şükela:  tümü | bugün
  • ilk yarısını geride bıraktığımız nba sezonu.

    sürekli bir şeyler yazıyoruz ekşide oyunu sevenler olarak, bu defa bodoslama "standings" üzerinden ilk yarıyı değerlendirelim :)

    batı

    los angeles lakers (33-8) : ilk yarıda batının en istikrarlı zirve adayı oldular. düşmeleri beklenen hiçbir yerde gerçek anlamda düşmediler. takım özellikle davis'i diri tutmak adına mcgee/howard ikilisini çok doğru ve verimli kullandı. hala kanatlarda ve 1 numara pozisyonunda istenilen seviyede gözükmeseler de lebron james'e sahipseniz o her şeyi yoluna koyuyor. lbj kendisini optimal verimlilikte kullanırken pek çok tarihi istatistikte de all-times sıralamalarında kendine yeni sıralar buldu. o ve davis mutlu olsalar gerek. ve tabii ki jeanie buss... ve tabii ki pelinka... ve tabii magi (tamam tamam o kadar değil hehe...) velhasıl kendilerini çok yormadan sürekli olarak gerekeni yeteri kadar yaparak ilerlediler. play-offlara kadar batı birinciliği için doğal aday onlar. en önemli sorunları kuzma. davis 4 numara oynamak istediği için kuzma'ya yer açamadılar ve o da değer açısından takaslık, kontrat açısındansa elde tutulmalık bir konumda. 3 milyonluk kuzma kontratını kimse takas edeceksin ki? mutlaka artı birşeyler gerekiyor o takasa ve işler karışıyor...

    denver nuggets (28-12) : onlar zaten tam bir normal sezon takımı ve geniş kadrolarıyla maçları her zaman diri ve verimli oynayarak buralara geldiler. 28-12 tam bir contender derecesi değil ama geldikleri yer ve şu anda bulundukları yerde onlar adına olumlu değişimler oldu. jokic formda, michael porter jr takıma tam olarak entegre oldu ve onların yükselişi murray-harris ikilisinin (özellikle murray) güvenilmezliğini örtüyor. oyunda kullanılan top sayısı, yıldızlara verilen top kullanma imtiyazları ve saatin sınırı (48 dk) düşünülünce, fazlalık ihtiva eden benchlerinde en az 2 ismi göndermeleri gerekiyor. kim bilir? belki de bu onlara gelecek için şanslı bir draft pick de sunabilir.

    utah jazz (28-12) : batı 3.sü olmaları sezon başında beklenebilirdi ancak ilk çeyreği verimsiz geçirip şu an geldikleri nokta şaşırtıcı. topun paylaşımı, tempo gibi sorunlar, ingles'ın bench'e çekilmesi, conley'nin verimsizliği, gobert'in mutsuzluğu derken son 10 maçı kazanarak bir anda sezon başı projeksiyona geri döndüler. ilk 4'te ligi bitirmeleri olası ancak mike conley hala takımla uyumu sağlayamadı. donovan mitchell'a hala çok fazla yükleniyorlar. jordan clarkson takası çok riskli ancak verimsiz exum yerine kısa vadede daha iyi sonuç verdi. ve tabii ingles'ın geri dönüşü... attığı şut sayı oluyor bu ara ;)

    los angeles clippers (28-12) : en büyük beklentiye sahip takım onlardı ancak beklenmedik mağlubiyetler, özellikle yedikleri bazı büyük farklar resmen havalarını söndürdü. sezone pg13 olmadan fena başlamadılar, savunma gayretleri üst düzeydi ancak şu anda hem hücumda 1 ve 5 numarada yetersizler hem de savunmada takım içi uyumsuzlukların sonucu olarak konsantrasyon düşüklükleri yaşıyorlar. evet play-off'larda herşey farklı olacak ama yine de batı'da normal sezonu önemsemeyen bir takımın şampiyonluk şansı doğuya göre daha düşük. kawhi load management geceleri dışında genelde hem iyi gözüktü ve formda. lou-montrezz ikilisi de iyi ancak hep küçük adalar gibi kopuk ve ayrı duruyorlar. halbuki birleşip dev olmaları lazım. bu da takım içi oyun uyumuna bakıyor. işler kötü gitmiyor ama daha iyi olmak zorundalar. kawhi'ın gazına gelip normal sezonu 2. plana atmaları onlara acı patlar.

    houston rockets (26-14) : bence şampiyonluk lafını eden takımlar içinde en dengesiz takım. takımın boyu kısa, kanat rotasyonu yok gibi birşey, momentumu kaybettiklerinde büyük seriler yiyip çok saçma maçlar kaybediyorlar. harden müthiş oynuyor ancak takım westbrook-harden ikilisinin uyum sürecinden daha büyük bir temel soruna sahip; uzun değiller. smallball'a geçtiklerinde rezalet çıkıyor. savunma konsantrasyonları hücum verimliliği üzerinden işliyor ve hücum verimliliği direk olarak bu minnoş insanların ruh hallerine göre değişiyor. dolayısıyla da çok çirkin maçlar kaybediyorlar. gordon, rivers, mclemore gibi isimleri verip 1 belki 2 kanat alabilirler. almaları lazım. en iyi dönemleri olan 2 sezon öncesinde kanatlarda çok etkiliydiler.

    dallas mavericks (26-15) : sezonun özeti doncic. net. luka doncic nba'in gelecek 10 yılında ligin yeni yüzü olmak üzere ve ona eklemlenmiş parçalarla düşük tempo bir yarı saha basketbolu oynadılar. porzi tam uyum sağlayamadı ancak luka doncic öyle güçlü ışık saçtı ki ligin başındaki bench verimsizliği rol oyuncularının istikrarsızlığı 2. plana atıldı. luka-ball şimdiye kadar takımı alt seviyeden orta seviyeye getirdi ama bundan sonrası için daha fazlasına ihtiyaçları var. yine de bu yıl için gelinen seviye şu ana kadarki hedeflerle örtüşüyor bence.

    oklahoma city thunder (23-18) : dağıtılmak ve gelecek için rookie, sophomore oyuncular ve draft pickler biriktirmek üzere kuruldular. gelin görün ki eldeki kadro basketbolun temellerine ilişkin ligde en iyi, en doğru bilgilere sahip chris paul komutasında tam performans verdi. bu da onları beklenmedik bir yere taşıdı. ilk çeyrekten sonraki dönemde çoğunlukla dış alanda cp3-alexander-schröder üçlüsü ile oynadılar. gallinari'nin istikrarı ve sonradan "aralarına katılan" steven adams ile gayet sağlam geldiler. ancak bu konum, eldeki bu başarı onların ana planları ile uyuşmuyor. acilen dağılmaları lazım, play-off dışında kalmaları lazım :)

    memphis grizzlies (19-22) : grit&grind bitti ve yeni çağın başlangıcı görkemli oldu. geçen yıl bugün conley/gasol ikilisine bakan ve baktıkça geleceği kararan memphis semalarında bugünlerde ja morant (gerçek anlamda) uçuyor!!! jaren jackson jr kendisini geliştiriyor ve dilon brooks bir başka başarılı draft pick olarak saygı kazanıyor. bu üç isim de sorumluluk alıyor aynı zamanda (jackson tam olmasa da) savunmayı da boşlamıyorlar. atletik, yetenekli bu üçlü nüveye ek olarak pota altında devasa sağlamlıkta oldschool valanciunas, kanatta jae crowder bu gençlerle çok uyumlular. brandon clarke, tyus jones derken re-building işinde voleyi vuranlar sınıfına giricez derken play-off potasına girdiler. geçen sezon atlanta'nın play-off kovalamasını hayal edin. bu ondan da zor. memphis'in yaptıkları beni çok etkiledi. özellikle ligin 2. çeyreği itibariyle gösterişli maçlar da aldılar.

    san antonio spurs (17-22) batıda %50 yüzdenin altında bir yüzde ile play-off kovalamak uzun yıllardır imkansızdı ancak popovich'in küresel gücü(!) bu trendi kırmaya bile yetti!!! mi acaba onu bilemiyoruz ama spurs fecaat mağlubiyet serileri, yetersiz kadrosu, eski püskü oyun tarzı ile lottery sınırlarına girmişken bir kaç parça değiştirdiler, biraz vida sıktılar ve 8. sırayı zorluyorlar. yetenek tavanı en kısıtlı ilk 8 adayı onlar ancak popovich, kendisine her zaman geç düşen jetonun düşmesi sayesinde takımı hücum verimliliğinde yukarı taşıdı. demar derozan spurs'e geldiğinden beri en iyi dönemini geçiriyor. savunmada biraz iyileşseler direk 7. sıradan içeri girecekler ancak orada da lma savunmayı aşağı çekiyor. bu kadro direk loserville havhavs seviyesinde ama koç çok şeyi değiştiriyor.

    portland trail blazers (18-24) : sezonun en büyük hayal kırıklığı oldular. lillard-mccollum ikilisine eklenecek yeni kanat oyuncuları ile yeni bir fikir/anlayışla işe girdiler. geldikleri yer "melo-drama season" oldu. lillard'ın bundan memnun olduğunu da sanmıyorum. tüm ilgi "melo 18 sayı attı, melo 24 attı, vauvv, hall of famer!!!" mevzuları ile melo'da, kendisi savunmada efsanevi kovalardan. whiteside savunmada anlatılmaz derecede kötü, gelin görün ki nurkic geldiğinde lillard-cj ikilisinin ardında savunma yapacak insanlara ihtiyaç varken bu guard ikilisi takımın savunma belkemiği oldular!!! geçen sezonun batı finalisti; şu an 2 başarısız forveti gönderilince çöktü adeta. (ve sakatlıklar) farkında değildik de al-farouq aminou falan mı finale çıkardı bunları ??? bu sene play-off falan artık imkansız gözüküyor. takas dönemi bitmeden dramatik değişiklik sağlamaları da kolay değil.

    phoenix suns (16-24) : beklenenden iyi durumdalar ve gelişimlerinin basketbolu en temel noktaya indirgeyen rubio-saric ikilisine bağlı olduğuna inanıyorum. onlar suns'a kabiliyet değil oyun bilgisi getirdiler. amaçsız çocuklardan maç çevirebilen bir takıma evrildiler. yıllardır boş boş oynayan bu takım ilk kez bu sene olumlu emareler gösteriyor. booker-oubre jr-baynes-rubio gibi isimler maksimum verimde oynuyorlar. tabii ki çok kopuş yaşadılar ve onlar temellere inip oyunu öğrenirken onları sollayıp geçen de çok takım var. yine de savunmada yol almaları gerekiyor. aaron baynes sizin pivotunuz olursa hayaliniz tabldotta iskender yemek olur. ancak onların yapması gereken ayton'a oyununu geliştirme şansı vererek ve onu ilerleterek iyilerin olduğu balo salonuna geçmek. (biz buna playoff diyoruz) hala yolları var ama yolda ilerleyecek benzinleri de var, 2. vitesde 5000 devir gitmeye gerek yok, uzun vadeli planlama biraz da maharet istiyor.

    minnesota timberwolwes (15-25) : harika bir sezon girişinden sonra ligin 2. çeyreğinde kat'un sakatlığının da etkisiyle dibe çöküş moduna girdiler. hücumları felaket halde. takım mücadele ediyor, okogie, covington, dieng gibi isimler tam savaşçı ancak bu yeterli değil. dahası towns'ın takası için tamtamlar bir kez çalmaya başladı ve bu iş bu sezon olmazsa önümüzdeki sezon a.d. hikayesine dönmeye aday. bu da re-re-building demek. halbuki 90'lar clippers'ının yerinde olmayı kimse istememeli. koç, jeff teague, wiggins gibi isimler isteyerek ya da istemeyerek burada toksik etki yaratıyor veya yetersiz kalıyorlar.

    new orleans pelicans (15-26) : zion gelmeyince onlar için sanki sezonun büyüsü bozuldu. zion'suz da iyi bir temele sahip olan takım -hiç bir zaman begenmediğim- koç gentry ile kötü yönetilmeye devam ediyor. şimdilerde biraz daha iyiler ama ligin başında durumlar içler acısıydı. takımın en iyi oyuncusu olan jrue holiday'ın adını takas kaosuna bulaştırdılar, onu point guard oynatarak enerjisini boşa yediler. jj reddick bekleneni veremedi, lonzo ball zaten kısıtlı bir isim ve yeni yeni fayda veriyor. elde kaldı ingram. o da kişisel istatistiklerini -kontrat sezonunda- patlatmanın derdinde ancak kaçak güreşçi gibi. nola'da takasını isteyip cezasını yiyen derrick favors da dahil olmak üzere fayda sağlanacak çok isim var ve koç bu potansiyeli ilk yarıda değerlendiremedi. taktik açıdan daha üstün bir koça ihtiyaçları var. maç sonlarını da kötü oynadılar. eksiler çok fazla baskın çıkıyor.

    sacramento kings (15-26) : kendilerinden ileri gidiş beklenirken başarılı koçlarını daha kötüsüyle değiştirdiler. sezon başı kötü serileri onların play-off umutlarını yok etti. o arada fox da bir süre sakatlandı. onların sorunları daha çok saha dışı kaynaklı. divac takımı dipten alıp belli bir seviyeye taşıyabilir ama play-off ve düzenli başarı için yanlış adımların 1 numarası. hield ve bogdanovic onlar için mutluluk veren oyuncular oldular. savunmada gayretliler ancak bu kadar durağan hücumla 2020 yılında bir yere gidemezler. gaza basmaları lazım. hızlı oynamaları lazım. tataaa: luke walton ve saplantılı yarı saha basketbolu :(

    golden state warriors (9-33) : curry sezonu kapatınca ve klay'in de dönmeyeceği kesinleşince sezon bitmişti zaten. d'lo bu hayatta en fazla "robin" olabilecek bir isim ve verebilecekleri belli senaryolar dışında kısıtlı. green'de "annecim uf oldum annecim"e bağladı, buna rağmen bir şeyler yapabildiler. hatta 3 maçlık bir galibiyet serileri bile var!!! bu kısıtlı kadroyla o seri imkansızı başarmaktı aslında... 2020 offseason ve takas dönemine kilitlenmiş durumdalar fazla sallamıyoruz ama 2020 draftı da onlara yazıyor. bu sezon yazacak bir şey yok. durant'li "haksız rekabet" yıllarına saysınlar.

    doğu

    milwaukee bucks (36-6) : beklendiği gibi sezon lideri oldular. antetokonmpo'nun şov yaptığı ve 30 s - 12.7 r - 5.5a - 1.1 bl. - 1.2 tç ile oynadığı bir sezonda bledsoe'nun kontrata devasa yatışı, george hill'in ondan daha güvenilir bir oyuncu kurucu rolüne gelmesi, middleton'ın da kontrata yatışı falan hiç sorun edilmedi. çünkü koç b. doğru bir oyun planına ve geniş bir kadroya sahip. wesley matthews da beklentiler ölçüsünde başarılı ve normal sezonda önlerinde hiç bir engel yok. beklenen şekilde ilerliyorlar. 70 galibiyet sınırını geçmeleri şaşırtmaz. giannis kardeşiniz sağolsun, savunmada korkunç seviyedeler. sıvadık ettik ama bledsoe ve middleton savunmada asla yatmazlar...

    miami heat (28-12) : beklenmeyen bir şekilde doğu 2.'si konumdalar. çaylaklar "manyakça" bir fayda sağladı. herro-nunn ikilisi miami'yi çok rahatlattı. butler da mücadeleci yapısıyla doğru bir yolda ilerliyor. bam adebayo başka bir başarı hikayesi. miami de işler yolunda gidiyor ancak savunmada ligin 2. çeyreğinde çok aksıyorlar. biraz daha contaları sıkmaları lazım. yine de şu ana kadarki yapılanlar tam bir başarı hikayesi.

    boston celtics (27-12) : 5 numara pozisyonundaki devasa eksiğine rağmen takım savunması ve theis'in büyük gayretleriyle iyi götürdüler. tatum-hayward-brown üçlüsü gayet başarılı. kemba uyumu sağladı ve smart göz probleminin engellediği günler dışında hep faydalıydı. pota altında -örneğin- bir bam adebayo olsa boston şu anda en az 3-4 galibiyet fazla almıştı. bu kadroyla yapacaklarının maksimumundalar. iyi de oynuyorlar. hem savunma hem de hücumda ilk 5 takım içindeler. onlara gereken herkesin bildiği bir şey ama hangi değerini takaslayabilirsin ki ??? 2-3-4'ü büyük hız ve etkinlikle değişip savunabilen yetenekli hücum üçlünü dağıtamazsın, kemba da verilmez. smart ? o da play-off için lazım. neyse, bu sezon böyle gidecek ama boston cidden geçen yıla göre daha iyi.

    toronto raptors (26-14) : siakam manyak başladı, sakatlandı geri döndü ama herşey aynı. o arada marc gasol ve annouby falan da sakatlandı ama toronto nasıl acayip bir makinaysa artık, sürekli olarak üretip kazanabiliyor. yıllar önce kurdukları geniş kadro yapısı hala onları play-off seviyesinde tutmayı başardı. van vleet ve lowry'i ben hala beğeniyorum. adamlar winner işler yapmayı yer yer başardılar. lowry'i postalayıp re-building'e gitmeden önce son kozlarını oynuyorlar sanki. "bi play-off daha yapıp haysiyeti koruyalım" durumu hissediyorum.

    indiana pacers (26-14) : oladipo yokken daha iyisi olamazdı. brogdon takımı iyi yönetiyor, mid-tempo basketbola ek olarak fastbreaklerle sonuca gitme gayreti ve elinden gelenin en iyisini yapan sıkı savunma. indiana aslında savunması hücumundan daha iyi olan takımlardan. oladipo geldiğinde gerçek başarıyı getirecek "hücumu savunmasından daha iyi olan iyi savunma takımı" hüvviyetini bulabilirler. çok beklediler, bunu görmek için sadece 2 hafta kaldı. eğer sağlam dönerse indiana'nın ölüsü doğu yarı finali yapar. play-off onlar için asla endişe konusu değil. onların sorunu takımın tavanı ve karşılaştıkları gün bucks ve sixers uzunları karşısında ne yapacakları... o güne kadar son ana kadar savaşa devam.

    philadelphia 76ers (26-15) : beklenenden kötü bir ilk yarı. en önemli sebebi ise josh richardson'ı etkin kılamadıkları bir simmons-ball oynamaya devam etmeleri. önemli kimya sorunlarına rağmen "bizim için play-off önemli" deme lüksleri var. embiid bir kaç hafta daha parmak sakatlığı yüzünden olmayacak fakat al horford tam da bu anlar için vardı. sorun şu ki embiid'in sağlıklı olduğu dönemde kendisi olmasa da olurdu. yeteri kadar mücadele etmiyorlar. rotasyonları dar ve maçı kopartması gereken ilk 5'leri yeterli uyumu yakalayamadı. bu kadro yapısıyla her zaman "ama ve fakat" dedirtmeli bir yolda yürüyecekler. o kesin.

    orlando magic (20-21) : bu kadar kısıtlı bir takım. bu kadar istikrarsız ve kötü hücumcular... genel olarak kısıtlı yeteneğe sahip olsalar da doğuda 7. sıradalar. çünkü savunmaları elit. savunmaları maç kazandıran cinsten. mücadeleyi bırakmıyorlar. dış oyuncuları bu sezon daha kötü hücum etse de aaron gordon "artık olmayacak bu" kararını artık verdirmiş olsa da bir şekilde tutunuyorlar. ne diyebilirim ki? 2 sezon önce "onlar mı daha rezil sacramento mu" diyorduk. kendilerine çok saygı duyuyorum.

    brooklyn nets (18-22) : "durant'i bekliyorum gözlerim kapalı" dedikleri sezonda kyrie sakatlanana kadar sinirler çok gergindi. sonra beyzademiz sakatlandı ve herkes "offf neydi o öyle" diyip yeniden iyi basketbola geri döndüler. daha iyi savunma, daha kaliteli hücum, gülen yüzler, yeniden kazanılan saygı... dinwiddie, lavert, hatta jordan... 26 maç oynamayan kyrie ile sezon başını aramadılar. ve "tataaaaaa" kyrie bu sabah "bir sonraki seviye için 2 oyuncuya ihtiyacımız var" diyerek ortalığın içine etmeyi bir kez daha başardı. şu ana kadar olanlar play-off takımı olduklarını gösteriyordu ama kyrie gerçekten iğrenç birisi. evet haklı, yeteri kadar iyi değiller, prince, harris gibi isimleri upgrade etmeleri lazım ama bunu halka açık şekilde yaparsan facia... kyrie-drama yine kara dram. as abraham sweetvoice said : come on "the kevin" come on "the durant". geçmiş olsun. yaktılar sezonu. akşam eve gidip mısır patlatıcam ve espn'i f5'licem :) hayır kyrie'ciyim şunu anlamıyor insanlar; madem bu oyun önce ve sadece eğlence, sen 3.2 milyon al, senden daha ciddiye alanlar ve savaşanlar 20 milyon alsın. nasıl anlaşma ??? ;)

    chicago bulls (25-27) : maç seçip oynamanın kralı bulls. potansiyeline göre çok kötüler ve yarı sezona dair en önemli 2 kare zach lavine'in 3 sayı saldırısı yapıp son saniyede aldığı maç ve kimsenin sallamadığı jim boilen karesi... sezonun acı özeti. koç değişmeden "hiç birşey" iyiye gidemeyecek. o artık kesin. başka yapılacaklar da var ama önce koç...

    detroit pistons (15-27) : play-off kovalama gazıyla girdikleri sezonda blake griffin tek gidiş bilet aldı ve ameliyatla sezonu kapadı. onlar da artık lottery pick kovalayacaklar ve tüm kadroyu da takasa açtıkları açıklandı. bundan sonra onları "ne yaptılar" diyerek yorumlamamak lazım. onların gündemi "ne yapacakları"... ama derrick rose mutluluk vermeye devam etti. all-star olsa keşke... bu arada doumbia'ya dikkat!!!

    charlotte hornets (15-29) : sezon sonunda "15-67" beklenen bir takım için olağanüstü iyi oynadılar. graham büyüsü dengelense de mip ödülü için bence 1 numaralı aday. rozier 2020 itibariyle gaza basmış modda ama takımın geri kalanı g-league seviyesinde. cody zeller'la falan ne umuyorsunuz ki? yetenek kısıtlılığı onları hem hücum hem savunmada zorlasa da %110'la oynayan ligdeki tek takım onlar. bu +10 puan da onların gelişimi demek işte. ancak onların sorunu bambaşka ; yılda 55 milyon dolar ödedikleri batum-gilchrist-biyombo üçlüsü maç başına toplamda : 15.3 sayı 13.3 ribaund 4.7 asist üretiyor!!! yani onların sorunu yönetimsel!!! nba'de bu kadar kötü kontratlara sahip başka takım yok. tavanlarını da bu kontratlar belirliyor. 25 milyonluk batum, şaka gibi...

    washington wizards (15-27) : nba'in açık ara en kötü savunması sizde ancak en iyi 4. hücumu da sizde... bu ne bohem bu ne manyak yaşam tarzı!!! hele son haftalarda takımın komple sakata çıktığı dönemde aldıkları bazı maçlar vardı ki konuşamıyorsunuz. şaka gibi. wizards john wall'u fonlayıp lottery pick kasarken rui hachimura umut veren bir çaylak sezonu oynuyor. bertans taraftarın yeni sevgililerinden oldu ve ish smith gibi bir isim bile bu facia kadroda yeri gelip maç kazanıyor. bu manyaklığa dayanmak için bradley beal'a iyi para ödemek lazımdı zaten... onlar için play-off imkansız ama lottery pick'den iyi bir kanat veya uzun koparıp seneye mücadeleye geri dönecekler gibi. bu sezon? saçma sapan takılıyorlar. genel durumları rakibe "abi hadi geç şutdan turnike at daha hücum yapıcaz" demeleri üzerinden açıklanabilir.

    cleveland cavaliers (12-29) : fatih terim olsa bunlara neler derdi bilmiyorum ama thug/slug muhabbetleri üzerinden mağdura yatmalarını resmen "shaq önledi". takım dramada new york'la yarışır hale geldi hatta bu sene son deparlarıyla öne bile geçtiler. oyun kurucusu 3.2 asistle oynayan takımdan takım oyunu beklenemezdi zaten. benim için sezonu anlatan 3 detay: 3.2 asist, kevin love'ın "yapacağınız işi s...." videosu (garibim cedi'ye patladı) ve tristan thompson'ın "shaqtin'a fool moment"ı... bunun üzerine koç beilein'den ne bekleniyor ki? adam şu an arog'u yaşıyor; bakın bu top !!! cavaliers'ı bu anlatıyor... büyük umut bağlanan garland ise sexton'ın biraz daha az kötüsü çıktı o kadar. adamlar "re-building ciddi iştir herkes yapamaz" dedirtmek için buradalar.

    new york knicks (11-30) : baş döndüren bir ilk yarı geçirdiler. fizdale'in kovulması öncesi süreç entrika dolu istanbul boğazı yalı manzaralı diziler gibiydi. korkunç farklar yiyen irmik helvası gibi dağılan takım kısıtlı yeteneğine rağmen sonrasında devasa direnç gösterir oldu. rj barett bu karmaşada yeteri kadar gelişmese de yeteneği sabit. morris sr. bu sezonun en iyi oyuncusu, randle sadece kendi sayıları için oynarken biraz biraz takım oyununa döndü, ntikilina bile gelişim gösterdi!!! tabii bu gelişim ve olumlu hava içeren ifadeler nba'in dip seviyesinde olan şeyler. mitchell robinson bir başka olumlu gelişim hikayesi demezsem olmaz. kevin knox ? o pes etti. geçmiş olsun...

    atlanta hawks (9-32) : nba'in en kötü galibiyet yüzdesi... hadi golden state'de herkes sakat. ilk 5 g-league seviyesinde (green ve d'lo'nun oynamadığı günler oldu) peki sizin bahaneniz nedir ? collins'in madde kullanımından 18 maç cezası mı? şu bir gerçek ki trae young süper bir skorer, uzun mesafe atıyor, top cambazı ve tam all-star şov adamı. ancak savunmada anlatılacak gibi kötü değil. sezon başında "doğuda play-off bile zorlayabilirler" denirken pota altı savunmaları ayrı kevgir, dış savunmaları ayrı elek oldu. trae young tamamen kendine oynayan bir profil ve korkarım ki all-star olacak. onlar tam bir hayal kırıklığı, sezonun ilk yarısında en uzun mağlubiyet serisi de onlardaydı. wizards olmasa en kötü savunma kendilerindeydi, o derece kötüler. off-season'da yolladıkları kimi isimler onlara yaramadı maalesef.
  • geçen sene sıfatında hikmet bulunmayan kürek elli kawhi leonard emaneti çekip, ortalığı dağıtınca kartlar yeniden dağıtıldı. öyle ki ben nba izlediğim 20+ yıldır böyle bir off-season hatırlamıyorum.
    golden state warriors'ın sakatlıkları sağolsun 2019-2020 şampiyonluğu kawhi, raptors, kanada, marc gasol 'un kollektif hikayesinin güzel yazılmasını ve bunun yanısıra lige denge gelmesini sağladı.

    bu dengenin gelmesini sağlayan hareketleri kısaca (yalnızca allstar'ları ve hala nasıl allstar olmadığını anlayamadığım mike conley'i yazıyorum) hatırlarsak;

    anthony davis > los angeles lakers
    kevin durant > brooklyn nets
    kyrie ırving > brooklyn nets
    d'angelo russell > golden state warriors
    kemba walker > boston celtics
    al horford > philadelphia 76ers
    jimmy butler > miami heat
    mike conley > utah jazz
    russell westbrook > houston rockets
    chris paul > oklahoma city thunder
    paul george > los angeles clippers
    kawhi leonard > los angeles clippers

    yep.
    orta doğu'da aman pardon kuzey amerika'da kartlar yeniden dağıtılıyor.
    ve evet bu sefer "amerika'nın oyunu bunlar" diyebiliriz rahatlıkla...

    --- --- ---

    "o sene bu sene"

    4 tane ağır abi var. 2 doğu 2 batı. final serilerinde neyin ne olacağı belli olmadığı için ve batı konferansı şampiyonu finale çıkarana kadar bir güzel haşat ettiği için finale gelindiğinde şans faktörü öne çıkıyor. bu 4 takımdan birinin şampiyonluğu beni şaşırtmaz.

    los angeles lakers
    melekler şehrinin esas takımı kobe bryant'ın son 4 senesi sonrası dağıttığı karizmayı toparlamaya başladı. daha hiç bir başarısı yok ancak sakatlık veya game of thrones vari bir drama yaşanmazsa konferans finalinden aşağı her sonuç fiyasko sayılabilir.
    lebron james hala oyunun gördüğü en etkili isim olabilir. yanına "artık yap bişeyler sende" seviyesinde anthony davis var. iyi anlaşıyor gözüküyorlar, güzel bir halef selef ilişikisi yaşarlarsa önümüzdei 5-6 sene lakers kendinden bahsettirmeye devam edecektir.
    bu iki adamı bir arada buluşturmak adına son 5 yılda draft ettikleri oyunculardan kyle kuzma hariç hepsini bir tarafa saçtılar.
    yani kadronun kalanı genelde veteranlardan ve 3&d adamlardan oluşuyor.
    pota altı tam freak show bu arada. dünyanın en talihsiz oyuncusu demarcus cousins geldi ve sakatlandı. shaqtin' a fool mvp'si ve 2x nba şampiyonu javale mcgee ve eskinin en iyi uzunu son 5 yılda "meeeh" seviyesini geçmeyen sorunlu karakter dwight howard.
    yıl içinde çok rotasyon olacaktır.
    lakers özelinde daha detaylı yazı burada var.

    los angeles clippers
    yazın en ışıltılı takımı.
    tartışmasız ligin en iyi iki çift yönlü kanatlarını tek seferde takımlarına katarak bambaşka bir seviyeye geldiler. clippers takım sahibi, yöneticisi, koçu ve takım kültürü ile son bir kaç yıldır yaptıkları doğruların da üzerine çıkıp şampiyonluğun en kuvvetli adayı haline geldiler.
    paul george ve kawhi leonard'ın bugüne kadar içine girdikleri adapte olamadıkları vs takım yok. hücumda silahları belli ve topu ellerinde tutarak takımı baltalamıyorlar. artısı sayı atmak için takım sistemine de ihtiyaç duymuyorlar. doğru sistem çevrelerinde adapte edilirse daha güzel ama gerek yok zaten lou williams ve montrezl harrell gene benchten gelip kümülatif 30+ sayı katkılarını vereceklerdir.
    önleri çok açık.

    milwaukee bucks
    geçen senenin normal sezon birincisi. doğu finalinde 2-0 öndeyken kawhi ve raptors'a üstüste 4 maç kaybedip sezonu hüsranla bitirdiler. malcolm brogdon'ın gidişini arayabilirler ancak yerine birden fazla veteran eklediler kadrolarına. kadro derinlikleri canavar gibi, büyük olasılık normal sezonu lider bitirmeleri muhtemel. doğu konferansı bariz daha dandik olduğu için ve birbirleriyle daha fazla maç yaptıkları için los angeles takımları kadar iyi olmasalar da normal sezonu daha çok galibiyet ile bitirebileceklerini düşünüyorum. giannis antetokounmpo yazın fiba basketbolu oynamaktan iyi mi etkilendi kötü mü etkilendi bilmiyorum. oyununa 3 sayı katarsa üst sınırı sonsuz ama bu kadar yüksek baskıyı düzenli olarak kaldırabilecek mi? her türlü doğu'da iş yapma ihtimali olan 2 takımdan biri.

    philadelphia 76ers
    pota altına iki uzun koyana ikiz kuleler benzetmesi yapılırdı eskiden.
    eee aga bu takıma ne diyeceğiz? pota altı o kadar uzun değil de takımın tamamı hayvan gibi uzun ve kalın.

    joel embiid 2.13
    al horford 2.08
    tobias harris 2.06
    josh richardson 1.98
    ben simmons 2.08

    ilk 5 boy ortalaması 2.07 yahu!! muazzam bir savunma takımı görebiliriz. görmeyebiliriz de. modern basketbola ters bir kadro yapısı kurdular ancak ilk 5in fiziksel ve yeteneksel özelliklerini gözardı edemiyoruz.

    3 tane sorum var. bunları bilmeden konuşmak mümkün değil.
    * ben simmons şut atacak mı?
    * embiid ve horford 4-5 mi oynayacaklar, yoksa dinlene dinlene pivot pozisyonunu mu paylaşacaklar? (ikisinin de sezon içinde 20+ maç kaçırma ihtimali oldukça yüksek)
    * tobias harris takımın esas skoreri pozisyonuna geçecek mi, yoksa adamı mundar mı edecekler?

    --- --- ---

    "biz de varız lan!"

    4 tane daha batı konferansı takımı var ciddiye alınması gereken.
    hepsi için bir tane sorum var. cevabına göre alt-üst sınırları daha rahat anlaşılabilir.

    golden state warriors - curry "mvp curry" gibi oynar mı?
    utah jazz - conley nihayet all-star olur mu?
    houston rockets - westbrook'un verimliliği artar mı?
    denver nuggets - jokic dışında bir star çıkarabilirler mi?

    denver nuggets ve utah jazz kağıt üzerinde birbirini tamamlayan çok doğru inşa edilmiş kadrolara sahipler.
    denver aşırı genç ve her sene gelişiyor.
    utah ise her oyuncunun rolünün birbirine destek olduğu müthiş isviçre çakılarından olşan bir takım. savunmacı, delici, şutör, skorer, pota koruyucusu her görevden var bir tane ve genel olarak takımın saha içi iq'su muthiş yüksek.
    houston rockets ve golden state warriors ise yıldız gücüne dayalı bir şey deneyecekler bu sezon. james harden ve stephen curry ne yapabilirse artık.
    eğer klay thompson all-star sonrası döner ve playoff'a tam sağlıklı yetişirse genel olarak umutların fazlasıyla kesildiği warriors benim gizli favorim.

    --- --- ---

    "playoff'a gireriz de.... gerisi zor"

    bu arkadaşlar 82 maç sonunda da oynamaya devam ederler. konferans finali görmek çok ciddi başarı olur. devamı için nefesleri yetmez zaten.

    portland trail blazers - olmayınca olmuyor. damian lillard gene fakir adamın stephen curry'si gibi oynar. etrafa swag dağıtır, oklahoma city thunder'ın köküne kibrit suyu döker, shaq'e diss atar falan. beklentim sıfır takımdan.

    boston celtics - attan inip eşşeğe bindiler. kemba walker kyrie'den daha sorunsuz orası kesin ama bütün takım aynı tip adamlardan oluşuyor ve takımı bir arada tutan kişi al horford gitti. ben olsam elimdeki gençleri bir sene daha oynatıp yıldız oyuncu takasına girerim. jaylen brown ve jayson tatum'un şampiyonluk getirecek potansiyeli olduğunu düşünen azıcık şizofrendir bence. gordon hayward umarım azıcık top oynar da parasını hakeder.

    miami heat - florida'dan adam çıkmaz. jimmy butler muhteşem ekleme ama takımın yapabileceği potansiyel belli. gene de takım kültürüne çok katkısı olacaktır.

    brooklyn nets - kevin durant yok zaten. diyecek bir şey yok. umarım kyrie kenny atkinson'ın hayatını bok etmez.

    toronto raptors - hala zaferden dolayı sarhoşlar. kawhi leonard ve danny green gelip bunları şampiyon yaptı ve los angeles'a farklı takılmlara gittiler. toronto artık tekrar önemsiz olmaya devam edebilir.

    --- --- ---

    "playoffa girelim yeter. daha ne istiyorsunuz?"

    yukarıda 13 takım saydım.
    7 batı'dan 6 doğu'dan. yani toplam 3 play-off yeri daha var.
    burası için aşağıdaki 8 takım kapışacak.

    özellikle batı'da kalan tek yer için yarışacak takımların hepsi izlenesi.
    mavericks ve pelicans maçları bu sene elimden geldiğince izlemeye çalışacağım takımlar olacak.

    orlando magic
    ındiana pacers
    detroit pistons
    chicago bulls
    dallas mavericks
    san antonio spurs
    new orleans pelicans
    sacramento kings

    --- --- ---

    "oynasak mı oynamasak mı?"

    minnesota timberwolves
    oklahoma city thunder
    new york knicks
    atlanta hawks
    cleveland cavaliers
    washington wizards
    phoenix suns
    memphis grizzlies
    charlotte hornets

    bunlar için bir şey yazıp enerjimi boşuna harcamayacağım.

    --- --- ---

    final için çok çok çok erken sezon sonu ödül tahminlerimi bırakıyorum:

    mvp: stephen curry
    defensive player of the year: anthony davis
    sixth man of the year: lou williams
    most improved: john collins
    rookie of the year: zion williamson
    coach of the year: doc rivers
  • kötü takımlarının gerçek anlamda dibi gördüğü, uzun zamandır da böylesini hatırlamadığım nba sezonu.

    her yerde ligin çeyreği bitti deniyor ya, ben de bir çeyrek sezon entry'sini buraya yazmış olayım:

    ligin dibi: aşırı derecede kalitesiz ve umut vermekten uzak.

    atlanta hawks : ligin ilk çift haneli mağlubiyet serisine imza attı. sorsanız trae young var, gelişecek takım ama sakatlıklar ve ceza işleri onları bitirmiş gibi gözüküyor. young-parker falan yetmiyor.

    cleveland cavaliers: ayrı rezillik. son phila maçını izlerken gözlerim kanadı. sexton-garland ikilisi "toxicity of our city" modundalar. cedi osman falan acilen kaçmalı. bu zehirli ortam onun da değerini düşürüyor.

    golden state warriors: play-off falan dedik ama sakatlıklar derken sezon komple "yok". erik paschall onlar için tek iyi şey oldu. seneye "death star" diyerek geliyorlar ama bu sene ewok modundalar. aşırı yetersizler. sahada olmayan yıllık kontrat toplamı 100 milyona yakın.

    new york knicks : tabii ki kepazelik onur ödülü onların. yine onulmaz derecede kötüler ve gerçek kötüler takımı olarak fizdale'i şutladılar. sezon başında koç yollamak nba'de olan bir şey değil ama knicks demek rezalet demek. knicks demek kepazelik demek. rj barett aşırı yükleme sebebiyle şu an şişmiş durumda ama o bu takım adına iyi olan şey. bir de morris bildiğin iyi oynuyor. (çok zorladım di mi haha)

    çok kötüler : dibin dibi dedik ama bir de gerçek anlamda kötüler var. bunlar ileri gitmek adına belli donelere sahipler ama şimdilik sadece çok kötüler.

    chicago bulls : play-off ihtimalini zorlamak derken bitiklere geldiler. boylen-bulls ilişkisi resmi olarak bitmeden takım 20-62 seviyelerinde kalacak ve daha da geriye gidecek. eldeki potansiyel de körelmeye başladı. lavine'in 49'luk maçı efsaneydi ama...

    memphis grizzles : morant-jackson jr ikilisine sağlam görev adamı potansiyeli ile dilon brooks ekleniyor. memphis şu an çok yetersiz ama geçen sezonun atlanta'sı gibi, doğrulara dair ışık var.

    charlotte hornets : resmen seviye atladılar. en kötü kadroya sahipler ama potansiyel-performans açısından lig lideri oldular. devonte graham şapkadan çıkan tavşan oldu. bravo. tabii rezil bir yönetime sahip oldukları için seneye drummond'a max. haberleri çıktı ama şimdilik iyi olana odaklanın.

    kötüler : bunlar beklenenden kötü, ama kolaylıkla yukarı çıkabilecek, gösterdiklerinden daha iyi tabana sahip olanlar:

    new orleans pelicans : zion sakatlandı diye mi tepe taklaklar acaba ? yoksa eldeki ball, ingram, hart gibi yeniler kevgir gibi adamlar mı? işin ilginci holiday de kendini boşluğa kaptırmış gibi. zion bey gelince daha iyi şeyler yapabilirler. yine de lakers'dan gelenler hayal kırıklığı oldu.

    washington wizards : kainatın en kötü savunması bunlara mı ait yoksa cleveland a mı ait onu düşünüyorum. hachimura iyi çıktı, beal her türlü canavar ve iyi de atıyorlar ama hiç mi savunmaya yapmazsınız be abi ?

    san antonio spurs : onlar canımız ciğerimiz ama lma'in olduğu savunma ölmeye kaybetmeye mahkum. derozan kaçak savaşçı ve white da isteneni veremedi sanki.poetl keşke ilk 5 olsa. ha bu arada clippers'ı denize döküp pistons'dan fark falan yiyorlar. popovich'in takım başında olduğu gelmiş geçmiş en kötü sezon.

    detroit pistons : griffin uzun bir sakatlık arası verdi ve bu işleri kötü etkiledi. pistons doğuda olmasa kesin play-off dışındaydı ama hala şansları var. rose beklediğim gibi iyi ama onun varlığı reggie jackson'a devreleri yaktırdı sanki. drummond cidden iyi bu arada. kennard da artı bakiye...

    portland trail blazers : valla kadroya göre gerçekten başarısızlar. şu anki ilk 5 ise wizards ve cavs'le yarışır : lillard - cj-bazemore-melo-whiteside... bu kadroyla aslında elleri kaldırıp sabit durmaları lazım ama onu da yapamadıkları için savunma daha da kötü. daha yeni rodney hood aşili kopardı ve kanat rotasyonları alarm durumunda. play-off bile onlar için 8. sıradan olabilir.

    vasatlar/orta şekerler:

    bunlar play-off da yapabilirler, dışarda da kalabilirler ama kesinlikle en dip seviyelerin üstündeler ve bu konuda söyleyecek şeyleri var:

    - orlando magic : savunma süper. bunlarda da hücum yok ama isaac, fultz gibi isimler bence hep+ bakiye verdiler. gordon umursamaz ve şutlanması gereken bir "araf" ve takımın geleceğini de batıran kişi. vucevic de sakat. ancak yıkılmadılar. çünkü adam gibi savunmaları var. hücumda lig sonuncusu ama saygıyı hak ettiler.

    - sacramento kings : mega kötü başladılar ama fox sakatken koç'un hayalindeki yavaş yarı saha şeysi biraz daha şekle şemale girdi. yine de bu takıma dair her şey fox-bagley-hield üçlüsünün hızlı hücum performanslarına bağlı. bu durum da onları yine play-off'tan uzak tutabilir. joerger bence walton'dan iyiydi.

    - oklahoma city thunder : hani draft kasacaktınız oğlum siz ? nerde lottery gazı ? takım elinden gelen en verimli ve başarılı işlerden birisini ortaya koyuyor. cp3, adams bir yana, gilgeous-alexander, gallinari ve schröder gibi elemanlar bildiğin verimli olay-off kasan top oynamaktalar. e o zaman pg 13 neden gitti ?

    brooklyn nets : kyrie yokken 10 numara oynayan ekipler arasına katıldılar. kyrie draması öğle kuşağı evlilik programlarından beter. durant gelip batman rolünü almadan ne ona ne başkasına huzur var. o yokken dinwiddie-allen ikilisi de verimli, takım da mutlu.

    phoenix suns : deandre ayton 25 maç madde kullanımı cezası alınca aron baynes sahneye çıktı ve "effffsane" oynadı. phoenix o kadar yanlış ve temelsiz işler yaptı ki 2 sezondur, bu sezon rubio gelip, barnes gelip basketbolun temellerine dönük derli toplu bir yapıya girince hoooop bir anda play-off contender oldular. bu herifler için lottery pick deniyordu. baya baya haysiyetli basketbol oynuyorlar. tebrikler.

    minnesota timberwolwes : iyi başladılar sonra patladılar demeyi bekliyordum ama onlar %50 sınırının yakınında ancak absürd işler yaptılar. evlerinde morant olmayan memphis'e maç verdiler ama herifler deplasmanlarda coştular. wiggins onlar için bir piyango. en iyi 100 oyuncu listesine girmeyince espn'e bilendi herhalde.

    utah jazz : o kadroyla herkes daha iyisini bekledi ve bulamadı. conley dev batırıyor. gobert savunmada yanlız ama defansı hücumundan iyi bir takım olarak çeyreği bitirdiler. yine de set alışkanlığı ve savunmada biraz daha yardımlaşma gerekiyor. donovan kardeşinize çok yüklendiniz. yapmayın.

    iyiler:

    bu ekip play-off yapacak, o kesin ama aynı zamanda potansiyel olarak ileri gitme şansına da sahipler. bazıları da beklenenin ciddi ciddi üstünde.

    indiana pacers: oladipo'nun yokluğunda brogdon da tj warren da iyi iş yaptılar. sabonis-turner ikilisi birbirinin üstüne yer yer bassa da uyumda belli seviyedeler ve indiana iyi savunmayı hücumun önüne koyan bir başka ekip. daha durun, kötü maçlar geçirseler de oladipo geri dönecek. ha şunu da diyeyim, lig başı fikstür biraz ballıydı. sonrası için victor kardeşimiz gerçekten de lazım olacak.

    miami heat : play-off'a herkes kesin derdi ama miami şapkadan çıkan tavşanlarla sükse yaptı. çaylaklardan yana yüzü toplamda en çok güzel takım. nunn, herro resmen yüz güldürdü. bam adebayo "10'un üzerinde çok iyi maç oynadınız, maşallah rozetinizi almak için tıklayın" ifadesine tıkladı ve o artık maşallah rozetli !!! butler manyak falan ama takımda oldu adam. kimse kimseyi bozmuyor. pat riley-erik spoelstra ikilisi çok iyiler. play-off gelir kesin ama konferans finali için sağdan soldan bi fırsat kollayabilecekler mi? neyse o gelecek zaman kipinin derdi...

    philadelphia 76ers : şahsi olarak rahatsız eden bir tarzları var, embiid bi ayrı gıcık, simmons'ın üçlük atmama tribi ayrı sinir bozucu ama savunmada çok iyiler. furkan yüz güldürdü. genel olarak sağlam gözükseler de ben horford'dan beklediğimi bulamadım şu ana kadar. harris ise iyi. onlar play-off'a kadar zaman geçiren ekipten.

    toronto raptors : kawhi gittikten sonra pascal kardeşimiz öne çıkacak dedik ama herifin yaptığı işe şahit olmak ayrı bir şans. oturmuş takım düzeniyle normal sezonu makina gibi gidiyorlar. diz çökmek bir yana, büyük iş yaptılar. savunmada da hücumda da baya baya verimliler. şampiyon olmak görünmeyen bir basamağı çıkmak demektir ve o basamak siakam, vanvleet gibi isimleri ileri itti. annuoby, sen de cansın...

    dallas mavericks : bu adamlar geçen sezon sürünmelerden yeni terfi etmişlerdi. bu sezon ligde "buraların ağası benim" diye gezmeye başladılar. çünkü luka doncic !!! porzingis'le uyumun tam sağlanmaması falan kimsenin umurunda değil. yardırıyor herif. mvp sıralamasında adam 3. sayılıyor. şu ana kadar takımın özeti. yine de detay olarak curry-hardaway jr ve barea'ya "like" geliyor.

    denver nuggets : nikola "jabba" jokic !!! ve yeteri kadar gelişemeyen harris/murray ekürisi ile denver lineer ilerleyişinin sonuna geldi. en geniş kadro demek normal sezonda başarı demek ve fena da götürmüyorlar ama geçen sezonki kadar ilgi çekmediler. aslında ligin en iyi savunması onlarda ama hücumda jokic'in yağ bağlaması ve guardların kötü karar verme yetileri onları geriye düşürecek kadar önemli bir tehlike.

    boston celtics : kyrie-kemba kısmını hepimiz tutturduk ama theis-horford değişikliği ile geçen sezonun savunma seviyesinin de üstüne çıkmaları absürd. hayward bu sene de kolunu kırdı ama yine de boston geçen yılı silindir gibi ezip geçen bir başlangıç yaptı. kemba-smart-tatum-brown-hayward.... bu 5 isim baya baya iyiler hatta (kemba hariç) geçen sezondan hepsi net daha iyi. çok saygı duydum. hala steven adams lazım onu demezsem olmaz.

    şampiyonluk peşindekiler :

    buraya son sn gaza gelip roketleri de koydum. onun dışındaki 3 ekip net şekilde şampiyonluk adayıdır. roketler de eksikleri toparlarsa...

    houston rockets : russ-harden uyumu, russ-takım uyumu ve savunmanın oturması gibi şeylerle çok vakit kaybettiler. harden vasat başladı sonrasında modern zamanlar basketbol tarihinin ilk +40 ile sezonu bitirecek skoreri olabilir. russ çoğu zaman tuğlacı ama roketler cp3 döneminden daha iyi. westbrook'un patlayıcılığı ve atletizmi takımdan aldıkları kadar ekstralar da verebildi. en büyük sorunları çok kısa olmaları. chandler-capela yetersiz. ama capela şu ara çok iyi. green'i hazırlık dönemi, gordon'ı sezon başında sakatlığa kurban veren roketlerde geçen sezon austin "the hayırsız evlat" rivers, bu sene de ben mclemore şapkadan çıktı. daryl morey: mutfakta aşçı, uluslararası ilişkilerde öküz, yönetim odasında dahi...

    los angeles clippers : süper bir lakers maçıyla sükseli başladılar ama milwaukee karşısında da dev batırdılar. kadrodan beklenen herşey "iyi senaryo" doğrultusunda gidiyor. yine de bucks maçı havalarını façalarını baya bozdu. iyi savunma, iyi hücum, herşey var. bence hala 1 numaralı şampiyonluk adayı. pg 13 de gecikmeli katıldı ve gayet iyi.

    milwaukee bucks : ligin en ezici takımı. antetokounmpo hala mvp caliber ve önüne geleni eziyor. özellikle matthews'dan bekleneni alamadılar. middleton ve bledsoe da kontratlarına karşılık gelen oyunlar oynamıyorlar ama resmen takımda superman var. o yüzden de batman'le aquaman az ekşına girse de bişey olmaz modundalar. clippers'ı öyle bir dövdüler ki anlatılmaz izlenir. savunmanın da hücumun da top class olduğu takım kendileri. bence normal sezonu 1. bitirecekler.

    los angeles lakers : bucks daha sükseli olsa da antetokounmpo-bledsoe-middleton üçlüsü mü yoksa lebron james-davis ikilisi mi diye düşündüm ve bingo!!! beklenenden iyiler. rol paylaşımı bence kusursuz. herkes harika oranlarda ve harika rollerde süper puzzle parçaları olarak eklenmiş durumdalar. kuzma hariç!!! neyse, lebron süper, davis süper. bu ligin geri kalanına yeter de artar. elit olmayan ama ligin en elit ikilisiyle hücum, gerektiğinde elit savunma. lakers'ı 2000'ler başındaki dominasyonları sebebiyle hiç sevmem ama bu takıma saygı duyuyorum. lige çok iyi başladılar. kolay dediğimiz fikstür sonrası deplasmandan "meşaz galibiyetleri" de aldılar. bence ilk çeyreğin en iyi takımı oldu lakers.
  • 2019-2020 sezonunda yeni dengeler söz konusu ve son yıllardaki en rekabetçi lige başlayacağız sporseverler olarak.

    ligde bence belli seviyelerin belli takımları var, doğu batı diye bakmadan genel gitmek gerekirse;

    1. seviye şampiyonluk seviyesindeki takımlar:

    doğuda bucks ve sixers, batıda lakers, clippers ve rockets diye düşünüyorum. bucks bence yine normal sezon 1. si olacak. batıda ise daha pis bir rekabet olduğu için bir takımın normal sezonu kazanabileceğini düşünmüyorum.

    milwaukee bucks: başarının olduğu yerde kontratlar şişer ve bu şişkinlik durumunda brogdon'ı kaybettiler. giannis-middleton-bledsoe üçlüsüne ek olarak wesley mathews, ersan, lopez, hill gibi isimlerle geniş kadroyu yürütecekler. snell ve gasol'un gidişi önemli değil ama mirotiç faslı biraz üzücü oldu. yine de bence doğuyu "net" alacaklar.

    philadelphia 76'ers: büyük imzalar attılar ama kurdukları takımın ne olup ne olamayacağı ben simmons'a bağlı. adamın 3 sayı tehdidini repertuarına katması demek takımın geometrisinin acayip genişlemesi anlamına gelecek. bu olursa da olmazsa da doğuda ilk 2'nin adayı kendileri. ama şampiyonluk denen şey embiid,harris,horford'un katkılarına değil, kestirilebilir ve önlem alınabilir oyun kurucularının bireysel çeşitliliğinin artmasına bakıyor.

    los angeles lakers: geçen yıl gerçekten rezil geçti ama a.d.-lbj ikilisi "korkunç". insanlar bunu unutma eğilimindeler. ama bu ikili korkunç. kawhi işi olmayınca fa pazarına geç kaldılar. buna rağmen green, kcp, rondo, kuzma, dwight howard, mcgee gibi isimler geniş kadroda her türlü yiyecek ekmek de bulur, yeri gelir fayda da sağlar. özellikle green imzası iyi oldu.

    los angeles clippers: zaten çok iyi yoldaydılar. tüm sene kahwi'ı izlediler ama adamı alış biçimleri godfather 1'in sonlarını hatırlattı. çok geniş kadro, çok sert, mücadeleci kadro varken pg13-kawhi ikilisini eklemeleri resmen hayvanlık. hayvan gibi şey yapıp ölüsüyle batı finali görürler. yüzük için numero uno favorim.

    houston rockets : yıllardır oluşturdukları çekirdeğin üstüne russ geldi. çok acayip olacak. cp3 yerine patlayıcı güç kesinlikle daha iyi ama russ ve kimya soru işareti. bu dünyada nba'le ilgilenen 1000 kişiye "topla en çok oynayan 2 kişi kimdir" diye sorsanız 995 tanesi falan size harden ve wesbrook derler. 1000 de 1000 bu iki isimden birisi yazılmış olur. bu sorunu çözmeleri gerekecek. iki isim de parlak istatistiklerine veda etmek zorundalar. yine de gordon, tucker, rivers, green, capela gibi adamlar ligde her takımın, gm'in geniş kadroda görmek istedikleri çok faydalı rol oyuncuları. onların en önemli sorunu "kısa" olmaları. bucks, phila, lakers gibi ekiplere göre içerde handikaplılar bence.

    2. seviye başaltı takımlar:

    bunlar "bir fırsat olsa da doğu/batı finali yapsam, oradan da kaçabilir miyim" diye düşünen, bu ihtimali de belli sebeplerle akla getiren takımlar. kendi konferanslarında fikstür/sakatlık/rekabet derken aradan sıyrılmanın hesabını yapacak ekipler.

    golden state warriors : modern basketbol tarihinde üst üste 5 final yapan tek takım. ama artık durant yok, kol gibi kontratlar ödüyorlar ve kadro genişlikleri de livingston, iggy gibi elemanların gitmesiyle tamamen bitti. ilerde 2 iyi oyuncuya takas edeceklerine inandığım d'lo ve green'e ek olarak ilk 40 maçı 0 extra hücum opsiyonuyla götürecekler. klay dönünce işler değişir ama o 40 maç batıda çok şey demek.

    utah jazz : malone-stockton dan bu yana en iyi duruma geldiler. conley ve bogdanovic geldiler ve mitchell'a bakan kadro artık daha fazla opsiyona, daha fazla iyi opsiyona sahip. çok iyi. ingles, gobert derken mudiay, exum, davis derken utah hem geniş kadroya hem de iyi skor opsiyonlarına sahip. bence geldikleri seviye etkileyici.

    boston celtics : ainge, death star'ı oluştururken kyrie içerden nükleer füzyon patlaması yarattı ve bu hasarların ardılı olarak irving istenerek postalanırken al horford'ı kaybettiler. yerine de enes kanter'i aldılar. yazık. ancak kemba'yı alan bu yaz kazanacaktı ve çok iyi bir iş yaptılar. smart, tatum, brown ve hayward azami fayda verecekler. özellikle hayward utah'ta son sezon seviyesine yakın olacak bence. brown bu sezon patladı patladı, yoksa elde patlar geçmiş olsun. tatum ise "de-mambaing process" sayesinde yükselecek. tatum ve hayward'ı yazın... all-star olacaklar. ama enes kanter ne abi ? steven adams'ı takaslayıp getirmezlerse işleri çok zor. bu pota altıyla ancak bir yerlerde hastalık, sakatlık kollarlar.

    denver nuggets : gelişiyorlar ama bu gelişim sürecinde sınırları artık murray-harris ikilisi üzerinden yoklayacaklar. onların istikrarlı skorerlere dönüşmeleri lazım. jerami grant'in gelmesi bence dev katkı yapacak. kadroları tam normal sezon kadrosu. nba'in en verimli geniş kadrosu onlarda. işler sıkılaştığında kazanabilmeleri için atılım yapmalı ve şanslı olmalılar.

    play-off kovalayacak takımlar:

    bunlar fazla uzayamayacak, sakatlık veya kadro sebebiyle play-off 1. turunu, en iyi senaryoda 2. turunu hayal edebilecek ekipler. bazıları da uzun vadede büyük gelişime açıklar ve şimdilik bu seviyedeler...

    brooklyn nets : durant gelene kadar beklemedeler. en iyi senaryo play off 2. tur. kyrie'ye ek lavert-dinwiddie-harris-allen falan kağıt üstünde iyiler ama kimya tutmazsa bu gençler fena dağılır.

    miami heat : butler gelerek onları play-off sınıfına taşıdı. daha yukarı çıkacak donanımları yok ama rol oyuncuları iyi. giricek-waiters-butler-olynyk-adebayo 5i sağlam. winslow, derrick jones hem savunmacı atlet, idare eder hücum gücü (winslow iyi aslında) ama tyler herro "steal" çıkarsa miami 50 maçı bile geçer. play-off 2. tur onlar için zirve.

    indiana pacers : bir oyuncusu yehova şahidi oldu, thaddeus young elden gitti, bogdanovic'i kaybettiler ama hala terazide off season'da "artı" çekiyorlar!!! çünkü brogdon geldi, yan skorer opsiyon olarak jeremy lamb geldi ve beton gibi savunma anlayışları, pota altında sabonis, turner aynen devam... tj warren, mcconnell gibi görev adamları ve oladipo dönene kadar daha kolay sayı bulacak bir ekip artık indiana. play-off 2. turu için adaylardan.

    toronto raptors : siakam'ın sınırsız gelişimine yatırım yapıp, lowry, ibaka, gasol, vanvleet, annuoby elemanlarla da "batmayacak" kalitede bir takım. zaten yüzük diyen yok ama play-off'u bu takım "başarır". ayrıca bu sezon siakam sezonu olacak bence. yeni toronto all-star'ı olacak.

    detroit pistons : fa pazarından en iyilerini alamazlardı ama akşam pazarından iyi bir dış rotasyon kurabildiler. 2 sezon önce ligin en kötüsüydü detroit bu alanda. şimdi rose-jackson-snell-griffin-drummond gibi çalışabilecek bir formüle sahip oldular. basit hesap; geçen sezon 8. olan takımdan daha iyiler. play-off yapacaklar.

    orlando magic : play-off yapan bir ekip olarak yine yarışta olacaklar ama aaron gordon'ın ileri gitmesi lazım. fultz hamlesi "tutarsa" gayet iyi bir hamle olacak. augustin-fournier dış hattı bence yetersiz. isaac iyi durumda. play-off'u tattılar ve yeniden olmak isteyecekler. bu arada savunmaları cidden iyi. vucevic,bamba,aminou üçlüsü pota altında yükü çekecekler. fultz'un vereceği yeni ve ekstra katkı, gordon'ın yapacağı atılıma bakıyorlar. play-off yarışı yapacaklar. kazanamayabilirler de...

    dallas mavericks : "post-dirk" travması yaşamadan zee-doncic tandemiyle bloklararası bağlantı kasacaklar. curry-hardaway jr-justin jackson-delon wright-barea gibi isimlerle geniş kadrolarını kurdular ve iki süper yeteneğe güvenerek play-off'lara geri dönecekler. sakatlık olmazsa bence gerçekten geri dönecekler. takım iyi. tek sorun porzi'nin sağlığı... o cüsse koca sezonda sağlam kalırsa dallas play-off'ta.

    portland trazil blazers : aslında batı finali oynamış adamlar için karamsar olunmaz ama nurkic'in yokluğunda hassan whiteside ne kadar faydalı olacak, bunun cevabı portland'ı bu sene tanımlayacak başarı ölçütü olacak. batı çok iyi. onlar da batıda kendilerini kanıtladılar ama bu sene batıda ilk 4 zor. dediğim gibi, hassan emmiye bakıyor. rodney hood da artık adam olmak, oyunu ciddiye almak zorunda. bu iki adam takımın önemli defosu haline gelirlerse play-off bile riske girebilir. ama o kadar kötü senaryo olmaz sanki. sonuçta lillard ve mccollum'a sahipseniz belli avantajlara da sahipsiniz demektir.

    new orleans pelicans : valla çok merak ettiğim bir takım. geniş kadroyu davis sonrası dönemde iyi kurdular ve zion da iyi gözüküyor. kesinlikle play-off için çalışacaklar. ama bu yılın batı katliamı içinde bu sene o sene değil diye düşünüyorum. yine de geçen yıla göre takım daha iyi durumda. "ve davis yok"

    san antonio spurs : aldıkları kadar maç verirler ama tavanı en düşük batı play-off adayı spurs. bu sene başarırlarsa popovich'in 51 eyalette heykelinin dikilmesi lazım. ama maksimum noktası play-off 1. turu olan bir takım nba'de neden "var olur" ki?? bir şeyleri değiştirmek zorundalar. lma, gay, derozan hep yaşlı veya modası geçmiş tayfa. bunlarla modern oyuna karşı başarı sağlamak çok zor.

    sacramento kings : nba'in en uzun süreli play-offsuzluk liderinde walton ne yapabilir iş ona bakıyor. fox-bagley-hield üçlüsü cidden iyi ve enerjilerini korumayı bilerek, son düzlükte şişmeden, yorulmadan sezonu götürmeleri lazım. bence başaramazlar ama zorlarlar. joerger'i kovup walton'ı getirmek gerçekten eşşeklikti. divac mutlaka bir hıyarlık yapmak zorundaydı. insufficient jugo, please more jugo...

    re-building sayesinde umut verenler

    atlanta, oklahoma... belki de memphis... bu 3 takım ne yaptıklarını biliyorlar ve başladıkları yola doğru şekilde başladılar. hatta atlanta doğru şekilde gidiyor da...

    atlanta hawks : trae young, huerter, collins temelli takıma nola ile takasa girip 4 nolu draft seçimiyle de'andre hunter'ı almaları hakikaten onlar için klas bir hamle. ihtiyaca cevap veren nokta draft seçimi. yetmedi, ellerindeki 10 sıra draft hakkıyla da geçen sezon başında zion ve barett'la beraber 3 garanti gözüyle bakılan cameron reddish'i "tokatladılar". evet zion ve barett etkisi altında kendisini yeteri kadar gösteremedi ama reddish bundan daha fazlasıydı ve bunu göstereceği çok iyi bir ortama geldi. bence jabari parker imzası çok saçma ama iyi başladılar, iyi gidiyorlar. bu sene play-off olmaz ama başladıkları yer ve şu an oldukları yer arasında yapılanlar gayet iyi. ama play-off beklemeyelim.

    oklahoma city thunder : sıfırdan bir yapı kurmak sam priesti'nin daha önce harikulade şekilde yaptığı bir iş. russ'la gidecekleri yerde kalmışlardı ve pg13 sağolsun, russ'ın gidişine sebep olan olaylar zinciri sayesinde adamların "ayol bunlarla 2030'ları görürüz" diyeceği bir draft bolluğu var. eğer sıfırdan başlaman gerekiyorsa bunu yapmalısın. hoş, prime dönemindeki pg13'e sahipken bu olmamalıydı ama sorun george değil russell westbrook ve dağıttıkları acayip kontratlardı. bu sene steven adams'ı da şutlarlar ve biraz daha pick alıp büyük bir temel atma operasyonuna girerler. eldeki kadro 30 maç alır yanlız. sadece cp3 kalsa eyvallah ama diğer bazı parçalar da artık gitmeli. scott brooks 3 sene önce gitmeliydi ama neyse...

    memphis grizzles : morant için beklentiler büyük. trae young gibi "güç ve kilo" sorunu yaşayacaktır ancak kumaşı cidden iyi. jaren jackson jr. da iyi bir pota altı oyuncusu olmak için katedeceği yollara girdi. ancak tüm sezon topu yönlendirecek isim olarak ja morant'a bağlılar. başka adamları yok. onlar ilk adımı attılar. yolları çoooooooook uzun.

    yasaklanması gereken takımlar.

    bunların varlığı safi zarar. bunların olduğu yerden uzak durun.

    washington wizards : ellerinde oynamayan ve 1 sezon daha oynamayacak john wall'un kol gibi kontratı varken salary cap için yapılan her hamle takımı zayıflatmak demekti ve zayıfladılar. beal tam bir all-star ve daha iyisini hak ediyor ama wizards "kendi edip kendi bulan" rezil takımlardan.

    phoenix suns : bunlar hakkında da konuşmamak lazım. kötü yönetim alanında ligde çok güçlüler. aşırı iyi durumdalar. booker ayton oubre falan iyi güzel ama uzak durun. rubio fena olmadı ama.

    minnesota timberwolwes: bunlar kadar ligde "ne işim var burda" havasıyla oynayan takım yok. bi cacık olmazlar. kat mükemmel bir adam ve rekabetçi bir takımda embiid-davis-antetokounmpo kadar büyük bir oyuncu ama çok "sevip okşayın beni" havasında. sorun o değil zaten. wiggins ve teague gibi adamlar... sağlam bir koç, bir amaç lazım takıma. ancak o iş olana kadar towns kaçar...

    cleveland cavaliers : ligin en yeteneksiz ekiplerinden birisi. geleceği olarak gördükleri sexton ve cedi kısıtlı rol oyuncuları. garland'ı sexton varken neden aldın ? bu sorular hep "dert". love ve tristan takaslanır iyice dibe inerler ama sorun bu adamların kötü draftlar yapması. darius garland sexton'dan iyi ama o zaman sexton'ı yolla abi!!! birbirinin üstüne basan 2 adamı nasıl geliştireceksin ? yok abi... yeniden yapılanalım diyen bu takımda bir atlanta ışığı yok. bunlar da yasaklansın...

    tüm bunlardan azade, herşeyin ötesinde, karadeliğin öbür tarafına geçmiş iki takım da charlotte ve new york. bunların adını yazarak harcadığım atp lere yazık. ikisi asla adam olmaz. ve olmayacak.
  • takas dönemi 6 şubat tarihinde sona erecek nba sezonu.

    ne beklemek gerekiyor?

    her takas döneminde olduğu gibi,
    - contender (şampiyonluk adayı) veya contender olma sınırında oynayan takımlar (özellikle lakers, clippers, sixers, celtics gibi) belli eksikliklerini giderecek rötuş türü hamleler peşinde olacaktır.
    - playoffa kalma umudu taşıyan takımlar (ki bu sezon özelinde her iki konferansta da son sıralar için çıta çok düşmüş durumda, işleri biraz düzelten takım diğerlerinden öne fırlayabilir) biraz daha radikal hamleler yapmayı göze alabilirler. (portland gibi)
    - playofflardan uzak kalan takımlar (new york, phoenix vs.) ellerindeki uzun kontratı olmayan değerli oyuncuları draft hakkı veya genç oyunculara çevirmeye çalışacaklardır.
    - tamamen finansal kaygılarla yapılan takasları da görebiliriz (özellikle lüks vergisini düşürmek veya altına inmek için). bununla beraber biten kontratların değeri 2020 offseason’da piyasanın canlı olmamasından ve çoğu takımın cap boşluğuna ihtiyacı olmayacağından dolayı çok düşük olacaktır.
    - takımında mutsuz ve ayrılmak isteyen oyuncuların (kevin love, dewayne dedmon gibi) takas olma ihtimalleri her zaman daha yüksektir.
    - kontratı sona erecek (sınırlı serbest oyuncular dahil) ve takımların yazın tutmayı düşünmedikleri veya tutamayacaklarını düşündükleri (bogdan bogdanoviç, davis bertans, malik beasley) gibi oyuncuların da takas olma ihtimali daha yüksek olacaktır.
    - çok derin olması beklenmeyen 2020 draftı için ilk tur pickleri bu sezon daha rahat elden çıkarılabilir gibi sanki. 2021 picklerine ise çok daha büyük anlam yükleniyor.
    - ve son olarak takasların çoğu son günlerde (5-6 şubat) hatta son saatlerde gerçekleşecektir.

    gelelim takımların takasla ilgili mevcut pozisyonların değerlendirilmesine:

    atlanta hawks
    trae young’ın tüm beklenti ve isyanlarına karşın hawks’ın takımı geliştirmeye yönelik büyük bir hamle yapması (andre drummond’ı almak için draft hakkı vermek gibi) beklenmemeli. parsons ve turner’ın biten kontratları ile çok takımlı takaslarda kolaylaştırıcı rol oynayabilirler. bu yaza çok büyük cap boşluğu ile girecekler ama piyasa çok boş olacağı için gerçekçi bir hedefleri olmayacak gibi görünüyor. belki de 2021 yazına uzayan istenmeyen bir kontratı almaya gönüllü olabilirler.

    boston celtics
    potaaltında kalıplı bir oyuncuya ihtiyaçları var ama nedense çok dillendirilen steven adams veya andre drummond gibi yüksek kontratlı bir oyuncuyu almaları mümkün değil. daha doğrusu öyle bir takas için kontrat dengesi açısından marcus smart veya gordon hayward’ı vermeleri (picklerle beraber) gerekecektir ki ne boston’ın ne de karşı takımların bunu (hayward'ı) isteyeceklerini düşünmüyorum. eski oyuncuları, sistemlerini iyi bilen aron baynes bence en mantıklı çözümlerden birisi olacaktır. pick vermek istemiyorlarsa misal dewayne dedmon gibi bir oyuncuyu almak için takas formülü bulabilirler.

    brooklyn nets
    mevcut brooklyn yönetimi panik hamle yapmıyor. uzun vadeli düşünüyor. dinwiddie veya levert’ten biri gönderilecekse bunu yazın veya gelecek sezon içinde de yapabilirler.
    (önemli) bir hamle beklemediğim takımlardan.

    charlotte hornets
    alıcı desen ne niyeti var ne de gözden çıkaracağı değeri, satıcı desen veteranlarında kimsenin gözü yok!! belki marvin williams’ı kötü bir kontrata değiştirebilir, yanında bir draft hakkı ile beraber.
    büyük ihtimalle hamle yapmadan geçerler takas dönemini.

    chicago bulls
    playoff şansını arttıracak bir hamle yaparlar mı?
    thaddeus young (clippers dedikoduları mantıklı geliyor) veya tomas satoransky’yi elden çıkarmaya nazlanmazlar da ikincisi için müşteri bulmaları zor olacaktır. kadroda tutmayı düşünmüyorlarsa denzel valentine ve kris dunn’ı da takip etmek gerekir.

    cleveland cavaliers
    tristan thompson, brandon knight, john henson ve matt dellavedova ile 9,5 - 18,5 m$ aralığında biten dört kontrat var. takaslarda üçüncü takım olmaları için telefonları çokça çalabilir.
    gel gelelim asıl hikâye kevin love’ın ne olacağı. love’ın basına yansıyan mutsuzluğu ve gitme isteği ortada. cavs, love için draft hakkı bekliyor. oyuncunun bu sezondan sonra üç sezon daha devam eden yüklü kontratı var. alıcı takımlar ise draft hakkı vermek bir yana, bu kontrata karşılık kendilerinin talep etmeleri gerektiğini düşünüyorlar. senaryo detayına girmeyecem ama muhtemel (gerçekçi) alıcılar olarak phoenix ve miami’yi düşünüyorum.
    takas döneminin nasıl sonuçlanacağını en merakla beklediğim krizlerinden birisi kevin love.

    dallas mavericks
    powell’ın sakatlığı büyük talihsizlik oldu. uzun bölgesine golden state’ten willie cauley-stein’i makul fiyata aldılar. peki ikinci bir oyuncu daha düşünecekler mi? ellerinde her takas senaryosuna uyacak büyüklükte çeşit çeşit kontratlar var. ama özellikle courtney lee’nin biten kontratı (12,7) ile barnes’tan kalan takas istisnası (9,5) için girişimleri olabilir. birinci tur draft hakkı vermeleri imkânsıza yakın (porzingis takasında harcamışlardı). barnes’tan gelen istisna ile rotasyona vasat bir uzun veya kanat bulup, lee’nin kontratı ve ikinci tur draft hakları ile (misal) andre igoudala’ya talip olabilirler.
    (not: dün entry'yi ilk yazdığımda wcs hamlesine benzer düşük fiyatlı bir pivot önerilerim arasındaydı. bugün yazdıklarımı yeniden düzenledim.)

    denver nuggets
    geniş rotasyonu daraltmaları ve büyük bir isim peşinde koşmaları gerektiğini düşünüyorum. meselâ gary harris + michael porter jr + hernangomez (veya craig, morris vs.) + "çeşitli pickler" ile portland’dan cj mccollum veya pelicans’tan jrue holiday alınabilir mi?
    malik beasley’yi bir değere dönüştürerek elden çıkarsalar iyi ederler.

    detroit pistons
    griffin’in sakatlığı ve çöpe giden bir sezon daha. andre drummond ile devam etmeyeceklerse takas kovalayabilirler. ancak değeri tahminen ortalama bir pick (1. tur) olacaktır. aslında uygun fiyata takımdaki veteranların (reggie jackson, markieff morris, tony snell, langston galloway) hepsini elden çıkarabilirler.
    müthiş bir sezon geçiren derrick rose’u pick veya genç yeteneğe çevirmezlerse şaşırırım. rose’un nereye takas olacağı merakla beklenen bir diğer hikâye.

    golden state warriors
    takas olduğu gün başlayan takas dedikoduları, d'angelo russell bu takımdan ayrılmadığı sürece durmayacak. warriors’ın ise russell için en az iki pick isteyeceğini düşünüyorum. öte yandan d’angelo’ya gözünü dikmiş olan minnesota ile andrew wiggins eksenli bir takas aslında iki taraf için de mantıklı olabilir. wiggins gelecek sezon curry ile klay’in yanında tamamlayıcı olarak, minnesota’daki rolüne kıyasla, çok daha anlamlı olabilir. bir not daha: eğer d’angelo’yu takas edeceklerse mümkünse karşı takımdan 4 m$ civarında daha az maaş (salary) alıp lüks vergisi sınırının altına inmeye çalışacaklardır.

    houston rockets
    söz konusu daryl morey olunca her an bir takas ihtimali vardır. gel gelelim (capela ve tucker’a dokunacaklarını düşünmüyorum) ciddi bir takas için ellerindeki tek anlamlı kontrat eric gordon. ilk tur draft haklarını da kullanabilirler.

    indiana pacers
    domantas sabonis ve myles turner ikilisinin hâlâ ideal bir yapı olmadığını düşünüyorum. yine de takımın bu ikiliyi ayırmak için bir acelesi yok gibi görünüyor. takas döneminde aktif olacaklarına dair pek bir beklentim yok.

    los angeles clippers
    şampiyonluğun kokusunu alıyorken işi şansa bırakmayıp bir iki hamle daha yaparlar mı? belki potaaltına savunması sağlam bir rotasyon oyuncusu? ellerinde moe harkless’ın biten kontratı, başta landry shamet olmak üzere robinson ve kabengele’nin çaylak kontratları var. ayrıca 2020 için her iki draft haklarını da takasta kullanabilirler.
    montrezl harrell’ı bu yaz tut(a)mayacaklarsa takas edebilecekleri konuşuluyor. bence takıma çok önemli enerji getiren bu oyuncuyu takas etmeleri takım kimyası açısından yanlış olacaktır. igoudala’nın alıcısı çıkmazsa devreye girip son dakikada (lakers’a gitmesin diye) alırlarsa şaşırmam (harkless + filler + 2 adet ikinci tur picki gibi). thunder’dan steven adams için girişimde bulunurlar mı merak ediyorum?

    los angeles lakers
    söz konusu lakers olunca takas dedikoduları sonsuz olur. ama işin aslı bu takas dönemini boş geçme ihtimallerini bir hamle yapma ihtimallerinden daha yüksek görüyorum. ihtiyaçların çözümü için buy-out piyasasına doğru isimler düşmesine (şair burada igoudala demek istiyor) dua edecekler. (hoş, igoudala'nın buyout olacağına inanmıyorum)
    takımdaki çoğu oyuncunun takım için rolü, takas değerinin üzerinde. kcp ve rondo’nun takas veto etme hakları var. demarcus cousins’ın bu sezon döneceğine ve playofflarda kullanılabileceğine dair bir inanç var. takasta kullanılabilecek draft hakları "yok" gibi bir şey..
    açıkçası bir takas olursa kullanılacak oyuncular muhtemelen kyle kuzma, quinn cook ve/veya troy daniels olacakmış gibi görünüyor. ama bunların kontrat miktarları düşük. üçünü bir arada versen ancak 10 m$ değerinde karşı kontrat alabilirsin. bu da anlamlı hamle yapma olasılığını çok düşürüyor. lakers’ın kuzma’yı sözleşmesinin son yılındaki bir oyuncu için vereceğini de düşünmüyorum.
    eğer lakers darren collison’dan söz alırsa, kanat rotasyonuna ekleme yapmak için buy-out isimlerini bekleme riskini göze alabilir.

    memphis grizzlies
    grizzlies takas dönemini nasıl tamamlayacağını merak ettiğim takımların başında geliyor. andre igoudala ve jae crowder takasları veya takas olmazsa buy-out edilip edilmemeleri bu sezonun kaderini etkileyecek.
    adı çok konuşulan jonas valanciunas’ın ise bir takıma takas edilmesi bana sürpriz olur. ben memphis’in ona verdiği değerin başka takımların kafasındakinden çok daha yüksek olduğunu düşünüyorum.

    miami heat
    pat riley, belgesellerde gördüğümüz pusuya yatmış yırtıcı misali etrafı kolaçan edecektir. yine de mevcut durumu düşününce ciddi bir beklentim yok. çok büyük bir aksiyon sürpriz olur açıkçası.
    bir spekülâsyon: kevin love’ı alabilecekleri birkaç senaryo üretilebilir. ancak kötü kontratlarla beraber iyi gençlerden en az ikisini de eklemek gerekir. nitekim pick eklemek gerçekçi görünmüyor. hoş, miami de istemeyebilir böyle bir hamleyi tabii, bilemedim :/

    milwaukee bucks
    geçen sezon ortasında yaptıkları mirotiç takasının acı tadı damaklarda duruyorken bu sezon benzer bir hamleye çok daha temkinli yaklaşacaklarını düşünüyorum. (önemli) bir hamle beklemiyorum.

    minnesota timberwolves
    6 şubat’a yaklaşırken playoff umutlarına bağlı olarak hareket edeceklerdir. eğer ışık görüyorlarsa d’angelo russell veya bir başka delici guard için ısrarcı olabilir, pickler verebilirler. değilse robert covington’ın getirisine bağlı olarak onu elden çıkarabilirler, ama onu da sözleşmesi devam ediyor, acelesi yok!

    new orleans pelicans
    benzer şekilde pelicans da 6 şubat’a yaklaşırken playoff umutlarına bağlı olarak hareket edecektir. nitekim zion’un iyileşmesi de yeni bir heyecan yarattı. olur da satıcı moduna geçerlerse jj redick, derrick favors, e'twaun moore gibi isimlere dikkat! böyle bir durumda jrue holiday için de piyasayı yoklamalarını önerebilirim.

    new york knicks
    genellikle "mantıklı" hamle yapmaları şaşırtıcı olan bir yönetime sahipler. bakalım bu kez bizi nasıl eğlendirecekler. takımda uzun enflasyonu var. bu kez işin garip tarafı ellerindeki kontratların çoğu süre ve miktar olarak gayet makul duruyor.
    sonuç olarak, her türlü saçmalama potansiyellerine karşın alıcı olmalarını beklemiyorum. özellikle marcus morris ve taj gibson’ın takas edilme ihtimallerini diğer oyunculardan daha yüksek görüyorum.

    oklahoma city thunder
    sezon başında önce george ve westbrook hemen sonrasında ise jerami grant’in de takas edilmesi takımın reset düğmesine bastığını ve eldeki hemen her kontratı takas etmeye açık olduğunu düşündürtmüştü. bugün sıralamada geldikleri noktada benzer düşünceyle mi hareket edecekler yoksa takımı tutup "playofflara gidelim bari" gibi mi düşünecekler bilemiyorum.
    chris paul’ün takas edilmesi hem kontrat miktarı açısından hem de uzunluğu açısından yine çok zor olacaktır. steven adams’ı gelecekteki takımın temel direklerinden biri olarak görüyor olabilirler.
    dennis schröder veya danilo gallinari’nin oyuncu özellikleri ve kontrat değerleri ile takas edilmeleri çok daha olası görünüyor. yine de oklahoma tok satıcıyı oynayacaktır. iyi bir teklif gelmezse önemli oyuncuların hepsini tutacaktır. sadece lüks vergisi sınırının altına inmek için küçük bir hamle yapabilirler (misal andre roberson (10 m$) + iki adet ikinci tur picki verip jae crowder gibi 7-8 m$ maaş değerinde bir forvet alabilirler)

    orlando magic
    doğunun geriye kalan kısmı bu kadar kötüyken bir şekilde playoffa kalacaklar gibi görünüyor. bu şansı arttırmak için küçük bir hamle gelebilir belki. ben olsam aaron gordon’ı takas etmeye çalışırdım. ama yönetimin buna uğraştığını sanmıyorum. hele ki jonathan isaac sezonu kapatmışken :/

    philadelphia 76ers
    elton brand göreve geldiği kısa sürede sürekli büyük hamleler yapan heyecanlı ve cesur bir gm olduğunu gösterdi şu ana kadar. bu takas dönemini kapatmadan önce de bazı girişimleri olacağını düşünüyorum. kontratı çok yüksek olmayan iyi bir şutöre ihtiyaçları var. bunun için verebilecek yeterince draft hakları da var. ihtiyaçları olan oyuncu tipi furkan korkmaz’ın (iyi senaryo ile) iki yıl sonraki hâli gibi bir şey..
    biraz çılgınca gelebilir ama joel embiid’i all-star düzeyinde bir kanat veya guard + ikinci bir değer ile takas edebilirlerse bence çok daha dengeli ve iyi bir takım olurlardı?? neyse bu aslında biraz daha uzun vadeli bir durum değerlendirmesi gerektiriyor.

    phoenix suns
    sezona iyi bir giriş yapmış olsa da sonradan kendi standartlarına geriledi. phoenix’in playoff beklentisinde olduğunu düşünmüyorum. aron baynes takas hikâyesini çok merakla beklediğim isimlerden birisi. nitekim clippers veya boston’a gitmesi hâlinde ilgili takımlar açısından oyuncunun kişisel değerinin çok üzerinde getirisi olan bir hamle olabilir.
    eğer yazın devam etmeyi düşünmüyorlarsa dario sariç de takas edilebilir bir yerlere.

    portland trail blazers
    blazers playoff için şansını sonuna kadar zorlayacak mı? ariza takası bu niyette olduklarını gösteriyor. eğer nurkiç’in dönmesi yakınsa hassan whiteside’ı takasta kullanabilirler. aksi takdirde iyi bir oyuncu almak için kontrat eşleştirmek iyice zor olacaktır. tabii whiteside’ı verip karşılığında forvet + pivot alacakları takasları da kovalayabilirler. ellerinde kendi gelecek ilk tur picklerinin hepsi var. korumalı olarak kullanabilirler.
    çılgın önerim: mccollum’ı denver, philadelphia veya orlando gibi bir takıma verip oyuncu ve pick olarak gayet iyi bir karşılık alabileceklerini düşünüyorum.

    sacramento kings
    bir kez daha hayaller playoff gerçekler lotarya. takas dönemi bitmeden kesinlikle hareketli olacak takımlardan birisi. dewayne dedmon’ı göndermek konusunda çok da nazlanmayacaklardır, yeter ki müşterisi çıksın. asıl merak ettiğim bogdan bogdanoviç hakkındaki tutumları ne olacak? bu yaz sınırlı serbest (rfa) olacak. ama takımın buddy hield’e verdiği kontrattan sonra bogdan’a da yakın miktarda bir para vermek isteyeceğini düşünmüyorum. gerekirse sign&trade ile gönderir veya önce imzalar, altı ay sonra takas ederiz gibi düşünüyor olabilirler. ama misal 2016 yazındaki allen crabbe örneği gibi bir başka takımın vereceği yüksek teklifi karşılayıp sonrasında kontratın gelecekte ellerinde patlaması riskini de düşünmeleri gerekiyor.

    san antonio spurs
    spurs için o sene bu sene mi bilmiyorum. yine de gün itibariyle %50’nin altında kalan kötülerin en iyisi olarak playoff potasındalar. pozisyonlarını korumak için hamle yapabilirler ama geleneksel olarak sezon içi takas yapan bir takım değiller ve draft hakkı vermeyi de sevmiyorlar. derozan, aldridge gibi isimler için çıkan dedikoduları da hiç gerçekçi bulmuyorum.
    sonuç olarak, (önemli) bir hamle beklemediğim takımlardan bir diğeri.

    toronto raptors
    neredeyse tüm oyuncuları için dedikodular okuyorum ama hiçbirini inandırıcı / ikna edici bulmuyorum. takas beklentim yok.

    utah jazz
    clarkson türü bir oyuncu yapılacak tek takas hamlesiydi. işler iyi gidiyor. yeni bir hamle niyetleri olduğunu düşünmüyorum.

    washington wizards
    öncelikle beal’i teknik olarak (extension aldığı için) isteseler de takas edemezler. zaten öyle bir niyetleri olacağını düşünmüyorum. davis bertans’ı takas etmelerini ise çok yüksek bir ihtimal olarak görüyorum. en iyi teklifi bekleyeceklerdir. ish smith de bazı takımların ilgisini çekebilir. geriye kalan oyunculardan ian mahinmi’nin biten kontrat değeri var. takaslarda kolaylaştırıcı olmak için kapıları herkese açık olacaktır.
  • batı konferansında playoff sırasındaki son 2 takım %50'nin altında. uzun yıllardır böyle bir şey görmemişsinizdir.

    doğu gene bildiğimiz gibi. heat'in biraz çıkış yapmış olması dışında hiçbir süpriz olmadan, yıllardan beri aynı takımların önderliğinde aynı takımların ortalarda aynı takımların dipte olmasıyla gidiyorlar. doğu normal sezonu resmen sıkıcı bir ortam haline geldi izlemeden sonucunu tahmin edebiliyorsunuz.

    batı ise öyle mi. yok warriors birden tepeden en dibe düşer yok blazers düşer lakers zirveye oturur yok mavericks çıkışa geçer spurs dağılır falan falan resmen kaotik bir ortam. yarın ne olacağı belli olmuyor.
  • batıda gerçekten çok enteresan bir seviyeye ulaşılacak olan sezon. ciddi ciddi şampiyonluk için az ya da çok iddiası olan tam 5 takım var: clippers, lakers, rockets, nuggets ve jazz. bununla birlikte warriors, spurs, portland, pelicans, kings, dallas gibi belirli bir seviyenin üstünde olacağı kesin olan takımlar var.

    5 ağır favoriden esas favoriler olan clippers ve lakers’ın normal sezondan ziyade playoff’lar hedeflenerek kurulmuş takımlar olması, bir tık geride olan houston, nuggets ve jazz’in çok iyi normal sezon takımları olması, playoff yarışında kağıt üzerinde 6-11 arası sıralanması beklenen takımlar arasında yine çok iyi normal sezon takımları olan portland ve spurs’ün olması, iyi eklemeler yapan ve genç nüveye sahip kings-pelicans, carlisle yönetimindeki donçiç-porzingisli dallas... bu durumda play-off yapan takımları toplamda maksimum 13-14 galibiyet ayıracak yüksek ihtimalle. bu da ortalama her sıra arasında 2 galibiyetlik bir fark demek, seviyeye bakar mısınız? sırf ilk turda bile normal şartlarda tepede gördüğüm beşliden ikisinin karşılacak olması dahi inanılmaz.

    clippers yine geniş rotasyonu ve coaching ile bir şekilde yıldızları sakatlansa dahi 50 galibiyeti bulacak ve ilk 5’te yer alacaktır bence. ama lakers’ta olası bir ad-lebron sakatlığı durumunda 6-8 arasına düşerek ilk turdan sert eşleşmeler ile karşı karşıya kalma ve hatta playoff dışında kalma korkusu yaşama durumu olabilir.
  • bu sene bence 4 tane sampiyonluk adayi var:

    los angeles lakers - 5.50
    los angeles clippers - 4.00
    milwaukee bucks -6.50
    philadelphia 76ers -7.00

    bu 4 takimin haricinde sampiyon cikma olasiligi yuzde 3-5'ten fazla degil. onlar da olsa olsa ya boston olur ya da denver.

    uzun vadeli oynayanlar icin bence clippers-76ers ikilisine esit miktarda basip, yatirim amacli bekleyebilirler. ortalama 3.500 lira kar etme ihtimaliniz var eger 1000 lira basarsaniz.

    lakers'ta anthony davis injury prone, sene sonuna dogru lebron james yasinin da etkisiyle yavaslayabilir, ote yandan 76ers gecen senenin sampiyonuna son saniye ucluguyle elenmisti, bu sene daha iyiler. clippers - 76ers ikilisi en garanti ikili kombinasyon gibi duruyor.
  • beklendigi gibi cok cekismeli gececeginin sinyallerini veren sezon.

    batida sezon oncesi favorilerden lakers, clippers ve rockets tablonun zirvesindeler. artik 'supriz' olmaktan cikan nuggets ise son 2 sezonda gittigi cizgide devam ediyor.

    dogu da ise durum biraz karisik. bucks beklenilen seviyedeyken, celtics al horford kaybina ragmen gayet iyi maclar cikariyor. 76ers ise ilk haftalara damga vurmusken son maclarda yoklari oynuyorlar.

    final hangi iki takim arasinda oynanir ? sorusunun cevabini vermek imkansiz suan icin. cunku normal sezonla play-off atmosferi cok farkli ligde bilindigi uzere. nitekim batida suan 4. sirada olan clippers play-off'a 8. siradan da girse 1. siradan da lakers haric tum eslesmelere favori olarak cikacaklar. zira clippers yonetimi gecen sene raptors'n yaptigi gibi load management yaparak kawhi leonard'i dinlendiriyor normal sezonda. pek tabii pg, lou williams ve patrick beverley gibi degerli parcalarla bunu yapmak cok daha kolay.

    illa bir tahmin yapmak gerekirse; 76ers/bucks - lakers/clippers finali en olagan senaryo.onemli parcalar sakatlik problemine girmezse tabii.
  • hayatımda ilk kez bu kadar çok, bir sezonun hemen, çabucak başlamasını istemiştim. ayrıca inanıyorum ki bu durum nba fanlarının %90'ı için geçerli (%10 kısım knicksli)

    edit: ölümüne bir warriors taraftarı.