şükela:  tümü | bugün soru sor
  • her zaman sizden bir adım önde olduğu sanrısını kuvvetlendirin. siz olmadan yaşayamaz. bir gün onu kendiyle baş başa bırakın, ekseni kaysın.
  • bir tür rahatın kıça batması ile özetlenecek, boş eylemler sinsilesi.

    narsistik kimselerle niye başa çıkılmak istensin ki? adamlar kendi dünyalarında efendi efendi yaşarlar. ona aşık olan kendini bilmezin "hayır onun içindeki sevgi tomurcuğunu uyandırabilirim! biliyorum o da sevebilir!" çabası, bir tarlaya don lastiği ekip, eşorfman çıkmasını bekleme çabasından daha gereksizdir. bu adamın o sert kale duvarları yıkılmaz değildir evet, ama yıkıldığı anda yeniden yapılandığı için, en fazla anlık bir enkaz görebilirsiniz. yerine eskisinden daha güçlü ve küstah bir kule, bu kez daha da yüksek olarak, çabucak dikilecektir.

    edit: bu kişilik bozukluğunu megalomani ile karıştıran zihniyeti kınıyoruz.
    düdüt: ayol bu da mı üstüme kaldı?
  • baş etmekten anladığınız yaptığı çok büyük kötülüklerde bile aslında size bağlandığını, terk edilmekten korktuğunu, bunun için terk etmeye çabaladığını, terbiyesiz, saygısız, kalpsiz görünümünün ardında sevgiden yoksun kalmış küçük bir çocuğun çığlık attığını bilmekse eğer gerçekten manda gibi bir kalbiniz, o yalnız ve mutsuz kişisel cehenneme uzatabilecek sağlam bir eliniz, kendi yaralarınızı ve onun yaralarını aynı anda tamir edebilecek bir benliğiniz olması gerekir. elbette onu asla değiştiremeyeceğinizi, biraz daha iyi ilişki kurmak için için debelenip duracağınızı ve eninde sonunda hayal kırıklığı ve acı ile baş başa kalacağınızı unutmadan.
  • narsistik kişiliğin temel bazı özellikleri vardır:

    1. dinlemezler: her şeyi bildiklerine inandıkları için kimseye ihtiyaç duymazlar. narsist bir kişi eğer bir kurumun üst yöneticisi konumundaysa yönetim toplantılarında, bir ya da iki ast elemanla yapılan toplantılarda hep o konuşur, diğerleri dinler. başkalarının fikirleri kendi fikrinden önemli ve üstün olmadığına göre onunla oturup sohbet edilmesine, mevzuların tartışılarak doğruya ulaşılmasına nasıl olsa gerek yoktur. narsist kişi zaten her şeyin en iyisini biliyor ve en güzelini düşünüyordur!. karşıdakilere sadece onaylamak ve dinlemek düşer. fikir sorar gibi yaptıklarında da, daha önce söylediklerinin onaylanmasını beklerler.

    2. empati kurmazlar: narsistlerde empati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yeteneği gelişmemiştir. son derece benmerkezci düşünürler. aldıkları kararlar başkalarını etkileyecektir, ama onlar için bunun önemi yoktur. insan ilişkilerinde böyle bir boyutun olduğunun farkında değildirler. iş arkadaşlarının yanı sıra eşi ve çocukları da bu durumdan payını alır.

    3. büyüklük hissi bütün benliklerini kaplamiştir: kendini beğenmiş kişiler başarılarını, yeteneklerini abartırlar. kendilerini farklı ve özel bir kişi olarak algılarlar. kendilerini her şeyden çok severler. başarı ve güç için önüne geçilmez istek duyarlar. başarı için, değil başkaları, kendilerinin sorumlu oldukları kurum için bile risk alırlar.

    4. eleştiriye karşi aşiri tepki gösterir, öfke hissederler: kendini beğenmiş kişiler her türlü eleştiriye kapalıdırlar. en dostça eleştiriden bile rahatsız olur ve kendisini eleştirenleri düşman kabul ederler, kendisini eleştiren kişiler onun kıymetini bilmeyen, kötü niyetli ve derinlemesine düşünemeyen ahmaklardır. bu eleştirinin hesabı günü gelince sorulmak üzere bir kenara kaydedilir.

    5. kendi çikarlari için başkalarini çok iyi kullanirlar: kullandıkları kişiyle işleri bitince ona sırtlarını döner, vefasızca davranırlar. vefasızlık ve nankörlük kendini beğenmişlere göre normal davranışlardır çünkü.

    6. insanlara değer vermezler: ortadaki her başarı onların eseridir. iş çevresinde gecesini gündüzüne katmış, fedakârca çalışan herkes değersiz neferlerdir. o olmazsa o kişiler zaten orada olamayacaklardır. kendini beğenmiş kişiler, öyle işçileri kurumunda çalıştırıyor olmakla onları gereğince ödüllendirmiş olduğuna inanır. her türlü başarı kendini beğenmiş lider kişinin ön görüsü, zekası, oluşturduğu stratejisi, güç ve kararlılık sayesinde kazanılmıştır! bu yüzden de özel kişiler tarafından anlaşılabileceğine inanırlar. başkalarını bu yüzden küçük görür, değer vermezler.

    7. en çok zenginlik, başari, güç, ihtişam gibi konulara kafa yorarlar: devamlı takdir edilme, itibar görme, iltifat arayıp durma çabasındadırlar. övgü, kendini beğenmişlerin besinidir. lehte muamele görmeye, kayrılmaya hakları olduğunu düşünürler. mesela onlar kuyruklarda bekletilmemelidir. havaalanlarında vip salonlarında muamele görecek değerdedirler.

    8. amaçlari, kendilerine hayran kitlesi oluşturmaktir: kendini beğenmiş kişiler muhatap aldığı kişiyi kendilerine hayran etmeye çalışırlar. muhatap, hayran durumuna gelirse o zaman artık onunla ilgilenmez, ona pek iltifat etmemeye başlarlar. çünkü o artık kendisinin hayranı zavallı biridir.

    9. kiskançlik duygusu hayatlarinda çok önemli yer işgal eder: başkalarını kıskanır, başkalarının da kendilerini kıskandığına inanırlar. kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanırlar. onların açığını ararlar. açıklarını tespit ederlerse onları harcamak için ellerinden geleni yaparlar. son derece menfaatçidirler.

    10. yardim almazlar: fikir danışmak ve yardım istemek bu tür liderlik sapmasına sahip kendini beğenmiş kişiler için düşünülmesi, hayal edilmesi bile zor bir durumdur. bunun birkaç nedeni vardır. birincisi, yardım istenecek kişi “;;o kim?”;;dir. ikincisi, o kişi önemli olsa bile “;;söyledikleri doğru ancak bu durum için geçerli değil”;;dir. onlar her şeyi en iyi bilen olduklarına göre, fikir sormak ve yardım istemek için herhangi bir neden yoktur. kurdukları sosyal ilişkileri kendilerini anlatmak ve ne kadar değerli olduklarını kanıtlamak için kurarlar. böylece diğer insanlar onların ne kadar değerli olduklarını kabul etmek zorunda kalacaklardır, diye inanırlar. narsistik liderler kendilerini, birlikte oldukları kurum ve kişilere ödül olarak görürler. bu kişilerin aileleri ile kurdukları ilişki de farklı değildir. çevrelerindeki herkes onlara hizmet için vardır, onların ihtiyacını karşılayabildiği ölçüde değerlidir.

    11. yaptiklari işlere çoğu kez anlam verilemez: kendini beğenmiş kişilerin yaptığı işler, verdiği kararlar karşısında hem iş arkadaşları, hem de aile çevresi bir anlam veremez. “;;bu işi neden böyle yapıyor?”;; sorusunu sık sık sorarlar. narsistik liderler kurumun imkanlarını kendi egolarını büyütmek ve güçlerini geliştirerek kendilerine hizmet etmek için kullandıklarından kalıcı, verimliliğe dönük ve olumlu bir kurum kültürü oluşturamazlar.

    12. kriz dönemini severler: kendini beğenmiş kişiler çalıştıkları kurumda kriz çıkmasına pek üzülmezler. krizler esnasında son derece zekice ve süratle müdahalelerde bulunarak, kriz yönetimini başarıyla uygularlar. böylece kriz döneminde herkesin sıkıntılı olduğu anda sahne ışıkları onların üzerine çevrilmiş olur. onlar da kriz yönetiminin başarısıyla ayrı bir tat ve gurur yaşarlar.

    --------------------------------------------------------------------------------

    narsistik kişiye nasıl davranalım?

    1. bu kişilere karşı kesinlikle tevazu göstermemek gerekir. aksi takdirde onlara hiçbir şekilde etki edemeyiz. açık ve kararlı bir şekilde davranışlarını onaylamadığımızı hissettirerek onlara hayran olmadığımızı ifade etmeliyiz.

    2. onları asla eleştirmemeliyiz. eleştirirsek bizi düşman kabul edeceğinden artık onlarla çalışamaz ve onlara yardımcı da olamayız.

    3. onlara övgü ile yaklaşırsak bundan çok hoşlanacaklardı. fakat bu durumda onlara ve topluma kötülük yapmış oluruz... o nedenle kendini beğenmiş kişilere karşı övgü dolu sözler söylememeliyiz.

    http://www.delinetciler.net/…i-bir-hastaliktir.html
  • eger haksizliklara dayanamayan ya da 'dunya umrumda degil ben eglenceme bakarim' diyemeyen kimselerdenseniz yoktur. cunku bir nasistle beraber olabilmek icin kendisini surekli rahatlatmaniz (ozellikle cevreleriyle olan paranoyak iliskileri konusunda), pohpohlamaniz, asla elestirmemeniz, soylediklerinin yanlisligindan emin de olsaniz susmaniz ya da onaylamaniz, asiri (gereksiz asirilikta) tevazu gostermeniz, dunyada kendisinden baskasini pek de siklemeyen halinden kendisini surekli emin etmeniz gerekir. aksi takdirde basa cikamazsiniz; kimseyi ne degistirebilir ne tedavi edebilirsiniz zira. mazohist bile olsaniz zordur o is canlar, o yuzden illa seviyorum ne yapayim diyorsaniz da sizin icin aklinizin en kisa zamanda basiniza gelmesinden baska bir sey dileyemeyiz.
  • yıllarca böyle biriyle aynı evde yaşamış biri olarak çözümünü tamamen ondan uzaklaştıktan sonra bulmuştum. lafımı kesen, eğer herkes birini dinlemeye başlamışsa şarkı söyleyip çığlık atıp dikkat çekmeye çalışan, etrafında üstün özellikli gördüğü kişilerin o özelliklerini kendisininmiş gibi anlatan, evden aynı ana çıksak bile 3–4 metre önden yürüyen, dışardan melek sanılan hastanın tekiydi.
    en etkili yok görmezden gelmek, onu yok saymak.
    kendini dünyadaki en önemli varlık sanan biri böyle bir şeye dayanamıyor.
    eğer eşiniz, çocuğunuz, patronunuz vs. değilse uzaklaşın.

    hayat, birinin sizi sürekli kıskandığını bilip, sürekli sizin onu kıskandığınızı düşünen, üstünüze basarak yükselmeye çalışan, alsa elindekiyle yetinmeyen ve asla başkalarının lafını dinlemeyen birini hayatınızda iyi bir yere koyabileceğiniz kadar uzun değil.
  • acik konu$mak ve polemige girmemektir.
    (bkz: sen gercek bir sigirsin sezgin)
  • egosunu kırın. konfor alanının dışında olduğunu belli edin. tıpış tıpış öteye gidip kendini tatmin edecek başka bir yer bulacaktır. idare edilecek, katlanılacak insanlar değil bunlar.
  • burada öncelikle klinik narsisizmle (kişilik patolojisi) kendine güvenden kaynaklanan gerçek narsisizmi ayırmak gerekir. bu ayrımı ruh sağlığı uzmanlarının çoğu dahi çok iyi yapamıyor.

    kabaca klinik narsisizme sahip kişiler aslında çok kırılgan ve defansiftir, gerçek narsistler ise kendilerine güvenir ve defansif değillerdir. kişiliklerine yönelik taaruzlara genelde gülümseyerek karşılık verirler.

    klinik narsisizme sahip kişiler illa kendilerini hüper bir insan olarak görmek zorunda değilllerdir. bazıları kendilerini normal olarak gördüklerini iddia ederler. klinik narsizimi belirleyen şey, çok kırılgan bir benlik algısı (benliğine yönelik eleştirilere aşırı hassas ve çok tepkili olma hali) ve bu kırılganlıkla baş edebilmek için sürekli psikolojik üstünlük kurma ihtiyacı. bu yüzden sürekli ilişkideki dominant taraf, terk eden taraf, istenen taraf gibi sıfatlara ihtiyaç duyarlar. çünkü karınları çok yumuşaktır ve çelik zırh giyme ihtiyaçları vardır. bu hastalıktan kurtulmanın yolu da o çelik zırhı giymeyi bırakabilmektir. bu çok zordur, her baba yiğidin harcı değildir.

    patalojik/klinik narsistler kolay kolay özür dileyemezler, geri adım atamazlar, hatalarını kabul edemezler, tükürdüklerini yalayamazlar. çünkü en büyük amaçları zayıflıklarını gizlemek olduğu için özellikle bu tarz konularda tanrıyı oynamak zorundadırlar.

    yine psikolojik üstünlük kurma ihtiyaçlarından dolayı bütün çevrelerini aşağılarlar. herkesi değersizleştirmeye çalışırlar. çünkü çevreleriendeki herkes değersizleşirse bu sayede en değerli kendileri olur.

    gerçek narsistler de eleştiriye çok bayılır ancak gerçek narsistler bunu luzumlu konularda yaparken, patolojik narsistler ota boka yapar ve özellikle karşıdaki kişiye oynayarak sürekli yapar. çünkü amaçları eleştiri yapmaktan çok karşıdaki üzerinde psikolojik üstünlük kurmaya çalışmaktır.

    eğer bir takım vasıfları olan biriyseniz gerçek narsist bir bireyle çok keyifli zamanlar geçirirsiniz. çünkü sizi sever ve sayar.

    patolojik bir narsistle ise geçinmek çok zordur. ona teslim olmayıp onun için tehdit olmaktan çıkmanız lazım. bu da ipte cambaz oynatmak gibi bi şeydir.
  • terketmektir. narsist insanlarla baş edilmez. babanız da olsa terkedin. aşık olduğunuz biri de olsa.

    çünkü emin olun hayat başkasının sizi sevmesi için ona göre konum almanıza değmeyecek kadar kısadır. hele narsist kişi üzerinizde sevgili eş dost eğitmen gibi etki kurması yüksek olan ,manipülatif bir insansa hayda hayda terkedin. (insan genelde anne babasından en kolay soğur o yüzden eklemedim)

    sırf narsist birini sevdiğiniz için ,iyi kötü demeden onun her fikrini kendinize harikulade birşeymiş gibi pazarlayıp, onun eleştirilerini günah çıkartan bir suçlu gibi kendinize saplarken bulmadan evvel, karakterinizi deşmesine izin vermeden evvel, onu çok sevdiğinizi değil, ondan aslında nefret ettiğinizi kendinize itiraf edin.
    çünkü sizi sevmesinin tek yolu onun istediği şekle bürünmek olan birini seviyorsunuz.

    baş etmeye çalışmayın. sürekli hakarete uğradığınız tarrışmaları kazanmaya da. sadece gidin. terkedilmiş olun veya terketmiş olun. anladığınızı sanmıyorum bu gidini, ama gidin.