şükela:  tümü | bugün soru sor
  • el değiştirmiş yahudi altınları.
  • ikinci dünya savaşı bitiminde kayıplara karışan nazi altınları ile ilgili rivayetlerin en ilginçlerinden biri de, altınların emanet edildiği kişilerin arasında bazı türk uyruklu kişilerin de yer aldığı söylentisidir. ikinci dünya savaşı yıllarında ali ihsan sabis gibi nazilerle bağlantısı olan kimi eski komutanlarla arkadaşlık babında ilişkili olduğu iddia edilen kazım taşkent'in kayıp nazi altınlarından bir bölümünü emanet almış olabileceği iddia edilmiş olsa da, söz konusu iddia yeterince kanıta dayanmadığı için henüz bir komplo teorisi olmaktan öteye gidememiştir.
  • çoğu yazarın hakkında bir şeyler yazdığı ama net olarak hiçbirşey bilinmeyen altınlardır.
  • hala nereye kayboldukları belli olmayan altınlar. nazilerin isviçreye, portekize ve bilimum güney amerika ülkesine yolladıkları söylenen altınların yanında, soykırımda ölmüş olan birçok yahudinin isviçre bankalarındaki altınları da savaş sonrasında ilginç bir şekilde ortadan kaybolmuştur. davalar hala sürüyor.
  • bir ara kanal d ekranlarında oynayan "sağır oda" adlı diziye ilham kaynağı olan altınlar. altınları uzan ailesinde olduğunu göstermeye çalışmışlardı.
  • ölülerden, öldürülenlerden elde edilen "totengold" ve yağma sonucu elde edilen "raubgold" olarak temelde ikiye ayrılır.
  • çocukluğumuzda jackie chan filmlerinde görüp tanıdığımız altınlardır.

    (bkz: operation condor)
  • dünya savaşı gibi bir savaşı finanse etmek için almanya muazzam derecede zengin bir ülke olmalıydı, ama değildi. reichsbank'ın altın rezervlerinin seviyesi, savaşın başlangıcında oldukça düşüktü. almanya; arjantin, portekiz, ispanya, isveç ve türkiye gibi tarafsız ülkelerden gerekli savaş malzemelerini satın alarak savaş çabalarını başarıyla sürdürdü. isviçre'nin üstlendiği rol (çoğunlukla savaş sırasında yağmalanan) altını alarak ve onu güçlü bir para birimi olan isviçre frangı'na dönüştürerek savaşın finanse edilmesiydi. ispanya ve portekiz'in rolü, bu para veya altını kullanarak volfram sağlamaktı. isveç'in görevi, bilyalı rulmanlar ve demir cevheri sağlamaktı. türkiye'nin görevi kromat sağlamaktı.

    1945 sonunda türkiye, toplam altın rezervini 27 tondan 216 tona çıkardı. müttefikler, türkiye'deki toplam alman dış varlıklarını 1945'te 51 milyon doları aşan ve muhtemelen 1946'da 71 milyon dolar olduğunu tahmin ediyorlardı.

    bu ticarette gerçekten muazzam varlıklar var. isviçre bergier komisyonu ve abd adalet bakanlığı özel araştırmalar ofisi tarafından hazırlanan raporlar sayesinde, nazi altının kökenlerine dair net bir tabloya sahibiz.
    hitler; bankaları, şirketleri ve altın ve gümüş, mücevher ve para birimi için bireysel malları teslim etme konusunda uzmanlaşmış birimleri özel olarak düzenledi. işgal ettiği ülkelerin merkez bankalarını boşalttı ve toplama kamplarında el konulan altın ve mücevherleri alman reichsbank'a transfer etti. sonradan çalınan altının isviçre varlıklarına dönüştürülmesiyle elde edilen özet istatistikleri şöyle:

    1. yukarıda belirtilen isviçre bergier raporu'na göre, isviçre'ye giden altının tahmini değeri yaklaşık 4 milyar dolardı. bu miktarın 2.7 milyar doları çalıntıydı.

    2. abd adalet bakanlığı özel araştırmalar ofisi tarafından hazırlanan rapor, (reichsbank'taki adıyla) melch'in hesabıyla ilgili olarak, toplama kampı mağdurlarından ve diğer yağma alanlarındaki materyalleri, mal ve mülk sahiplerinden sorumlu olan ss subayı olan bruno melmer hakkında bilgi verir. bruno melmer'in görevi varlıkları reichsbank'ta bir ss hesabına yatırmaktı. altın ve gümüş çubuklar, madeni paralar, masa gümüşü ve altınlar, yüzükler, saatler, diş altınları vb. eşyaların tümü 40,5 milyon dolar olarak tahmin edilmektedir.

    3. melmer hesabındaki altın miktarının yaklaşık 8 milyonu dresdner bank'a ve alman özel bankalarından deutsche bank'a gitmiş ve reichsbank'ın yabancı para cinsinden temin edilmesi için bir programın parçası olarak türk serbest piyasasında satılmıştır. mihver devletlerinin diplomat ve temsilcilerinin türkiye'deki operasyonlarını finanse etmesine yardımcı olmuştur.
    almanların türkiye'de önemli ekonomik çıkarları vardı. türkiye'de iki alman bankası, deutsche bank, istanbul ve deutsche orient bank vardı. altı alman sigorta şirketinin türkiye'de şubeleri vardı. türkiye'de 60'tan fazla alman denetim firması ticaret, ulaştırma ve sanayi ile uğraşmaktadır. alman firmaları, inşaat malzemeleri, kimyasallar ve eczacılık ürünleri, nakliye, makine ve elektrik teçhizatı, tütün ticareti, komisyon ajansları, ithalat ve ihracat gibi işletmelerde aktif rol oynamıştır. türkiye'de en az 50 şirkette alman menfaatleri vardı. bunlardan bazıları ıg farben, krupp ve bayer tarafından temsil edilen kuruluşlardır.

    4. nazi altının 2.6 milyar dolardan fazla fazlası savaş sırasında portekiz, ispanya, isveç ve türkiye'ye ulaştı. bu miktarın dörtte üçü isviçre ulusal bankası aracılığıyla almanya'dan transfer edildi. müttefiklerin nazi parasını kabul etmeye karşı uyarısına rağmen, almanya'dan bu ülkelere altın akışı savaş boyunca devam etti.

    5. son zamanlarda bir altın kaynağı daha keşfedilmiştir. ustasha; yugoslavya'da kurulmuş, almanya tarafından finanse edilen faşist çete. ustasha rejimi, nazi almanyası'nın savaş zamanı kukla devletiydi ve daha sonra hırvatistan olarak adlandırıldı. sırp, sinti, çingene ve yahudi nüfuslarını sistematik ve acımasızca soyup öldürdüler ya da sınır dışı ettiler. tüm bu mağdurların altın ve diğer değerli eşyaları ustasha hazinesinin bir parçası oldu. hazine; tahminen 80 milyon dolar kadar. bu hazinenin parçaları savaşın son yılında isviçre'ye transfer edilmiş gibi görünüyor.
    ustasha tümenlerinde bulunan ve savaş sonrası planlara hizmet eden türk murat bayrak hakkındaki entry: (bkz: #78024045)

    savaştan sonra müttefikler, altınlar konusunda türkiye ile müzakereye varmak konusunda istekliydi. ancak ilerleyen yıllarda yaşanan komünizm tehlikesi bu görüşmeleri tıkadı. müttefikler altının türkiye'de kalmasına ve kullanılmasına izin verdi. daha sonra truman doktrini çerçevesinde 150 milyon dolar yardım anlaşması imzalandı.

    dipnot: yazı germanculture.com sitesinde tatyana gordeeva'nın yazısından ve archives.gov'daki "rg 84: türkiye" başlıklı raporlar birleştirilerek türkçeye çevrilmiştir.