şükela:  tümü | bugün
  • büyük bir dehşetle izlediğim, beni hayretlerden hayretlere düşüren insan, insanlar. vasat, vasatın altı ne yaparsa yapsın değer gören, takdir edilen insanlardır bunlar. siz her şeyin en iyisini, en düzgününü yapmaya kasarken onlar olanca vasatlıklarıyla her zaman ilgi odağıdırlar. (yazar burada tam olarak kendinden bahsetmiyor, işlerimi çok iyi yaptığımı söyleyemem, kendimle ilgili herhangi bir göndermem yok ama olabilir de)

    facebook iyi bir örnek olmasa da, facebook'tan örnek vereyim. bariz, ona göre buna göre güzel olmayan birinin paylaştığı fotoğrafın yüzlerce kişi tarafından beğenilmesi mesela. gelen yorumlara girmiyorum bile. ya da bu kişinin " istanbul'a geldim" diye kısa bir cümlesi bile hunharca beğeniliyor ve tepki alıyor.

    facebook elbette sağlıklı bir kanıya varmak için yeterli bir mecra değil ama o kadar da yetersiz de değil. konu facebook da değil. bir şekilde kendini kabul ettirebilmek mesele. hani çok derdim olan bir şey değil ama bu hissi merak ediyorum bazı bazı. sonuçta bir şekilde herkeste, "kimse sikimde değil, kendim için yaşarım" diye düşünenlerde dahi, yaptıklarını beğendirme, takdir alma gibi doğal ve içgüdüsel diyebileceğimiz bir yönelim var.

    nedir bunun sırrı lan?
  • güçlüyse ne yapsa beğenilir, milleti soyar soğana çevirir, krallar gibi yaşar milleti soyana da bir kişi demez ki arkadaş asıl çıplak olan bu. güçsüzse ne yapsa bir kusur bulunur, beğenilmez. kusur bulunamazsa yaratılır, yine ezilir. ağzıyla kuş tutsa deli herhalde bir insan neden ağzıyla kuş tutar ki derler, ne kadar zeki, ne ince görmüş demezler, bir yolunu bulurlar, gömerler.

    şarkısı bile var