şükela:  tümü | bugün
  • mushishi sonrası insanı derinden etkileyebilecek bir anime daha bulacağıma inanmazken dört sezonu ile imdadıma yetişen süper animedir. uzun bir hikayesi vardır ama gerçekten izlerken insanın kalbine bir etki bırakır.

    bence kesinlikle izlenilmesi gereklidir ki insanı dingin havası ile yakalayıp küçük ama güzel şeylerle mutlu etsin...
  • son zamanlarda okuduğum en güzel mangalardan biri. öyle naif ve dingin bir havası var ki... insan umut ve huzurla doluyor.

    edit: bir gün çocuğum olursa natsume gibi olur umarım.
  • mushishi tadı veren ama aslında ondan epeyce uzak olan bir anime. psikolojik ve felsefik temelleri ağır basmakta. aynı zamanda sosyolojik bir yaklaşımda mevcut içerisinde animenin. 4 sezon ve her sezon 13 bölümden oluşuyor. ayrıca 2 tane special bölümü vardır. hiç sıkılmadan büyük bir huzurla izlersiniz.
    konusu kısaca annesi babası o çocukken ölmüş natsume takashi adında bir erkek çocuğunun ayakashi/youkai leri görmesi sonucu ergenliğe kadar geçen hayatı, şimdiki zaman ve kendisine yuujinchou:arkadaşlık kitabını bırakan büyük annesi reiko ile ilgili öğrendiklerini anlatıyor. iç burkan, hüzünlendiren kısmı natsume nin gördüğü ayakashi leri diğer insanlar göremediği için çocukluğunda sürekli yalan söylediğinin düşünülmesi, bu sebepten sürekli bir akrabasından diğerine sürüklenmesi ve sevgisiz kalışı, yalnızlığıdır.
    animenin inanılmaz bir huzur verişi vardır zira natsume ergenliğinde artık kişisel sorunlarını çözmüş yuujinchou kitabında ismi yazılı olan youkai lere isimlerini vermektedir. aynı zamanda madara adında nyanko sensei lakabını taktığı bir de evcil youkai kedisi vardır. kedi animenin en komik unsurudur ve sevmeyeni olduğunu sanmıyorum.
    opening ve ending şarkıları da inanılmaz güzeldir. zihinde sürekli olarak dönüp neşe verir, gülümsetir. özellikle 2. sezonun şarkıları çok güzeldir.
    meraklısına mangası devam etmekteki animeyi izledikten sonra mangayı okumak pek tat vermedi diyebilirim. 5. sezonu merakla bekleyeceğim.
  • insanın ağzına kederli bir tat çalan anime... ilk sezonunu yeni bitirdim serinin ve mushishi'yi çok izlemedim ama ikisinin kıyas kabul edebilir olduğunu zannetmiyorum! mushishi fazla episodik ve sürekli farklı mekanlarda farklı kişiler ve mushi'lerle geçiyor. yuujinchou ise benzer ortamlarda benzer kişilerle yaşanan olaylara sıkça yer veriyor... daha çok sabit karakter var.

    konu içerisinde hayaletimsi varlıklar olsa da gerilim/korku janrına uymayan hafif komedi unsurları içeren bir yapısı var hikayenin... hayaletin kafasına bir yumruk atıp nakavt edebiliyorsunuz mesela... bu bilerek yapılmış bir şey tabii ki! asıl anlatılmak istenen bir hayalet öyküsü değil yalnızlık öyküsü. bu yüzden bölümler çoğunlukla sakin ilerliyor. kullanılan müziklerin kattığı hava yüzünden aksiyon içeren sahneler gelse bile tempo fazla yükselmiyor... animenin çok dingin bir havası var ayrıca keskin hatlara sahip çizimlerin olmaması 'blur' efekti içermesi yüzünden rüyamsı bir ortam oluşturulmuş... hikayenin işlenişi, müzikler, çizim tekniği nedeniyle yorulmuyorsunuz ve kolaylıkla yalnızlığın o kuru hissine gömülüyorsunuz.

    eleştirebileceğim tek şey izleyicinin biraz fazla hikayenin ortasına atılmış olması... bir anda hikayenin geçtiği evrenin ortasına dalıyoruz ve pek fazla bir şey açıklanmıyor, olduğu gibi kabul etmemiz gerekiyor hikayeyi.

    --- spoiler ---

    natsume'nin yaokai'lerle yaşadığı hemen hemen her olay bir şekilde tatlıya bağlansa da yaşananların ardındaki yalnızlık ve izole hayatın acıları insana hüzün vermekten öteye geçmiyor... natsume'nin yalnızlığını içselleştirebiliyorsanız daha çok üzülüyorsunuz. nyanko-sensei'nin tüm kedilikleri güldürse de buruk bir gülümseme oluyor hep bu... görülen tüm hikayeler; fedakarlık, tek başınalık, çaresizlik gibi kavramlara dokunuyor bu nedenle de izleyici üzülüyor. animedeki karakterler mutlu olduklarını ifade etseler bile tam anlamıyla bir mutluluk hissine erişemiyorsunuz.

    --- spoiler ---

    kesinlikle gözden kaçırılmış bir anime olduğunu düşünüyorum... eğer ilerleyen sezonda bozmuyorlar ya da sürekli benzer şeyler etrafında dönüp izleyici bıktırmıyorlarsa natsume yuujinchou'nun bu ironik yalnızlığı beni kahredecek! animenin karakterleri gibi anime de yalnız... ne acı!
  • mangası devam ediyor serinin... bu yüzden tamamlanmamış ve pek çok bilgi yok... anime de henüz tamamlanmış değil yeni bölümler olacak mı bilmiyorum. bugüne kadar ki 4 sezonu ve 2 adet filmi izledim. tamamlandığı zaman gerçek değeri tam anlamıyla anlaşılabilir sanırım. şu haliyle az bilinir ama süper animelerden biri.

    --- spoiler ---

    hikaye daha tamamlanmadığı için kimi ilişkiler meçhul... mesela reiko nasıl oldu da birisiyle evlenebildi, madara ile reiko nereden tanışıyorlar ve geçmişlerinde ne oldu, reiko nasıl öldü... youkailerin ne olduğu tam belirtilmiyor kimisi taştan olmuş kimi ağaçtan kimisi başka bir şeyden hayaletimsi varlıklara dönüşmüşler... kimi iyi kimi kötü... tam olarak ne oldukları belli değil belirli bir temele oturtulmamış bu yüzden hep havada kalıyor her şey. benzer şekilde yuujincho'nun da tam olarak ne olduğu belli değil! youkailerin isimleri yazıyor ve kitabın sahibi ismi yazan ve yüzünü gördüğü youkaileri kontrol edebiliyor ya da istediğini yaptırabiliyor. ama natsume reiko ve takaşi, yuujinchou'yu böyle bir amaçla kullanmıyorlar... öyleyse reiko'nun amacı neydi böyle bir kitap yapmakla? arkadaş mı edinmek istiyordu sadece... ayrıca ismi geri verildiğinde youkailere ne olduğunu anlayamadım kimisi kayboluyor, kimi saldırıyor, kimi hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor vs.

    kısaca hikaye gediklerle ilerliyor ve bu gedikleri pek umarsamıyor... sadece arkadaşlık, yalnızlık, dışlama, fedakarlık gibi konuları işlerken kullanılan malzemeler youkai ve yuujincho... belki bu nedenle pek aldırış etmemek ve öylece izlemek gerekiyor ama insan meraktan da kendini alamıyor.

    her neyse...

    --- spoiler ---

    belirtmem gerekir ki özellikle ikinci sezonun bitiş müziği harikadır... bölümün sonlarında başlayan piyanonun devamı şekilde başlar ve duyguların en yoğun olduğu yerde bir kez daha sizi vuruverir. bu arada muhtemelen çok uykusuz olduğum içindi ama üçüncü sezonun ilk 10 bölümü beni sürekli ağlattı... oldum olası başkasına karşı fedakarlık gösterip kendinden bir şey veren ya da zor duruma düşen film, çizgi film, dizi karakterleri beni inanılmaz duygusal yapmıştır zaten...

    benim için oldukça üst sıralarda yer alan bir anime... herkesin izlemesini tavsiye ederim.
  • insanı bir yandan kederlendirirken bir yandan da insana huzur veren, kalbe zararlı anime. hikayeyi falan bıraktım, böyle natsume her gece vakti camdan atlayıp youkai peşinden koştuğunda "takashi, çocuğum, üşüyeceksin ayağına terlik giy, üstüne hırka giy" demeye başladım.

    bazı bölümlerde gönül telini öyle bir titretir ki... mesela üçüncü sezonun dokuzuncu bölümünde şöyle bir sahne geçiyor: natsume bir gün arkadaşlarına bisiklet sürmeyi bilmediğini söyler. arkadaşları bu duruma şaşırınca da der ki "arkandan tutup iten olmazsa bisiklet sürmeyi öğrenemezsin ki...". işte o an, en son fma izlerken yaptığım bir şeyi yapıp videoyu durdurdum ve monitöre sarıldım. yalnızlık, gariplik bu kadar mı güzel anlatılır? sonra natsume'nin oradan oraya itelendiği çocukluğunu, sessiz sessiz ağladığı geceleri gösterdikçe anime, annelik içgüdüsü diye bir şeyin gerçekten olduğuna kani oldum. o yaşta ergenin normal şartlar altında dingil olması gerek değil mi? ama natsume bambaşka, tam sevilecek evlat. şu an gelse bağrıma basarım. onunla bonus gelen koca popolu nyanko-sensei'i de hunharca mıncıklarım.

    mangaka bir röportajında, natsume yuujinchou esasen bir shoujo dergisinde yayımlandığı için esas karakteri kız değil de erkek yapma konusunda çekindiğini, ama sonra yarattığı hikayeden çok memnun olduğunu söylemişti. iyi ki de böyle yapmış. onu da seviyorum.

    ayrıca kamiya hiroshi'ye sesleniyorum: zaten pek de sevmem seni sütoğlan; tamam, ses aralığı dediğin de bir yere kadar, ama allah rızası için natsume'yi seslendirirken kullandığın sesi blcd'lerde kullanma. kib öptüm bye.

    (bkz: hotarubi no mori e)
  • 5. sezonuna ekim ayında kavuşabileceğimiz müthiş bir zarafet. mushishi gibi çok dingin, zarif bir havası var. samimi, sıcak bir atmosfer veriyor seri.
  • hayatımda beni ağlatabilen nadir şeylerden biri.
  • sakin , eglenceli , çerezlik bir anime.. 5. sezonu halen devam ediyor ama şuana kadarki içeriği genellikle her bölüm başlayıp biten olaylar dizisi üzerine kurulmuş.

    her sezon 13 bölümden oluşuyor.

    1. sezon - natsume yuujinchou
    2.sezon - zoku natsume yuujinchou
    3.sezon - natsume yuujinchou san
    4.sezon - natsume yuujinchou shi
    5.sezon - natsume yuujinchou go

    2 tane özel bölümü mevcut . bu bölümler dizinin genel gidişatını etkileyecek özel bir konu içermiyor o yüzden istediğiniz arada izleyebilirsiniz bence.

    natsume yuujinchou lala special: nyanko-sensei and first errand - 2013
    natsume's book of friends: sometime on a snowy day - 2014

    dizinin konusu ve bölümlerle ilgili detaylı bilgiye burdan ulaşabilirsiniz:

    http://www.natsumeyuujinchou.wikia.com/…i/main_page

    --- spoiler ---

    konusu oldukça güzel ama önceki entrylerde de belirtildiği için bende tekrar yazmıycam ama bencede şuana kadar pek çok olay havada kalmış durumda. (reiko 'nun hayatı ve youkailerin varlıkları,amaçları gibi) ayrıca bence natsume'nin elinde book of friends gibi bir güç varken her şeyi tek başına çözmeye çalışması yerine her bölüm o kitaptaki yeni bir youkaiden yardım isteyip bunun karşılığı olarak adlarını geri vermesi falan gibi bir atraksiyon eklense izlemesi bence daha da keyifli olurdu. tabi bunu yapmayışını natsumenin hiç kimsenin başına bela gelmesin derdi, içindeki iyilik , dizide yoğun şekilde işlenen yalnızlık unsuru falan gibi konulara bağlayabiliriz ama yinede bu kadar güzel bir konudan daha heyecanlı bir anime çıkardı diye düşünüyorum.
    bana göre diziyi en sevimli ve komik hale getiren unsursa tabi ki tombalak nyanko - sensei :) onun her bölüm " natşumeeeee " diye bağıran sesini unutmak mümkün değil :)
    --- spoiler ---
  • kamili tapınaklı anime arayışım sonunda bulduğum değerli anime. bu kadar harika olmasını beklemiyordum. yani aradığım şeyi tam olarak bulmayı beklemiyordum.

    konuya gelirsek: natsume, büyükannesi reiko'dan miras kalan bir yeteneğe sahiptir. cinleri ve şeytanları * * görme yeteneğine sahip olan natsume, çocukluğundan beri yalancılıkla suçlanmış, ailesi öldüğü için başkalarının evinde büyümüştür. yine de çektiği sıkıntılara rağmen muazzam bir iyi niyete sahiptir bu genç.

    reiko'dan kalan bir miras da "arkadaş defteri"dir. reiko cinlerin isimlerini bir deftere yazarak onları emri altına almıştır. natsume hem isimleri yazılı varlıkları serbest bırakmakta, hem de defteri ele geçirmeye çalışanlardan korumaktadır.

    çoğu zaman hüzünlü olsa da özellikle kedi formundaki koruyucu ruh * sayesinde bazen gülümsetiyor. ikinci sezonun kapanış şarkısı harikadır bu arada. keşke bu kadar hüzünlü olmasaydı.