şükela:  tümü | bugün
  • 1911 dogumlu misirli realist yazar. eserlerinde kucuk insanlar uzerinden buyuk olaylari anlatmayi sever ve bunu cok iyi yapar, isledigi karakterler cok yonludur, asla karton etkisi vermez... kanimca yakindogunun tartismasiz en iyi roman yazari. maalesef turkceye pek az eseri cevrilmis, o ayri. ozellikle 1. dunya savasindan 1952'ye kadar bir ailenin uc kusagini ve bu arada misirin modernlesme surecini buyuk bir akicilikla anlattigi kahire uclemesi ingilizceden okunasi. (ceviri mukemmel)
    (bkz: okuz anlatiyor)
  • robin'in dedigine (realistlik baglaminda) ek olarak, sembolik romanlari ve eski misir tarihini anlatan eserleriyle de okunasi bir kisilik.
  • mısır'lı yazar. arap dünyasının en tanınmış ve sevilen yazarlarındandır, yeni bir romanının yayımlanması arap yarımadasında bizde yaşar kemal'in yeni romanının yayımlanması gibi etki yapar. arap edebiyatında roman her zaman sorunlu bir yazın türü olagelmiştir, en çok tepki alan, sansürlenen, baskı altında tutulan edebi türdür. yazarın en ünlü romanı olan awlad haratina (sokağımızın çocukları) ingilizce’de the "children of gebelawi" adıyla yayımlandı. roman en yüksek tiraja sahip olan mısır gazetesi el-ehram’da tefrika olarak yayınlanmasına rağmen mısır'da sansür konusundaki en rtükvari kurum olan azhar üniversitesi’ın tepkisi üzerine kitap olarak yayımlanmadı. yine de 1966’da lübnan yayınevi "dar al-adab", beyrut’ ta bir baskı yaptı ve kitapların bir kısmı kahire’de de satıldı. 1988’de isveç akedemisi, nobel edebiyat ödülü’nü mahfuz’a verdi, bu olay müslümanları çok kızdırdı. şu sırada dünya ticaret merkezi’nin bombalanmasındaki rolü sebebiyle amerika’da hapiste olan köktendinci yöneticilerden ömer abdulrahman, salman rushdie olayının patlak vermesinden kısa süre sonra bir açıklama yaptı. ona göre, eğer 1959’da sokağımızın çocukları’nı yazdığı için mahfouz’u öldürmüş olsalardı, rushdie, şeytan ayetleri’ni yazmaya asla cesaret edemezdi. bu açıklama mahfouz’un öldürülmesi için yeni bir fetva olarak kabul edildi. 1994’te saldırıya uğradı, suikast başarısız olmasına rağmen saldırgan yazarın boynuna bir bıçak saplayarak sağ kolunu felce uğrattı.
  • kahirede el halili çarşısındaki bir kahvede yazarmış romanlarını. şimdi turistik bir kafe ve restorana çevrilen bu mekanda bişiler yiyip içmek isteyen turistler bazen kuyruklar oluştururlar.
  • kendi halkına düşman olması iddiasıyla da tanınan romancı.hatta mısır halkına karşı düşmanca tavrı sebebiyle batılıların önyargılarına malzeme taşımış ve böylece nobel ödülüne uzanmıştır.bunlardan daha çok vardır.bir tanesi için
    (bkz: vidiadhar surajprasad naipaul)
  • (bkz: dilenci)
  • nobel ödülü almasından sonra müslüman aleminden tepki çeken şu sıralar ölümle cebelleşen yazar.
  • ismi ingilizcede naguib mahfouz seklinde yazilan necip mahfuz 1911 yilinda kahirede dogdu. felsefe egitimi gordu. yazmaya on yedi yasindayken basladi. flaubert, zola, camus, dostoevsky ve prousttan etkilendi.
    otuz romani ve yuzlerce kisa hikayesi bulunmaktayasa da bati dunyasinda adini the cairo trilogy ile duyurmustur.
    kahire yakinlarindaki agouza`da karisi ve iki kizi ile yasamaktadir.
    (bkz: the journey of ibn fatouma)
  • misir uygarliginin sembolü sayilan mahfuz, dün 94 yasinda kahire'de hayata gözlerini kapamistir.
    kuskusuz eserleri yasayacaktir.
  • bugun 94 yasinda vefat eden nobel edebiyat ödülü sahibi mısırlı yazar. mahfuz'un türkçe'ye çevrilen kitapları arasında hırsız ve köpekler, nil'in üç çocuğu, dilenci, miramar ve sokaktakiler sayılabilir.
    roman, öykü, oyun ve senaryo yazarı olan necib mahfuz, nobel edebiyat ödülü'nü kazanan ilk arap yazarı ünvanına sahip.

    edebiyatçılar, mahfuz'u 'firavunlar döneminin eski nil deltası'ndan bugünkü kahire'nin arka sokaklarına kadar çok çeşitli ortamlarda insana özgü değerleri ortaya koydu' diye tanımlıyorlar.

    1930-1934 yılları arasında kahire üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören yazar daha sonra mısır'da diyanet işleri başkanlığı'nda ve kültür bakanlığı sinema dairesi'nde çalıştı.

    1971'de kültür bakanlığı müsteşarlığından emekli olarak el-ahram gazetesinde yazmaya başladı.

    genç yaşta edebiyata ilgi duyan mahfuz, öğrencilik yıllarından başlayarak ingiliz ve fransız yazarların yapıtlarını okudu.

    dergilerde yayımlanan öykülerinden iki tarihsel romanlarından sonra 1941'de "hanü'l-halili" ve 1945'te "el-kahira el-cedide'de", kahire halkının yaşamını gerçekçi bir biçimde betimledi.

    1947'de zukakü'l-midak midak sokağı adlı romanının yayımlanmasıyla mısır'ın tanınan yazarları arasına girdi.

    1949'da el-bidaye ve'n-nihaye'yi (başlangıç ve son) yayımladı.

    beyne'l-kasreyn (saray yürüyüşü), kasru'ş-şevk (özlem sarayı) ve es-sükkeriyye adlı romanlarından oluşan sülasiyye adlı üçlemesinde (1956-57) toplumsal sorunları büyük bir başarıyla dile getirdi.

    mahfuz 1959'dan sonra simgeciliğe yöneldi.

    o yıl el-ahram gazetesinde yayımlanan evladü haratina (semtimizin çocukları) adlı dinsel ve toplumsal alegorisiyle islâm geleneğinin kalesi el-ezher üniversitesi'nin şiddetli eleştirisine uğradı ve yasaklanan kitabını lübnan'da bastırmak zorunda kaldı.

    el-liss ve'l-kilab (1961; hırsız ve köpekler), sersera fevka el-nil (1966; nil'de gevezelikler) ve miramar (1967; miramar, 1989) adlı kitaplarında da 1952'de nasır'ı iktidara getiren askeri darbeye karşı çıktı; kadınların konumu, siyasal tutuklular gibi toplumsal sorunları ele aldı.

    mahfuz'un kırka yakın romanından başka yedi öykü kitabı, 30'u aşkın senaryosu ve oyunları da bulunuyor.

    mahfuz 1994 yılında islamcı bir miltanın bıçaklı suikast girişimine hedef olmuş, sağ kolundaki sinirlerinin saldırıda gördüğü hasar yazı yazmasını engellemişti.