şükela:  tümü | bugün
  • gerçektir, ve nedenlerden biri de basketbolun artık rakip oyuncuya manidar bakmanın bile faulle cezalandırıldığı bir oyun olmasıdır.
  • bunun çözümü çok basit turkish airlines euroleague. usulünce; i feel devotion
  • rekabet elbette önemli bir etken ama, sanırım oyuncu karakteri bu erozyonda başı çekiyor.

    eskiden her oyuncunun kendine has bir karakteri olurdu. jordan, magic, bird, barkley, iverson, mcgrady, dumars, shaq, carter, mutombo, kobe, duncan, alonso vs... kimi başarılıydı, kimi daha başarılıydı. ama hepsinin kendine has bir karakteri vardı. renkli insanlardı. bu isimler sayıldığında insanın aklına basketbolları dışında bir de kişilikleri gelirdi. kişilikleri basketbollarına yansırdı.

    şimdiki yıldızlar neredeyse aynı tornadan çıkmış gibi tek örnek. rose, george, paul, carmelo, durant, lebron, thompson, lillard, wall, irving, love, davis... boy/kilo ve isim vermeden birisini anlatmaya çalışsan, hangisi olduğunu tahmin etmek bile imkansız. iyi basketbolcular ama (eskilere kıyasla fena halde) silik karakterler.

    elbette artık oyuncuların rekabet etme içgüdülerini kaybetmeleri de bir diğer etken. çağının en iyi oyuncusu denilen adam bile, rekabetten kaçıp çevresinde konferans all-star'ı takım oluşturma derdinde.
  • jordan bıraktığından beri var böyle bir şey. duncan reis de bırakırsa dükkanı kapatırız artık.
  • ben hala daha zevkli buluyorum, ve 70. maclardan sonra bi tabi daha da aryacaktir.
    lakin, 90'oncesi dogumlular icin keyfin azalmasi olagandir, cunku trash talk yok, eskisi gibi sert mudahaleler yok, bunlar oyuna zevk katan unsurlardi. misal majesteleri sadece en iyi oyuncu degil en iyi trash talk yapan oyunculardandi. simdi kevin garnett gibi old school veteranlar disinda bu gelenekten gelen yok, yani bizim jenerasyonun sikilmasi biraz da buna bagliyorum.

    not: dusuncelerim protospher'inkilerine ektir, tekrarlama geregi duymadim.
  • katıldığım düşünce.

    önceleri bunda basketbol oynamamanın, ergenliği atlatmış olmanın etken olduğunu düşünüyordum da herhangi bi euroleague maçını izlediğim de aldığım keyfi nba izlerken almıyorum.

    şimdi bakıyorsun j.wall, r.rondo, lillard gibi oyuncular süperstar yerine koyuluyor amınakoduğumun liginde. 10 sene önce olsa 2.guard olacak adamlar şimdi all-star seçiliyor.

    latrell sprewellli dikembe mutombolu dönemler bile daha zevkliydi. jordan demiyorum bile.
  • eskiden mücadeleye dayalı savunma yapanın da izleyenin de keyif aldığı zamanlardan sonra şimdiki şuta dayalı yavan oyun tat vermez tabi.eskiden pivotların post-up oyunlarını ve savunmaları izlemeye bayılırdım.şimdiki savunmalar 210 üzeri çelimsiz uzunların goaltending sınırında yaptıkları bloklardan öteye gitmiyor.bire bir savunma desen avrupalıların getirip de oyunun içine ettiği flopping e kaldı.eskiden takımların shaq gibi tosunları playofflarda savunsun diye jason-jarron collins gibi dallamaları takımda tuttuğu günlerdi.şimdi gerek yok niye dersen iri kıyım ağır bezirgan pivotlar hücuma gelene kadar zaten takım hücumu yapmış şutu atmış geri dönüyor oluyor.haliyle bizim tosun gerisin geriye tırıs tırıs dönüyor.demem o ki ne zaman kobe gibi sprewell gibi rakiple didişen barut gibi adamlar gitti curry parker gibi temastan uzak pır pır adamlar geldi işin zevki kaçtı.
  • ilerlemiş yaşın bünyede oluşturmuş olduğu etkidir.

    jordan - malone final çekişmesini, duncan- robinson kulelerini, kobe bryant'ın, iverson'ın, carter'ın çaylak hallerini, dennis rodman manyağını, stockton ın lömbür lömbür soktuğu üçlükleri izledi bu gözler.

    hem de nasıl izlemek. aileden gizli o saatte uyanılır, tv'nin kırmızı ışığı siyah elektrik bandıyla, kapının üst camı da siyah örtüyle kapatılır böylelikle o karanlıkta hiç bir yaşam belirtisi gösterilmez.

    şimdi düşündüm de bildiğin işkence çekmişim ya la.

    düzeltme: imla
hesabın var mı? giriş yap