şükela:  tümü | bugün
  • golden state dominasyonundan sonraki ilk sezondur.

    gsw öyle bir domine etmişti ki ligi, takımları yeniden kardılar resmen. her ne kadar üzülsem de şimdiki hallerine, tarihe geçtiler curryler klayler oyunu değiştiren takım olarak anılacaklar.
  • kötü takımlarının gerçek anlamda dibi gördüğü, uzun zamandır da böylesini hatırlamadığım nba sezonu.

    her yerde ligin çeyreği bitti deniyor ya, ben de bir çeyrek sezon entry'sini buraya yazmış olayım:

    ligin dibi: aşırı derecede kalitesiz ve umut vermekten uzak.

    atlanta hawks : ligin ilk çift haneli mağlubiyet serisine imza attı. sorsanız trae young var, gelişecek takım ama sakatlıklar ve ceza işleri onları bitirmiş gibi gözüküyor. young-parker falan yetmiyor.

    cleveland cavaliers: ayrı rezillik. son phila maçını izlerken gözlerim kanadı. sexton-garland ikilisi "toxicity of our city" modundalar. cedi osman falan acilen kaçmalı. bu zehirli ortam onun da değerini düşürüyor.

    golden state warriors: play-off falan dedik ama sakatlıklar derken sezon komple "yok". erik paschall onlar için tek iyi şey oldu. seneye "death star" diyerek geliyorlar ama bu sene ewok modundalar. aşırı yetersizler. sahada olmayan yıllık kontrat toplamı 100 milyona yakın.

    new york knicks : tabii ki kepazelik onur ödülü onların. yine onulmaz derecede kötüler ve gerçek kötüler takımı olarak fizdale'i şutladılar. sezon başında koç yollamak nba'de olan bir şey değil ama knicks demek rezalet demek. knicks demek kepazelik demek. rj barett aşırı yükleme sebebiyle şu an şişmiş durumda ama o bu takım adına iyi olan şey. bir de morris bildiğin iyi oynuyor. (çok zorladım di mi haha)

    çok kötüler : dibin dibi dedik ama bir de gerçek anlamda kötüler var. bunlar ileri gitmek adına belli donelere sahipler ama şimdilik sadece çok kötüler.

    chicago bulls : play-off ihtimalini zorlamak derken bitiklere geldiler. boylen-bulls ilişkisi resmi olarak bitmeden takım 20-62 seviyelerinde kalacak ve daha da geriye gidecek. eldeki potansiyel de körelmeye başladı. lavine'in 49'luk maçı efsaneydi ama...

    memphis grizzles : morant-jackson jr ikilisine sağlam görev adamı potansiyeli ile dilon brooks ekleniyor. memphis şu an çok yetersiz ama geçen sezonun atlanta'sı gibi, doğrulara dair ışık var.

    charlotte hornets : resmen seviye atladılar. en kötü kadroya sahipler ama potansiyel-performans açısından lig lideri oldular. devonte graham şapkadan çıkan tavşan oldu. bravo. tabii rezil bir yönetime sahip oldukları için seneye drummond'a max. haberleri çıktı ama şimdilik iyi olana odaklanın.

    kötüler : bunlar beklenenden kötü, ama kolaylıkla yukarı çıkabilecek, gösterdiklerinden daha iyi tabana sahip olanlar:

    new orleans pelicans : zion sakatlandı diye mi tepe taklaklar acaba ? yoksa eldeki ball, ingram, hart gibi yeniler kevgir gibi adamlar mı? işin ilginci holiday de kendini boşluğa kaptırmış gibi. zion bey gelince daha iyi şeyler yapabilirler. yine de lakers'dan gelenler hayal kırıklığı oldu.

    washington wizards : kainatın en kötü savunması bunlara mı ait yoksa cleveland a mı ait onu düşünüyorum. hachimura iyi çıktı, beal her türlü canavar ve iyi de atıyorlar ama hiç mi savunmaya yapmazsınız be abi ?

    san antonio spurs : onlar canımız ciğerimiz ama lma'in olduğu savunma ölmeye kaybetmeye mahkum. derozan kaçak savaşçı ve white da isteneni veremedi sanki.poetl keşke ilk 5 olsa. ha bu arada clippers'ı denize döküp pistons'dan fark falan yiyorlar. popovich'in takım başında olduğu gelmiş geçmiş en kötü sezon.

    detroit pistons : griffin uzun bir sakatlık arası verdi ve bu işleri kötü etkiledi. pistons doğuda olmasa kesin play-off dışındaydı ama hala şansları var. rose beklediğim gibi iyi ama onun varlığı reggie jackson'a devreleri yaktırdı sanki. drummond cidden iyi bu arada. kennard da artı bakiye...

    portland trail blazers : valla kadroya göre gerçekten başarısızlar. şu anki ilk 5 ise wizards ve cavs'le yarışır : lillard - cj-bazemore-melo-whiteside... bu kadroyla aslında elleri kaldırıp sabit durmaları lazım ama onu da yapamadıkları için savunma daha da kötü. daha yeni rodney hood aşili kopardı ve kanat rotasyonları alarm durumunda. play-off bile onlar için 8. sıradan olabilir.

    vasatlar/orta şekerler:

    bunlar play-off da yapabilirler, dışarda da kalabilirler ama kesinlikle en dip seviyelerin üstündeler ve bu konuda söyleyecek şeyleri var:

    - orlando magic : savunma süper. bunlarda da hücum yok ama isaac, fultz gibi isimler bence hep+ bakiye verdiler. gordon umursamaz ve şutlanması gereken bir "araf" ve takımın geleceğini de batıran kişi. vucevic de sakat. ancak yıkılmadılar. çünkü adam gibi savunmaları var. hücumda lig sonuncusu ama saygıyı hak ettiler.

    - sacramento kings : mega kötü başladılar ama fox sakatken koç'un hayalindeki yavaş yarı saha şeysi biraz daha şekle şemale girdi. yine de bu takıma dair her şey fox-bagley-hield üçlüsünün hızlı hücum performanslarına bağlı. bu durum da onları yine play-off'tan uzak tutabilir. joerger bence walton'dan iyiydi.

    - oklahoma city thunder : hani draft kasacaktınız oğlum siz ? nerde lottery gazı ? takım elinden gelen en verimli ve başarılı işlerden birisini ortaya koyuyor. cp3, adams bir yana, gilgeous-alexander, gallinari ve schröder gibi elemanlar bildiğin verimli olay-off kasan top oynamaktalar. e o zaman pg 13 neden gitti ?

    brooklyn nets : kyrie yokken 10 numara oynayan ekipler arasına katıldılar. kyrie draması öğle kuşağı evlilik programlarından beter. durant gelip batman rolünü almadan ne ona ne başkasına huzur var. o yokken dinwiddie-allen ikilisi de verimli, takım da mutlu.

    phoenix suns : deandre ayton 25 maç madde kullanımı cezası alınca aron baynes sahneye çıktı ve "effffsane" oynadı. phoenix o kadar yanlış ve temelsiz işler yaptı ki 2 sezondur, bu sezon rubio gelip, barnes gelip basketbolun temellerine dönük derli toplu bir yapıya girince hoooop bir anda play-off contender oldular. bu herifler için lottery pick deniyordu. baya baya haysiyetli basketbol oynuyorlar. tebrikler.

    minnesota timberwolwes : iyi başladılar sonra patladılar demeyi bekliyordum ama onlar %50 sınırının yakınında ancak absürd işler yaptılar. evlerinde morant olmayan memphis'e maç verdiler ama herifler deplasmanlarda coştular. wiggins onlar için bir piyango. en iyi 100 oyuncu listesine girmeyince espn'e bilendi herhalde.

    utah jazz : o kadroyla herkes daha iyisini bekledi ve bulamadı. conley dev batırıyor. gobert savunmada yanlız ama defansı hücumundan iyi bir takım olarak çeyreği bitirdiler. yine de set alışkanlığı ve savunmada biraz daha yardımlaşma gerekiyor. donovan kardeşinize çok yüklendiniz. yapmayın.

    iyiler:

    bu ekip play-off yapacak, o kesin ama aynı zamanda potansiyel olarak ileri gitme şansına da sahipler. bazıları da beklenenin ciddi ciddi üstünde.

    indiana pacers: oladipo'nun yokluğunda brogdon da tj warren da iyi iş yaptılar. sabonis-turner ikilisi birbirinin üstüne yer yer bassa da uyumda belli seviyedeler ve indiana iyi savunmayı hücumun önüne koyan bir başka ekip. daha durun, kötü maçlar geçirseler de oladipo geri dönecek. ha şunu da diyeyim, lig başı fikstür biraz ballıydı. sonrası için victor kardeşimiz gerçekten de lazım olacak.

    miami heat : play-off'a herkes kesin derdi ama miami şapkadan çıkan tavşanlarla sükse yaptı. çaylaklardan yana yüzü toplamda en çok güzel takım. nunn, herro resmen yüz güldürdü. bam adebayo "10'un üzerinde çok iyi maç oynadınız, maşallah rozetinizi almak için tıklayın" ifadesine tıkladı ve o artık maşallah rozetli !!! butler manyak falan ama takımda oldu adam. kimse kimseyi bozmuyor. pat riley-erik spoelstra ikilisi çok iyiler. play-off gelir kesin ama konferans finali için sağdan soldan bi fırsat kollayabilecekler mi? neyse o gelecek zaman kipinin derdi...

    philadelphia 76ers : şahsi olarak rahatsız eden bir tarzları var, embiid bi ayrı gıcık, simmons'ın üçlük atmama tribi ayrı sinir bozucu ama savunmada çok iyiler. furkan yüz güldürdü. genel olarak sağlam gözükseler de ben horford'dan beklediğimi bulamadım şu ana kadar. harris ise iyi. onlar play-off'a kadar zaman geçiren ekipten.

    toronto raptors : kawhi gittikten sonra pascal kardeşimiz öne çıkacak dedik ama herifin yaptığı işe şahit olmak ayrı bir şans. oturmuş takım düzeniyle normal sezonu makina gibi gidiyorlar. diz çökmek bir yana, büyük iş yaptılar. savunmada da hücumda da baya baya verimliler. şampiyon olmak görünmeyen bir basamağı çıkmak demektir ve o basamak siakam, vanvleet gibi isimleri ileri itti. annuoby, sen de cansın...

    dallas mavericks : bu adamlar geçen sezon sürünmelerden yeni terfi etmişlerdi. bu sezon ligde "buraların ağası benim" diye gezmeye başladılar. çünkü luka doncic !!! porzingis'le uyumun tam sağlanmaması falan kimsenin umurunda değil. yardırıyor herif. mvp sıralamasında adam 3. sayılıyor. şu ana kadar takımın özeti. yine de detay olarak curry-hardaway jr ve barea'ya "like" geliyor.

    denver nuggets : nikola "jabba" jokic !!! ve yeteri kadar gelişemeyen harris/murray ekürisi ile denver lineer ilerleyişinin sonuna geldi. en geniş kadro demek normal sezonda başarı demek ve fena da götürmüyorlar ama geçen sezonki kadar ilgi çekmediler. aslında ligin en iyi savunması onlarda ama hücumda jokic'in yağ bağlaması ve guardların kötü karar verme yetileri onları geriye düşürecek kadar önemli bir tehlike.

    boston celtics : kyrie-kemba kısmını hepimiz tutturduk ama theis-horford değişikliği ile geçen sezonun savunma seviyesinin de üstüne çıkmaları absürd. hayward bu sene de kolunu kırdı ama yine de boston geçen yılı silindir gibi ezip geçen bir başlangıç yaptı. kemba-smart-tatum-brown-hayward.... bu 5 isim baya baya iyiler hatta (kemba hariç) geçen sezondan hepsi net daha iyi. çok saygı duydum. hala steven adams lazım onu demezsem olmaz.

    şampiyonluk peşindekiler :

    buraya son sn gaza gelip roketleri de koydum. onun dışındaki 3 ekip net şekilde şampiyonluk adayıdır. roketler de eksikleri toparlarsa...

    houston rockets : russ-harden uyumu, russ-takım uyumu ve savunmanın oturması gibi şeylerle çok vakit kaybettiler. harden vasat başladı sonrasında modern zamanlar basketbol tarihinin ilk +40 ile sezonu bitirecek skoreri olabilir. russ çoğu zaman tuğlacı ama roketler cp3 döneminden daha iyi. westbrook'un patlayıcılığı ve atletizmi takımdan aldıkları kadar ekstralar da verebildi. en büyük sorunları çok kısa olmaları. chandler-capela yetersiz. ama capela şu ara çok iyi. green'i hazırlık dönemi, gordon'ı sezon başında sakatlığa kurban veren roketlerde geçen sezon austin "the hayırsız evlat" rivers, bu sene de ben mclemore şapkadan çıktı. daryl morey: mutfakta aşçı, uluslararası ilişkilerde öküz, yönetim odasında dahi...

    los angeles clippers : süper bir lakers maçıyla sükseli başladılar ama milwaukee karşısında da dev batırdılar. kadrodan beklenen herşey "iyi senaryo" doğrultusunda gidiyor. yine de bucks maçı havalarını façalarını baya bozdu. iyi savunma, iyi hücum, herşey var. bence hala 1 numaralı şampiyonluk adayı. pg 13 de gecikmeli katıldı ve gayet iyi.

    milwaukee bucks : ligin en ezici takımı. antetokounmpo hala mvp caliber ve önüne geleni eziyor. özellikle matthews'dan bekleneni alamadılar. middleton ve bledsoe da kontratlarına karşılık gelen oyunlar oynamıyorlar ama resmen takımda superman var. o yüzden de batman'le aquaman az ekşına girse de bişey olmaz modundalar. clippers'ı öyle bir dövdüler ki anlatılmaz izlenir. savunmanın da hücumun da top class olduğu takım kendileri. bence normal sezonu 1. bitirecekler.

    los angeles lakers : bucks daha sükseli olsa da antetokounmpo-bledsoe-middleton üçlüsü mü yoksa lebron james-davis ikilisi mi diye düşündüm ve bingo!!! beklenenden iyiler. rol paylaşımı bence kusursuz. herkes harika oranlarda ve harika rollerde süper puzzle parçaları olarak eklenmiş durumdalar. kuzma hariç!!! neyse, lebron süper, davis süper. bu ligin geri kalanına yeter de artar. elit olmayan ama ligin en elit ikilisiyle hücum, gerektiğinde elit savunma. lakers'ı 2000'ler başındaki dominasyonları sebebiyle hiç sevmem ama bu takıma saygı duyuyorum. lige çok iyi başladılar. kolay dediğimiz fikstür sonrası deplasmandan "meşaz galibiyetleri" de aldılar. bence ilk çeyreğin en iyi takımı oldu lakers.
  • ligte domine edici bir takım kalmayınca ligin aldığı şekildir birbirine net üstünlük kurabilen takım yok açıkçası play-offlar eğlenceli geçecek süpriz bir takım yine şampiyonluğa ulaşabilir
  • batı konferansında playoff sırasındaki son 2 takım %50'nin altında. uzun yıllardır böyle bir şey görmemişsinizdir.

    doğu gene bildiğimiz gibi. heat'in biraz çıkış yapmış olması dışında hiçbir süpriz olmadan, yıllardan beri aynı takımların önderliğinde aynı takımların ortalarda aynı takımların dipte olmasıyla gidiyorlar. doğu normal sezonu resmen sıkıcı bir ortam haline geldi izlemeden sonucunu tahmin edebiliyorsunuz.

    batı ise öyle mi. yok warriors birden tepeden en dibe düşer yok blazers düşer lakers zirveye oturur yok mavericks çıkışa geçer spurs dağılır falan falan resmen kaotik bir ortam. yarın ne olacağı belli olmuyor.
  • eski komisyoner david stern in ölümü ardından sezon sonuna kadar tüm formalarda siyah bant göreceğimiz sezondur.

    severdim rahmetliyi, ruhu şad olsun.
  • dogu bu sene superciler gene yanildi maalesef. dogu vs bati maclarinda 80-80 idi. son 52 macta ise 37-15 gibi ezici bir ustunlugu oldu bati takimlarinin dogu takimlarina karsi oynanan maclarda. yani klasik son 20 senedir oldugu gibi bati gene doguyu eziyor.
  • ilk yarısını geride bıraktığımız nba sezonu.

    sürekli bir şeyler yazıyoruz ekşide oyunu sevenler olarak, bu defa bodoslama "standings" üzerinden ilk yarıyı değerlendirelim :)

    batı

    los angeles lakers (33-8) : ilk yarıda batının en istikrarlı zirve adayı oldular. düşmeleri beklenen hiçbir yerde gerçek anlamda düşmediler. takım özellikle davis'i diri tutmak adına mcgee/howard ikilisini çok doğru ve verimli kullandı. hala kanatlarda ve 1 numara pozisyonunda istenilen seviyede gözükmeseler de lebron james'e sahipseniz o her şeyi yoluna koyuyor. lbj kendisini optimal verimlilikte kullanırken pek çok tarihi istatistikte de all-times sıralamalarında kendine yeni sıralar buldu. o ve davis mutlu olsalar gerek. ve tabii ki jeanie buss... ve tabii ki pelinka... ve tabii magi (tamam tamam o kadar değil hehe...) velhasıl kendilerini çok yormadan sürekli olarak gerekeni yeteri kadar yaparak ilerlediler. play-offlara kadar batı birinciliği için doğal aday onlar. en önemli sorunları kuzma. davis 4 numara oynamak istediği için kuzma'ya yer açamadılar ve o da değer açısından takaslık, kontrat açısındansa elde tutulmalık bir konumda. 3 milyonluk kuzma kontratını kimse takas edeceksin ki? mutlaka artı birşeyler gerekiyor o takasa ve işler karışıyor...

    denver nuggets (28-12) : onlar zaten tam bir normal sezon takımı ve geniş kadrolarıyla maçları her zaman diri ve verimli oynayarak buralara geldiler. 28-12 tam bir contender derecesi değil ama geldikleri yer ve şu anda bulundukları yerde onlar adına olumlu değişimler oldu. jokic formda, michael porter jr takıma tam olarak entegre oldu ve onların yükselişi murray-harris ikilisinin (özellikle murray) güvenilmezliğini örtüyor. oyunda kullanılan top sayısı, yıldızlara verilen top kullanma imtiyazları ve saatin sınırı (48 dk) düşünülünce, fazlalık ihtiva eden benchlerinde en az 2 ismi göndermeleri gerekiyor. kim bilir? belki de bu onlara gelecek için şanslı bir draft pick de sunabilir.

    utah jazz (28-12) : batı 3.sü olmaları sezon başında beklenebilirdi ancak ilk çeyreği verimsiz geçirip şu an geldikleri nokta şaşırtıcı. topun paylaşımı, tempo gibi sorunlar, ingles'ın bench'e çekilmesi, conley'nin verimsizliği, gobert'in mutsuzluğu derken son 10 maçı kazanarak bir anda sezon başı projeksiyona geri döndüler. ilk 4'te ligi bitirmeleri olası ancak mike conley hala takımla uyumu sağlayamadı. donovan mitchell'a hala çok fazla yükleniyorlar. jordan clarkson takası çok riskli ancak verimsiz exum yerine kısa vadede daha iyi sonuç verdi. ve tabii ingles'ın geri dönüşü... attığı şut sayı oluyor bu ara ;)

    los angeles clippers (28-12) : en büyük beklentiye sahip takım onlardı ancak beklenmedik mağlubiyetler, özellikle yedikleri bazı büyük farklar resmen havalarını söndürdü. sezone pg13 olmadan fena başlamadılar, savunma gayretleri üst düzeydi ancak şu anda hem hücumda 1 ve 5 numarada yetersizler hem de savunmada takım içi uyumsuzlukların sonucu olarak konsantrasyon düşüklükleri yaşıyorlar. evet play-off'larda herşey farklı olacak ama yine de batı'da normal sezonu önemsemeyen bir takımın şampiyonluk şansı doğuya göre daha düşük. kawhi load management geceleri dışında genelde hem iyi gözüktü ve formda. lou-montrezz ikilisi de iyi ancak hep küçük adalar gibi kopuk ve ayrı duruyorlar. halbuki birleşip dev olmaları lazım. bu da takım içi oyun uyumuna bakıyor. işler kötü gitmiyor ama daha iyi olmak zorundalar. kawhi'ın gazına gelip normal sezonu 2. plana atmaları onlara acı patlar.

    houston rockets (26-14) : bence şampiyonluk lafını eden takımlar içinde en dengesiz takım. takımın boyu kısa, kanat rotasyonu yok gibi birşey, momentumu kaybettiklerinde büyük seriler yiyip çok saçma maçlar kaybediyorlar. harden müthiş oynuyor ancak takım westbrook-harden ikilisinin uyum sürecinden daha büyük bir temel soruna sahip; uzun değiller. smallball'a geçtiklerinde rezalet çıkıyor. savunma konsantrasyonları hücum verimliliği üzerinden işliyor ve hücum verimliliği direk olarak bu minnoş insanların ruh hallerine göre değişiyor. dolayısıyla da çok çirkin maçlar kaybediyorlar. gordon, rivers, mclemore gibi isimleri verip 1 belki 2 kanat alabilirler. almaları lazım. en iyi dönemleri olan 2 sezon öncesinde kanatlarda çok etkiliydiler.

    dallas mavericks (26-15) : sezonun özeti doncic. net. luka doncic nba'in gelecek 10 yılında ligin yeni yüzü olmak üzere ve ona eklemlenmiş parçalarla düşük tempo bir yarı saha basketbolu oynadılar. porzi tam uyum sağlayamadı ancak luka doncic öyle güçlü ışık saçtı ki ligin başındaki bench verimsizliği rol oyuncularının istikrarsızlığı 2. plana atıldı. luka-ball şimdiye kadar takımı alt seviyeden orta seviyeye getirdi ama bundan sonrası için daha fazlasına ihtiyaçları var. yine de bu yıl için gelinen seviye şu ana kadarki hedeflerle örtüşüyor bence.

    oklahoma city thunder (23-18) : dağıtılmak ve gelecek için rookie, sophomore oyuncular ve draft pickler biriktirmek üzere kuruldular. gelin görün ki eldeki kadro basketbolun temellerine ilişkin ligde en iyi, en doğru bilgilere sahip chris paul komutasında tam performans verdi. bu da onları beklenmedik bir yere taşıdı. ilk çeyrekten sonraki dönemde çoğunlukla dış alanda cp3-alexander-schröder üçlüsü ile oynadılar. gallinari'nin istikrarı ve sonradan "aralarına katılan" steven adams ile gayet sağlam geldiler. ancak bu konum, eldeki bu başarı onların ana planları ile uyuşmuyor. acilen dağılmaları lazım, play-off dışında kalmaları lazım :)

    memphis grizzlies (19-22) : grit&grind bitti ve yeni çağın başlangıcı görkemli oldu. geçen yıl bugün conley/gasol ikilisine bakan ve baktıkça geleceği kararan memphis semalarında bugünlerde ja morant (gerçek anlamda) uçuyor!!! jaren jackson jr kendisini geliştiriyor ve dilon brooks bir başka başarılı draft pick olarak saygı kazanıyor. bu üç isim de sorumluluk alıyor aynı zamanda (jackson tam olmasa da) savunmayı da boşlamıyorlar. atletik, yetenekli bu üçlü nüveye ek olarak pota altında devasa sağlamlıkta oldschool valanciunas, kanatta jae crowder bu gençlerle çok uyumlular. brandon clarke, tyus jones derken re-building işinde voleyi vuranlar sınıfına giricez derken play-off potasına girdiler. geçen sezon atlanta'nın play-off kovalamasını hayal edin. bu ondan da zor. memphis'in yaptıkları beni çok etkiledi. özellikle ligin 2. çeyreği itibariyle gösterişli maçlar da aldılar.

    san antonio spurs (17-22) batıda %50 yüzdenin altında bir yüzde ile play-off kovalamak uzun yıllardır imkansızdı ancak popovich'in küresel gücü(!) bu trendi kırmaya bile yetti!!! mi acaba onu bilemiyoruz ama spurs fecaat mağlubiyet serileri, yetersiz kadrosu, eski püskü oyun tarzı ile lottery sınırlarına girmişken bir kaç parça değiştirdiler, biraz vida sıktılar ve 8. sırayı zorluyorlar. yetenek tavanı en kısıtlı ilk 8 adayı onlar ancak popovich, kendisine her zaman geç düşen jetonun düşmesi sayesinde takımı hücum verimliliğinde yukarı taşıdı. demar derozan spurs'e geldiğinden beri en iyi dönemini geçiriyor. savunmada biraz iyileşseler direk 7. sıradan içeri girecekler ancak orada da lma savunmayı aşağı çekiyor. bu kadro direk loserville havhavs seviyesinde ama koç çok şeyi değiştiriyor.

    portland trail blazers (18-24) : sezonun en büyük hayal kırıklığı oldular. lillard-mccollum ikilisine eklenecek yeni kanat oyuncuları ile yeni bir fikir/anlayışla işe girdiler. geldikleri yer "melo-drama season" oldu. lillard'ın bundan memnun olduğunu da sanmıyorum. tüm ilgi "melo 18 sayı attı, melo 24 attı, vauvv, hall of famer!!!" mevzuları ile melo'da, kendisi savunmada efsanevi kovalardan. whiteside savunmada anlatılmaz derecede kötü, gelin görün ki nurkic geldiğinde lillard-cj ikilisinin ardında savunma yapacak insanlara ihtiyaç varken bu guard ikilisi takımın savunma belkemiği oldular!!! geçen sezonun batı finalisti; şu an 2 başarısız forveti gönderilince çöktü adeta. (ve sakatlıklar) farkında değildik de al-farouq aminou falan mı finale çıkardı bunları ??? bu sene play-off falan artık imkansız gözüküyor. takas dönemi bitmeden dramatik değişiklik sağlamaları da kolay değil.

    phoenix suns (16-24) : beklenenden iyi durumdalar ve gelişimlerinin basketbolu en temel noktaya indirgeyen rubio-saric ikilisine bağlı olduğuna inanıyorum. onlar suns'a kabiliyet değil oyun bilgisi getirdiler. amaçsız çocuklardan maç çevirebilen bir takıma evrildiler. yıllardır boş boş oynayan bu takım ilk kez bu sene olumlu emareler gösteriyor. booker-oubre jr-baynes-rubio gibi isimler maksimum verimde oynuyorlar. tabii ki çok kopuş yaşadılar ve onlar temellere inip oyunu öğrenirken onları sollayıp geçen de çok takım var. yine de savunmada yol almaları gerekiyor. aaron baynes sizin pivotunuz olursa hayaliniz tabldotta iskender yemek olur. ancak onların yapması gereken ayton'a oyununu geliştirme şansı vererek ve onu ilerleterek iyilerin olduğu balo salonuna geçmek. (biz buna playoff diyoruz) hala yolları var ama yolda ilerleyecek benzinleri de var, 2. vitesde 5000 devir gitmeye gerek yok, uzun vadeli planlama biraz da maharet istiyor.

    minnesota timberwolwes (15-25) : harika bir sezon girişinden sonra ligin 2. çeyreğinde kat'un sakatlığının da etkisiyle dibe çöküş moduna girdiler. hücumları felaket halde. takım mücadele ediyor, okogie, covington, dieng gibi isimler tam savaşçı ancak bu yeterli değil. dahası towns'ın takası için tamtamlar bir kez çalmaya başladı ve bu iş bu sezon olmazsa önümüzdeki sezon a.d. hikayesine dönmeye aday. bu da re-re-building demek. halbuki 90'lar clippers'ının yerinde olmayı kimse istememeli. koç, jeff teague, wiggins gibi isimler isteyerek ya da istemeyerek burada toksik etki yaratıyor veya yetersiz kalıyorlar.

    new orleans pelicans (15-26) : zion gelmeyince onlar için sanki sezonun büyüsü bozuldu. zion'suz da iyi bir temele sahip olan takım -hiç bir zaman begenmediğim- koç gentry ile kötü yönetilmeye devam ediyor. şimdilerde biraz daha iyiler ama ligin başında durumlar içler acısıydı. takımın en iyi oyuncusu olan jrue holiday'ın adını takas kaosuna bulaştırdılar, onu point guard oynatarak enerjisini boşa yediler. jj reddick bekleneni veremedi, lonzo ball zaten kısıtlı bir isim ve yeni yeni fayda veriyor. elde kaldı ingram. o da kişisel istatistiklerini -kontrat sezonunda- patlatmanın derdinde ancak kaçak güreşçi gibi. nola'da takasını isteyip cezasını yiyen derrick favors da dahil olmak üzere fayda sağlanacak çok isim var ve koç bu potansiyeli ilk yarıda değerlendiremedi. taktik açıdan daha üstün bir koça ihtiyaçları var. maç sonlarını da kötü oynadılar. eksiler çok fazla baskın çıkıyor.

    sacramento kings (15-26) : kendilerinden ileri gidiş beklenirken başarılı koçlarını daha kötüsüyle değiştirdiler. sezon başı kötü serileri onların play-off umutlarını yok etti. o arada fox da bir süre sakatlandı. onların sorunları daha çok saha dışı kaynaklı. divac takımı dipten alıp belli bir seviyeye taşıyabilir ama play-off ve düzenli başarı için yanlış adımların 1 numarası. hield ve bogdanovic onlar için mutluluk veren oyuncular oldular. savunmada gayretliler ancak bu kadar durağan hücumla 2020 yılında bir yere gidemezler. gaza basmaları lazım. hızlı oynamaları lazım. tataaa: luke walton ve saplantılı yarı saha basketbolu :(

    golden state warriors (9-33) : curry sezonu kapatınca ve klay'in de dönmeyeceği kesinleşince sezon bitmişti zaten. d'lo bu hayatta en fazla "robin" olabilecek bir isim ve verebilecekleri belli senaryolar dışında kısıtlı. green'de "annecim uf oldum annecim"e bağladı, buna rağmen bir şeyler yapabildiler. hatta 3 maçlık bir galibiyet serileri bile var!!! bu kısıtlı kadroyla o seri imkansızı başarmaktı aslında... 2020 offseason ve takas dönemine kilitlenmiş durumdalar fazla sallamıyoruz ama 2020 draftı da onlara yazıyor. bu sezon yazacak bir şey yok. durant'li "haksız rekabet" yıllarına saysınlar.

    doğu

    milwaukee bucks (36-6) : beklendiği gibi sezon lideri oldular. antetokonmpo'nun şov yaptığı ve 30 s - 12.7 r - 5.5a - 1.1 bl. - 1.2 tç ile oynadığı bir sezonda bledsoe'nun kontrata devasa yatışı, george hill'in ondan daha güvenilir bir oyuncu kurucu rolüne gelmesi, middleton'ın da kontrata yatışı falan hiç sorun edilmedi. çünkü koç b. doğru bir oyun planına ve geniş bir kadroya sahip. wesley matthews da beklentiler ölçüsünde başarılı ve normal sezonda önlerinde hiç bir engel yok. beklenen şekilde ilerliyorlar. 70 galibiyet sınırını geçmeleri şaşırtmaz. giannis kardeşiniz sağolsun, savunmada korkunç seviyedeler. sıvadık ettik ama bledsoe ve middleton savunmada asla yatmazlar...

    miami heat (28-12) : beklenmeyen bir şekilde doğu 2.'si konumdalar. çaylaklar "manyakça" bir fayda sağladı. herro-nunn ikilisi miami'yi çok rahatlattı. butler da mücadeleci yapısıyla doğru bir yolda ilerliyor. bam adebayo başka bir başarı hikayesi. miami de işler yolunda gidiyor ancak savunmada ligin 2. çeyreğinde çok aksıyorlar. biraz daha contaları sıkmaları lazım. yine de şu ana kadarki yapılanlar tam bir başarı hikayesi.

    boston celtics (27-12) : 5 numara pozisyonundaki devasa eksiğine rağmen takım savunması ve theis'in büyük gayretleriyle iyi götürdüler. tatum-hayward-brown üçlüsü gayet başarılı. kemba uyumu sağladı ve smart göz probleminin engellediği günler dışında hep faydalıydı. pota altında -örneğin- bir bam adebayo olsa boston şu anda en az 3-4 galibiyet fazla almıştı. bu kadroyla yapacaklarının maksimumundalar. iyi de oynuyorlar. hem savunma hem de hücumda ilk 5 takım içindeler. onlara gereken herkesin bildiği bir şey ama hangi değerini takaslayabilirsin ki ??? 2-3-4'ü büyük hız ve etkinlikle değişip savunabilen yetenekli hücum üçlünü dağıtamazsın, kemba da verilmez. smart ? o da play-off için lazım. neyse, bu sezon böyle gidecek ama boston cidden geçen yıla göre daha iyi.

    toronto raptors (26-14) : siakam manyak başladı, sakatlandı geri döndü ama herşey aynı. o arada marc gasol ve annouby falan da sakatlandı ama toronto nasıl acayip bir makinaysa artık, sürekli olarak üretip kazanabiliyor. yıllar önce kurdukları geniş kadro yapısı hala onları play-off seviyesinde tutmayı başardı. van vleet ve lowry'i ben hala beğeniyorum. adamlar winner işler yapmayı yer yer başardılar. lowry'i postalayıp re-building'e gitmeden önce son kozlarını oynuyorlar sanki. "bi play-off daha yapıp haysiyeti koruyalım" durumu hissediyorum.

    indiana pacers (26-14) : oladipo yokken daha iyisi olamazdı. brogdon takımı iyi yönetiyor, mid-tempo basketbola ek olarak fastbreaklerle sonuca gitme gayreti ve elinden gelenin en iyisini yapan sıkı savunma. indiana aslında savunması hücumundan daha iyi olan takımlardan. oladipo geldiğinde gerçek başarıyı getirecek "hücumu savunmasından daha iyi olan iyi savunma takımı" hüvviyetini bulabilirler. çok beklediler, bunu görmek için sadece 2 hafta kaldı. eğer sağlam dönerse indiana'nın ölüsü doğu yarı finali yapar. play-off onlar için asla endişe konusu değil. onların sorunu takımın tavanı ve karşılaştıkları gün bucks ve sixers uzunları karşısında ne yapacakları... o güne kadar son ana kadar savaşa devam.

    philadelphia 76ers (26-15) : beklenenden kötü bir ilk yarı. en önemli sebebi ise josh richardson'ı etkin kılamadıkları bir simmons-ball oynamaya devam etmeleri. önemli kimya sorunlarına rağmen "bizim için play-off önemli" deme lüksleri var. embiid bir kaç hafta daha parmak sakatlığı yüzünden olmayacak fakat al horford tam da bu anlar için vardı. sorun şu ki embiid'in sağlıklı olduğu dönemde kendisi olmasa da olurdu. yeteri kadar mücadele etmiyorlar. rotasyonları dar ve maçı kopartması gereken ilk 5'leri yeterli uyumu yakalayamadı. bu kadro yapısıyla her zaman "ama ve fakat" dedirtmeli bir yolda yürüyecekler. o kesin.

    orlando magic (20-21) : bu kadar kısıtlı bir takım. bu kadar istikrarsız ve kötü hücumcular... genel olarak kısıtlı yeteneğe sahip olsalar da doğuda 7. sıradalar. çünkü savunmaları elit. savunmaları maç kazandıran cinsten. mücadeleyi bırakmıyorlar. dış oyuncuları bu sezon daha kötü hücum etse de aaron gordon "artık olmayacak bu" kararını artık verdirmiş olsa da bir şekilde tutunuyorlar. ne diyebilirim ki? 2 sezon önce "onlar mı daha rezil sacramento mu" diyorduk. kendilerine çok saygı duyuyorum.

    brooklyn nets (18-22) : "durant'i bekliyorum gözlerim kapalı" dedikleri sezonda kyrie sakatlanana kadar sinirler çok gergindi. sonra beyzademiz sakatlandı ve herkes "offf neydi o öyle" diyip yeniden iyi basketbola geri döndüler. daha iyi savunma, daha kaliteli hücum, gülen yüzler, yeniden kazanılan saygı... dinwiddie, lavert, hatta jordan... 26 maç oynamayan kyrie ile sezon başını aramadılar. ve "tataaaaaa" kyrie bu sabah "bir sonraki seviye için 2 oyuncuya ihtiyacımız var" diyerek ortalığın içine etmeyi bir kez daha başardı. şu ana kadar olanlar play-off takımı olduklarını gösteriyordu ama kyrie gerçekten iğrenç birisi. evet haklı, yeteri kadar iyi değiller, prince, harris gibi isimleri upgrade etmeleri lazım ama bunu halka açık şekilde yaparsan facia... kyrie-drama yine kara dram. as abraham sweetvoice said : come on "the kevin" come on "the durant". geçmiş olsun. yaktılar sezonu. akşam eve gidip mısır patlatıcam ve espn'i f5'licem :) hayır kyrie'ciyim şunu anlamıyor insanlar; madem bu oyun önce ve sadece eğlence, sen 3.2 milyon al, senden daha ciddiye alanlar ve savaşanlar 20 milyon alsın. nasıl anlaşma ??? ;)

    chicago bulls (25-27) : maç seçip oynamanın kralı bulls. potansiyeline göre çok kötüler ve yarı sezona dair en önemli 2 kare zach lavine'in 3 sayı saldırısı yapıp son saniyede aldığı maç ve kimsenin sallamadığı jim boilen karesi... sezonun acı özeti. koç değişmeden "hiç birşey" iyiye gidemeyecek. o artık kesin. başka yapılacaklar da var ama önce koç...

    detroit pistons (15-27) : play-off kovalama gazıyla girdikleri sezonda blake griffin tek gidiş bilet aldı ve ameliyatla sezonu kapadı. onlar da artık lottery pick kovalayacaklar ve tüm kadroyu da takasa açtıkları açıklandı. bundan sonra onları "ne yaptılar" diyerek yorumlamamak lazım. onların gündemi "ne yapacakları"... ama derrick rose mutluluk vermeye devam etti. all-star olsa keşke... bu arada doumbia'ya dikkat!!!

    charlotte hornets (15-29) : sezon sonunda "15-67" beklenen bir takım için olağanüstü iyi oynadılar. graham büyüsü dengelense de mip ödülü için bence 1 numaralı aday. rozier 2020 itibariyle gaza basmış modda ama takımın geri kalanı g-league seviyesinde. cody zeller'la falan ne umuyorsunuz ki? yetenek kısıtlılığı onları hem hücum hem savunmada zorlasa da %110'la oynayan ligdeki tek takım onlar. bu +10 puan da onların gelişimi demek işte. ancak onların sorunu bambaşka ; yılda 55 milyon dolar ödedikleri batum-gilchrist-biyombo üçlüsü maç başına toplamda : 15.3 sayı 13.3 ribaund 4.7 asist üretiyor!!! yani onların sorunu yönetimsel!!! nba'de bu kadar kötü kontratlara sahip başka takım yok. tavanlarını da bu kontratlar belirliyor. 25 milyonluk batum, şaka gibi...

    washington wizards (15-27) : nba'in açık ara en kötü savunması sizde ancak en iyi 4. hücumu da sizde... bu ne bohem bu ne manyak yaşam tarzı!!! hele son haftalarda takımın komple sakata çıktığı dönemde aldıkları bazı maçlar vardı ki konuşamıyorsunuz. şaka gibi. wizards john wall'u fonlayıp lottery pick kasarken rui hachimura umut veren bir çaylak sezonu oynuyor. bertans taraftarın yeni sevgililerinden oldu ve ish smith gibi bir isim bile bu facia kadroda yeri gelip maç kazanıyor. bu manyaklığa dayanmak için bradley beal'a iyi para ödemek lazımdı zaten... onlar için play-off imkansız ama lottery pick'den iyi bir kanat veya uzun koparıp seneye mücadeleye geri dönecekler gibi. bu sezon? saçma sapan takılıyorlar. genel durumları rakibe "abi hadi geç şutdan turnike at daha hücum yapıcaz" demeleri üzerinden açıklanabilir.

    cleveland cavaliers (12-29) : fatih terim olsa bunlara neler derdi bilmiyorum ama thug/slug muhabbetleri üzerinden mağdura yatmalarını resmen "shaq önledi". takım dramada new york'la yarışır hale geldi hatta bu sene son deparlarıyla öne bile geçtiler. oyun kurucusu 3.2 asistle oynayan takımdan takım oyunu beklenemezdi zaten. benim için sezonu anlatan 3 detay: 3.2 asist, kevin love'ın "yapacağınız işi s...." videosu (garibim cedi'ye patladı) ve tristan thompson'ın "shaqtin'a fool moment"ı... bunun üzerine koç beilein'den ne bekleniyor ki? adam şu an arog'u yaşıyor; bakın bu top !!! cavaliers'ı bu anlatıyor... büyük umut bağlanan garland ise sexton'ın biraz daha az kötüsü çıktı o kadar. adamlar "re-building ciddi iştir herkes yapamaz" dedirtmek için buradalar.

    new york knicks (11-30) : baş döndüren bir ilk yarı geçirdiler. fizdale'in kovulması öncesi süreç entrika dolu istanbul boğazı yalı manzaralı diziler gibiydi. korkunç farklar yiyen irmik helvası gibi dağılan takım kısıtlı yeteneğine rağmen sonrasında devasa direnç gösterir oldu. rj barett bu karmaşada yeteri kadar gelişmese de yeteneği sabit. morris sr. bu sezonun en iyi oyuncusu, randle sadece kendi sayıları için oynarken biraz biraz takım oyununa döndü, ntikilina bile gelişim gösterdi!!! tabii bu gelişim ve olumlu hava içeren ifadeler nba'in dip seviyesinde olan şeyler. mitchell robinson bir başka olumlu gelişim hikayesi demezsem olmaz. kevin knox ? o pes etti. geçmiş olsun...

    atlanta hawks (9-32) : nba'in en kötü galibiyet yüzdesi... hadi golden state'de herkes sakat. ilk 5 g-league seviyesinde (green ve d'lo'nun oynamadığı günler oldu) peki sizin bahaneniz nedir ? collins'in madde kullanımından 18 maç cezası mı? şu bir gerçek ki trae young süper bir skorer, uzun mesafe atıyor, top cambazı ve tam all-star şov adamı. ancak savunmada anlatılacak gibi kötü değil. sezon başında "doğuda play-off bile zorlayabilirler" denirken pota altı savunmaları ayrı kevgir, dış savunmaları ayrı elek oldu. trae young tamamen kendine oynayan bir profil ve korkarım ki all-star olacak. onlar tam bir hayal kırıklığı, sezonun ilk yarısında en uzun mağlubiyet serisi de onlardaydı. wizards olmasa en kötü savunma kendilerindeydi, o derece kötüler. off-season'da yolladıkları kimi isimler onlara yaramadı maalesef.
  • bu sene nba takımlarını kategorilere ayırdım kendimce.

    isminden ve kadro kalitesinden ötürü her maça favori çıkan ama gevşek oyuncuları yüzünden saçma puanlar kaybeden takımlar:

    (bkz: los angeles lakers)
    (bkz: houston rockets)
    (bkz: boston celtics)
    (bkz: los angeles clippers)

    kadro kalitesinden ötürü yine çoğu maçın favorisi olan ve işini ciddiye alan, cıvıtmayan, kaybederse de o günkü şanssızlıklarindan kaybeden takımlar:

    (bkz: philadelphia 76ers)
    (bkz: milwaukee bucks)
    (bkz: denver nuggets)
    (bkz: utah jazz)
    (bkz: toronto raptors)
    (bkz: miami heat)
    (bkz: dallas mavericks)
    (bkz: ındiana pacers)

    hiçbir maça favori çıkmayan ama sırf ben kupon yaptım diye god mode açan orospu çocuğu sağı solu belli olmayan takımlar:

    (bkz: new orleans pelicans)
    (bkz: sacramento kings)
    (bkz: san antonio spurs)
    (bkz: detroit pistons)
    (bkz: brooklyn nets)
    (bkz: oklahoma city thunders)

    bu sene ortalık malı olmuş takımlar:

    (bkz: new york knicks)
    (bkz: golden state warriors)
    (bkz: phoenix suns)
    (bkz: minnesota timberwolves)
    (bkz: chicago bulls)
    (bkz: charlotte hornets)
    (bkz: washington wizards)

    unuttuğum takım varsa affola.
  • finalinde boston celtics ve la lakers sahne alacaktır.
  • boston celtics in doğu finali görebilirse kendini şanslı sayması gereken sezondur. finalde önemli bir aksilik olmazsa milwaukee bucks ve los angeles takımlarından birini izleyeceğiz.