şükela:  tümü | bugün
  • japon şiirinde, kiraz ağaçlarının beyaz çiçeklerini dökmesine nazlı kar denirmiş. daha doğrusu anlatımda bu benzerliğin kullanılmasına. bayıldım. böyle, dalından kopup havada nazlı nazlı süzülerek toprağa düşen bembeyaz, kar gibi çiçekler.

    ve bu güzel görüntünün ardında yatan tezatlık. ağaçların, en albenili zamanlarında çiçeklerini dökmesi ya da daha kötüsü; vakitsiz bir güneşe gönül verip erkenden çiçek açarak baharı göremeden çiçeklerini dökmesi gibi durumlarda kullanılıyor sanırım. gaza gelip kendi kendime fazla edebiyat yapmış da olabilirim.

    japon sinemasında bu tür nazlı kar sahnelerini çokça hatırlıyorum. tüm o sahneler sinemada şiirsellik konusuna birer örnekmiş meğer. tamam hepsi şiir gibi sahnelerdi -yoksa ben çoktan unuturdum zaten- ama ben o şiir gibi sahnelerdeki nazlı kar göndermelerini yeni fark ettim. gönderme var! gönderme var! gönderme vaaaar!

    bizim divan edebiyatındaki gül-bülbül mazmununun bir tür japon versiyonu dersem hata yapmış olmam sanırım. ben öyle anladım en azından. hem böyle çok daha iyi anlaşılıyor.

    ben de tüm bunları nazlı kar isimli bir romandan aktarıyorum size. japon edebiyatının bu güzide eserini okuyarak daha da derinlere inebilirsiniz. kitabın, bir türk sokak edebiyatı ölçütü olan tuğla kitap klasmanında olduğunu da hatırlatmak isterim. hatta 1 buçuk tuğla. kadın edebiyatı için de bir örnek olarak gösteriliyor aynı zamanda. hiç sorun değil. kadın edebiyatını okumak veya sevmek için kadın olmak gerekmiyor ne de olsa. ben bu az yontulmuş adam halimle bile çok seviyorum.
  • jun'ichirõ tanizaki'nin 4 kız kardeşin etrafında geçen olayları anlattığı bir erkek tarafından kaleme alınan "kadın romanı". japonya, japon kültürü, sakuralar... daha ilk sayfadan kitabın içine girip hiç bitmesin istediğiniz hikayelerden.
  • bodrum masalı dizisinde şule karakterini canlandıran oyuncu. 1984 afyon doğumludur.
  • bakır rengi saçların çok fazla yakıştığı, kendi hâlinde, kendi deminde güzel oyuncu. parlak, hareketli ve reddetmesini bilen bir yapısı olduğu için, dizi sektörünün gam ve karmaşasının içinde çok fazla görmeyiz. açıkçası kendi seçiminin bunda ciddi bir etken olduğu düşüncesindeyim.

    bunun dışında, rolünü yaşayan değil, anlayan ve anladığını başarıyla aktaran oyunculardandır. kendisini ve var oluşunu hiçbir zaman devreden çıkarmaz. rol roldür, bense benim derce; neyi, kimi oynarsa oynasın, her zaman kendisinden bir iz, bir işaret yakalarsınız.

    iyi insandır sonra. bana şair ve ufaklık der.
  • tiyatro ak'la kara'da üç nokta adlı oyunda oynayacak olan tatlı mı tatlı, şirin mi şirin hanım kız. hepcanla olanları saymazsak fena vine'ları da yok değildir izlenmesi tavsiye edilir.