şükela:  tümü | bugün
  • kendi açımdan değerlendiğimde belirli sebeplere dayandırdığım zevk alamama durumudur. tabi biri çıkar, ben seviyom muğa goyum der, diyecek lafım elbette olmaz;
    -son 2 yılda nba'in atletizme dayalı oyun yapısı düşmeye başladı. yani show time dediğimiz kısım yerini "hadi beyler 5li seçin, kim daha çok şut atarsa" mevzuna döndü.bunu biz all starda fazlasıyla yaşadık, arkadaş nerde 3lükçü var, nerde şutör var dolduruldu kadrolara.
    - 3lük denen olayın boku çıktı arkadaş, gerçekten abartıldı. geçen ay bildiğimiz serbest atıştan çok 3lük atış kullanıldı. pota aldı mücadeleleri bitiyor demektir bu, fizik kuvvet düşüyor demektir. arkadaş 3lük olayının bir estetiği yok ki?
    -doğu konferansının gereksiz takım kaynıyor oluşu bunlardan biri, bunlar bir de 82 maç yapıyorlar, işkence gibi ulan.
    - son yıllarda üstüne fazla gidilen durant-lebron rekabetinden bu sene ses yok, önceki senelerde acaba hangisi şampiyon olur diye merakla başlanırken, bu sene iki kesime de şampiyonluk şansı verilmiyor.

    eyyorlamam bu kadar,dediğim gibi kendi fikrim, katılınır katılınmaz.
  • gerçektir, ve nedenlerden biri de basketbolun artık rakip oyuncuya manidar bakmanın bile faulle cezalandırıldığı bir oyun olmasıdır.
  • (bkz: orta yaş bunalımı)
    (bkz: menapoz)
    (bkz: andropoz)

    gibi sebeplerle açıklanabilecek rahatsızlık durumu.

    yoksa on numara sezon oluyor amk; manyak mısınız lan? kaan kural'ı takip ediyorsun madem, bak bakalım adam bu sezon hakkında neler düşünüyor?

    batı'da golden state, koçluk kariyerinin ilk sezonundaki bir adam tarafından neredeyse tüm kategorilerde (sayı, sayı yüzdesi, üçlük yüzdesi, asist üzerinden sayı, toplam ribaund, ofansif ve defansif verimlilik vs.) ilk 3'e kapak atıp tesadüfle değil, çatır çatır basketbolla açıklanabilecek bir ivme yakaladı.

    doğu'da desen atlanta hawks gibi bir takım, birkaç yıl içinde spurs organizasyonunu bire bir taklit ederek tüm ligi domine etti ve zirve sezonunu yaşıyor.

    memphis gibi bir takım, herkesin bu kim lan dediği bir koçla (bkz: dave joerger) all-star arasına yüzde 70'in üzerinde bir kazanma yüzdesiyle girdi.

    taş gibi takım dediğin dallas mavericks, ligin en iyi hücum etkinliğine sahip takımıyken rajon rondo'yu takasla kadrosuna kattı.

    houston rockets'e james harden çılgın atıyor, josh smith ve trevor ariza'yı birkaç aylık süreçte kadroya kattılar.

    lebron cleveland'a döndü ve slogan olarak i accept the challenge dedi, miami heat, chris bosh'un takımı olup çıktı.

    toronto raptors, 6 yıllık aranın ardından kavuştuğu play-off'u bu defa daha yukarıdan yakalamanın planlarını yapadursun, washington wizards da 10 küsür yıl sonra play-off'ta tur atlamış olmalarının sürpriz olmadığını göstermeye çalışmakla meşgul.

    parker, cp3, conley, curry, beverley, westbrook, rondo, lillard, bledsoe (dragic)... bu 9 oyun kurucudan biri bu sezon play-off göremeyecek.

    her ne kadar birçoğu sakatlanmış da olsa, nba tarihinin en derin draft sınıfının yıldız adayları, ligdeki çaylak sezonunu geçiriyor.

    bir doktora görünün derim.

    iyi şanslar.

    edit: ha sen boston celtics ya da los angeles lakers tutuyorsundur, koymuştur orası ayrı.

    edit 2: benim geleneksel bardağın dolu tarafını görme huyum yine ağır basmış, başlıkta çok doğru tespitler var.
  • bunun çözümü çok basit turkish airlines euroleague. usulünce; i feel devotion
  • rekabet elbette önemli bir etken ama, sanırım oyuncu karakteri bu erozyonda başı çekiyor.

    eskiden her oyuncunun kendine has bir karakteri olurdu. jordan, magic, bird, barkley, iverson, mcgrady, dumars, shaq, carter, mutombo, kobe, duncan, alonso vs... kimi başarılıydı, kimi daha başarılıydı. ama hepsinin kendine has bir karakteri vardı. renkli insanlardı. bu isimler sayıldığında insanın aklına basketbolları dışında bir de kişilikleri gelirdi. kişilikleri basketbollarına yansırdı.

    şimdiki yıldızlar neredeyse aynı tornadan çıkmış gibi tek örnek. rose, george, paul, carmelo, durant, lebron, thompson, lillard, wall, irving, love, davis... boy/kilo ve isim vermeden birisini anlatmaya çalışsan, hangisi olduğunu tahmin etmek bile imkansız. iyi basketbolcular ama (eskilere kıyasla fena halde) silik karakterler.

    elbette artık oyuncuların rekabet etme içgüdülerini kaybetmeleri de bir diğer etken. çağının en iyi oyuncusu denilen adam bile, rekabetten kaçıp çevresinde konferans all-star'ı takım oluşturma derdinde.
  • jordan bıraktığından beri var böyle bir şey. duncan reis de bırakırsa dükkanı kapatırız artık.
  • ben hala daha zevkli buluyorum, ve 70. maclardan sonra bi tabi daha da aryacaktir.
    lakin, 90'oncesi dogumlular icin keyfin azalmasi olagandir, cunku trash talk yok, eskisi gibi sert mudahaleler yok, bunlar oyuna zevk katan unsurlardi. misal majesteleri sadece en iyi oyuncu degil en iyi trash talk yapan oyunculardandi. simdi kevin garnett gibi old school veteranlar disinda bu gelenekten gelen yok, yani bizim jenerasyonun sikilmasi biraz da buna bagliyorum.

    not: dusuncelerim protospher'inkilerine ektir, tekrarlama geregi duymadim.
  • katıldığım düşünce.

    önceleri bunda basketbol oynamamanın, ergenliği atlatmış olmanın etken olduğunu düşünüyordum da herhangi bi euroleague maçını izlediğim de aldığım keyfi nba izlerken almıyorum.

    şimdi bakıyorsun j.wall, r.rondo, lillard gibi oyuncular süperstar yerine koyuluyor amınakoduğumun liginde. 10 sene önce olsa 2.guard olacak adamlar şimdi all-star seçiliyor.

    latrell sprewellli dikembe mutombolu dönemler bile daha zevkliydi. jordan demiyorum bile.
  • eskiden mücadeleye dayalı savunma yapanın da izleyenin de keyif aldığı zamanlardan sonra şimdiki şuta dayalı yavan oyun tat vermez tabi.eskiden pivotların post-up oyunlarını ve savunmaları izlemeye bayılırdım.şimdiki savunmalar 210 üzeri çelimsiz uzunların goaltending sınırında yaptıkları bloklardan öteye gitmiyor.bire bir savunma desen avrupalıların getirip de oyunun içine ettiği flopping e kaldı.eskiden takımların shaq gibi tosunları playofflarda savunsun diye jason-jarron collins gibi dallamaları takımda tuttuğu günlerdi.şimdi gerek yok niye dersen iri kıyım ağır bezirgan pivotlar hücuma gelene kadar zaten takım hücumu yapmış şutu atmış geri dönüyor oluyor.haliyle bizim tosun gerisin geriye tırıs tırıs dönüyor.demem o ki ne zaman kobe gibi sprewell gibi rakiple didişen barut gibi adamlar gitti curry parker gibi temastan uzak pır pır adamlar geldi işin zevki kaçtı.