şükela:  tümü | bugün
  • iletişim yayınları'dan aslı vatansever ve meral gezici yalçın imzasıyla çıkan kitap.
    akademisyenin vasıfsız işçiye dönüşüm süreci ele alınmış.
    özel üniversitelerde çalışan hocaların böyle bir zorunluluğu var.
    akademisyen sayısı az olduğu için hem uzmanlık alanınıza ait dersleri alıyorsunuz hem de kalan dersleri bölüşüyorsunuz.
    sonuçta o üzerine çalışmadığınız derslerdeki hocalığınız da lise öğretmenliği gibi oluyor.
    http://www.iletisim.com.tr/…ririz/9018#.vk9nlifxyk0
  • "ne ders olsa veririz"
    akademisyenin vasıfsız işçiye dönüşümü
    aslı vatansever , meral gezici yalçın akademisyenlik, “sözde” saygın bir meslek; akademisyenliğe adım atanlar, hem bu saygınlığın, hem de kendi entelektüel ilgilerinin peşinden gidiyorlar. ancak akademik “iş”te, ağır bir emek sömürüsü ve güvencesizlik var.

    “en az 16 saat ders yükü, kart basma, projeler, danışmanlıklar... burada hem sekreterlik yapıyoruz, hem memurluk yapıyoruz... hem de bir kolej öğretmeni gibi olabildiğince çok derse giriyoruz. araştırmaya zaman kalmıyor. (...) yaratıcı projelerime maddi manevi destek alamıyorum.”

    “ümit ediyorum doçentlikten sonra biraz rahatlayacağım. alıştım yani bu şartlara. (...) depresyona girecek kadar değil... birkaç saat, bir gün sürüyor belki. öyle beni fiziksel olarak hasta edecek, bunaltacak, moralimi bozacak, ağlatacak boyutlara ulaşmıyor, ama... hani okuyoruz duyuyoruz ya oraya gelebilir diye o yüzden söyledim.”

    akademisyenlik, “sözde” saygın bir meslek; akademisyenliğe adım atanlar, hem bu saygınlığın, hem de kendi entelektüel ilgilerinin peşinden gidiyorlar. “gönüllü bir çilecilik ve adanmışlıkla” giriyorlar bu yola. ancak akademik “iş”te, ağır bir emek sömürüsü ve güvencesizlik var. çalışanları manen de kemiren, hiçleşme duygusuna gark eden bir emek süreci var.

    aslı vatansever ve meral gezici yalçın, “sözde” vakıf üniversitelerinde doruğa varan bu prekarizasyon sürecini inceliyorlar. ayrıntılı tasvirlerle, kapsamlı görüşmelere dayanarak ve analitik bir bakışla... alışma, umursamama, kabullenme mekanizmalarını, sınıf bilincinin ve örgütlenmenin önündeki engelleri de mercek altına alarak...

    satın almak için; http://www.iletisim.com.tr/…ririz/9018#.vlz8_nkswso
  • ticarileşen ve saçmalaşan üniversite eğitimi ve bu sektörün vasıfsızlaşan işçileri hakkında güzel bir araştırma. araştırma kapsamında özel üniversite çalışanlarıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış.
  • özel üniversitelerin giderek sirkten hallice yerlere dönüşmesini inceleyen kitap

    kitaptaki kimi ifadeler güldürdüğü kadar koşarak dağlara kaçma isteği uyandırıyor

    "çalıştığı üniversitenin iflas etmesi ve başka bir üniversite tarafından satın alınması sonrasında"
    (sahibinden az kullanılmış devren üniversite)

    "eskiden bir ay olan yıllık izinlerin, okulun el değiştirmesiyle birlikte 14 güne düşürüldüğü"
    (komutanım evci kağıdını kime veriyoruz)

    "bir hoca, 16 haftanın sonunda hâlâ karl marx ve max weber iki ayrı insandır, karıştırmayın lütfen diye uyarı yapıyorsa, diyecek bir şey yok bence"
    (sol soğan, sağ sarımsak o kadar basit aslında)

    "xy üniversitesinde part time ders veriyorum. dersin sonunda bir öğrenci bir zarf uzattı; "bunu", dedi, "bilmem kim hocam yolladı" diye; zarfla ders sonunda bana paramı verdiler"
    (bu sahneyi en son bir tanıdığın cenazesinde eve gelen imama para verilişinde görmüştüm. amannn, ha imam ha medresede hoca, aynı şey dediler herhalde)

    "üniversite piyasada uçan kuşa borçlu olduğu için ve maliyenin kara listesinde olduğu için tübitak parayı yatırmamaya karar verdi"
    (yakında öğrencilerini de pavyona satar o üniversite. dikkatli tercih yapın gençler)
  • vakıf üniversitelerinin işleyişine dair acı ama gerçek bilgiler sunan araştırma. yazarlarıyla yapılan söyleşi ile kitap hakkında daha ayrıntılı bilgiye sahip olunabilir.
  • saldırgan kapitalizmin kendini yoketmesi ile sonuçlanabileceğine dair özel bir örnek. yökün ne için kurulduğu,niçin bu vakıf üniversitelerinin mali durumlarının açıklanmadığı daha iyi anlaşılıyor.
  • kalitenin düşmesi ile ilgili olan açıklamaların çoğunun devlet üniversiteleri için de geçerli olması daha da vahim gibi.
  • bir başka iç acıtıcı kitaptı. akademinin geldiği nokta insanın içini parçalayan cinsten.

    dün bir torba yasa ile 8 tane daha üniversitenin kurulmasına karar verilmiş. durum zaten yeterince vahimken.