şükela:  tümü | bugün
  • ne içindeyim zamanın,
    ne de büsbütün dışında;
    yekpare, geniş bir anın
    parçalanmaz akışında.

    bir garip rüya rengiyle
    uyuşmuş gibi her şekil,
    rüzgarda uçan tüy bile
    benim kadar hafif değil.

    başım sükutu öğüten
    uçsuz bucaksız değirmen;
    içim muradına ermiş
    abasız, postsuz bir derviş.

    kökü bende bir sarmaşık
    olmuş dünya sezmekteyim,
    mavi, masmavi bir ışık
    ortasında yüzmekteyim.

    ahmet hamdi tanpinar
  • üstat ahmet hamdi tanpınarın insanı kafadan çarpan şiiri. ilk dört dizenin sihrine gereğinden fazla kapılanların hayata loser olarak devam etmesi pekala mümkündür.
  • ustadin mezar tasinda "ne icindeyim zamanin, ne de busbutun disinda" yazmasi tabi ki pek sasirtici degildir.
  • şiir'in 1933'deki varlık dergisi'nde yayınlanan versiyonunda, 7.satırdaki dize "rüzgârdaki yaprak bile" şeklindedir...
  • kuantum şiiri.. schrodinger şair olsaydı ancak bu kadarını yazabilirdi.. fiziğin şairane ifadesinin şahikası…
  • her satırı tasavvufun ayrı bir teline dokunan muhtesem siir...
  • ahmet hamdi tanpınar'daki bergsoncu zaman kavramını açıkça hissettiren şiirdir. zaman ve bergsonculuk hakkında bol bol ipuçları içeren başka bir mükemmel tanpınar eseri için:
    (bkz: saatleri ayarlama enstitüsü)
  • tanpınar'ın büyük olasılıkla bir astral seyahat sırasında yazdığı rüya şiir.. tekrar tekrar okunduğunda müzikal bir etkisi olduğu da aşikar.. hatta pyramid song ile "thom yorke yoksa gizli gizli tanpınar mı okuyor?" aptal sorusunu sordurtacak kadar akraba bir şiirdir bu.. beyzanın etkisini ise edebiyat tarihçilerine bırakıyorum..
  • şiir, tanpınar'ın genç türkiye cumhuriyetinin tarihe bakış açısıyla hesaplaşmasının şiiridir. şair bunu da en çok etkilendiği isimlerden biri olan bergson'un zaman kuramı üzerinden yapar:

    bilindiği üzre cumhuriyetin ilk yıllarında bazı resmi tarihçiler (cumhuriyet ideologları )osmanlı'yı ve onun medeniyetini türk tarihinin akışında bir kopukluk olarak görüyordu. buna karşın tanpınar ve hocası yahya kemal resmi tarihçilerin türk tarihinden ve kültüründen osmanlı'nın atılmak istenmesine karşı çıkıyor ve kendi tezlerini de bergson'un "parçalanamayan zaman" tezi üzerinden savunuyorlardı. nitekim şair şiire bergson'un zamanla ilgili düşüncelerini neredeyse aynen yazarak başlar:
    "yekpare, geniş bir anın
    parçalanmaz akışında"
    ve şiiri bitiriken de ustası yahya kemal'in türk tarihine bakış açısının bir özeti olan:" kökü mazide olan ati" cümlesini anıştırarak bitirir.
  • fizik acısından baksan kara deliği bilinçli veya bilinçsiz midir? bilinmez.. görmüş icine girmiş gibi tarif etmiştir.
    psikanaliz acıdan rüya tasviridir, psikolojik acıdan ruhsal durumun özetidir. dini açidan vecd durumunun anlatisidir, edebi yönden benzersiz bir şiirdir.