şükela:  tümü | bugün soru sor
1503 entry daha
  • bu yazıyı 6 kasım 2015te yazmıştım. yani son manganın çıktığı günden tam 1 yıl sonrası. uzun bir yazı olacak umarım keyif alırsınız.

    bu yazıyla ilgili diyebileceğim şey bu yazıyı yazmak benim boynumun borcu.bir seriyi sevebilirsiniz. bir serinin hayranı da olabilirsiniz fakat bir seriyi arkadaşınız gibi görmek apayrı bir duygudur. bunu yaşamayan anlamaz ama bunu herkes yaşayamaz. sahiplenirsiniz resmen. çok farklı bir bağ bu. bağıra bağıra ''bu benim serim'' dersiniz. her şey gibi o güzel şey de gelir eninde sonunda biter.
    naruto'ya başladığımda neyin ne olduğundan bi haber olan on yaşında bir çocuktum. ne kadar sevdiğimi anlatamam o zamanlar. bölümleri izlemek için sabaha kadar hasta taklidi yapıp okula gitmediğim zamanları bile bilirim. beni geçmişe dair gülümseten şeylerden biri bu. tam olarak karakterin oturmaya başladığı bu yaşlarda böyle olağanüstü bir şeyle karşılaştığım hayatımın sonuna kadar yaratıcıma minnettar kalacağım çünkü benim karakterimi oluşturan şey ne anne ne baba ne de başka bir insanın etkisidir. oluşturan naruto'dur, itachi'dir, jiraiya'dır ve saysam on sayfa yer edecek olan karakterlerdir. o kadar çok şey öğrendim ki onlardan.. yazının düzeni umurumda değil artık içimden gelen her şeyi yazacağım. ben uzumaki naruto'dan arkadaşlık kelimesinin gerçek anlamını, bağ kelimesinin gerçek anlamını, biri için neler feda edilebileceğini, gerçek sevginin neleri göze aldırabileceğini gördüm. bir kaybedenin nasıl insanlara kendini kanıtladığını gördüm ve en önemlisi; asla pes etmemeyi öğrendim. obito ve hinata'dan gerçek aşkın anlamını öğrendim. aşkın ne kadar yüce bir duygu olduğunu, uğrunda neler yapılabileceğini gördüm. jiraiya benim için en özel karakterlerden biridir. kendi dedemi görmüşümdür onda hep. dedem en sevdiğim insandı. üç buçuk yıldır jiraiya'yı anımsarım kendisi aklıma geldiğinde. öldüğünde dedem öldüğü kadar üzüldüm. ve geldik itachi'ye. benim için en özel karakterdir tüm her şey arasında. bana nasıl bir abi olunacağını, bir kardeşin abisinin gözünde ne anlama geldiğini, bir abinin kardeşi için neleri yapabileceği, bir insanın kendi hayatını yakıp barışın devamı için kendini nasıl yok edeceğini gösterir. gözümde en büyük kahramandır. yazılmış hiçbir karakter itachi'nin tırnağı edemez bu kadar net konuşuyorum. saygı duyuyorum ve her zaman duyacağım. yuru se sasuke, kore de saigo da. minato ve kushina insana anne baba olmadan o duygunun ne kadar yüce bir duygu olduğunu sonuna kadar tattırıyor ve bu uğurda neler yapılabileceğini... rock lee bir insana önündeki imkanlar ne kadar kısıtlı olursa olsun, o yol ne kadar karanlık olursa olsun tünelin ucundaki ışığı gösteriyor. kendisininde dediği gibi ''bir kaybeden bile çok sıkı bir çalışmayla bir dahiyi yenebilir.''. uchiha madara; ''birini sevdiğin zaman nefret etme yükünü de sırtlanmış olursun'' gibi bir sözün sahibi. benim değil ama çoğu izleyicinin itachi'den en çok saygı duyduğu karakterdir. yadırgamam. en çok üstünde durmak istediğim kişiye geldik. uchiha sasuke. sasuke sevilmeyen karakterdir çünkü empati yapmasını bilmeyen insan sasuke'yi zerre anlayamaz. naruto tarihinde itachi'den sonra en büyük kazığı yemiş kişidir. hayatında en sevdiği kişi olan abisi sasuke yedi yaşındayken, sasuke dışında herkesi zevkine katlettiğini zannederek büyümüştür. abisinden nefret etti. hayatındaki tek amacı onu öldürmek oldu. bu uğurda nasıl olursa olsun, her yoldan güçlenmeyi istedi. sonun vadisindeki o dövüş naruto tarihindeki en duygsal olaydır. ''naruto, sen benim ailemden sonra bağ kurabildiğim ilk kişisin. sen benim için, en yakın arkadaşın oldun ama bu burada bitecek.'' ''senin annen baban hiç olmadı, nasıl beni anladığını söylersin ? nasıl beni intikamımdan vazgeçirmeye çalışırsın!'' '' bu bağlar, insana yük oluyorlar, onları asıl önemli amaçlarından uzaklaştırıyorlar.'' sözlerini söyledi. eğer cümlelerin içine bakmayı bilirseniz bu sözler gitmeyi istemeyen, ama bunu yapmak zorunda olan birinin sözleri. üç yıl boyunca resmen bir şeytan'dan eğitim alan kendisi o şeytanı'da katledip intikamını almaya gitti. sonrasında ne oldu ? öğrendi ki kendi klanı taşkın yaptığı için abisi tarafından köye klanı katledilme emri verilmiş ve abisi, çok sevdiği kardeşine kıyamamış. bunun ne kadar ağır bir yük olduğunu görebiliyor musunuz ? hayatını yıkan kişiyi, öldürmek için yaşadığı kişi, aslında her şeyi küçük kardeşini korumak için yapmış. hayatında en nefret ettiği kişi, onu en çok önemseyen kişiymiş. bunun ağırlığına kimse laf söyleyemez. sonra köye saldırmaya karar aldı. bunu yadırgayan tek bir kişiyi bile görmek istemiyorum. hayatını siken köye geri dönmesini mi bekliyordunuz ? maalesef sasuke'yi anlayabilen insan sayısı çok az. şu sözlerinde acısını gayet iyi görebilirsiniz: '' intikamımdan vaz mı geçeyim ? bana annemi, babamı, itachiyi, klanımı ver hemen şuan burada vazgeçeyim.'' biteli bir yıl oldu. naruto'suz geçirdiğim koca bir yıl boyunca her çarşamba içimde bir hüzün oldu. bittiğinde çok sevdiğim birini kaybetmiş kadar oldum ve o günü anlatınca yine aynı duygulardayım. çok özlüyorum. söyleyeceğim şeyler o kadar fazla ki. çok, çok, çok, çok... beni küçücük bir çocuktan büyük bir adama dönüştürdün. baştan sona yüzlerce kez izlediğim, hayatımın serisi. beni güldüren, ağlaması çok zor olan beni defalarca hıçkırarak ağlatmış olan, güldüren, hayatımda öğrenmediğim kadar şey öğreten, istediğim gibi bir insan olmamı sağlayan aşık olduğum seri. bu yazıyı bitirmek istemiyorum. daha söyleyecek o kadar çok şeyim var ki ama bitirmek zorundayım. son olarak ''uzumaki naruto'' kendimi her zaman sana benzettim. bir kaybedenin nasıl yükseleceğini bana sen öğrettin. bana kardeşlik duygusunu, bağ duygusunu sen öğrettin. bana asla pes etmemeyi sen öğrettin. bana karanlığın olduğu her yerde ufacık ta olsa bir umut olduğunu sen öğrettin. sen benim için bir karakterin fazlasısın, sen benim arkadaşımsın. seri içinden sevdiğim sözlerle yazımı bitiriyorum.

    *eğer yapamam diyorsan hiçbir şeye ihtiyacın yok demektir.
    *birinin seni düşündüğü yer, geri döneceğin evindir.
    *aşkı korumak uğruna, nefret doğar.
    *birini sevdiğin an nefret etme riskini de sırtlanmış olursun.
    *-asla sözünden dönmemek, asla pes etmemek,
    naruto, eğer bu senin ninja tarzınsa o zaman senin ustan olarak,
    ben mızmızlanıp duramam.
    herkesin bildiği gibi, bir öğrenci ninja yolu'nu hocasından miras alır!
    pes etmemek bu benim yapmam gereken gerçek seçimdi!
    naruto, sen kehanetteki çocuksun artık eminim...
    gerisini sana emanet ediyorum!
    cesur jiraiya'nın hikayesi şimdi daha iyi bi sona kavuştu...
    *-eğer birinin acısını paylaşmazsan, onu anlayamazsın.
    ama sadece onları anladın diye, onlarla aynı fikirde de olamazsın
    *gerçekte nasıl insanlar olduğumuzu bilmiyoruz. ölümden önceki o ana kadar.
    ölüm seni almaya geldiğinde aslında ne olduğunu anlayacaksın.
    işte ölüm budur değil mi?
    *-kollarımı koparırsa, onu ölümüne tekmelerim.
    bacaklarımı koparırsa, ölümüne ısırırım!
    başımı koparırsa, ölümüne gözümü dikip bakarım!
    gözlerimi söküp çıkarırsa, mezarımdan onu lanetlerim!
    paramparça bile olsam, sasuke'yi o karanlıktan çıkaracağım!
    *-her zaman seni takip ettim... sana yetişmeye çalıştım... hep seninle konuşmak istedim... hep seninle olmak istedim... beni değiştirdin... gülümseyişin beni kurtardı...
    bu yüzden seni korumak için ölmekten korkmuyorum... çünkü ben... seni seviyorum!
    *insanların hayatları öldüklerinde sona ermez, inançlarını yitirdiklerinde sona erer.
    *bu dünyada umut diye birşey yok umut etmenin pes etmekten farkı yok.
    *gözlerimi çok uzun zaman önce kapadim. benim yalanlarim, gerçeklerim ve hedeflerim karanlikta.
    *sevilen şeyler korundukça savaşlar sürecek. sevgi var olduğu sürece nefrette olacak.
    *eğer bu dünya nefret üzerine kurulsaydı, ben bu dünyanın tanrısı olurdum.

    hoşçakal