şükela:  tümü | bugün
  • en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı..
  • ideolojisi nedeniyle bir kesim tarafından hoş görülen bir şair. sağcı bir şair yapsa yaptıklarını, baya gömerlerdi bizim sözlükçülerimiz. solcu arkadaşların dedikleri uzerinden gidelim.

    nazım hikmet bir atatürkçüydü onun devrimlerini yaşatmaya çalıştı vs.
    -hayır, nazım tek partili dönemde orduda komünizmi yaymak, atatürk'e hakaret gibi suçlardan içeri alınmıştır.atatürk'ü "burjuva kemal" diyerek aşağılamıştır.kuvayı milliye destanında küçük bir yerde atatürk'den sarı kurt diye bahsetmiştir. o zaman da hapisten çıkmak içim bunu yazmıştır. o dönem edebiyatçılar bu tür suçlardan yırtmak için ataturk'e methiyeler düzmüşlerdir.(bkz: sabahattin ali) (bkz: hüseyin nihal atsız)

    amerikancı faşistler ülkeyi emperyalistlere sattılar. vatanperver nazım'ı ülkeden kovdular,sonra 3636437. filoya secde edip haka dansı yaptılar.
    -hayır, türkiye'yi amerika eksenine iten sovyetler birliği'nin türkiye'ye ültimatom vererek kars ve ardahan'ı sovyet gürcistan'a katmaya çalışmasıdır. bu solcular tarafından sürekli görmezden gelinir. eğer tsk nato'ya entegre edilmeseydi(askeri üsler,filolar vs.) kızıl ordu tsk'yi mağlup edip ülkeye ciddi zarar verecekti maalesef. türkiye'nin nato'ya girmesi ülke çıkarlarına hizmet eden stratejik bir karardı. ancak, nazim bey uçuk ideolojisi sebebiyle stalin babasınin kucağında komik sovyet propagandalarına katılmıştır ve ülke çıkarlarını zedelemiştir.vatansever değil, kukladır .(bkz: nazım hikmet'in türkiye'yi kötülediği video) (bkz: kimi öldürmeye gidiyorsun ahmet) vs.

    nazım, çok kral adamdı; sürekli sevgililerini aldatırdı. cool adam yani.
    -(bkz: aldatan erkek) başlığına uğurluyorum, böyle söyleyen arkadaşları.
  • eşi piraye'yi aldattıktan sonra pişman olup piraye'ye yazdığı mektup...

    "piraye

    aramızdaki münasebetlerden birisi olan fakat zaten bilfiil çoktandır mevcut bulunmayan ve daha senelerce de mevcut olamayacağı anlaşılan karı kocalık münasebetimizi, kadın erkek münasebetimizi tasviye etmemiz, kesmemiz gerekiyor. bunun icap ettiğini uzun muhakemelerden nefsimle yaptığım işkenceli müsahabelerden sonra anladım. ve sana bir gün bile fazla yalan söylememek için bu münasebetin artık kesilmesi gerektiğini işte hemen yazıyorum. sen yine benim en yakın insanımsın. en yakın dostum ve arkadaşımsın. çocukların çocuklarımdır. bu tarafımızda hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıyorum. fakat artık karı kocalığımız devam edemez. bu bağımızı bağlarımızdan ancak bir tanesi olan bu münasebetimizi kesmemiz lazım geliyor. sana yolladığım bu mektupla beraber ben karı koca münasebetimizin kesilmesi için gereken yerlere müracaatımı da yapmış bulunacağım.

    bütün bu olan biten şeye rağmen yakın iki insan olarak kalacağımızı biliyorum. benim başım sıkıştığı zaman hapiste olayım, dışarıda olayım yine sana koşacağım. sen de öyle bana koşacaksın. ömrümün en güzel senelerini, en iyi eserlerini sana borçluyum. onlar manen ve maddeten senindir. şimdilik allah'a ısmarladık. beni affet bile demiyorum. her şeye rağmen beni herkesten ziyade anlayacak olan insanın yine sen olduğuna eminim. eteklerinden öperim."

    nazım hikmet
  • yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir! diyen gelmiş geçmiş en büyük şairimiz.
  • "koyun gibisin kardeşim
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye"

    celep: hayvan ticareti yapan kişi
    salhane: kesimhane
  • "özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte."
  • 3 mart 1938 tarihli piraye'ye mektubundan ;

    '' ve tıpkı eski
    acıklı hikayelerdeki
    yalınayak, karlı yollara düşmüş
    yetim bir çocuk gibi bu yürek
    mavi gözleri ıslak
    kırmızı,küçücük burnunu çekerek
    senin bağrına sokulmak istiyor ''

    1 nisan 1938 tarihinde piraye'ye yazdığı mektubu ise şöyle bitirir :

    ''....ve unutma ki ,
    daima iyi şeyler düşünmeli
    bir mahpusun karısı''
  • 50 küsur yaşındasın. doğduğun büyüdüğün yer artık senden çok uzak. elinden alınmış ve itilmiş bir geçmişle, tanıdığın herşeyden çok uzakta, binlerce yıllık tarihin içinden akıp geçtiği bir nehrin kenarındasın. kafanı yukarı kaldırıyorsun şehrin ışıklarından bir an uzaklaşıp. ve soğuğu içine çekerek paltonun ucundan, kendine sakin ve yorulmuş soruyorsun: artık "memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak".

    25 kilometreden karlar içinde görünmekte olan moskova'nın gecesinde dolaşmış bir şair.
  • çok yakında ilk kez yayımlanacak 100 dizelik bir çocuk şiiri ortaya çıkacak nâzım'ın...

    kim bilir, belki 3 haziran'a, ölüm yıldönümüne yetişir şairin...
hesabın var mı? giriş yap