şükela:  tümü | bugün
  • bi sakız markası
    "nazara nazar kaç yazar" gibi geyik bi sloganı bile var
  • bı gun bı yatchı kazagımı begendıertesı gun kazak her zamankı yıkanma ortamında mınımınnacıık chıtı chamshır makınesınden aglamıshtım en sevdıgım kazaktı
    ertesı hafta gene aynı bayan kolyemı begendı anne annem vermıshtı bayılıyodum o gun poloya gıttım bluz denerken kolye bılımum parchalarına ayrıldı kı bıldıgımız zıncır yanı unucdakı zımbırtının tashı chıtı resmen un ufak oldu yerlerden topladık gene aglamıshtıım
    ha bıde o kadını baya bı severdım hala da severım
  • degmemesi icin dua edilen seylerden biri
  • abartılacak bir tabir değil, sadece bakış demek...

    ne diyodu barış abi..?
    pazar eyle pazar eyle..
    ....... nazar eyle
    nasıydı yaw?

    karamdan söylüyüm bari
    armudu dalında pazar eyledim
    kaşına gözüne nazar eyledim karam... eyledim karaaaaaaam...
  • (bkz: #771671).
  • (bkz: evil eye)
    (bkz: kem goz)
  • (bkz: beholder)
  • bir kiz cocuk adi.
    (bkz: nazar boncugu)
  • bakislarla bir insanin basina kotu bir olay gelmesini saglamak.
    bunun bir turevi de beddua'dir. fakat nazar'in beddua'ya oranla daha masum oldugu soylenebilir, ne de olsa kontrol edilmeden harekete gecebilen birseydir.
    bu tur guclerin daha cok renkli gozlulerde olduguna inanildigi icin, kendisine de mavi goz resmi* takmak gibi inanislar dogmustur, ozellikle kucuk cocuklara bunlardan takilir.
    gercekte ise isteyerek bir kisinin basina kotu olaylarin gelmesini saglamak mumkundur, kanitlari vardir, yasanmistir.
    cocuklukta boyle bir gucun daha yogun oldugu, buyudukce ve saflik kayboldukca guclerin de kaybedildigi soylenir.
  • tdk diyor ki:

    1 . bakış, bakma, göz atma:

    "ilk nazarda mağrur, azametli tesirini veriyor."- s m alus.

    2 . (eskimiş) bir konu hakkında düşünme, görüş:

    "nazarında herkes zındıktı, hırsızdı, yalancıydı."- ömer seyfettin.

    "nazarımda daima küçük ve kusurlu kalacaktır."- reşat nuri güntekin.

    3 . belli kimselerde bulunduğuna inanılan; insanlara, özellikle çocuklara, evcil hayvanlara, eve, mala mülke, hatta cansız nesnelere de zarar veren, bakıştaki çarpıcı ve öldürücü güç.

    ---

    nazar değmek (veya nazara gelmek)

    göz değmek:

    "hele marangoz halil'in gözünü de denemiş. nazara gelmemek için kendi kendine okuyup üflüyor, nerede tahta görürse tak tak vuruyor."- haldun taner.

    ---

    (birinin) nazarında

    birinin düşüncesine göre, birinin gözünde:

    "bu, isviçreliler nazarında bizim itibarımızı hayli yükseltmişti."- yakup kadri karaosmanoğlu.

    ---

    (bir şeye şu veya bu) nazarıyla bakmak

    ona öyle imiş gibi, o gözle bakmak.

    ---

    nazar boncuğu

    1 . göz değmesin diye takılan mavi boncuk veya bunun yerini tutan başka şey, göz boncuğu.

    2 . eşi benzeri olmayan, tek.

    ---

    nazarıdikkat

    ilgi.

    ---

    nazarıdikkatini çekmek

    ilgisini çekmek

    ---

    nazarıitibar

    ilgi, dikkat.

    ---

    nazarıitibara almak

    dikkat etmek, dikkate almak.

    ----

    ayrıca,

    (bkz: esrarengiz şiir olmaz/#2995693)