şükela:  tümü | bugün
  • 21 mart 1804'te fransa'da yürürlüğe giren medeni hukuk. napolyon bonapart'ın isteğiyle hazırlanmıştır.
  • roma hukukunun fransa'ya modifiye edilmesi sonucu ortaya cikmi$, corpus juris civilisi uygulayarak medeni kanunu 3 ana bolume ayirmi$tir: ki$i, e$ya ve e$ya alim hukuku.

    yine napolyon beyefendi tarafindan cikartilan diger kodlar ise $oyledir:
    medeni proses kodu (1807), ticari kod (1808), suc proses kodu (1811), ve ceza kodu (1811)

    (bkz: kodu mu oturtmak)
  • "ailenin reisi babadir" dusuncesini resmilestirmistir.
  • genç marlon brando'ya göre, louisiana da kadının nesi varsı aynı zamanda kocasına da ait olduğunu belirten yasa. bu durumun terside olabilir...
    (bkz: a streetcar named desire)
  • code napolyon olarak ta bilinen kanun.
  • medeni kanun reformu yapılırken, direkten döndüğümüzün kanıtı niteliğindeki yasalar bütünü.

    mecelle'den kanun-i medeniye geçiş süresince, avrupa'da örnek alabileceğimiz sayılı yasa sisteminden birisiydi code napoloen. ancak bize uygun değildi. bu nedenle daha uygun olan isviçre medeni hukukunu almışız. zira napolyon kanunu, mahfuz hisseye yer vermiyordu. bu da anadolu coğrafyasında, pekçok kadının boşandıktan sonra çocuklarıyla birlikte sersefil ortada kalması anlamını taşıyordu. (şimdilerde saklı pay kaldırıldı diye biliyorum)

    aynı şekilde napoleon, çocuk sahiplenme konusunda da, roma hukukundan kalma peder familyanın evladını tanıma ilkesini de olduğu gibi sistemine koymuştur. yani doğan çocuğu pader familya tanımazsa, anne dahil kimse bir şey yapamıyor, çocuk ortada kalıyor, piç oluyor. alexandre dumas pere olayı buna örnektir.

    zaten bilindiği gibi napoloen, code'u oluştururken, sadece roma hukukundan değil; ayrıca mısır'ı fethi sırasında edinip öğrendiği islam fıkıhından da etkilenerek sistemini oluşturmuştur.
  • öncesinde kadınlara verilen birçok hakkı yok sayan kanun.

    19. yüzyıl boyunca batı avrupa'da ve kuzey amerika'da siyaset, hukuk ve bilim alanlarında kadın hakları savaşımını yürütenler, sık sık "tanrı buyruğu" ve "doğanın gerekleri" gibi kanıtlama savlarına da karşı çıkmak zorunda bırakıldılar. yüzyıl, fransa'da bir yasal düzenleme paketiyle başlamış ve bu yasalarla kadın haklarına, aynı 1990'lara doğru afganistan'da taliban'ın yaptığı gibi büyük kısıtlamalar getirilmişti. 1804'te çıkarılmış olan ve "code napoleon" adı verilen bu yasa paketiyle, büyük devrimin kadınlara getirdiği haklar, özellikle boşanma hakkı yeniden geri alınmıştı. napoleon'a göre bir erkeğin eşine "tiyatroya gitmeyeceksiniz, kimseyle beraber olmayacaksınız, doğurduğunuz çocuklar bana ait olacak" deme hakkı ve gücü olmalıydı. erkek kayıtsız şartsız eşinin ikamet yerini belirleme, boşanma durumunda onun bütün mülküne el koyma, eğer ihanete uğramışsa onu iki yıla kadar hapis cezasına çarptırma ve çocukların bütün haklarını onların elinden alma hakkına sahipti. erkeğin kendisi aynı suçu işlerse bunun hiçbir cezası yoktu.

    bu yasa paketiyle napoleon, kendisinin "kadınlar daima bir kementle bağlı tutulmalıdır" görüşüne hukuksal bir meşruluk kazandırmış ve gelecek kanlı savaşlara karşı sırtını sağlamlaştırmıştı ama bütün bu önlemler onun kesin yenilgisini önleyememişti.

    1857'de code napoleon'un yürürlüğe girmesinden 50 yıl sonra, ingiltere'de nihayet kadınlara boşanma hakkı tanındı.

    (bkz: code napoleon)