şükela:  tümü | bugün
  • aydin öztürk şiiridir.
  • rakının yanına en güzel mezedir.

    "bakmayın çekilen perdelerin,
    aydınlık oluşuna bu şehirde.
    renk renk desenlerine kanmayın
    saklısında kimbilir kaç yüreği
    bu ayrılıklar, boğar.
    kimbilir, ardına kadar susmuş ömürleri,
    paslanmış ne çok kapı bekler!

    hasretin gibi çarpıyorum kapıları.
    soluk soluğa atıyorum kendimi sokağa.
    taşlarında izmaritlerimi ezdiğim kaldırımlar,
    sicim bir yağmur altında .
    bir yanıtım yoktur,
    seni soran açelyalara.

    bir meyhane bulur beni.
    beyaz keteni kirlenmiş masalar.
    yorulmuş bir rakı alır beni.
    kalbime seni sorar."

    ne olur bir sabah kapım çalınsa
    açınca gülüşün içime dolsa
    belki bir meyhane biraz da rakı
    sen türkü söylesen ben eşlik etsem

    "o an duracak zannederim bu gevezeyi,
    sol kolumda bu aşkın uyuşmuş ağrısı
    otuzbeşlik ne ki ,
    meyhaneci, yetmişlik getir!
    tek başına gitmiyor zıkkım,
    kavunun tadı zehir
    sen yoksun boynu bükük saatlerin
    bu akşam "dürüyemin güğümleri kalaylı",
    gitmiyor be abla, değiştir şu bantı.

    "bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap
    zavallı kalbim ne kadar harap"
    çalmıyor artık
    öyle ya çoktan göçmüş abdullah yüce!."

    geceye su gibi dökülse sesin
    bizimle hüzünlü türküler gülse
    ellerin elimi bulsa ansızın
    kalbimden kalbine çiçekler koşsa

    müzik: onur akın
    şiir: aydın öztürk
  • en güzel onur akın bestelerinden biridir.

    'ne olur bir sabah kapım çalınsa
    açınca gülüşün içime dolsa
    belki bir meyhane biraz da rakı
    sen türkü söylesen ben eşlik etsem' kısmı ile insanı sersemletir. bu şarkıyı dinlerken farkında olmadan; hiç bir zaman kapınızı çalmayacak o kişiyi düşünüp, rakı şisesinde balık olma isteği içinde bulursunuz kendinizi.
  • onurlu yıllar'da öykü gürman'ın yorumladığı şarkı. nağmeler inliyor resmen.

    http://www.youtube.com/watch?v=uhweaz1jubm
  • çalmaz o kapı. çalmayacak, bekleme.
    ne sabahlar geçer, ne günler biter. kimler gelir, kimler gider. o beklediğin kişi gelmez. bir tek o gelmez zaten. olmaması gereken ne kadar insan varsa hepsi hayatında, bir tek o yok. kalbinde aşkın, öyle kalakalırsın.
    zihninde hiç unutamadığın bir telefon numarası, numarayı bir gün unutmayı beklersin.elinde telefon o'nu aramamak için kendinle inatlaşırsın, hem de kaç sene.herkes unuttun sanır. bir bilseler gülüşünün ardına saklanmış yalnızlığını. gelmedi ki sonrası. boşluğu dolmadı ki. umudun da yok ya artık, sol kolunda bu aşkın uyuşmuş ağrısı.

    bir şiire sığınmak lazım gelir şimdi, teselli olsun kaybolup giden umuduma.

    oğlun, kızın olunca unutursun diyor abdurrahim karakoç. unutur muyum o zaman gerçekten, ya o zaman da unutmazsam..
  • sabah sabah dilime dolanan, güne bir "sol kroşe" ile başlatandır. sabah çayı ile sarhoş etme potansiyeline sahip olandır.

    otuzbeşlik ne ki, meyhaneci, yetmişlik getir!
  • onlarınki gerçek miydi bilmem, hep okurdum bir dinlediğinde acısından ikinci kez dinleyemediği şarkısı olurmuş insanların. ben ki canımı bir bıçak yarası gibi acıtan her şarkı neşet babanınkiler sanırdım. defalarca dinler ağlardım her birini, acıdan zannederdim her ağlayışımı. onların yeri hala ayrı ama bu öyle bi şeymiş ki feleğim şaştı. ikinci kez açmaya elim gitmedi, dinlemeyi kulağım kaldırmadı, bir sabah kapımı çalmasını istediğim'in siluetini beynim kaldırmadı, darmaduman etti. velhasıl, ikinci kez bi daha ne zaman dinleyebilirim bu şarkıyı bilmiyorum öyle bir feryat figan tüm hücrelerimde. eyvallah öykü gürman, eyvallah onur akın, eyvallah aydın öztürk, eyvallah rutkay aziz ve en çok sana eyvallah çocuk!
  • dinledikce efkarimza efkar katan baska bir parca. zorun neydi be arkadas boyle bir beste yaptin. ınan bu sefer beni baska yaktin be usta.