şükela:  tümü | bugün
  • ölüm yıldönümü sebebiyle hikayesi hatırlanacak şahsiyet;
    1- önce bir dergi kur ve chp'den 5000 tl iste.
    2- sonra atatürk'ü öven yazılar yaz.
    3- chp'den milletvekili adayı ol.
    4- dergi için para gelmeyince ve mv. olamayınca, çizgini değiştir ve ataürk'ü eleştirmeye başla.
    5- sonra dergide zararlı yayınlarla in-giliz devlet politikasına hizmet et.
    6- 1947'de atatürk'e hakaret içeren yazılar yaz.
    7- sonra adnan menderesten medet um. para iste. örtülü ödenekten çorbayı kaldır.
    8- sonra mhp'ye yaklaş. önce atatürkçü, sonra menderesci ve sonra mhp'li ol.
    9- bugün ise #necipfazılkısakürek twitter'da rahmetle an.

    sadece kendi çıkarları uğruna toplumu yanlış yönlendiren bu şahsiyet anılacaksa vatan haini kim.
  • necip fazıl neden mi sevilmez neden mi haz edilmez çünkü ikiyüzlüdür, çıkarcıdır. islamcı gözüküp, kumar oynamak ve içki kullanmak da bir sıkıntı görmemiştir. bunları yapmasında sıkıntı yoktur mesele kendini islamcı gösterip bunları bu şekilde yapmasıdır. hala siyasal islamın kendisini övmesinin sebeplerinden biri de budur çünkü siyasal islam hep ikiyüzlülerden oluşmuştur.
  • en sevdiğim şair diyebilirim; şiirde mükemmeli aradığı için sürekli oynamıştır şiirleriyle ve çile'de son halleriyle yayınlamıştır şiirlerini... bir de nazım'la kıyaslanır ve karşı karşıya getirilmeye çalışılır sürekli... pek bilinmeyen bir gerçek vardır: necip fazıl, nazım için 'şair kumaşından yapılmış' demiştir (bu bilinir genellikle) ve nazım ''sultanahmet hapishanesi''nde yatarken onu ziyaret etmiştir... aralarında geçen diyalogları hatırlayınca editlerim entryi...

    uzuuun zaman sonra gelen edit: buldum en sonunda diyaloğu içeren metni...

    necip fazıl: "nâzım, benim rejimim olsa seni asardım. fakat bu hiçlik rejiminde –inönü devri- fikirsiz ve imansız insanların seni süründürmesinden müteessirim. onun için ziyaretine geldim."

    nazım hikmet: "benim de rejimim olsa, ben de seni asardım. sonra da darağacının başında ağlardım. seni anlıyorum. bil ki bu soylu tarafının daima takdircisi kalacağım."
  • cidden yontulmamış bir odun, gün yüzü görmemiş bir tomruk olabilirsiniz, fikirlerinden nefret ediyor olabilirsiniz (ki evet savunduğu şey, belli bir zeka seviyesinin altına hitap eden bomboş bir ideolojidir) sanatta beğeni de görecelidir; ama serdar ortaç'ın dizelerini necip fazıl'dan daha üstün bulmak için kafanın içinde beyinden başka şeyler bulundurmak, göz yerine pinpon topu falan taşıyor olmak lazım.
  • bana gore kendisi şiire hakim, sağlam bir "ergen" dir..

    bu akşam bir sızı duyup etimde
    kadın, kadın diye içimi oydum
    ruhuma bir serin yer istedim de
    alnımı mermerin üstüne koydum

    birden karanlıklar sökülüverdi
    odama bir hayal dökülüverdi
    karşımda kıvrıldı,bükülüverdi
    onu gözlerimle çırçıplak soydum

    artık ben ne günah olsa işlerim
    yumuşak yastığa geçti dişlerim
    bir an kadar sürdü can verişlerim
    ey kadın bu akşam sana da doydum
  • adnan menderes ile "tamemen duygusal" ilişkilerine gereken cevabı gerçek bir şair, komünist ahmed arif vermiştir:

    "ve ben şairim.

    namus işçisiyim yani
    yürek işçisi.
    korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş"

    (bkz: uy havar)
  • kendisinin şansı nazım hikmet idi. muhafazakar kesimin, maalesef, tutunacak dalı olmayınca kendisine lüzumundan fazla bir mana yüklenmiş ve ziyadesiyle mübalağa ile muamele edilmiştir. rica edeceğim; şu kitabı bu bu kitabı, o yazısı, öbür mecmuası demeyin bana. yeter sayıda nfk eseri okudum. tekrar söylüyorum; kendisi tüm bu ününü nazım hikmet'e borçludur.
  • orta okuldayken şiirini okumayı reddettiğim için din öğretmeninden şiddetli bir dayak yediğim şair. o gün sınıfımı, sene başında da okulumu değiştirmiştim.
  • ekşi sözlük edebiyat hakem heyetince türkçeyi ve hece ölçüsünü beceriksizce kullandığına hükmedilen şair. meğerse bu diyarlar büyük edebiyat eleştirmenleri ile doluymuş; her entryleri birer sanat eseri olan sözlük yazarlarını şu ana kadar keşfetmekte bu kadar geç kaldığım için ne derece esef duysam az gelir!

    sizin söylemekten âciz olduğunuz ve acemice "edebî eleştiri" kılıfına sokmaya çalıştığınız fakat mesnetsizce savurduğunuz iddiaların herhangi birinin altını dolduracak edebiyat birikiminden yoksun olduğunuzdan resmen sırıtan niyetinizi ben sizin yazamayacağınız kadar açık ve samimiyetle ortaya koyayım:

    necip fazıl kısakürek'in şiirleriyle falan değil derdiniz, hatta okuduğunuzu bile zannetiyorum. iktidarda muhafazakâr görünümlü bir parti var ve siz bu durumdan rahatsızsınız, necip fazıl kısakürek'in bir devirde fazlasıyla muhafazakâr bir görüşü var ve siz bu görüşün siyâsi hasmı olarak bu şairi sevemezsiniz. derdiniz bu; heceyi kullanamadığı baudelaire'i taklit ettiği gibi altından kalkamayacağınız edebi eleştirilere hiç girmeyin, komik oluyorsunuz.

    sunay akın'a hak veriyorum ki cemal süreya ile şiir eleştirisi bitmiştir memlekette. hele şu geldiğimiz duruma bakın: şairin siyâsi görüşü devrin sıcak gündemine göre politically incorrect oluyor ve şair bir anda beceriksiz, taklitçi şucu bucu ilân ediliyor. şair aynı şair, şiir aynı şiir, bu adama dün üstâd-ı âzam diyorlardı bugün yobaz oldu, bakarsınız yarın devir değişir şairlerin kutbu ilân edilir ertesi gün vazgeçer "pis taklitçi" denilir. aynı nazım hikmetin 30 yıl içinde önce vatan hâinliğinden romantik komüniste, son olarak da büyük türk aydınlığına terfi ettirilmesi gibi. sanata dair görüşümüz ve eleştirimiz tamamen siyâsi gündemin şartlarına endeksli olduğundan bu şairlerin ve şiirlerinin yarın ne olacağının hiçbir garantisi yok. şairin görüşü seninkine paralelse en büyük şair odur, ha yok değilse şair ağzıyla kuş tutsa okumak câiz değildir. öyle görünüyor ki şairin ne yazdığı, sana ne kadar hitâb ettiği bir kıstas falan değil sizin için. necip fazıl atatürk devrimlerini savunmuyor, tamam o zaman necip fazıl pis kaka bir şairdir. okuyan gericidir islamcıdır. bitti !!

    eleştiri mekanizmalarının devrin söylemlerine yaranmak kaygısıyla işletildiği bir sanattan kimseye hayır gelmez.

    sözlerime sizin yapacağınız şiir eleştirisinin ta orta yerine sıçayım diyerek bitiriyorum...
  • sakarya, istanbul, çile, kaldırımlar, beklenen, bekleyen... inanılmaz derecede güzel şiirleridir...

    beklenen

    ne hasta bekler sabahı
    ne taze ölüyü mezar
    ne de şeytan bir günahı
    seni beklediğim kadar

    geçti istemem artık gelmeni
    yokluğunda buldum seni
    bırak vehmimde gölgeni
    gelme artık neye yarar..

    bir de bekleyen vardır ki "sen kaçan ürkek bir ceylansın dağda, ben peşine düşmüş canavarım, istersen dünyayı çağır imdada, yeryüzünde bir sen bir de ben varım... seni korkutacak geçtiğin yollar, enseni yakacak ateş nefesim..." diye sürer gider...