şükela:  tümü | bugün
  • s club 7'nın "seven" albümünden çıkan hit parça. hatta belki de bu grubun yaptığı en iyi şarkıdır bu bir bakıma. sözlerini de verelim tam olsun bari:

    loving you is not just luck or illusion
    it's in the make-up of our dna
    it's not by chance we make the perfect solution
    don't fight it baby, you know that it's just destiny's way

    baby lovin' you
    comes easily to me
    it's what i'm living for
    it's all in the chemistry
    baby lovin' you
    is how it's meant to be
    it's something that is oh so natural to me
    natural

    we got the answers but there's no explanation (no explanation)
    we got each other baby come what may (come what may)
    it's in the science, it's genetically proven (genetically proven)
    cos when you touch the reaction it just blows me away

    baby lovin' you
    comes easily to me
    it's what i'm living for
    it's all in the chemistry
    baby lovin' you
    is how it's meant to be
    it's something that is oh so natural to me
    natural

    baby lovin' you
    comes easily to me
    it's what i'm living for
    it's all in the chemistry
    baby lovin' you
    is how it's meant to be
    it's something that is oh so natural to me
    natural

    turn off the light, lay your head next to mine
    take it slowly, a step at a time
    c'mon get close, closer to me
    it's oh so natural, it's oh so easy to see

    baby lovin' you
    comes easily to me
    it's what i'm living for
    it's all in the chemistry
    baby lovin' you
    is how it's meant to be
    it's something that is oh so natural to me
    natural

    baby lovin' you
    comes easily to me
    it's what i'm living for
    it's all in the chemistry
    baby lovin' you
    is how it's meant to be
    it's something that is oh so natural to me
    natural
  • doğal, tabii, tabiat(ın)a dair anlamına gelen ingilizce sözcük. aynı zamanda doğuştan fanatik de demektir.
  • elizabeth dönemi ingilizcesindeki kullanımında yaygın olarak saf, salak anlamına gelir bu sözcük.
  • "being natural is simply a pose, and the most irritating pose i know"

    for wildes sake,
  • the art of seduction isimli kitabin icerdigi, 9 tip "bastancikarici"dan bir tanesi. kitaba gore bu tipler, acik durust tiplerdir. bu sekilde etkilerler. cocuksu ruhlarinin varligi yaninda, insanlar kendilerini huzurlu rahat neseli hissederler. ayrica onlara yardim etme hissini uyandirdiklari, onlari koruma istegimizi canlandirdiklari icin, insanlarin kendilerine adapte edecekleri "savunma" gibi hislerinden arindirirlar. onlarin kendilerini bir cocuk karsisinda savunmalari gerekmez. baska sekilde dusunur ve hissederler. cunku cocuklar masum ve korkusuzdur. arada sirada, insanlar, bu buyuk cocuklarin (buyumus de kuculmus) durustluklerine, hatta baskasindan duysalar incinecekleri kizacaklari seyleri duyunca kizmazlar. cunku bilirler ki, bu yorumlar, cok da kontrollu olmayan dogal bir cocuktan gelmektedir.
    sembolu kuzucuktur. kuzucugu, masumiyetinden dolayi yakinimizda isteriz.
  • software ag tarafindan gelistirilen 4gl bir programlama dili.

    programci olmayanlarin bile rahatlikla okuyup anlayabilecegi basit bir dil olup, adabas'in da mutemmim cuzudur.
  • roger federer'in niki, lakabı.. çok yakışmış, imho.

    (bkz: roger federer)
  • kimi berberler "enseyi nasıl yapayım?" derken sorarlar bunu, ne anlama geldiğini hala biliyor değilim ama kulağa güzel geliyor.