şükela:  tümü | bugün
  • başkasının adına utanma duygusunu bana bir kez daha yaşatmış kadın. yaptığı konuşmayı 10 kere dinledim ama ne demeye çalıştığını bir türlü anlayamadım. konuşmasının bir yerlerinde "ben halkın seçtiği bir kralım" falan da dedi. kafasının fena halde karışık olduğu çok belli. kimseyi küçümseme, kimseyle alay etme gibi bir derdim yok ama bir insanın en azından bir konuyu bilmiyor olabileceğini kabul etmesi gerekir. kendisine saygısı olan her insan yapmalı bunu. yoksa bu kadın gibi gerçekten utanılacak hallere düşebiliyor. allah akıl fikir versin ne diyim.

    konuşmanın linki

    edit: başlığı "türbanlı" kadın şeklinde açmam doğru olmamış. bundan dolayı uyaran yazarlara teşekkür ederim. yazarken kastım ayrımcılık yapmak değildi ama benim niyetimden ziyade muhatabın ne anladığı önemli. eğer mümkünse başlığın " ne dediği anlaşılmayan akpli kadın seçmen" olarak veya daha uygun bir şekilde değiştirilmesini isterim. başlık için de hatalı davranışımdan dolayı herkesten özür dilerim.
  • hangi krali halk seçmiş bugüne dek ben onu anlayamadım.
  • ilk önce ortada türbanlılık ya da kadınlıkla alakalı bir şey yok. doğrusunu söylemek gerekirse:
    (bkz: evet'i savunmak için gerçekliğin içine sıçan seçmen)
    anladığım kadarıyla;
    *dünyada kanıtlanmış bir şekilde; kraliyetler demokrasi ile yürüyormuş
    *halk, kralları seçiyormuş!?
    *başbakan olmayınca; başbakan, bakanlara emir veremiyormuş
    *o da şu yüzden; ak partinin programını başbakan bakanlara dayatıyormuş
    *şimdi partili cumhurbaşkanı, tabii ki elindeki hormonlu yetkilerle kimseyi yönlendirmeyecekmiş sanırım.
    *evet.
  • fikirleri değil ama kendisi güzel kadınmis.
  • (bkz: ne diyecağına deyip demeyacağına)

    şu video ile özdeşleştirdiğimdir.
  • ne dediği anlaşılmaktadır. dedikleri anlaşılmamaktadır. sözcüklerinin ve kavramların altındaki anlamı bilmediği için konuşma kafa karıştırıcıdır. örneğin kralların* seçilmediğini, bürokrasinin demokrasiyle ilgisinin olmadığını, bakanların devlet değil hükümet görevlisi olduklarını, dolayısıyla başbakanın bakanlara emir vermesinin bir aksaklık yaratmayacağını bilmiyor. belki de bakan derken milletvekillerini filan anlatmaya çalışıyor.

    bu nedenle kralların bürokratları kullanmadan kendi başlarına buyruk olmalarından yakınır gibi başlayıp bunu över gibi bitiriyor, başbakanın bakanlara emir vermesinden şikayet edip yeni düzende başbakanın olmamasını övüyor, ama bakanlara emir verenin bu kez cumhurbaşkanı olacağını söyleyemiyor. yani monarşiyi överek başlıyor, yererek sonlandırıyor gibi görünüyor ama bunların hiçbirini geçerli bir veri ve dayanakla yapmadığı için hiçbir şey söylememiş oluyor.

    dört beş kez izledim ve anlamak için elimden geleni yaptım. sıramı savdım.

    ek: başlıkta 'türbanlı' sözcüğünün geçmesine içerleyen çok olmuş, hatta başlığı açan dostumuz özür dilemiş. kadınları türbanlı-türbansız diye ayırmanın 'ötekileştirmek' olduğunu söyleyenler olmuş. türban, son on beş yıldır toplumun büyük çoğunluğuna yayılan biçimsel bir simge değil mi? 'siyasi özgürlük'le özdeşleştirilmedi mi? '28 şubat' örnekleri verilirken türban sık sık kullanılmadı mı? başka birtakım yaymacaya malzeme edilmedi mi? bu simgeyi taşımayı seçen değerli yurttaşlarımız bu seçimleriyle kendilerini 'türbanlı' olarak tanımlamış olmuyorlar mı? ve videoda görülen gerçekdışı bilgisizliğin yayılmasıyla bu biçimsel simgenin ve simgelediği görüşlerin yayılması arasındaki bağ gözle görülmüyor mu? neresi yanlış 'türbanlı' sözcüğünü kullanmanın?

    ek 2: konuşan kadın üzerine konuşup duruyoruz ama, oylanacak teklif öyle mantıkdışı, öyle anlaşılmaz ve dayanaksız ki, anlatmaya çalışınca böyle şeylerin ortaya çıkması şaşırtıcı değil. konu böylesine dikkat çekince belirtmek gereği duydum: yetki ve görev paylaşımı içinde çalışması gereken devlet düzeni tümüyle değiştiriliyor ve dengesizleştiriliyor. değişikliğin 'seçilmiş krallar' ortaya çıkaracak olması bir yana, kralların bile gereksindiği işlevsel devlet yapısı ortadan kaldırılıyor. yasama sınırlanıyor ve yürütmeye bağlanıyor, yargı yürütmeye bağlanıyor, yürütme hem yasama hem yargı denetiminden kurtuluyor. bu yapılırken tüm denetim ve denge düzeneği yoksayılıyor, bu nedenle tüm organları kendine bağlayan yürütme, bütün organların işini yapma sorumluluğunu da almıyor* ve tek yetkeli* ama üç koldan çatışma ile çelişmeye açık bir devlet ortaya çıkıyor. bu ve benzeri nedenlerle, getirilen bu teklifle sağlıklı bir tek adamlık rejimi bile kurulamaz.
  • beyin yakan bir evet açıklaması yapmıştır. bunu dinleyince bir lobotomi ferahlığı, bir adam sendecilik, bir benden sonrası tufancılık, bir umarsızlık, pink floyd'un comfortably numb da anlattığı uyuşma hissi, kafka'nın dönüşüm de gregor samsa karakterini yaratırken anlattığı alegorik halin vücut bulmuş şekli...valinora gitmek için yelken açan elflere yol gösteren earendil ışığı adeta. ufkumu, vizyonumu açıp, parlattığı için ablaya çok teşekkür ediyorum ve evet kardeşim mesajını aldım kafası güzel bir türkiye için ben de evet diyorum!
  • akp'li basbakanlarin 15 yildir isini gercek anlamda yapmayan bakanlara emirler vererek is yaptirdigini soylemis ve bunun olmamasi gerektigini iddia etmis.

    basbakanlar kimdi acaba lan?
  • hayır propagandası yapmaktadır.