şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • kendisi hakkındaki 412,000 favoriyle ve 120 milyar şükelayla debe'ye giren övgüler dikkatimi çekti:

    "almanya'da teknik üniversite'de kürsüsü olan"

    yok böyle bir şey. sadece aachen üniversitesinde "motorlar kürsüsü"nde asistanlık yapmış. kürsüyle alakalı konu bu.

    "devrim arabasının mucidi"

    devrim arabasının mucidi olamaz. çünkü devrim arabası bir icat değil. olsa olsa devrim arabasını tasarlayan 24 mühendisten biridir kendisi. onu da teyid etmekle uğraşmadım. (edit: mühendislerinden değilmiş gerçekten fikir babasıymış)

    "leopar tankın yakıt bölümünün mucidi"

    - leopar tankın yakıt bölümü de bir icat değil. erbakan aachen üniversitesinde okurken tank parçalarından bazılarıın tasarımına yardım etmiş. burada erbakan'dan özel olarak ricada mı bulundular yoksa tüm öğrencileri seferber mi ettiler kısmı bile net değil.

    "gümüş ve pancar motorun fikir babası"

    gümüş ve pancar motor deyince aklıma garip bir motor tasarımı geldi. meğerse bu ikisi türkiye'de kurulan motor şirketleriymiş. erbakan'ı da böyle şirketler kurmasıyla değil, bu şirketlerin kurulmasına dair fikir vermesiyle onore etmişiz.

    ben erbakan'ı iyi tanımıyorum ancak kendisinin siyasi görüşlerinin ciddiye alınıp alınmamasını teknik başarısıyla bağdaştırmayı da aptalca buluyorum. somut fikirler kimin söylediğinden bağımsız değerlendirilebilirler. yani erbakan mühendislik dalında nobel ödülü almış olsaydı bile bu onun siyasi görüşlerini daha kale alınır kılmazdı.

    ama esas önemlisi "ekşi sözlük" okuyan, oy butonuna, fav'a tıklayacak kadar el becerisi ve zekaya sahip insanların bu tarz övgüleri körü körüne doğru kabul etmesi. bilgileri teyid etmeyi geçtim, sadece ifade şeklinden bile yanlışlığına dair kolayca şüpheye düşüren 3-5 cümlelik metne eleştirel bakmaktan aciz olması.

    o yüzden bu tarz trollemelere de kızamıyorum. çünkü cehaleti gizlendiği kapalı kapılar ardından kabak gibi ortaya çıkarıyor. ay gibi parıl parıl cehaletimizi debe'de bayrak direğine çekip gururla izliyoruz. bu gurur hepimizin.
  • emekliye, memura türkiye tarihinde görülmemiş zamlar yapmış olan. tek denk bütçeyi sağlayan. ağır sanyinin önemini anlatan. kurumlar arası ortak havuzu oluştup saçma sapan borçlanmanın ve faizin önüne geçen, kendisinden nefret eden askere bu vatanın çocukları diyen bir adam tabiki bu ülkeye yakışmaz. sizi ancak böyle tayyip gibi sikecek adam lazımdı. o da biraz soluklandıktan sonra işine devam edecek.
  • ölümü beni düşüncelere sevketmiş kişi...

    anneannem 5 vakit namazını kılan, orucunu sektirmeyen, kuran okuyan bir hanımdı. ama gel gör ki din ile dünya işlerini ayırmasını bilip seçimlerde genelde behice boran'a oy verirdi. dini de siyasi görüşü de kendi tercihidir; ailecek bize saygı duymak düşerdi...

    kocası erken yaşta öldükten evini barkını satıp istabul'a göçen anneannem çocuklarını kimseye muhtaç olmadan okutmayı ve evlendirmeyi başarmıştı. ömrünün kalan yıllarını da eksik kaldığına inandığı tek dini gerekliliği olan hacca gitmek için para biriktirerek geçirir. yine kendi parasıdır, kendi inancıdır; bize yine saygı duymak düşerdi...

    ama gel gör ki bazıları buna dahi ilişmeyi becerdiler. 1987 yılında doğumum şerefine kurban kesmektense uzun zamandır gerçekleştirmek istediği hac ziyaretini gerçekleştirmeye karar verir. diyanet işleri başkanlığı bünyesinde hac başvurusunu yapıp ödemesini de yaptıktan sonra hac yolculuğu zamanı gelir çatar...

    işte geldik zurnanın zırt dediği yere:

    diyanet işleri başkanılığı görevlileri tüm hac adaylarına bundan sonraki seçimlerde necmettin erbakan'a oy vereceklerine dair yemin etmelerini yoksa haclarının yanacağını söyler. yıllar yılı hacca gitmek için dişinden tırnağından biriktiren anneannem de el mahkum yemin eder... dini inancı kuvvetli olup ettiği yeminin bağlayıcılığına inanan anneannem de ömrünün kalanında içi yana yana refah partisi'ne oy verir...

    şimdi anlamlı geliyor mu milli görüş'ün 1990'ların başındaki o "şahlanışı?..."

    1 tanecik oy için 80 yaşındaki kadıncağızın dini hassasiyetini dahi istismar eden anlayış şimdi yas tutabilir. keşke umrumda olmasaydı ama içinde bulunduğumuz çatışma ortamının birinci dereceden sorumlularından birisinin vefatı ne yazık ki umrumda...

    veliahtı için buyrun:

    (bkz: fatih erbakan/#19710646)

    düzelti: anneme sorup doğu perinçek'i behice boran olarak düzelttim.
  • bu adamin kanitlanmis bir suctan dolayi aldigi bir ceza oldugunu ve o cezanin cumhurbaskani tarafindan "hasta. yuruyemiyor, hareket edemiyor, konusamiyor" diyerek ve "saglik sebepleri" one surulerek affedildigini hatirlayan bir allahin kulu ben miyim lan? ne isi var siyasette ? ne isi var meydanlarda?

    hastaysan otur evinde... yok eger iyiysen gir kodese... bu ne yahu?
  • köprü yapmak ile denk bütçeyi, ağır sanayiyi ayni şey sanan malları ortaya çıkarmıştır.

    biri rant üzerine kurulu bir ekonomi diğerinin ne olduğunu bilmiyorsunuz bile. çünkü o küçük gördüğün anadolu çomarımdan tek farkın iamsterdam'ın önünde hoplar zıplarken foto çektirmiş olman.
  • atatürk hakkında dedikleri:

    https://www.youtube.com/watch?v=ewrvfimmneg
  • yıllar yılı millete tofaş kuş serisi arabaları kakalayan ve bu şekilde servetine servet katanları gümrükleri açarak bir süreliğine tarumar etmiş kişidir. onun sayesinde millet bmw ve mercedese bindi. 2000'de doğan slx'in satış fiyatı 20.300 euro'ya tekabül ediyordu. piyasadaki paranın küçük işletmeler arasında bölünmesi ve dönemin kartellerinin para kaynaklarını kesmiş olması bile başlı başına takdire şayan bir olaydır. her ne kadar politik görüşlerinde hemfikir olmasam da kendisine saygı duyarım.
  • kendisi hakkında yazdıklarımdan sonra 5000 eleştiri geldi. bunlar da ağırlıklı olarak iki kategoride:

    1. "sen de kaynaksız bilgi sallamış ilk yazarın yaptığı aynı şeyi yapmışsın".

    hayır aynı şeyi yapmadım. tam tersine bilginin sahihliği üzerine bir şaibe yaratmaya çalışıyorum zaten. verdiğim bilgilerin kesin doğru olduğuna dair bir şey de söylemedim. "onu teyid etmekle uğraşmadım" diye özellikle belirttiğim kısım bile var. şüphe duyan iki üç google aramasıyla teyid edebilir, çürütebilir. entry'de zaten bilgi teyidinin öneminden bahsediyorum. verdiğim bilgileri "yutturma" kaygım yok. bilgi teyid etmeme tembelliğine dikkat çekme kaygım var.

    2. "sözlüğü bu hale getiren sensin" "x, y, z siyasi görüşüne tepki vermeyip niye erbakan'a patladın?" "zamanlama manidar" vs.

    yaptığım sözlük ya da bir siyasi görüş eleştirisi değil. necmettin erbakan'ın şahsiyetiyle de hiçbir ilgisi yok. yaptığım bir davranış eleştirisi. bu davranışı sergileyen insanları her okuduğunu doğru kabul etmeye meyilli hale getiren sözlük değil. bunlardan belki onbin katını twitter'da, yüzbin katını da feysbukta, milyonlarcasını da sokakta görmeniz mümkün. bu sosyal bir fenomen. sözlükle bir ilgisi yok. sözkonusu örnek entry'de dikkatimi çeken nokta entry'nin hakkaten "ben yanlış bilgi gibiyim" diye bağırıyor olması. verdiği bilgilerin doğruluğunu geçtim ifadesi bile yanlış. yani temel türkçe bilgisine sahip bir insanın "mucit icat edene denir, arabayı icat eden karl benz'dir" (henry ford'u da doğru cevap kabul ediyorum) gibi çok temel akıl yürütme işlemlerini yapmasını beklersin. o eksik. ve bu eksiklik fantastik.

    genel olarak bu entry'lere gelen tepkilerin bu anlayıştan muzdarip olması, "tarafını belli etti" gibi algılanması da saçma. "taraf" algısının öncelik görmesi bile ilkel. fikirler ve eylemler üzerinden tartışırsın. tarafları tartışıyorsan, kendini ya da başkalarını taraflarıyla kimliklendiriyorsan esas derdinin fikirler ya da eylemler değil bizzat ayrımcılığın kendisi olduğunu da peşin peşin kabul ediyorsun demektir. o kadarını şempanzeler de yapıyor:(bkz: the uniqueness of humans)
  • milli gazete isimli istatistiki verilerine sonsuz guven duydugum kurumdan yapilan alintiya gore, 8 ay icinde onun bunun maasina dunya kadar zam yaparken bir de ic borcu 45 milyardan 23 milyara indiren, butce acigini 5 milyar dolar azaltan, bununla da kalmayip 1997 baslayinca butce acigini 15 milyar daha indirip denk eden, matematik otesi ekonomi peygamberi.

    yahu hicbirsey bilmesen de konu hakkinda, yuzde 300 zamlar yapan bir hukumetin bir sene icinde ic borcu yari yariya azaltmasina (gmsh'sinin yuzde 10'u) supheyle yaklasman gerekir. para bir yerden gelecek, ya basacaksin enflasyon olacak, ya ice disa birilerine borclanacaksin, ya vergi geliri katbekat artacak. bunun ideolijisi falan yok, 2 kere 2 kardesim.

    zaten turkiye istatistik kurumunun verileri bu fantazi dunyasina isik tutuyor (http://www.tuik.gov.tr/yillik/ist_gostergeler.pdf)

    -96'da butce acigi 1.2 katrilyon (gsmh'nin %8.3'u) erbakan'in biraktigi 97'de acik 2.2 katrilyon. nerede ulan denk butce?

    -net ic borclanma, yani o sene ic borca eklenen miktar, 96'da 1.7 katrilyon, 97'de 3 katrilyon. ic borc stoku bu sayede bir senede ikiye katlanip 6 katrilyonu geciyor. nerede ulan borcun yari yariya azaltilmasi?

    -dis borc da 96'dan 97'ye 5 milyar dolar artiyor. azalmayi birak bu artis gmsh'nin artis hizindan fazla.

    agactan para yetistigini sananlari daha onceden de verilmis tuik veriyleriyle hizaya getirecegimi pek sanmiyorum zaten, lafim kuru gurultuden kafasi karismis olanlara.

    ne guzel ismis bu ya, sagdan sogdan borc alip millete maas diye dagit, borcun faizi geldikce daha fazla borcla onu ode, sonra gazetende gotten uydurma istatistiklerle bir senede turkiyeyi almanya ayarina getirdigini anlat, millet de iki saniye dusunmeden 15 dakika boyunca bunun savunusunu yapacak entryler yazsin. ellerden agizlardan once biraz kafalar calissin be gulum.

    edit: bu arada tuik'in bu raporunda mutemadiyen borrowing * yerine barrowing denmis. barrow mezarlarin ustundeki toprak birikintisine, cikintisina denir. ekonomimizi mezara gomduler diye ucuz gazete basligi atayim mi? attim gitti.
  • şu ülkede mal turnusolu görevi gören insanlardan biri olan islamcı siyasetçi. iletişim bilimin temel kurallarından biridir ' bir yalanı ne kadar çok söylerseniz o kadar aptal inanır'. necmettin erbakan bu ülkede götten cv uydurulma konusunda liderdir. itü makinadan 4.00 ortalamayla mezun olduğu külliyen yalandır. bunu şu güne kadar başaran tek bir kişi vardır o da (bkz: fuat pasin)'dir

    dangalakların adını telaffuz edemeyip 'leopar' dedikleri 'leopard tank' tasarlanmaya başladığında necmettin efendi zaten türkiye'ye dönmüştü. sadece şu başlıkları okuyan biri bile bunu rahatlıkla anlayabilir

    http://tr.wikipedia.org/wiki/necmettin_erbakan

    http://tr.wikipedia.org/wiki/leopard_1

    birazcık bilimden makinadan anlayan biri motor icat etmek eyleminin ne ölçüde olduğunu içinde yüzlerce mühendisin emek verdiği projelerin biraraya devşirilmesiyle elde edilen bir netice olduğunu tartışmaz bile. gidip bir çalışma grubuna katılıp sonra tamamlanmadan ayrılan ve başmühendis bile olmayan birini kaşif olarak lanse etmenin eşdeğeri kendi alnına idiot dövmesi yaptırmak olurdu herhalde.

    ha gerçekten merak ediğ leopard tank'ın hangi motorla üretildiğini ve motorun kaşifini merak ediyorsanız buyurun
    http://tr.wikipedia.org/wiki/wankel_motoru
    (bkz: felix wankel)
    (bkz: drehkolbenmotor)

    merak edenler araştırıp bakabilirler.kendisine cv uyduran mallar birde kendilerine patent soran sorgulayan insanlarla alay ediyorlar. ulan hayatta bir kere olsun patent veya ispat yükümlülüğü sorgulamışlığınız mı var sizin embesiller?