şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ne zaman evleneceksin)

    akraba ziyaretlerinde en çok duyacağınız soru tümcesi.
  • kurban ve ramazan bayramlarında yaşı geçmiş teyzelerin sormaktan çok büyük zevk aldıkları soru

    ayrıca,
    derhal savuşturulması gereken sorudur.

    şimdilik düşünmüyorum. cevabı asla yeterli olmaz hemen arkasından e askerliğini yaptın* işin hazır yaşında geldi bizim komşunun kızı var yapalım sana ile devam eder uzadıkça uzar. kurtulmak için tek çare kahveler ne alemde ya diyerek anneye yada kız kardeşe seslenilerek odayı derhal terk etmek ve "e artık bize müsade" lafını duyunca odaya geri dönmektir.
  • uzun sureli bir iliskiniz varsa her turlu arkadas ve aile uyesinden duyacaginiz soru.

    ortada boyle bir karar, nisan/soz falan yokken bu soruya nasil bir cevap bekliyorlar ki? evlilik karari alindiysa zaten bildirilir. oyle bir karar alinmadiysa, teklif yapilmadiysa nasil bir cevap bekliyorsunuz? o an mi bu isi karara baglayacagiz? soyle surprizli romantik bir teklif yerine arkadas muhabbetinde, aile ve akraba ziyaretinde mi kararlastiracagiz bunu?
  • ilişki olmasına gerek yok , her daim fiks soru
  • bu sorunun absürtlüğü, ilişkinin kaç yıllık olmasına göre değişir. 7 yıllık ilişkisini bir açıklama bile yapmadan bitiren hayvanın tekini tanıyorum ben. muhtemelen etrafın "ne zaman evleneceksiniz" baskısına da dayanamadı ve arkadaşımı gözü yaşlı ve şaşkın bir şekilde bıraktı gitti. adam 30 küsür yaşına gelmiş, işi gücünü kuralı yıllar olmuş, evi barkı arabası parası her şeyi var. hala haftada 1 buluşup dışarıda yemek yiyip kızı evine bırakıyorsa ve bunu bir 7 sene daha sürdürmekte beis görmüyorsa, liseliler gibi mesajlaşmak, telefonla konuşmak ona yetiyorsa, bu sağlıklı bir durum değil. bu insanı seviyorsan, artık daha çok vakit geçirmek istersin, evlen ya da evlenme, birlikte yaşamak istersin. sevmiyorsan da ayrılırsın. ya da kendin gibi evlilik düşüncesi olmayan bir insanla istersen 90 yaşına kadar dışarılarda buluşursun. ama düşünce yapısı belli olan bir insanla 23 yaşında çıkmaya başlayıp da 30 yaşında "seni sevmiyorum" diye terk etmek, en hafif tabirle adiliktir.
  • beni oldukça rahatsız eden bir mevzu ve günlük yaşantıda maruz kaldığımız dayatılmış muhabbetlerden biridir. farzı misal, yeni nişanlanmış, çok da aman samimi olmadığımız bir çiftimiz var (tamamen sembolik çift). haliyle heyecanlılar, kafalarında evlilik ile ilgili bir sürü plan, proje, ıvır zıvır, o an onlar için hayatın odak noktası evlilik. bu cici çift mesela hemen bize de soruyor “siz ne zaman evleneceksiniz?”, “ne yapacaksınız?”, “nerede yaşayacaksınız?”, onları çok da ilgilendirmeyen ama sonsuza sündürülen sorular silsilesi. geçtikleri evre bu değil mi, evlendiler diyelim, çocuk yapmayı düşünüyorlar, sorular gene hazır, “ne zaman çocuk yapacaksınız?”, “kaç tane yapacaksınız?”, “e yapın artık bi tane?”, “kardeşi olsun ama..” çocukları mı oldu, biz çocuğumuzu hangi kreşe vericez? kreşe mi verdiler, biz çocuğu hangi okula yazdırdık? okula mı başladı, sınavlar nasıl, kaç puan aldı lan bizim çocuk? üniversiteyi mi kazandı, ne zaman mezun olacak? mezun mu oldu, master mı yapacak, iş mi arıyor? askere mi gidecek? bizim çocuk ne zaman evlenecek, yok mu şöyle helal süt emmiş bi kısmet? (bu noktada tekrar loop’a bağlıyoruz). soru sormadıkları zamanlarda da kendilerini anlatıyorlar. bu tip muhabbetler dönmeye başladığı ve bitmek bilmediği vakit hayattan kopma noktasına geliyorum. tahammülüm yok ve çevremde böyle insanlar olsun da istemiyorum. fakat hangimiz seçebiliyoruz ki çevremizdeki insanlar işte? şahsen ben seçemiyorum. mesafeli durayım dediğimde olmadığım, soğuk çorba gibi tatsız, manasız bi insana dönüşüyorum. bazen bu mesafeyi bile anlamıyorlar. bırakınız sayın ulan’lar, insanlar istedikleri gibi yaşasın. kimseye bir şeyi dayatmayın reca ederim. herkes evlenmek zorunda mı, herkes çocuk yapmak zorunda mı, ya da bi siz mi evlendiniz, bi sizin mi çocuğunuz oldu, nedir. masum muhabbetleri kesinlikle bu kategorinin dışında tutuyorum, ama bi takım insanlar gerçekten manyak. onlardan uzak durmaya çalışın, yatmadan önce dişlerinizi mutlaka ama mutlaka fırçalayın.*
  • 30 yaşını geçtiyseniz sürekli duymak zorunda olduğunuz soru. en çok gıcık olduğum da bekarları da kara deliğe çekmeye çalışan yeni evliler. bunlara göre evlilik zorunluluk. sevmesen bile sana uygun biriyle evlenebilirsin/evlenmelisin.

    evliliğe karşı değilim ancak evlenip de süper eğlenceli şeyler yapıyormuş gibi gözükmeye çalışan insanları komik buluyorum. kaldı ki evlilik eğlenceli olmak zorunda değil. sevdiğin için evleniyorsun genelde. en çok verdikleri tepkileri özetleyelim:

    --- spoiler ---

    -evlendiğim için hiç pişman değilim (6 ay önce evlenmiş)
    -evlenince hayatın düzene giriyor (hayatını düzene sokmak için evliliğe ihtiyaç duyman senin eksikliğin)
    -biz beraber vakit geçirmekten çok hoşlanıyoruz (mesela haftanın bir günü başka bir şey yaparsanız kimse eşini yemez)
    -zor olmuyor mu bekar yaşamak (sen daha düne kadar nasıl yaşıyordun)

    --- spoiler ---
  • bayram günü akraba muhabbeti erken mi başladı, nedir ?
  • hayatın orta evresi sorusudur...
    hatırlarsanız ilk sorular dersler nasıl ve, hangi üniversiteyi kazandın sorularıydı...

    sonrasında üniversite ne zaman bitecek ve iş buldun mu, nerede çalışıyorsun soruları ile kulaklarımız şenlenmişti...

    erkekler işin arada askere ne zaman gideceksin sorusu da unutulmasın lütfen...

    iş güç sahibi olduktan ve bir de sevgili yaptıktan sonra sorulan bu soru ateşleyici etki gösterir. yani biz gördük kabullendik işiniz imzaya kaldı mesajını içerir.

    evlendikten sonra da bu tetikleyici güruh sizi sorularıyla çocuk sahibi de edecektir...

    çırpınmayın kendinizi akışa bırakın...
  • evliler için de (bkz: ne zaman çocuk yapacaksınız) versiyonunun bulunduğu gereksiz soru.
    bi karışmayın insanların hayatına, rahat bırakın!
    ne zaman isterlerse evlenirler, yahut hiç evlenmezler. kendi bilecekleri iş.