yiyecek ve içeceklerle ile ilgili yaptığı tespitler şahsımın kişisel olarak listelediği sözlükteki en iyi entry'ler listesinde ikamet etmektedir. kendisi yazsın biz okuruz.
  • mfö çalan bir ortamda uzun bir süre gecirebilecegim yazar olur kendisi.
  • şimdilik uzaktan takip ediyorum ama, bakalım elbet tanışacağız daha önce tanışmadıysak.
  • tanımıyorum kendisini de müzik zevki baya uyuyor bana. arada yazıyo bi şarkı hoop loopa alıyorum
  • sözlüğün esaslı yazarlarından. kıymetli bir dost.

    geçtiğimiz haftalarda sağ olsunlar beni şehirlerine davet etme nezaketi gösterdiler, tabii ki davete icabet gerekir, yola koyulduk kendilerini ziyaret ettik. malumu âliniz kendileri mimar, hem de şehirlerinin tanınan mimarlarından...

    neyse efendim kendileri yaptıkları siteleri, villaları gezdirdiler. şu arsayı sana vereyim, şu villa da senin olsun, yok şu sitede bir daire sana ayırayım tekliflerinin hepsini bir şekilde başarıyla savuşturduk. ilerleyen vakitlerde kahve içmeye de davet ettiler. bendenizin çay ve kahveye olan zaafı yetmiş milyon tarafından bilinen bir realitedir. kahve ile tütün keyifler bütün sözünü şiar edinmişizdir.

    lafı uzatmayalım, türk motiflerini yansıtan yerinaltında diyebileceğimiz bir mekana girdik. ama mekanın stratejik konumundan işin içinde bir iş olduğunu da anladığımı itiraf etmeliyim. öncelikle kallavi köpüklü kahvelerimiz geldi. mübarekler mikserle mi karıştırdı diye düşünürken mimarımız bu sefer daha üst perdeden arsa, daire tekliflerini dillerdirmeye başladılar. bu esnada etraftaki masalarda mukim izbandutların ters bakışlarına da muhatap olunca anladım ki kibar mimarımız sadece imar etmiyor yıkım işleriyle de iştigal etmekteler, etraftaki hasan sabbah'ın fedailerine benzeyen taife de kendilerinin yıkım ekibi.

    şimdi efendim biz de boş değiliz. sözlükte bizi tanıyan birkaç arkadaşımızın da bildiği üzre bir savaş sanatının lisanslı sporcusuyuz. geri adım attıysak kardeş kanı akmasın diyedir. yoksa o arkadaşların içi beton dolu vita tenekelerini zar gibi atıp tutmaları beni ancak tebessüm ettirdi. değerli mimarımızı kırmamak adına evlendiğim vakit tapuyu düğün hediyesi olarak vermeleri hususunda uzlaştık.

    ne diyorduk dünyada mekan ahirette iman...
  • hakkında yazılan mübalağalı yorumlara teşekkür eder. mimar sinan hakikati varken, kendisine mimar demekten bile imtina eden diploma sahibidir sadece. bu diplomanın hakkını vermek için uğraşmaktan başka çaresi yok. yoksa bir numarası görülmemiştir. (aslında mesleğiyle tanımlanmaktan da pek hoşlanmaz.)

    tek bir derdi var; kendini bilmek. bunun için tek bildiği yol ise âlemi seyretmek.

    not: kimseye tapu, arsa, daire, site ve sair dağıttığı yoktur. üçkâğıtçı müteahhit miyim ben arkadaşım? rica ederim yanlış yönlendirmeyelim insanları.