şükela:  tümü | bugün
  • viridiana'ya giriş niteliğinde, ayrıca bu filmin katolik sinema ödülü alıp viridiana'nın yasaklanmış olması da ilginç bir ironidir.
  • 1959 yapımı bir meksika filmi yönetmeni luis bunuel. aynı adlı romandan uyarlamadır. din,adalet,eşitlik gibi kavramlar üzerine düşünmeye davet eder seyircisini.
  • iyi bir insan olarak tutunmaya çabalayanların sergüzeştini -küçük bir boyutuyla- anlatan bunuelesque bir şaheser.

    bazı insanlar iyi olmak için bazı ahlaki/dini öğretilere ihtiyaç duyarlar. nasıl ki born to be killer insanların olduğu varsayılıyor ve dahi kurgusal eserlerde, bu konu, derinlemesine inceleniyorsa, born to be good insanlar da pekala mevcut bu cihanda; ancak ne yazık ki bu insanlar çoğu zaman rasyonel düşünemiyorlar. saplantı haline getirdikleri iyi olma ve kötülük yaptıklarını düşündükleri zamanlardaki müteessirane nedametleri dillerinden en çok şu kelamın çıkmasına neden oluyor: mea maxima culpa

    safî kötülük olmadığı gibi safî iyiliği de bu kadar fetiş haline getirmeyi, şu anki aklımla, safdillik olarak algılıyorum. hoş, peder nazario olduğum zamanlar da olmadı değil şu kıçı kırık kaknem dünyada. iyiliği ahlakî/dinî bir doktrinle özdeşleştirdiğim zamanlarım da oldu, ne yalan söyleyeyim. şu an ise elinde ananas yola revan nazario modundayım. belki de bir sonraki aşamadayım nazario gelişim ölçütüne göre (ben uydurdum bu ölçütü).

    bir roman/film karakteri ile bu denli özdeşleştirebilirdim kendimi.

    bu nedenle buradan luis bunuele şapka çıkartıyorum (bkz: hats off)
  • bence viridianadan daha iyi bir film. ne bileyim daha kendi halinde, viridiana fazlaca kör göze parmak.
  • film benito perez galdos'un romanından uyarlanmış (aynı zamanda viridiana'nın da yazarı) yönetmen, yazar için ispanya'nın dostoyevski'si diyor. ama kimse tanımaz. çünkü ispanya güçsüz bir ülke. tankı topu yok. abd'nin savaş gemileri, roketi var diye biz hemingway'i biliyoruz.
    bu hikayeyi filme çekme sebebinin ise insanın şüpheye düştüğü o an için (nazarin'in finalde sadakayı alıp almama çelişkisi) olduğunu söylüyor. sigarayla yatakta uyuya kalırsın. sigara ya söner ya da tüm evi, herşeyi yakar. şüphe de o sigaraya benzer

    https://www.youtube.com/…tch?v=xjvpvib2gp4&t=27m57s

    zavallı nazarin, sade'ın erdemle kırbaçlanan insancığı, bunuel'in unutulan sigarası, umarım daha çok yakmaya devam edersin
  • tarihin en büyük baş kaldırıcısı/isyancısı isa'nın modern uyarlaması olan baş karakter nazario'nun etrafında dönen filmdir. isa, zamanında nasıl statükoya baş kaldırdıysa, ortaçağ'a hükmetmiş statüko konumuna gelmiş kilise döneminde yaşamış olsaydı, nazario'dan çok daha beter muamele görürdü, bunda hiç şüphe yok.

    kilise dogması tamamen pavlus'un eseridir ve ben bu adamı bir nevi anti-christ olarak görüyorum.
  • apostolik bir rahip olan nazarin’in ahlaki ilkelerinin başına neler getirdiğini izliyoruz. nazarin dünyadaki her şeyin tanrının olduğuna inanır üzerindeki kıyafetlerin bile mülkiyetine sahip olmadığını söyler. nazarinin böyle bir ahlaki ilkeye, dini görüşe sahip olduğu için evine hırsız girdiği halde polise gitmez. nazarin aynı zamanda fakirlerin ve sokak kadınlarının yaşadığı bir mahallede oturmaktadır. hırsızlık yüzünden iki sokak kadını kavga ederken andaran kuzeni olan camalayi öldürür ve nazarin’in evine gider. nazain katil olan andaranı yaralı olduğu için saklar. velhasıl nazarin katil olan andarani evinde saklar lakin aynı zamanda bir ahlaki ikileme düşer. çünkü nazarin yalan söylememe ahlaki ilkesi de vardır. şayet polis andaran’ı aramaya gelirse onu teslim edeceğini andaran’e söyler. sonunda polis evi armaya geldiğinde nazarin ve andaran evden kaçar. andaran evdeki tüm izlerini silmek için evi yakar, tanrının elçisini evi yakılır. nazarin artık şehrin ayrıksı öteki bir kişi olduğu için dışardaki yaşamında onu takip eden bir sokak kadını bir de kocası tarafından dışlanmış bir kadın olur. velhasıl nazarin’i kilise-manastır-tapınak gibi dini bir mabedin dışına çıkar. hayatta kalabilmek için dilenmek zorunda kalır. kiliseden çıkmış bir rahibin üzerinde hiçbir statüsü yokken sokakta yaşayan insanlara dönüşümünü izleriz. nazarin aç kalır, dayak yer, hapishaneye düşer, sokakta yatar. sokak adaleti rahip, usta, çıkar statü dinlemeyip ağır bir gerçeklikle karşı karşıya bıraktırır nazarini'i. o kadar münzevi bir hayat yaşamasına rağmen sokak yaşamı nazarini dinden birazcık soğutmasına sebep olur. filmin sonlarına doğru bir kadın ilk defa nazarine karşılıksız sadaka vermeye çalışınca nazarin şok olur ve bunu istemez önce sonra tekrar geri ister. film insanlıktan umudunu yitirme eşiğine gelmiş rahiple biter.
  • 1960 yapımı viridiana'yı izleyenler 1959 yapımı bu filmi de izleseler keşke de, daha iyi anlayabilseler her şeyi. filmde anlatılan hristiyanlığın, tevhid inancına çok yakın yani gerçek isevilik diyebileceğimiz bir inanç olduğu çok barizdir. zaten nazarin'in kilise'den de bağımsız hareket etmesi bize bunu gösteriyor. sadece altyazı çevirisinde geçen 'dilenme' kısmı olmaması gereken bir şey. ancak filmde onu da yardımlaşma-dayanışma ve hatta takas karşılığı yapıyor nazarin. hatta kendisine verilen parayı bile başka ihtiyaç sahibine verebiliyor. o yüzden tam anlamıyla dilenmek diyemeyiz yaptığı şeye. yapmış olduğu şey bugün henüz çalışma hayatına geçmemiş genç gezginlerin çoğunun başvurduğu bir şey sonuçta. o kapsamda değerlendirdim ben. bunun dışında nazarin bütün davranışları ile tam örnek bir inanan*dir diyebilirim.

    filmi tüm müslüman ve hristiyanların izlemesi gerektiğini düşünüyorum. allah'a yürekten inanan ve bu uğurda bütün statüko ve dogmalara dahi karşı gelebilen herkesin başına gelmesi muhtemel şeyleri yaşamıştır rahip nazarin. karakterle bütünleşmemek elde değil.

    öte yandan bu tür filmlerde benim gördüğüm başka şeyler de var. sanırım film meksika'da çekilmiş ve o dönemde yaşanan sefaleti geçtim insanoğlunun inanılmaz kötülüğü, varoşluğu, karaktersizliği.. kadınlara olan davranışları.. yani bir değil iki değil toplum tamamen bitmiş durumda.. böyle filmleri izlediğimde hayret ediyorum gerçekten. nereden tutsan elinde kalıyor.