şükela:  tümü | bugün
174 entry daha
  • az önce the mentalist 2.sezon 18.bölümü izliyordum. rigsby, van peltle olan ilişkisi açığa çıktığı için “kurallar gereği” aynı birimde çalışamayacaklarından dolayı birimden ayrılmaya karar veriyor ve bunu da van pelt e seni daha çok seviyorum o yüzden ayrılıyorum diye açıklıyor.

    van pelt de diyor ki;
    sen bizim için böyle bi karar alıyorsun ve eminim bi gün bu karardan dolayı benden nefret edeceksin. bu sorumluluğu alamam.

    herif defaetle “ben bu fedakarlığı yapmaya razıyım” dediği halde karı amcık amcık ayrılma kararı aldı aq.

    işte ne istediğini bilmeyen kadın tam olarak bu amına koyduğum van peltidir.
  • ne istemediğini bilmek, her zaman daha faydalıdır. başlığa konu kadın sadece kararsızdır.
  • kadınların çoğu bu şekildedir.
  • istediğinin sen olmadığını biliyor ama istediğinin ona isteyip istemediğini bilmiyor. ee rahatım bozulsun da istemiyor, çok soru sorulup gerilmek de. sus ve istediği gelene kadar yalamaya devam et, en çok bundan mutlu olur.
  • ne istediğini bilmeden bir kadın gayet normaldir, kadın olmanın dnasında var bu.

    ama kadın neyi "istemediğini" çok iyi bilir. ve istemediğini kuantumun derinliklerine yollar.

    ne istediğimizi bilmememiz seçeneklerimizin çok olmasındandır, kararsızlığımız sunulanların arasında kalmamızdandır, daha iyiyi bilmemizden daha iyiye layık ve ona sahip olmaya muktedir olduğumuz potansiyelindendir.

    ne istemediğimizi bilmemiz de kimseyi üzmesin, hiç bir kadın dengi ya da layığı olmayanı istemez.

    bunu sadece insan olarak algılamayın, her konuda böyledir.
  • kafası karışmıştır. doğru yolu bulabilmek için zamana ihtiyacı vardır, öyle ya seven insan zaten seviyorsa onu affedecektir.
  • ne istediğini bilen kadın; “hayır” diyebilen kadındır.
    ataerkil toplumlarda veya bu bakış açısına sahip kişilerde pek kabullenilemeyen kadındır.
    çünkü; ne istediğini bilen bir kadını yönlendiremez ya da kandıramazsınız ama bilmeyini istediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz.
    bu yüzden ne istediğini bilmeyen kadınlara laf atmayın ve bir düşünün bakalım;
    kendi hayatınızda hangi kadını tercih ederdiniz ya da ettiniz?
  • farkındalığı düşüktür.
    mental olarak geri kalmıştır.
    manipüle edilmeye fazlasıyla açıktır.
    kendi düşünceleriyle varolmuyor, algısının sosyal medya, reklam, çevre, başkaları tarafından yönetilmesine izin veriyordur.
    aslında "yok"tur bu kadın. çünkü istediğini iddia ettiği şeyleri kendisi mi istiyor yoksa birileri mi ona istetiyor sorusuna kafa yormuyordur.
    en büyük silahı ve savunması elalemdir. fikri ve vicdanı hür değildir.
    istediği yapılmazsa mutsuz olur.
    istediği yapılırsa da mutsuz olur.
    nedeni kendi içine değil, başkalarına bakıyor oluşudur. başkalarına baktıkça gözleri hiç yoktan yere kamaşacak, elindekileri asla farketmeyecek, değer bilmeyecek, daha daha ve dahasını istemekle mutlu olmak arasında pozitif korelasyon var zannedip istemeye devam edecektir.
    koca bir sinema/tv, dergi, moda, mücevher, kozmetik sektörlerinin varoluş sebebidir, esin ve malzeme kaynağıdır.
    üstelik hiçbir şey yapmadan hayatın yalınlığını bozmakta, zorluğu veteran'a yükseltmektedir:

    düşünmeyerek.
  • kadin sevgi, saygi, ilgi ister. bunu anlarsaniz kadinlar candir.
  • çokça karşılaştığım ve tecrübe etmek zorunda kaldığım bir durum. özellikle nişanlımı da hesaba katacak olursam, içgüdüsel olarak kadının daha iyiyi aramasına şapka çıkarırım. ancak bunu yaparken izlemeye çalıştığı yol tam bu noktada neredeyse facia. işin kötüsü en fazla zararı kendisine. buraya gelene kadar ki son iki ilişkimde hatunlar yalnızlığa demir atmışlardı. elbette duruma b.k sürdürmemek adına böyle iyi ve mutluyum demekten ve dik durmaya çalışmaktan heba vaziyete gelmişlerdi. sonuç; saygım var, ama görünen o ki ne istediğini bilmek önemli ve kadınların arasından çok nadir çıkıyor. karşılaştırma yaparsam (genellememek şartı ile) nişanlım da kariyer sahibi ve doktorası var. diğerleri için sadece yalnızlıklarında kaybolmuş diyebilirim. bu da üzücü ve acı verici...
11 entry daha