şükela:  tümü | bugün
  • nba'de atraksiyon dolu pozisyonlar, ekşınlar daha fazla olabilir ama gerçek basketbolsever için gerek son yıllarda artan kalitesi açısından gerekse de maç atmosferleri açısından euroleague çok farklıdır.
  • normal sezon olarak euroleague ziker fakat kimse kusura bakmasin ama playoff zamani nba zikertir. nedenini tam olarak bilemiyorum fakat gelmis gecmis en buyuk oyuncularin playoff zamani turbolari acmalari, bunlara canli canli sahit olmamiz en buyuk neden olabilir.
  • nba fiziğe, euroleague ise akla dayalı bir lig kanımca. şimdi yanlış anlamak isteyenler nba akıl yoksunu gibi bir tespit peşinde koşabilir. demek istediğim oyunun dayandığı ana etkenler bunlar. avrupa'da savunma yapmadan başarılı olunması çok zor. nba'de ise gününde bir takım herkesi yenebiliyor. avrupa'da maç sonlarını izlemek ise kuşkusuz çok daha zevkli.
  • normal sezonda da, play-off/top16/f4 zamanında da euroleague'in her türlü koyacağı karşılaştırmadır. taktik, savunma, şova değil mücadeleye dayalı heyecan, profesyonellik vs. açısından bakıldığında euroleague nba'den çok öndedir. nba spor organizasyonundan çok; draft ve salary cap sistemleri, pazarlama taktikleri, eğlenceyi basketbolun önüne geçiren anlayışıyla bir sirki andırır.

    bir tarafta play-off final serisinin son maçında bile ayağını uzatıp sosisli yiyen insanlar, diğer taraftaysa sezonun ilk maçında bile baştan sona ayakta tezahürat yapan binlerce taraftar.. bunu görmek yeterli sanırım.

    hatırlama editi: nba'de yıldızların her şart altında korunması saçmalığından bahsetmeyi unuttum.
  • biri amerika'da oynanır, diğeri avrupa'da.
  • dün cnn türk'ün verdiği memphis-detroit maçı aklıma gelince bir an olsun afallayıp "euroleague" diye cevap vermekten korktuğum karşılaştırma.
  • oynanan basketbol açısından değerlendirme yapma yetkinliğini kendimde bulmuyorum (ama nba basar herhalde); fakat organizasyonun tümü açısından euroleague bana çok daha fazla hitap ediyor. yarıfinallerden itibaren sabah kalkıp maç izlerim; öğrenciyken her daim izlerdim; ama nba için yapılan sirk benzetmesini haklı buluyorum; buradaki sportif performansa büyük saygı duysam da...
    nba daha eski bir organizasyon olmasına karşın (euroleague veya avrupa kupaları farketmez genel bakıyorum) takımların birbiriyle geçmişi yeni oyuncular ve hocalarla sıfırlanıyor; bu da işin magazin boyutunu azaltıyor. avrupa'da ise tarih, coğrafya vs. işe ayrı anlam katıyor.
    misal israil takımının türkiye deplasmanı yapmasının bir rating değeri var; futbolda oluşan rekabetin salonlara taşınması var (real madrid, barcelona, galatasaray, fenerbahçe, cska bu sene bayern vs.), fanatik yunan, sırp, rus vs. taraftarlar var.
    euroleague'de deplasman yapmaya da başlıyorum; ve bu beni bir nba maçına gitme düşüncesinden daha fazla heyecanlandırıyor.