şükela:  tümü | bugün
  • tiyatrocu, sinemaci, oyuncu, seslendirici, jeyan mahfi'nin babasi, turk tiyatrosunun yasayan en yasli oyuncusuymus da, 1909 dogumlu.
  • portakal'dan once ben yazayim, galatasaray lisesi'nin geleneksel pilav gununde en yasli mezun olarak sembolik trampet calma isini de necdet mahfi bey yapiyormus. (hmm, gercekten disaridan bakinca anlasilmiyormus galatasaray lisesi)
  • dünyada hâlen sahneye çıkan en yaşlı oyuncumuzdur zati alileri* .. şimdilerde kulakları pek iyi duymasa da, yürümekte zorluk çekse de, eski toprak sözünü günümüze ve gözümüze kazımaya devam etmekte olan medari iftiharımızdır.. yeniden doğsa yine tiyatrocu olmak istediğini söylemiş olan bu üstadın tek isteği sahnede ölmektir.. hayata böylesine sarılan bir abidenin önünde saygıyla eğiliyorum..

    ömrü bol olsun..
  • sutyenci cuneyt ayral'in da babasidir...
  • gün itibari ile tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir....
  • vefat haberi her zamanki gibi gazetelerin ''bir köşesi''ne atılıvermiş,5 haziran 2004 tarihinde sanat hayatına 94 yaşında veda etmiş büyük oyuncu,kibar ve nezih insan.
    tek kusuru 90/60/90 vücut ölçülerine ve gerzek bir beyne sahip olmayışıydı.lakin bunlara sahip olsa 06.06.2004 tarihli hürriyet adlı gazetede manşete çıkmasına ramak kalan ''didem taslan adlı mankenin birbirinden iç gıcıklayıcı pozları gala'da..'' şeklindeki haberi yerine kendisinin vefat haberi bulunurdu. (bkz: welcome to turkey)
    toprağı bol olsun üstadın.
  • gene öldükten sonra değerini anladığımız emektar sanatçılarımızdan biri . yokluk yüzünden hayatının son yıllarında yeşil sermaye bazlı yayınlarda bolca rol almıştır .
  • kizi jeyan mahfi'nin parasi olmadigi icin cenazesini sehir tiyatrolari kaldirdi... ama arkasindan abideyi kaybettik edebiyati yapiliyor ama abide hayattayken yaslanacak agaci, dali yoktu... nur icinde yatsin, gittigi yerde sartlar buradan daha iyidir herhalde...
  • askerliğinin bitiminde rüstü paşa'nın imzaladığı bir mektup ile vaktin belediye reisi* muhittin ustundag'a gider. üstündağ, mektubu okuduktan sonra necdet'i darulbedayi'ye gönderir. tepebasi'na giden necdet mahfi'nin bu kez konusmasi gereken kisi türk tiyatrosunun kurucusu muhsin ertugrul bey'dir. muhsin bey onu dinledikten sonra idare işleri amirine yollar, işlemlerin tamamlanmasının ardından "ne zaman geleyim?" diye sorduğunda "yarin saat on üçte provada ol" cevabını alır muhsin bey'den ve 24 eylül 1932 günü tiyatro hayatına başlar.