şükela:  tümü | bugün
  • bilge karasu'nun pek mehsur sozudur. zamanla yurdum entelektuelinin mottosu olmustur. ee kitabim da var kedim de demek ki ben de enetelektuelim heyoo.
    (bkz: anne ben entelektuel oldum)*
  • bilge karasu 'nun ödüllü deneme kitabı. tadına doyulmaz yazılarla doludur. kitapların ve kedilerin insan hayatını ne kadar yaşanır kıldığının belgelerini sunar.
  • entel dantel olmayan, entelektüel hiç olamayacak ama kitap seven kedi seven insanların da sevebileceği, sahiplenebileceği bir kitaptır. içinde yazılanları geçtim, kitabın kapağı bile yeterlidir.
  • "kitap yığdım, hata etmisim; kitap edinmeyi marifet sanmisim. 'aradigim şu kitabi bulmazsam (yasayamam der gibi) 'işimi yapamam' demenin abarti oldugunu saniyorum. hicbir kitap her guclugu cozmeyecektir. tamam.
    ama okudum. yasamim boyunca durmamacasina; okumaksizin yasayamayacagimi duya duya. bircok seyin ölüp gittigi -ölüp gittigi düşünülen- bu yaşımda bile, en cilgin ceşitliligi icinde okumalarimi surdurmemek, usumdan gecirebilecegim en buyuk olmazlık."('ne kitaplı ne kitapsız' metninden)

    hayatinin merkezine okuma-yazma eylemini koymuş bir adam ve onun hikayesi...
    meriç'i aklıma getirdi:"yeniden gelsem dünyaya, ekmek, zeytin ve kütüphanem olsun, yeter." deyişiyle. mealen.
  • cümlelerinin arasındaki boşlukların doldurulmasını sizden bekleyen kitaptır. masallar dinler, masallar yazarsınız. bunu becerebilen ve cümleler arasında köprüler inşa edebilecek kadar gayret gösteren bir okuyucuysanız eğer gerçek bir yolculuk yaşarsınız.

    '' ona bakıyorum. susuyor. önüne bakıyor. çocukluğundan beri bu oyunu oynar: gözetlenme oyununu. önceleri belki bir suçluluk duygusuydu bu: kendisine dikilen göz tanrının, anasının, büyüklerden birinin, sevmediği birinin gözü olur, kınardı o anda yaptığını. adı konmadan yaşanırdı bu suçluluk. şimdi ise gerçekten bir oyun: kimi dakikayı, 'bakan, gören varmış gibi yaşamak'...

    işte bundan ötürü bakıyorum ona. baktığımı biliyor, susuyor, önüne bakıyor. ne düşündüğünü bildiğimi biliyor ''
  • özeti çıkarılamayacak olan bilge karasu kitabıdır. üniversite 1. sınıfta türkçe dersi için bir kitabın özetini çıkarmamız istenmişti. seçenekler arasındaki kitaplardan seçmeyip, arkadaşımın elindeki "ne kitapsız, ne kedisiz" i seçmiştim. çok geçmeden anladım ki , adına tav olup, tam benlik dediğim kitap neredeyse beni intihara sürükleyecekti. dersin hocasına gidip, "bir hata ettim, bu kitabı seçtim...anlayın işte ben ettim siz etmeyin. izin verin başka bir kitap olsun. bu kitabın özeti çıkarılamaz. neredeyse kedi sevgimden vazgeçip, bir daha elime kitap alamama korkuma dek daha bir dolu şey söyleyebilirim. sanki kara bir delik içinde kaybolmuş gibiyim." dedim. neyse ki hoca itiraz etmedi ve yeni bir kitap seçtim.

    özetle, yukarıdaki sebebe dayanarak asla ve katta unutmayacağım kitaptır.

    not: kitap, kötü yazılmış, manasız vs. asla değildir. ama özeti çıkarılamaz bu da gerçektir.
  • bilge karasu'nun benzersiz deneme kitabının ismidir.
  • bilge karasu'nun hayvanları ve bitkileri "dirim ortakları" olarak nitelendirdiği, -belki de- okuduğum en kedili kitap.

    hayvan-insan arasındaki ilişki üzerine:

    "(hayvanı) beslemekle övünüp bununla yetinmek istemek gülünçtür; ötekini aşağılamak, kendimizi de aşağılamaktır(...) besleriz, en ufak bir beklentimiz yerine gelmediğinde 'nankör' deriz ona. bu durumun gülünçlüğü neden bu kadar az fark edilir?

    kendi niteliklerimizi, değerlerimizi garip bir akıl karışıklığı içinde, hem anlamayacaklarını, 'elbette bilemeyeceklerini' söyler, sonra da bunu bilir gibi davranmalarını isteriz."

    not: bir hayvanla yaşamak bölümündeki catherine ve julien p.'nin öyküsünü hiç unutamıyorum.