şükela:  tümü | bugün
  • 2018 yapimi laszlo nemes saheseri. diger bir adiyla sunset filmi. turkceye nasil cevrilecek bilemiyorum. o zaman gelince bu giriyi editlerim umarim. saul fia filminde oldugu gibi yakin cekimleri ve kamera acilari ile oyuncusunu da, izleyicisini de o labirentte geziyormusuz hissinin icine sokmayi basarmis yine yonetmen, ve yine oyle bir gerilmisim ki izlerken, film bittikten saatler sonra hala titriyordum. karakter icinde bulundugu gizemi ve olaylari cozmeye calistikca adim adim gelisen senaryo, filmin konusundan beklenmeyecek psikolojik gerilimi sonuna kadar yasatiyor. film bitince yapilan soyleside biri neden sapka diye sordu laszlo nemes'e, o da birinci dunya savasi oncesi avusturya-macaristan'i epey arastirdiklarini, cok fazla sapka dukkani oldugunu, sapkanin bir nevi medenilesme, uygarlasma nesnesi olarak gordugunu soyledi. herkes de medeniyeti boyle dert edinmez diyesim geldi de sustum. iris karakterini oynayan juli jakab birkac yerde emma watson izliyormusum izlenimi verdi, nasil benzettim ben de bilmiyorum.

    --- spoiler ---

    filmin en sevdigim karelerinden biri, abi kizkardes karanlik kulubede - kulube oldugunu dusundum nedense su kenarinda olduklarindan - karsilikli otururken abinin arkasindaki aynada iris'in yuzunu -hem de en sert haliyle- gorusumuz ve tam da o kisimda bir nevi icimizdeki seytan konusmasi yapiyor oluslari oldu. carpici bir sinema karesiydi. tarihe not dusulsun.

    --- spoiler ---
  • az evvel beyoğlu sineması'nda izlediğim film.

    --- spoiler ---

    vallahi ben bu filmi şöyle okudum:

    savaşın hemen öncesindeyiz malum, imparatorluklar yıkılıyor. şapka evi aslında bu emperyal yapıyı simgeliyor. irisz' in mutlaka burada kalmayı istemesi, bu alışılmış düzenin verdiği güvenden geliyor. onu hep ensesinden izledik, odak noktamız oydu, sürekli yürüdü, koştu. etrafındaki karmaşaya hem aldırış etmemeye çalıştı, hem de sıklıkla durup seyretti. kendi çağında kayıp biriydi çünkü. yaşananları anlamaya çalıştı.

    sonunda güvenli bulduğu, artık devlet mi demeli, yapının arka planında da farklı kirli işler çeveildiğini anlayınca, abisinin de dediği gibi asıl kötülüğün "bu" olmadığını anladı, evin yanmasını sadece seyretti.

    şimdi tırnak içine aldığım "bu", yakıp yıkmayı ve tecavüzü vs. içeriyor. filmin benim için tek içime sinmeyen yanı da buydu galiba. bu erkeksi şiddeti övüyor mu, sonunda bu kadın neden erkekleşti, bunları düşüneceğim.

    --- spoiler ---

    ilk izlenimlerim böyle, belki editlerim.

    9/10
  • filmi izlerken çekimlerinden dolayı saul fia aklıma gelmişti ve filmden çıktıktan sonra aynı yönetmen olduğunu gördüm zaten. saul'deki gibi nerdeyse bütün filmi ana karakterin gözünden izliyoruz. bu bazen yorabiliyor. hikaye zaman zaman ilgi çekici olsa da bence fazlasıyla uzamış ve tekrar eden meseleler var. saul'ün gerisinde olduğu kesin. 6.7/10