şükela:  tümü | bugün
  • bergman'ın diğer filmlerinden oldukça kısa olan (80 dakika) bir film. daha çok bir serinin ortanca filmi gibi duruyor. filmin bitişide alıcılarımızın ayarlarıyla oynamamıza vesile olabiliyor ama yanlış alarm oldugunu sonra anlıyorsunuz. kendi inancını karısıyla beraber kurdugu aşkı tanrılaştırmasıyla yürütüp, tanrının herkesi sevdigine inanan ama kendisini daha fazla gözettigini uman/dileyen naif bir rahipken, karısının ölümüyle bu inancı sarsılan karakterimiz, zamanin geçip genel silüetin değişmedigi habitatını sorgularken içini kemiren bu boşluk duygusu, aynı paralel hayatlardan kesitlerin kendisiyle etkileşiminin sonuçlarına katlanamayacak kadar varoluşa güvensiz bir sıradanlık. sıradan bir bergman filmi olmasının yanında "ohh god, why have you deserted me ?" diye dellenmek prim yapmıyormuş onu görüyoruz. genel formüllerin işlemedigi dünyamizin güzel insanlari; etmeyelim, eylemeyelim diyede sonlanmıyor film dogrusu.
  • filmde gorunen her insan ruhen veya bedenen sakattir ve film, bittiginde sizi de sakat birakacaktir.

    ozellikle kilisede calisan ozurlu adamin dini sorgulamaya baslayip "isa'nin carmiha gerilip tum insanlik adina aci cekisini ornek gosteriyoruz, oysa onun birkac saat boyunca cektigi acinin cok daha fazlasini ben dogdugumdan beri cekiyorum." benzeri akil yurutmesi, izlerken terlemenize neden olur.
    "yamansin bergman efendi!" bile dedirtir.
  • vudi'nin saygida kusur etmedigini bir kere daha anlamamizi saglayan filmdir ayrica.
    ingrid thulin'in filmde canlandirdigi karakterin sacindan sapkasina, elbisesinden gozlugune kadar tipkisinin aynisini zelig'de mia farrow canlandirmaktadir. "bu durumdan haberdar midir?" sorusunun cevabiysa mechuldur ve belki de sonsuza kadar oyle kalacaktir. elbette yigidin biri ahizeye sarilip mia hanim'a telefon etmeye kalkarsa durum degisebilir.
  • üçlemenin diğer filmleri için;
    (bkz: through a glass darkly)
    (bkz: the silence)
  • ingmar bergman'ın "tanrının sessizliği" temasını beynimize kazıdığı film. ayrıca serinin ilk filminin sonunu "tanrı sevgidir, sevgi tanrının olduğunun kanıtıdır" diye bağlayan bergman bu filmde bu görüşünü toptan çöpe atmış gibidir.
  • guclu diyaloglar uzerine kurulu ama yine de cok yavas bir ritme sahip bergman filmi.
    “sana olan nefretimi tutkuya donusturmeye calistim ama yanilmisim
    bu tek basima yapabilecegim bir sey degildi.”
  • izlediğim en derinlikli güzel filmlerden biri olarak kaydolundu beynime. çok ince diyaloglarla muhteşem bir görselliği yan yana getirebilmeyi başarmış sevgili bergman üstadımız. film sadece 80 dakika ve de üst düzey bir oyunculuk performansıyla ingmar bergman'ın tanrı ile ilgili çelişkilerini derin yerlere temas ederek izleyebiliyoruz. kanımca en az iki defa izlenmesi gerekir. isa'nın hayatıyla ilgili cüretkar yaklaşımları sarsıcı bir etki bırakıyor seyircinin kafasında. bence bir a must see'dir bu da!
  • tanrıyla bütünleştirdiği aşkını karısının ölümüyle kaybedince inancını sorgulama hatasına düşüp yalan olan* bir rahibin kısa öyküsünü yansıtan bergman filmi.

    filmde şöyle de bir ilginç nokta vardır, rahibden medet uman ve iç sıkıntısını paylaşan adamın* sıkıntısı nefretle büyüyen ve bu yüzden elindeki nükleer gücü dünyaya karşı çekinmeden kullanacak çinlilerle ilgilidir. senaryodaki bu ufak önemsiz unsur, bana günümüzdeki yükselen güç çin'i, yavaş yavaş tüm pazarları dinamik ekonomisi ve fütursüz nüfusuyla ele geçirmesini hatırlattı. o zamanlar bile çin'den korkuluyor muyudu acaba, nedir bu işin sırrı? zira günümüzde de avrupanın her tarafında (ekonomik anlamda) bir çin korkusu sarmış durumda...
  • kendine bile hayrı olmayan bir papazın kendi içinde yaşadığı inanç bunalımlarını aşkla harmanlamış bir ingmar bergman filmidir. papazın bunalımda olan adamla konuşması, kadının papaza yazdığı mektup ve sakat kilise görevlisinin papaza anlattığı incil yorumları filmin anafikrini oluşturan yerlerdir. ayrıca (bkz: silence of god)
  • 1963 yılı mahsulu bir ingmar bergman filmi.

    yitik bir kasabada yitik bir zamanda yitik bir tanrının peşinden koşmaya çabalayan niyetsiz bir avuç insanın durağan masalı demek istiyorum ben bu film için.