şükela:  tümü | bugün
  • 1923 bağdat doğumlu ıraklı şair..

    " yılların bağı yırtılır, bin gölgeden
    sarar siyah irin kirpiklerin tatlı yüzü emmez
    bizi değiştirdi zulüm, bardağımdan damlayan aşk ve gülüş
    çirkin hüzün, bizi taşır arap çayın avuçları
    açık denizi görüyorum ve gölgeleri
    böyle güzel

    emiyor ve içiyor yorgun

    ***
    veda ettik kalabalıklarla günbatımında yılların
    deniz getirir ondan bize kalan göç edenlerle birlikte
    susamışlığımız uzun, yığılır kalırız inleyerek
    boşluğun üstünde sızlanarak andığımız testimiz
    yutarız yığılan gözyaşlarımızı bile
    ve ateş sarkar

    onunla delirir arzuyla sarkan dil

    ***

    yarın, bizden sonra, boşa akacak alnı ayın
    şaşırıyor sıcaklığını gün, dünün yıldızları yandı
    titredi geceyle yankısı eskiyen uzak çığlığın
    titrer gibi, denizlere bizimle akan, nerede battık
    ona söylediği de bize döndüğünde
    toprağın kökleri

    parlayıncaya kadar gündoğumu uzun çağın "

    (göç adlı şiiirinden, metin fındıkçı çevirisiyle)
  • nazik el melaike "yıkılmak"

    seviyorum... seni seviyorum... kalbim çıldırmış
    durumda
    ve aşkın sureti derin bir mesafede
    seviyorum, mutluluğum tuhaf bir sevinç
    kaybettiğim donuk ellerine uzanıyorum
    hayatım şairliğimin dünyasında
    aşktan alevlerin koru küllerde saklı kalacak
    kalbim kafesinde çarpa çarpa
    bu yangına bağlı kalacak
    kalbimin bu yangınını lanetliyorum, lanetliyorum
    ve sureti nefretle büyüye, büyüye
    ruhum hakaretlerle ateşe verilmiş
    ufkun oluşumunu görür kayıp küçümsemelerle
    hayatıma dokundukça ve bu kin ve nefreti getirir
    üstümü bu dünya kötülüklerle örtmüş
    benliğim kararı olmayan bir asi
    onu çevreleyen kayalıklarla küçük görür
    seviyorum ve lanetliyorum... seviyorum bu zorluğu
    seviyor ve lanetliyorum... seviyorum bu acıyı
    ağzında mı yaşıyorum? kalana ad koydum
    hayatımın mezarında suskunluğunda idamın.

    ağlıyorum... ağlıyorum... gözyaşlarımdaki alevler
    ruhumu mühürler ve ona sığınırım
    bedenimdeki şaşkınlık beni bitkin düşürür
    acımdan bağırıyorum: ben kimim?
    gözlerim sevdiğim gözyaşlarını bağışlar
    kalbimi tetikler kışkırtır
    ve ruhum istemediği yerde tökezler
    karanlıkta ışıldayıp yolunu bırakarak

    bedenimde olmayan her şeye gülerim
    gülüşümde sevincin büyüsü
    kalbimde büyü ve hor görme
    ayaklanır tökezleyen alemde
    asi başımı ellerimin arasına alırım
    kesilen kurtçuklara gülerim
    kahkalarla gülerim tanrı'yı anarak
    yarattığı hasta kafirlere
    güler ve ağlarım... gözyaşlarım kandan
    güler ve ağlarım... gülüşüm pişmanlıktan
    ışığın altında çenemi ovalarım
    asiliğim karanlığın altında diner

    ne istediğimi bilmeden istiyorum
    istemediğim paltomu istiyorum
    gökyüzünün ve yıldızların rengini seviyorum
    yeni doğan her günden nefret ediyorum
    duygularımı şiire dökmek istiyorum
    bedenimde duyumsamadan büyüleyen
    örtülü düşlerde geziniyorum
    ne bir heykeli ne de sınırı olan

    bedenimde olmayan her şeyden kaçarım
    gördüğüm her şeyden
    benliğim derinliklerinde garip bir çığlık
    kalbime hayatın zorluklarını öğretir
    benimle bağırır: kaç kaç
    yankı yorgun düşer bu ruhumun duygusundan
    ey dünya size sesleniyorum: kurtuluş!

    istiyorum ve kaçıyorum gökkubbenin altında
    bütün yıkılışımın nağmelerini çiziyorum
    sözümdeki şikayetin beğenisi kalır
    acı soldu ve hayat çırılçıplak

    seviyorum ve neden sevdiğimi lenetliyorum
    lanetliyorum? hangi şiirleri beğendin?
    gülüp ağlıyorum ne görüyorsun süzülen
    yaşlardan ve tuhaf gülüşümde?
    istiyorum ve kaçıyorum, bu hayatım
    hangi deliliktir? hangi kapalı yıkılışta?
    neden şarkılar söylüyorum? neden yaşıyorum?
    neden yıkılıyorum bu aşktan?

    1948
  • çok seviyorum bazı şiirlerini. sevgim belki de şiiri okuyandan geliyordur. hep kabul ederim şiiri okumak, şiiri yazmaktan daha zordur. ancak o kadar güzel yazmış ki... benzetmeleri, cümleleri bambaşka bir seviyede. her biri ayrı cümleleri ayrı ayrı bir süzgeçten geçirdiğimde elimde hep aşk kalıyordu. aşık değilim, maşuk değilim ama bambaşka hissediyorum. kim bilir belki de öyle olsam nasıl bir anlamı olacak şiirlerinin?

    ülkemizin bazı şairlerini -değerlerini- ayrı tutarak söylemeliyim ki benim için şairlik unvanını hak edebilmiş 3-5 isimden biridir bu kadın.