şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır gözlemlediğim durum. biliyorsunuz türkiye’de ya da avrupa’da oynanan herhangi bir futbol ya da basketbol maçında stadın/salonun kapasitesinin % 5’i deplasman takımının taraftarına ayrılır. ancak nba’de böyle bir uygulama yok. bu durum ilk 2000 finallerinde dikkatimi çekmişti. lakers deplasmanda pacers’i yenip şampiyon olduğunda staples center’i dolduran binlerce kişi şampiyonluğu kutluyordu ama pacers’in sahasında tek tük lakers formalı seyirci vardı. dün 76ers-celtics maçında tribünde 3-4 tane yeşil formalı görünce yeniden aklıma geldi bu durum. şimdi diyeceksiniz o takımların sahipleri var aslında onlar şirket ya da doğu ile batı arasında çok mesafe var, 40 tane deplasman var hangi birine gideceksin vs. vs. ama los angeles takımları arasındaki maçlarda bile deplasman takımının taraftarını görmüyoruz. en geçerli sebep deplasmana gelen takımı tam olarak deplasmanda hissettirmek olabilir. dikkat edersiniz amerika'da televizyonlarda maç gösterimi yaparken bile x takım y’ye konuk oluyor diye yazar. deplasman takımına arenada 40 bin kişinin karşısında tek başına kalan gladyatör muamelesi yapıyor adamlar. tamamen o takımı yalnız hissettirmek istiyorlar.

    aslında buralardaki gibi deplasman yapsalar güzel olur ha. düşünsene staples center’in önünden deplasman yapıyorsun madison square garden’a 5 otobüs. new york girişinde polis durduruyor otobüsleri, arama yapıyor işte döner bıçakları, kesici aletler. cnn’de, tnt’de haberlerde başlıklar “ maça değil, savaşa gelmişler” falan. ya da new york’lular pusu kurup otobüsleri cam çerçeve indiriyorlar. düşünsene dedim ama amerikalılar rahat adamlar amk uğraşmazlar böyle şeylerle hem de 3.sınıf dünya ülkesinde yaşamıyorlar düşününce bile olduramadım.*
  • sanki birazda tezahürat kültürü olmaması nedeniyle taraftarın bir etkisinin olmayacağının düşünülmesindendir.