şükela:  tümü | bugün
  • ferhat tunç'un çok bilinmeyen fakat muhteşem şarkısıdır. sözlerini yazayım da tam olsun;

    sabahların serininde
    gül dalına değip geçsem
    hüznüm kanar dikeninde
    yaprağında yaram kalır

    ben sözümü sevdalardan
    sol yanımı acılardan
    zor başımı belalardan
    sorsam ne çare
    sorup sorulsam ne çare

    ah ne çare ne çare
    isyanlarım kendime
    yüreğimi sürgünlere
    sürsem ne çare

    saçlarının hazanında
    gecelerden çekip gitsem
    ahım ağlar soluğumda
    boynumda vebalim kalır
    ah ne çare ne çare

    hevesimi bulutlara
    gözyaşımı yağmurlara
    yollarımı mor dağlara
    vursam ne çare
    vurup vurulsam ne çare

    ah ne çare ne çare
    isyanlarım kendime
    yüreğimi sürgünlere
    sürsem ne çare
  • ayben sarkisi https://soundcloud.com/ayben/ne-are

    sozleri soyle*

    ***

    çukurda değil ayaktayız, sokakta kan var
    aklımızda kalan fazla şey yok haklısın, biz hep rahattayız
    kış örütüsüyle kaplanınca caddeler, sıcaktayız
    donarken onca insan, keyfimizdeyiz hayattayız
    yanımda kal dedikçe uzaklaşan bir ömür ve
    kimsesizliğiyle baş başa kırık gönül
    kim bilir nasıldı gerçek hayatı
    bir evlat kadar yakındı yatağını paylaştığı onlarca martı
    sırrı geceye saklayan derinde kim bilir neler var akmayan
    bi göz yaşında çağlayan ay ışığında parlayan o sessizlikte patlayan
    kim olduğunu açıklayan bir umudu var batmayan
    kadere doğru gün sayan
    zor olduğunu düşündükçe bize gelir en zor,
    oturup şükrettiğini düşünürsen dize gelir insan
    sonunda kaybettiğini düşünüp de isyan edersen
    yanında hırsın kalır anca kendine üzülürsen

    ***************
    uzaktan eser düşman korkutmaz anca gürler
    sonunda kaybedersen üzülme hepsi bir ders
    sırtında varsa fazla yük ne çare yürür gidersin
    yanında varsa dostun gelir güneşli günler

    ****************

    haklılıkla öyle meşgul etmiş insan kendini ki
    farklılığını ispat etmek isteyenler her yerde
    sakladığımız bir çok şey her neyse
    zora girince dökülecekti ağızlardan nerdeyse
    her kimse "karmaşayla çözülsün bırak" diyen ve
    benle benim aramda büyük problem var zanneden
    zora değince bir tokat yer evet aykız, ayben'den,
    bir çok sefer sakinleşti aykız benim sayemde
    yalan yanlış söylenen bir şarkı gibiyiz unutulan ve
    bazen el değince toparlanır önce dağıtılan
    yok yere çok göz yaşı var gereksizce akıtılan,
    dile gelince zorlayan çok cümleler vardı yutulan
    sorun değil kimi zaman bir dert gelir ve kapı çalar,
    kendinle kaldığındaysa sessizliğin günü boğar
    hatırana döndüğünde her yerini bir anı sarar
    gülüp geçtiğinde gecen biter yeni bi gün doğar

    ***************
    uzaktan eser düşman korkutmaz anca gürler
    sonunda kaybedersen üzülme hepsi bir ders
    sırtında varsa fazla yük ne çare yürür gidersin
    yanında varsa dostun gelir güneşli günler

    ***
  • "çok çektim" diyor, ama daha çekmek istiyor, çekmelere doymamış oluyor, ne çare.. (bkz: koca budalası/@ibisile)

    [vasıti*, perişan bir halde gidiyordu, hayretlere düşmüş, hayretten aklı başından gitmişti.

    gözü yahudi maşatlığına ilişti... sonra bir de ileriye doğru baktı.

    "bu yahudiler," dedi, "tamamıyla mazurdur, fakat ne çare ki, bu kimseye söylenemez*." feridüddin attar - mantıku't-tayr

    [vasıti dedi ki: "bu ziyankar kavim, senin hükmünce mazur değilse bile

    gökleri yaratan tanrı'nın hükmünce, şimdi hepsi de yolda mazurdur.

    sen de yürü, onlar gibi yola düş* de seni de mazur tutsun!"] feridüddin attar - mantıku't-tayr